break up - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

break up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"break up" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
break up f. ayrılmak
break up f. ilişkiyi kesmek
General
break up f. eğlendirmek
break up f. bitmek
break up f. bitirmek
break up f. bozuşmak
break up f. kırmak
break up f. bölünmek
break up f. ayrılmak (sevdiğinden)
break up f. parçalamak
break up f. tatile girmek (okul)
break up f. üzmek
break up f. dağılmak
break up f. parçalanmak
break up f. sona ermek
break up f. ayırmak
break up f. kavgayı ayırmak
break up f. ufalamak
break up f. dağıtmak
break up f. çözülmek
break up f. bozulmak (nişan)
break up f. ilişkiyi bitirmek
break up f. tatile girmek
break up f. tatil olmak
break up f. dağılıp parçalanmak
break up f. parça parça olmak
break up f. tükenmek
break up f. çökmek
break up f. yol ayrımına gelmek
break up f. yolları ayrılmak
break up f. bitkin düşmek
break up f. sonu gelmek
break up f. mahvetmek
break up f. yok etmek
break up f. sinirsel çöküntü yaşamak
break up f. sinir krizi geçirmek
break up f. eşinden ayrılmak
break up i. dağılma
Military
break up dağılma
break up ayrılma

"break up" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
General
break something up f. ovalamak
break up with f. parçalanmak
break up somebody's marriage f. yuvasını yıkmak
break up the link with somebody f. ipleri koparmak
break up with f. bitirmek
break up the fight f. kavga ayırmak
break up the relationship with somebody f. ipleri koparmak
break something up f. sona erdirmek
break up with f. ilişkiyi bitirmek
break something up f. noktalamak
break up the fight f. kavga (edenleri) ayırmak
break something up f. parçalamak
break up a home f. yuva bozmak
break up the fight f. kavga edenleri ayırmak
break up with f. parçalamak
break up a family f. yuva yıkmak
break up the meeting f. toplantıyı kesmek
break up with the lover f. sevgiliden ayrılmak
break up with the lover f. sevgilisinden ayrılmak
break up the demonstration f. göstericileri dağıtmak
break up the crowd f. kalabalığı dağıtmak
stay friends after a break up f. ayrıldıktan sonra arkadaş kalmak
be (still) friends after break up f. ayrıldıktan sonra arkadaş kalmak
stay friends after a break up f. ayrıldıktan sonra arkadaş olarak kalmak
be (still) friends after break up f. ayrıldıktan sonra arkadaş olarak kalmak
break up with somebody f. (sevgiliden vb) ayrılmak
break up with somebody f. ilişkiyi noktalamak
the traffic jam to break up f. trafik açılmak
break up a dog fight f. kavga eden köpekleri ayırmak
break up into small pieces f. tuzla buz olmak
break up into small pieces f. küçük parçalara ayırmak/ayrılmak
break up the fight f. kavgayı ayırmak
break up with someone f. birinden ayrılmak
break-up i. dağılma
break-up i. parçalanma
Colloquial
break it up! (kavga edenler için) ayrılın!
break it up! kesin şunu!
break it up right now! ayrılın hemen!
Idioms
(one's marriage) to break up evliliği bitmek
(one's marriage) to break up yuvası yıkılmak
Speaking
I don't want to break up with you senden ayrılmak istemiyorum
break it up! kes şunu!
i want you to break up with my sister kız kardeşimden ayrılmanı istiyorum
people don't just break up with each other out of nowhere insanlar durup dururken birbirlerinden ayrılmazlar
Slang
break it up! ayrılın!
Trade/Economic
break up of cost kalem kalem maliyet (dökümü)
break-up value elden çıkarma maliyeti
break-up value hurda değer
break-up value tasfiye değeri
break-up value elden çıkarma değeri
break up value elden çıkarma değeri
Law
break up stolen vehicles for their parts çalıntı otoları parçalamak ve çenç yapmak
Telecom
break up value tasfiye değeri
Aeronautic
break-up parçalama
Optics
tear film break-up time gözyaşı filmi kırılma zamanı
tear film break-up time gözyaşı tabakası kırılma süresi
Agriculture
break up the ground around a tree boğaz açmak
Environment
ice break up buz tıkacı
Geology
continental break-up kıtasal kırılma