righteous - Türkçe İngilizce Sözlük

righteous

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

righteous — Definition

Anlamı ve Tanımı:
erdemli, ahlaklı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈraɪtʃəs/ – BrE /ˈraɪtʃəs/)
Terim Türü:
Sıfat: righteous
Davranış ve tutumları ahlaki doğruluk ölçütlerine uygun olan kişileri betimleyen sıfattır. Right köküne eklenen -eous yapısıyla değer yargısı kazanmıştır. Dinî ve etik söylemde ahlaki üstünlüğü ifade eder.
Eş Anlamlılar:
virtuous, moral
Zıt Anlamlılar:
wicked

"righteous" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
righteous s. erdemli
As a righteous priest he was respected by the locals.
Erdemli bir rahip olarak yerel halkın saygısını kazanmıştı.

More Sentences
righteous s. dürüst
Li Zi Yu is a simple, kind-hearted and righteous girl.
Li Zi Yu basit, iyi kalpli ve dürüst bir kızdır.

More Sentences
righteous f. meşrulaştırmak
righteous f. dini olarak meşrulaştırmak
righteous f. günahtan bağışlamak
righteous s. adil
righteous s. doğru
righteous s. haklı
righteous s. doğrucu
righteous s. hakkaniyetli
righteous s. düzgün
righteous s. günahtan bağışlayan
righteous s. suçluluktan bağışlayan
righteous s. faziletli
righteous s. ahlaki
righteous s. ahlak kurallarına uygun
righteous s. ahlaklı
Osmanlıca
righteous s. hakşinas
Argo
righteous s. gerçekten iyi
righteous s. hakikaten iyi

"righteous" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the righteous i. erdemliler
self righteous s. kendini beğenmiş
self righteous s. tepeden bakan
self-righteous s. bilgiç
self-righteous s. gözü aç
self-righteous s. kendini üstün gören
self-righteous s. tepeden bakan
self-righteous s. hodpesent
self-righteous s. kendini beğenmiş
self-righteous s. kendini daha erdemli sanan
self-righteous s. aşırı ahlakçı
self-righteous s. kendini haklı gören
Deyim
a righteous collar i. adil tutuklama
righteous collar i. adil tutuklama
righteous collar i. kurallara uygun gözaltı
a righteous collar i. meşru gözaltı
righteous collar i. haklı gözaltı
righteous collar i. meşru gözaltı
a righteous collar i. haklı gözaltı
righteous collar i. haklı tutuklama
a righteous collar i. kurallara uygun gözaltı
a righteous collar i. haklı tutuklama
Siyasal
army of the righteous i. hindistan'ı islami yönetime geçirmek için savaşan bir terör örgütü
Argo
righteous [us] s. harika
righteous [us] s. müthiş