| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | moral s. | ahlaki | ||
|
His clients are pleased with his moral integrity. Müvekkilleri onun ahlaki tutarlılığından memnunlar. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | moral s. | manevi | ||
|
The teacher felt the moral responsibility to call her parents. Öğretmen öğrencinin ebeveynlerini aramak konusunda manevi sorumluluk hissetti. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | moral i. | kıssadan hisse | ||
|
What is the moral of this short story? Bu kısa hikayenin verdiği kıssadan hisse nedir? More Sentences |
||||
| Genel | moral i. | ders | ||
|
Every fable ends up with a moral. Her masal, alınacak bir dersle biter. More Sentences |
||||
| Genel | moral i. | alınacak ders | ||
|
Did you understand the moral of this story? Bu hikayeden alınacak dersi anladın mı? More Sentences |
||||
| Genel | moral i. | moral | ||
|
She is working too hard, give her moral support by coming. Çok fazla çalışıyor, gelirsen moral vermiş olursun. More Sentences |
||||
| Genel | moral s. | dürüst | ||
|
He lived a moral life. O dürüst bir hayat yaşadı. More Sentences |
||||
| Genel | moral s. | manevi | ||
|
The teacher felt the moral responsibility to call her parents. Öğretmen öğrencinin ebeveynlerini aramak konusunda manevi sorumluluk hissetti. More Sentences |
||||
| Genel | moral s. | ahlaki | ||
|
His clients are pleased with his moral integrity. Müvekkilleri onun ahlaki tutarlılığından memnunlar. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | moral s. | ahlaki | ||
|
His clients are pleased with his moral integrity. Müvekkilleri onun ahlaki tutarlılığından memnunlar. More Sentences |
||||
| Felsefe | ||||
| Felsefe | moral s. | ahlaklı | ||
|
To be really moral is quite a different thing. Gerçekten ahlaklı olmak oldukça farklı bir şeydir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | moral i. | prensip sahibi | ||
| Genel | moral i. | ahlak dersi | ||
| Genel | moral i. | değer | ||
| Genel | moral i. | hisse | ||
| Genel | moral i. | düstur | ||
| Genel | moral i. | moralite oyunu | ||
| Genel | moral i. | cinsel tavır | ||
| Genel | moral i. | cinsel davranış | ||
| Genel | moral i. | kopya | ||
| Genel | moral i. | emsal | ||
| Genel | moral i. | benzer | ||
| Genel | moral i. | tutum | ||
| Genel | moral s. | erdemli | ||
| Genel | moral s. | aktöreli | ||
| Genel | moral s. | olasılı | ||
| Genel | moral s. | tinsel | ||
| Genel | moral s. | doğru | ||
| Genel | moral s. | ahlak kurallarına uyan | ||
| Genel | moral s. | töresel | ||
| Genel | moral s. | nezih | ||
| Genel | moral s. | namuslu (cinsel açıdan) | ||
| Genel | moral s. | aktöresel | ||
| Genel | moral s. | törel | ||
| Genel | moral s. | faziletli | ||
| Genel | moral s. | ahlaksal | ||
| Genel | moral s. | iyi ahlaklı | ||
| Genel | moral s. | ahlaka ait | ||
| Genel | moral s. | psikolojik | ||
| Genel | moral s. | zihin, karakter veya irade ile ilgili | ||
| Genel | moral s. | zihin, karakter veya iradeye göre davranan | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | moral i. | ahlak dersi | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | moral s. | insan doğasının eğilimlerinin bilgisine dayalı olan | ||
| Mantık | ||||
| Mantık | moral s. | olası ancak kanıtlanmamış | ||
| Sosyal Bilimler | ||||
| Sosyal Bilimler | moral s. | sosyal veya kişisel ilişkilere ilişkin kabul edilen gelenekler veya kalıplarla ilgili | ||
| Eğitim | ||||
| Eğitim | moral i. | ahlakbilim | ||
| Eğitim | moral i. | davranış ilkeleri üzerine çalışma | ||
| Felsefe | ||||
| Felsefe | moral i. | aktöreli | ||
| Felsefe | moral s. | ahlaksal | ||
| Felsefe | moral s. | aktöresel | ||
| Felsefe | moral s. | doğru ve yanlış davranış ilkelerine ait | ||
| Felsefe | moral s. | doğru ve yanlış davranış ilkeleriyle ilgili | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | moral f. | ahlak dersi vermek | ||
| Eski Kullanım | moral f. | ahlakını düzeltmek | ||
| Eski Kullanım | moral f. | ahlak bakımından değerlendirmek | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | moral | spirits i. | ||
|
I was in high spirits before my first seminar. İlk seminerimin öncesinde moralim çok iyiydi. More Sentences |
||||
| Genel | moral | morale i. | ||
|
Mr. Lovell always believed maintaining morale was the duty of the leader. Bay Lovell her zaman morali yüksek tutmanın bir liderin görevi olduğuna inanmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | moral | moral i. | ||
|
She is working too hard, give her moral support by coming. Çok fazla çalışıyor, gelirsen moral vermiş olursun. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | moral | morale i. | ||
|
Mr. Lovell always believed maintaining morale was the duty of the leader. Bay Lovell her zaman morali yüksek tutmanın bir liderin görevi olduğuna inanmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | moral | cheer N. | ||