trick - Türkçe İngilizce Sözlük

trick

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

trick — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hile, numara
Okunuş (IPA):
(AmE /trɪk/ – BrE /trɪk/)
Terim Türü:
İsim: trick (tricks); Fiil: trick (tricks – tricked – tricking)
Aldatmaya veya şaşırtmaya yönelik davranış ya da ustalık gerektiren hareket. Eski Fransızca tricher kökünden evrilmiştir. Eğlence ile manipülasyon arasındaki ince çizgide konumlanır.
Eş Anlamlılar:
ruse, stunt (contextual)
Zıt Anlamlılar:
honesty, sincerity

"trick" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 109 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
trick i. aldatmaca
It could've been a trick.
Bu bir aldatmaca olabilirdi.

More Sentences
trick i. numara
He practiced the magic trick to perfection.
Sihirbazlık numarasını mükemmel bir şekilde uyguladı.

More Sentences
trick i. hile
Using such tricks to try to fund enlargement is something I can only warn against.
Genişlemeyi finanse etmek için bu tür hilelere başvurulmasına karşı uyarmaktan başka bir şey yapamam.

More Sentences
trick f. kandırmak
My fear is that this House is being tricked.
Benim korkum bu Meclisin kandırılıyor olması.

More Sentences
trick f. oyuna getirmek
I tricked them.
Onları oyuna getirdim.

More Sentences
trick i. dalavere
trick f. oyun etmek
Genel
trick i. hüner
It's hard to teach an old dog new tricks.
Yaşlı bir köpeğe yeni hünerler öğretmek zor.

More Sentences
trick i. hile
Using such tricks to try to fund enlargement is something I can only warn against.
Genişlemeyi finanse etmek için bu tür hilelere başvurulmasına karşı uyarmaktan başka bir şey yapamam.

More Sentences
trick i. sır
The trick is to keep your left arm straight as you swing the golf club.
İşin sırrı, golf sopasını sallarken sol kolunuzu düz tutmak.

More Sentences
trick i. adet
You can't teach an old dog new tricks.
Eski köye yeni adet getiremezsin.

More Sentences
trick i. püf noktası
The trick is to remember that failure is a teacher.
İşin püf noktası, başarısızlığın bir öğretmen olduğunu hatırlamaktır.

More Sentences
trick i. dolap
We know about Tom's dirty tricks.
Tom'un çevirdiği dolaplardan haberimiz var.

More Sentences
trick i. oyun
I thought I saw a grey hair, but it's just a trick of the light.
Gri bir saç gördüm gibi geldi ama ışık oyunundan ibaretmiş.

More Sentences
trick i. muzip şaka
He was grounded for playing tricks on his brother.
Kardeşine muzip şakalar yaptığı için ceza aldı.

More Sentences
trick i. (iskambilde) el
She picked the card on the left and won the trick.
Soldaki kartı seçti ve eli kazandı.

More Sentences
trick f. üçkağıda getirmek
He was tricked into buying a broken TV.
Onu bozuk bir televizyon alsın diye üçkağıda getirmişler.

More Sentences
trick s. hileli
That's a trick question because everyone has done exactly that.
Bu hileli bir soru çünkü herkes tam olarak bunu yaptı.

More Sentences
trick i. desise
trick i. cinsel ilişki
trick i. çalım
trick i. tertip
trick i. üçkağıt
trick i. oyunda yerde toplanan kağıtlar
trick i. külah
trick i. şaka
trick i. kumpas
trick i. tonga
trick i. ustalık
trick i. al
trick i. hususiyet
trick i. madik
trick i. düzen
trick i. hokkabazlık
trick i. muziplik
trick i. huy
trick i. dalga
trick i. marifet
trick i. kurnazlık
trick i. el çabukluğu
trick i. kötü şaka
trick i. şeytanlık
trick i. hilekarlık
trick i. fahişenin müşterisi
trick i. işin sırrı
trick i. güzel kadın
trick i. kazık
trick i. fırıldak
trick i. mandepsi
trick i. bityeniği
trick i. dümen
trick i. azizlik
trick i. katakulli
trick i. tezgah
trick i. ığrıp
trick i. üçkağıtçılık
trick i. dümen nöbeti
trick i. ayak oyunu
trick i. (iskambil) el
trick i. sihirbazlık numarası
trick i. akılsızca iş
trick i. çocukça hareket
trick i. saçma prosedür
trick i. alışkanlık
trick i. eşek şakası
trick i. karakteristik özellik
trick i. üslup
trick i. (hanedan armasında) kabataslak çizim
trick i. vardiya
trick f. keleğe getirmek
trick f. çapraza getirmek
trick f. hile yapmak
trick f. faka bastırmak
trick f. aldatmak
trick f. madik atmak
trick f. birine oyun oynamak
trick f. dümen çevirmek
trick f. birine azizlik etmek
trick f. çeki düzen vermek
trick f. düzgün şekle sokmak
trick f. kabataslak çizmek
trick f. eşek şakası yapmak
trick f. süslemek
trick s. hilelerle ilgili
trick s. hilelerden oluşan
trick s. hilelerden kaynaklı
trick s. hafif kusurlu
trick s. ara sıra bozulabilen
trick s. gösteri (atı)
trick s. hünerli
trick s. şık
Ticaret/Ekonomi
trick i. iş gezisi
Teknik
trick i. aldatma
Tekstil
trick i. örgü makinesinin iğne milinde içine iğne yerleştirilen kesik
Denizcilik
trick i. dümendeki iki saatlik vardiya
Medikal
trick s. sertleşmeye meyilli (eklem)
Tarım
trick i. nöbetleşe ekimde birbirini takip eden mahsullerden her biri
Spor
trick i. çalım
İskambil
trick i. puan kazandırması muhtemel kart
Eski Kullanım
trick i. ıvır zıvır eşya
trick i. incik boncuk
Argo
trick i. fuhuş
trick i. hırsızlık
trick i. hapis cezası
trick i. ufak tefek canlı
trick i. minyon çocuk/kadın
trick i. mahkuma para veya başka türlü yardımlarda bulunan kimse
İngiliz Argosu
trick i. fahişelerin müşterilerine taktığı lakap
trick i. fahişenin müşterisi

"trick" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dirty trick i. alavere dalavere
dirty trick i. kancıklık
confidence trick i. üçkağıtçılık
trick of the trade i. meslek sırrı
confidence trick i. üçkağıt
confidence trick i. dolandırıcılık
dirty trick i. pislik
hat trick i. el çabukluğu
dirty trick i. alicengiz oyunu
dirty trick i. kalleşlik
dirty trick i. kahpelik
dirty trick i. hınzırlık
confidence trick i. sahtekarlık
confidence trick i. dolandırma
trick cinematography i. sinema hilesi
confidence trick i. alavere dalavere
dirty trick i. üçkağıt
genetic trick i. genetik hile
magic trick i. sihirli numara
engineering trick i. mühendislik hilesi
trick-or-treating i. cadılar bayramında çocukların kapı kapı dolaşıp şeker veya para istemeleri
three-card trick i. bul karayı al parayı oyunu
taking a trick i. briçte el alma
conjuring trick i. sihirbazlık numarası
magic trick i. sihirbazlık numarası
card trick i. kart numarası
card trick i. kart sihirbazlığı
conjuring trick i. hokkabazlık
parlor trick i. basit/ucuz hile/numara
magician trick i. sihirbaz numarası
trick rider i. at üstünde akrobasi yapan kişi
trick [dialect] i. nazarlık
trick [dialect] i. muska
trick work i. ustalık gerektiren iş
trick-o-the-loop [irish] i. kemerle oynanan bir tür oyun
trick work i. sadece teknik beceri ile yapılabilen işler
hat trick i. şapka numarası
hat-trick i. üst üste elde edilen üç başarı
hat trick i. arka arkaya elde edilen üç başarı
hat-trick i. şapka numarası
monkey trick i. sinsi şaka
monkey trick i. muzip şaka
trick shot i. hünerli numara
trick shot i. zor atış
trick shot i. hünerli atış
indian rope-trick i. (sihirbazlık) hint usulü ip numarası
play a dirty trick on f. külah giydirmek
trick out f. bezemek
trick into f. kandırmak
turn the trick f. işi halletmek
play a trick on somebody f. oyun oynamak
trick out f. allayıp pullamak
play a dirty trick on f. kalleşlik etmek
fall for a trick f. oltayı yutmak
pull a trick f. dolap çevirmek
serve a trick f. kandırmak
play a dirty trick f. alavere dalavere yapmak
play a trick on somebody f. muziplik etmek
play a trick f. azizlik etmek
trick out of f. tokatlamak
play a trick f. hile yapmak
play somebody a trick f. oyun etmek
trick out f. süslemek
play a trick on somebody f. oyun etmek
play smb a trick f. oyuna getirmek
trick up f. süslemek
play a trick f. oyun etmek
use a trick f. düzen kurmak
play a trick on f. azizlik etmek
play a trick f. açmaz yapmak
play a dirty trick on f. kancıklık etmek
play somebody a trick f. oyuna getirmek
play a dirty trick on somebody f. kalleşlik etmek
fall for a trick f. zokaya gelmek
fall for a trick f. zokayı yutmak
trick up f. giyinip kuşanmak
trick out f. giyinip kuşanmak
(never/hardly) miss a trick f. (genelde olumsuz) fırsatı kaçırmamak
trick-or-treat f. cadılar bayramında şeker toplamaya çıkmak
Öbek Fiiller
trick out f. giyinip kuşanmak
trick up f. süslenip püslenmek
trick up f. aşırı şık giyinmek
trick out f. çok şık giyinmek
trick up f. çok şık giyinmek
trick up f. giyinip kuşanmak
trick out f. aşırı şık giyinmek
trick out f. süslenip püslenmek
trick out of f. (birinin) elinden hileyle (bir şey) almak
trick (one) into (doing something) f. (birini bir şey yapması) için kandırmak
trick on someone f. birini üçkağıda getirmek
trick (one) out of (something) f. (birini) kandırıp (bir şeyini) çalmak
trick on (one) f. (birine) oyun oynamak
trick on (one) f. (birine) şaka yapmak
trick (one) into (doing something) f. (birini bir şey yapması) için oyuna getirmek
trick (oneself or something) up f. (birini) çok şık giydirmek/çok şık giyinmek
trick (oneself or something) up f. (birini) süslemek/süslenmek
trick on (one) f. (biriyle) taşak geçmek
trick (one) out of (something) f. (birinin bir şeyini) tokatlamak
trick (something) out of (one) f. (birinin bir şeyini) tokatlamak
trick on someone f. birini aldatmak
trick (something) out of (one) f. (birinin) elinden hileyle (bir şey) almak
trick (something) out of (one) f. (birinin bir şeyini) dolandırmak
trick on (one) f. (biriyle) dalga geçmek
trick (something) out of (one) f. (birinin bir şeyini) çarpmak
trick on (one) f. (birini) matrağa almak
trick (one) out of (something) f. (birinin bir şeyini) çarpmak
trick (something) out of (one) f. (birini) kandırıp (bir şeyini) çalmak
trick on someone f. birini dolandırmak
trick (oneself or something) up f. (birini) süsleyip püslemek/süslenip püslenmek
trick on (one) f. (birine) muziplik yapmak
trick on someone f. birine kazık atmak
trick on (one) f. (birini) makaraya sarmak
trick on (one) f. (birini) kafaya almak
trick on (one) f. (biriyle) kafa bulmak
trick on (one) f. (birini) aldatmak
trick (one) into (doing something) f. (birine) üçkağıtla (bir şey) yaptırmak
trick on someone f. birini keklemek
trick on (one) f. (birini) yanıltmak
trick (one) out of (something) f. (birinin) elinden hileyle (bir şey) almak
trick on someone f. birini kandırmak
trick on someone f. birini oyuna getirmek
trick (one) out of (something) f. (birinin bir şeyini) dolandırmak
trick on (one) f. (birini) işletmek
trick on (one) f. (birini) oyuna getirmek
trick (one) into (doing something) f. (birini) kandırarak (bir şey) yaptırmak
İfadeler
trick of the light i. ışık oyunu
trick of the light i. ışıktan dolayı olduğundan farklı görünen şey
trick or treat expr. şeker mi şaka mı
Atasözü
you can not teach an old dog a new trick huylu huyundan vazgeçmez
you can not teach an old dog a new trick kırk yıllık kani olur mu yani
you can not teach an old dog a new trick can çıkar huy çıkmaz
Konuşma Dili
dog trick i. sırtından vurma
dog trick i. hainlik
confidence trick i. bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma
confidence trick i. dolandırıcılık
confidence trick i. güveni suistimal suçu
a trick question i. tuzak soru
one trick pony i. sadece tek bir işi becerebilen insan
trick-or-treater i. cadılar bayramında kostümle kapı kapı dolaşıp şeker toplayan kimse/çocuk
a trick question i. hileli soru
pull a trick f. dolap çevirmek
pull a trick f. numara çekmek
pull a trick f. kazık atmak
pull a trick f. hile yapmak
pull a trick f. düzenbazlık etmek
pull a trick f. oyun oynamak
pull a trick f. kazıklamak
that does the trick expr. o işimizi görür
that does the trick expr. o iş görür
he/she doesn't miss a trick expr. fırsatı kaçırmaz