moral - Turc Anglais Dictionnaire

moral

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

moral — Definition

Signification:
ahlaki, ders
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈmɔːrəl/ – BrE /ˈmɒrəl/)
Partie du discours:
Sıfat/İsim: moral (morals)
Synonymes:
ethical, lesson
Antonymes:
immoral

Sens de "moral" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 55 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
moral adj. ahlaki
His clients are pleased with his moral integrity.
Müvekkilleri onun ahlaki tutarlılığından memnunlar.

More Sentences
moral adj. manevi
The teacher felt the moral responsibility to call her parents.
Öğretmen öğrencinin ebeveynlerini aramak konusunda manevi sorumluluk hissetti.

More Sentences
General
moral n. kıssadan hisse
What is the moral of this short story?
Bu kısa hikayenin verdiği kıssadan hisse nedir?

More Sentences
moral n. ders
Every fable ends up with a moral.
Her masal, alınacak bir dersle biter.

More Sentences
moral n. alınacak ders
Did you understand the moral of this story?
Bu hikayeden alınacak dersi anladın mı?

More Sentences
moral n. moral
She is working too hard, give her moral support by coming.
Çok fazla çalışıyor, gelirsen moral vermiş olursun.

More Sentences
moral adj. dürüst
He lived a moral life.
O dürüst bir hayat yaşadı.

More Sentences
moral adj. manevi
The teacher felt the moral responsibility to call her parents.
Öğretmen öğrencinin ebeveynlerini aramak konusunda manevi sorumluluk hissetti.

More Sentences
moral adj. ahlaki
His clients are pleased with his moral integrity.
Müvekkilleri onun ahlaki tutarlılığından memnunlar.

More Sentences
Trade/Economic
moral adj. ahlaki
His clients are pleased with his moral integrity.
Müvekkilleri onun ahlaki tutarlılığından memnunlar.

More Sentences
Philosophy
moral adj. ahlaklı
To be really moral is quite a different thing.
Gerçekten ahlaklı olmak oldukça farklı bir şeydir.

More Sentences
General
moral n. prensip sahibi
moral n. ahlak dersi
moral n. değer
moral n. hisse
moral n. düstur
moral n. moralite oyunu
moral n. cinsel tavır
moral n. cinsel davranış
moral n. kopya
moral n. emsal
moral n. benzer
moral n. tutum
moral adj. erdemli
moral adj. aktöreli
moral adj. olasılı
moral adj. tinsel
moral adj. doğru
moral adj. ahlak kurallarına uyan
moral adj. töresel
moral adj. nezih
moral adj. namuslu (cinsel açıdan)
moral adj. aktöresel
moral adj. törel
moral adj. faziletli
moral adj. ahlaksal
moral adj. iyi ahlaklı
moral adj. ahlaka ait
moral adj. psikolojik
moral adj. zihin, karakter veya irade ile ilgili
moral adj. zihin, karakter veya iradeye göre davranan
Trade/Economic
moral n. ahlak dersi
Law
moral adj. insan doğasının eğilimlerinin bilgisine dayalı olan
Logic
moral adj. olası ancak kanıtlanmamış
Social Sciences
moral adj. sosyal veya kişisel ilişkilere ilişkin kabul edilen gelenekler veya kalıplarla ilgili
Education
moral n. ahlakbilim
moral n. davranış ilkeleri üzerine çalışma
Philosophy
moral n. aktöreli
moral adj. ahlaksal
moral adj. aktöresel
moral adj. doğru ve yanlış davranış ilkelerine ait
moral adj. doğru ve yanlış davranış ilkeleriyle ilgili
Archaic
moral v. ahlak dersi vermek
moral v. ahlakını düzeltmek
moral v. ahlak bakımından değerlendirmek

Sens de "moral" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 5 résultat(s)

Turc Anglais
General
moral spirits n.
I was in high spirits before my first seminar.
İlk seminerimin öncesinde moralim çok iyiydi.

More Sentences
moral morale n.
Mr. Lovell always believed maintaining morale was the duty of the leader.
Bay Lovell her zaman morali yüksek tutmanın bir liderin görevi olduğuna inanmıştır.

More Sentences
moral moral n.
She is working too hard, give her moral support by coming.
Çok fazla çalışıyor, gelirsen moral vermiş olursun.

More Sentences
Trade/Economic
moral morale n.
Mr. Lovell always believed maintaining morale was the duty of the leader.
Bay Lovell her zaman morali yüksek tutmanın bir liderin görevi olduğuna inanmıştır.

More Sentences
General
moral cheer N.

Sens de "moral" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
the moral of a story n. kıssadan hisse
moral excellence n. ahlaki mükemmeliyet
moral code n. ahlak kuralı
moral development n. ahlaki gelişim
moral support n. moral takviyesi
moral principle n. ahlak kuralı
moral injuction n. ahlaki görev
moral turpitude n. ahlaksızlık
moral support n. manevi destek
moral science n. ahlak ilmi
moral and ethical aspects n. ahlaki ve etik yönler
moral conditions n. ahlaki durum
moral education n. ahlak eğitimi
moral conditions n. ahlak durumu
moral defeat n. manevi yenilgi
moral corruption n. ahlak bozukluğu
moral and ethical aspects mass media n. manevi ve ahlaki açıdan kitle iletişim araçları
moral victory n. manevi zafer
moral quality n. seciye
moral corruption n. ahlaki bozukluk
moral ripeness n. ahlak olgunluğu
moral hazard n. ahlaki tehlike
moral courage n. medeni cesaret
moral knowledge n. ahlak bilgisi
moral laws n. töre
moral dimension n. ahlaki boyut
moral force n. manevi güç
moral principles n. ahlak kuralları
moral economy n. ahlaki iktisat
the moral n. kıssadan hisse
moral sociology n. ahlak sosyolojisi
moral rights n. alınmış patent hakkı
moral rights n. telif hakları dahilinde manevi haklar
moral rights n. telif hakkı
moral obligation n. manevi yükümlülük
moral majority n. ahlaki çoğunluk
moral conduct n. ahlaki davranış
moral corruption n. ahlak çöküntüsü
moral action n. ahlaki eylem
moral police n. ahlak zabıtası
moral certainty n. yüksek olasılık
moral support n. manevi yardım
material and moral indemnities n. maddi manevi tazminat
moral doctrine n. ahlak öğretisi
moral extent n. ahlak ölçüsü
moral-ethical judgement n. ahlaki hüküm
moral damage n. manevi zarar
moral principle n. ahlaki ilke
moral principle n. ahlaki kural
moral consideration n. ahlaki düşünce
moral values n. ahlaki değerler
moral values n. ahlak değerleri
moral compass n. ahlaki pusula
moral standing n. ahlaki duruş
moral and material support n. maddi ve manevi destek
moral and material support n. maddi manevi destek
moral perfection n. ahlaki mükemmellik
moral breakdown n. ahlaki bozulma
moral corruption n. ahlaki bozulma
moral corruption n. ahlaki çöküntü
moral breakdown n. ahlaki çöküntü
moral clarity n. ahlaki gerekçe
moral clarity n. ahlaki açıklık
moral emptiness n. ahlaki boşluk
moral reasoning n. ahlaki muhakeme
moral value n. ahlaki değer
a man of high moral standing n. yüksek ahlak değerleri olan bir adam
moral support n. moral desteği
moral judgments n. ahlaki yargılar
moral values n. manevi değerler
moral dilemmas n. ahlaki ikilemler
moral of a fable n. kıssadan hisse
moral fibre n. ahlak yapısı
moral structure n. ahlaki yapı
moral fibre n. ahlaki yapı
moral fiber n. ahlaki yapı
moral structure n. ahlak yapısı
moral fiber n. ahlak yapısı
moral obligation n. ahlaki yükümlülük
moral standards n. ahlaki standartlar
moral standards n. ahlak standartları
moral collapse n. ahlaki çöküş
moral context n. (konunun) ahlaki kısmı
moral context n. ahlaki bağlam
moral cowardice n. medeni cesaretsizlik
moral rights n. manevi haklar
moral right n. manevi hak
moral compass n. vicdan
moral imperative n. ahlaki zorunluluk
moral heritage n. manevi miras
moral relativism n. ahlaki görelilik
moral certainty n. yüksek ihtimal
the moral high ground n. ahlaki üstünlük
moral message n. ahlaki mesaj
moral principle n. bir kişi veya bir sosyal grupça kabul edilen ahlaki değerler
moral mask n. ahlaki maske
moral philosophy n. ahlaki felsefe
moral philosophy n. ahlak felsefesi
moral blemish n. ahlaki leke
moral superiority n. ahlaki üstünlük
moral licensing n. ahlaki doygunluk
moral licensing n. bir iyilik yaptıktan sonra başka bir iyilik daha yapma ihtimalinin azalması
give somebody moral support v. moral vermek
point a moral v. kıssadan hisse çıkarmak
supra-moral adj. ahlak üstü
on moral grounds adv. ahlaki değerler temelinde
on moral grounds adv. ahlaken
under a moral obligation adv. ahlaki yükümlülük altında
on moral grounds adv. ahlaki yönden/olarak/açıdan
Phrases
on moral grounds expr. ahlaki esaslardan ötürü
on moral grounds expr. ahlaki gerekçelerden/nedenlerden dolayı
Colloquial
a moral test n. ahlaki bir test
point a moral v. ders çıkarmak
Idioms
moral-support n. dolaylı yardım
the moral of the story n. hikayeden çıkarılacak ders
the moral of the story n. hikayenin özü
claim the moral high ground v. ahlaken üstün bir tutum sergilemek
take the moral high ground v. ahlaken üstün bir tutum sergilemek
claim the moral high ground v. ahlaken üstün bir tavır takınmak
seize the moral high ground v. ahlaken daha üst bir konumda olduğunu iddia etmek
claim the moral high ground v. ahlaken daha üst bir konumda olduğunu iddia etmek
take the moral high ground v. ahlaken üstün bir tavır takınmak
seize the moral high ground v. ahlaken üstün bir tavır takınmak
take the moral high ground v. ahlaken daha üst bir konumda olduğunu iddia etmek
claim the moral high ground v. ahlaken üstün görünmeye çalışmak
seize the moral high ground v. ahlaken üstün görünmeye çalışmak
seize the moral high ground v. ahlaken üstün bir tutum sergilemek
take the moral high ground v. ahlaken üstün görünmeye çalışmak
seize the moral high ground v. kendini ahlaki olarak üstün göstermeye çalışmak
seize the moral high ground v. kendi argümanının/savunduğu fikrin karşısındakinden üstün olduğunu iddia etmek
seize the moral high ground v. kendi argümanını/savunduğu fikri karşısındakinden üstünmüş gibi göstermek
seize the moral high ground v. kendi argümanını/savunduğu fikri karşısındakininkinden üstün görmek
moral low ground v. düşük ahlak seviyesi
moral low ground v. düşük ahlaki görüş
Trade/Economic
moral suasion n. abd'de federal rezerv bankası'nın ticari bankaların kredi politikalarını etkilemek üzere yaptığı açıklamalar
moral suasion n. istek veya telkinler
moral hazard n. manevi zarar
moral risk n. moral riziko
moral hazard n. ahlaki tehlike
moral risk n. moral rizikosu
moral purpose n. ahlaki amaç
moral purpose n. manevi amaç
moral code of professional ethics n. mesleki ahlak ilkeleri
moral hazard n. ahlaki tehlike
Law
moral justification n. ahlaki karine
moral justification n. ahlaki gerekçe
moral code n. ahlak yasası
moral obligation n. ahlaki vazife
moral duty n. ahlaki vazife
moral duty n. ahlaki görev