ayrılmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ayrılmak



"ayrılmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 117 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ayrılmak leave f.
General
ayrılmak be unstuck f.
ayrılmak fissure f.
ayrılmak draw apart f.
ayrılmak cleave f.
ayrılmak furcate f.
ayrılmak cast f.
ayrılmak go f.
ayrılmak walk off f.
ayrılmak diverge f.
ayrılmak pull out f.
ayrılmak get out f.
ayrılmak make departure f.
ayrılmak revolt from f.
ayrılmak be off f.
ayrılmak segregate f.
ayrılmak desert f.
ayrılmak fly off f.
ayrılmak hive off f.
ayrılmak separate f.
ayrılmak come unstuck f.
ayrılmak get along f.
ayrılmak mosey f.
ayrılmak draw away f.
ayrılmak disunite f.
ayrılmak stray f.
ayrılmak get f.
ayrılmak revolt f.
ayrılmak break up f.
ayrılmak disperse f.
ayrılmak break with f.
ayrılmak decamp f.
ayrılmak fall f.
ayrılmak give up f.
ayrılmak quit f.
ayrılmak deviate f.
ayrılmak divorce f.
ayrılmak wander from f.
ayrılmak split up f.
ayrılmak crack f.
ayrılmak depart f.
ayrılmak sever f.
ayrılmak get off f.
ayrılmak part from f.
ayrılmak part company f.
ayrılmak divide f.
ayrılmak peel f.
ayrılmak part with f.
ayrılmak go away f.
ayrılmak parted with someone f.
ayrılmak dirempt f.
ayrılmak fork f.
ayrılmak withdraw f.
ayrılmak divaricate f.
ayrılmak graduate f.
ayrılmak throw over f.
ayrılmak throw up f.
ayrılmak walk out f.
ayrılmak defect f.
ayrılmak come away f.
ayrılmak resign f.
ayrılmak break with somebody f.
ayrılmak vacate f.
ayrılmak break away f.
ayrılmak walk out of f.
ayrılmak splinter off f.
ayrılmak check out f.
ayrılmak differentiate f.
ayrılmak get clear of f.
ayrılmak be separated f.
ayrılmak take one's farewell of f.
ayrılmak break apart f.
ayrılmak withdraw from f.
ayrılmak tear oneself away f.
ayrılmak leave f.
ayrılmak got off f.
ayrılmak split off f.
ayrılmak move off f.
ayrılmak dissever f.
ayrılmak lead away from f.
ayrılmak cut the painter f.
ayrılmak pull away f.
ayrılmak desist f.
ayrılmak cut loose f.
ayrılmak sunder f.
ayrılmak part f.
ayrılmak divorce from f.
ayrılmak detach f.
ayrılmak differ f.
ayrılmak split f.
ayrılmak apostatise f.
ayrılmak buzz f.
ayrılmak disintegrate f.
ayrılmak apostatize f.
ayrılmak dissent f.
ayrılmak take leave f.
ayrılmak part company with f.
ayrılmak secede f.
ayrılmak come f.
ayrılmak drop out f.
Phrasals
ayrılmak be through
ayrılmak split apart
ayrılmak go away
Idioms
ayrılmak be through with f.
ayrılmak go one's separate ways
ayrılmak take one's leave
ayrılmak come to life
ayrılmak take leave
ayrılmak be through with
Slang
ayrılmak shag (off)
ayrılmak butt out
Technical
ayrılmak leave
ayrılmak depart
ayrılmak burst
ayrılmak disconnect
Marine
ayrılmak clear
ayrılmak sheer off

"ayrılmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 245 sonuç

Türkçe İngilizce
General
(arılar) oğul halinde kovandan ayrılmak swarm f.
(askerlikten vb) tazminat ödeyerek ayrılmak buy yourself out f.
(birisiyle) vedalaşıp gitmek/ayrılmak say good-bye to someone and leave f.
(sevgiliden vb) ayrılmak break up with somebody f.
araçla bir yerden ayrılmak drive off f.
asıl konudan ayrılmak stray from f.
ayrılmak (asıl konudan) stray from f.
ayrılmak (bağlantı) become disjoint f.
ayrılmak (bir yerden taşınarak) take off f.
ayrılmak (bir yerden) cut loose from f.
ayrılmak (bir yerden/gruptan) cut loose from f.
ayrılmak (esas konudan) wander off f.
ayrılmak (gruplara vb) split up f.
ayrılmak (hedeften/fikirden/inançtan) swerve f.
ayrılmak (iş) retire f.
ayrılmak (işten) resign f.
ayrılmak (sevdiğinden) break up f.
ayrılmak (sevgiliden vb) leave f.
ayrılmak (siyasal/dinsel bir örgütten/bir devletten/federasyondan) secede f.
ayrılmak (uçak vb) depart f.
ayrılmak (üyelikten) drop out f.
bağlanıp ayrılmak engage disengage f.
bir sınıftan ayrılmak declass f.
bir şirketten ayrılmak disincorporate f.
bir yerden aceleyle ayrılmak absquatulate f.
bir yerden ayrılmak depart from f.
bir yerden ayrılmak leave a place f.
bir yerden ayrılmak make departure f.
bir yerden ayrılmak quit a place f.
bir yerden ayrılmak depart from some place f.
bir yere gitmek için ayrılmak depart for some place f.
birbirinden ayrılmak diverge f.
birbirinden ayrılmak dissociate f.
birbirinden ayrılmak part company f.
birinden ayrılmak break up with someone f.
biryerden ayrılmak check out f.
bölgelere ayrılmak be divided into regions f.
büyük bir cisimden ayrılmak segregate f.
dallara ayrılmak branch f.
-den ayrılmak break with f.
-den ayrılmak differ from f.
-den ayrılmak dissent from f.
-den ayrılmak wander from f.
-den ayrılmak depart from f.
-den ayrılmak vary from f.
-den ayrılmak part company with f.
-den ayrılmak part from f.
-den ayrılmak quit f.
-den ayrılmak dissociate oneself from f.
-den ayrılmak absent from f.
derecelere ayrılmak graduate f.
diğerlerinden ayrılmak vary from f.
diğerlerinden ayrılmak differ from f.
dizginleri koparıp -den ayrılmak cut loose from f.
doğru yoldan ayrılmak wander f.
dolaşarak ayrılmak (bulunması gereken yerden) stray from f.
-e ayrılmak split f.
ele alınan konudan ayrılmak wander from the subject at hand f.
emekliye ayrılmak step down f.
emekliye ayrılmak retire f.
emekliye ayrılmak bow out f.
erken ayrılmak leave eraly f.
erken ayrılmak leave early f.
eşinden ayrılmak get divorced f.
eşinden ayrılmak separate from/divorce/split up with one's husband/wife/spouse f.
eşinden ayrılmak break up f.
eşinden ayrılmak get a divorce from f.
eşinden ayrılmak divorce f.
eşinden ayrılmak separate from one's spouse f.
evden ayrılmak leave the house f.
görevden ayrılmak leave the office f.
görevden ayrılmak resign f.
gövdeden ayrılmak disembody f.
gruba ayrılmak be separated into groups f.
gruplara ayrılmak group f.
gruptan ayrılmak quit the band f.
havadayken ikiye ayrılmak/kopmak break off mid-air f.
hesabını ödeyip ayrılmak (otelden vb) check out f.
hızla ayrılmak leave swiftly f.
hızla ayrılmak leave quickly f.
hızla ayrılmak leave promptly f.
hızla ayrılmak leave rapidly f.
hiddetle ayrılmak storm out f.
iki kola ayrılmak bifurcate f.
iki parçaya ayrılmak shear off f.
ikiye ayrılmak split in half f.
ikiye ayrılmak go into division f.
ikiye ayrılmak sever f.
ikiye ayrılmak cleave f.
incecik ayrılmak sliver f.
istasyondan ayrılmak pull out f.
işinden ayrılmak quit one’s job f.
işten ayrılmak leave the job f.
izinsiz ayrılmak take french leave f.
izne ayrılmak go on leave f.
kampı bozup ayrılmak decamp f.
karısından ayrılmak divorce f.
karısından ayrılmak separate from his wife f.
karısından ayrılmak get a divorce from f.
kısımlara ayrılmak be separated into sections f.
kısımlara ayrılmak be bisected f.
kısımlara ayrılmak be divided f.
kısımlara ayrılmak be segmented f.
kocasından ayrılmak get a divorce from f.
kocasından ayrılmak divorce f.
kocasından ayrılmak separate from her husband f.
kol olarak ayrılmak branch off f.
kollara ayrılmak fork f.
kollara ayrılmak ramify f.
kollara ayrılmak branch off f.
kollara ayrılmak branch f.
konudan ayrılmak digress f.
konudan ayrılmak wander from the subject f.
konudan ayrılmak wander off f.
küçük parçalara ayırmak/ayrılmak break up into small pieces f.
limandan ayrılmak leave the port f.
maçtan galip ayrılmak win the match f.
maçtan galip ayrılmak win the game f.
malulen emekliye ayrılmak be retired due to disability f.
moleküllere ayrılmak dissolve into molecules f.
ofisten ayrılmak leave the office f.
okuldan ayrılmak drop out f.
okuldan ayrılmak drop out of school f.
okuldan ayrılmak leave the school f.
oradan ayrılmak leave there f.
oradan ayrılmak leave that place f.
oradan ayrılmak depart from there f.
ortaklıktan ayrılmak retire from a partnership f.
ortaklıktan ayrılmak leave a partnership f.
ortodoks kilisesinden ayrılmak dissent f.
otelden ayrılmak check out f.
parçalara ayrılmak come apart f.
parçalara ayrılmak fall apart f.
parçalara ayrılmak break to pieces f.
parçalara ayrılmak break apart f.
parçalara ayrılmak fall to pieces f.
parçalara ayrılmak be shattered f.
parçalara ayrılmak chip off f.
parçalarına ayrılmak fragmentize f.
parçalarına ayrılmak fragmentise f.
plandan ayrılmak abandon the plan f.
resmi olarak ayrılmak separate legally f.
rotadan ayrılmak turn aside f.
sahneden ayrılmak retire from the scene f.
satılık bir şey biri için ayrılmak be spoken for f.
sevgiliden ayrılmak break up with the lover f.
sevgilisinden ayrılmak break up with the lover f.
sürüden ayrılmak go astray f.
sürüden ayrılmak straggle f.
şirketten ayrılmak leave the company f.
takımdan ayrılmak leave the team f.
ülkeden ayrılmak leave the country f.
ülkesinden ayrılmak leave one's country f.
üniversiteden ayrılmak leave the university f.
yasal olarak ayrılmak separate legally f.
yayalara ayrılmak be pedestrianized f.
yayalara ayrılmak be pedestrianised f.
yığından ayrılmak unpile f.
yolları ayrılmak break up f.
Phrasals
(at veya bisiklikte vb.) bir yerden ayrılmak ride away
(belli bir ücretle) emekliye ayrılmak retire on something
(bir yerden) ayrılmak tear out of
(bir yerden) biri ile gitmek/ayrılmak/çıkmak leave with someone
(birinden/bir şeyden) ayrılmak split up with
aceleyle ayrılmak zoom off
aceleyle ayrılmak hurry away
aceleyle ayrılmak hurry off
aceleyle ayrılmak/gitmek bustle off
bir şeyden ayrılmak split off from
bir yerden aceleyle çıkmak/ayrılmak rush off from
bir yerden hareket etmek/ayrılmak leave from some place
bir yere gitme için (bir yerden) ayrılmak leave for some place
birinden ayrılmak split up (with someone)
-den ayrılmak separate off from something
emekliye ayrılmak bow out of something
hesabı keserek ayrılmak check out of
hızla ayrılmak light out
hızla ayrılmak light out of
kimseye haber vermeden işten ayrılmak quit on someone
konudan ayrılmak digress from something
küçük parçalara ayrılmak crumble away
küçük parçalara ayrılmak crumble up
küçük parçalara ayrılmak crumble something up
küçük parçalara ayrılmak chip away
sürüden ayrılmak stand out
Phrases
senden ayrılmak o kadar zor ki it's so hard to leave you
Colloquial
doğru yoldan ayrılmak go astray
işten ayrılmak hang up one's boots
temelli/geri dönmemek üzere ayrılmak leave for good
Idioms
(arkadaş vb) ayrılmak grow away from
(bir yerden) ayrılmak take leave of somewhere
(bir yerden) gitmek/ayrılmak make a move
(birisiyle) vedalaşıp gitmek/ayrılmak take one's leave of someone
(rahat bir yerden) kalıcı olarak göç etmek/ayrılmak pull up roots
(soğuk/tehlikeli) bir yerden ayrılmak beat a retreat
(söylenenden) erken ayrılmak leave ahead of time
bir bütün halinde ayrılmak leave in a body
bir şeyden dolayı yollarını ayırmak/ayrılmak part over something
evden ayrılmak fly the nest
evden ayrılmak leave the nest
gelenekten ayrılmak break with tradition
gitmek/ayrılmak hit the trail
haber vermeden işten ayrılmak take french leave
izinsiz ayrılmak take french leave
konudan ayrılmak get off the point
küçük parçalara ayrılmak crumble away
telaşla ayrılmak/çıkmak cut out for some place
telaşla ayrılmak/çıkmak light out for some place
toplu halde ayrılmak leave in a body
Speaking
kaçmak/gitmek/ayrılmak zorundayım i have to run along
senden ayrılmak istemiyorum I don't want to break up with you
Slang
(sevgililer) ayrılmak bust up
bir yerden ayrılmak blow out of somewhere
bir yerden hızla ayrılmak agitate the gravel
hışımla ayrılmak ragequit (internet slang)
hışımla ayrılmak rage quit (internet slang)
mekandan ayrılmak shake the spot
olay yerinden kaçmak/ayrılmak shake the spot
Trade/Economic
emekliye ayrılmak retire
görevden ayrılmak secede
görevden ayrılmak retire from office
görevden ayrılmak retire
işten ayrılmak quit job
ortaklıktan ayrılmak withdraw from partnership
ücretsiz izne ayrılmak take unpaid leave
yaş haddinden emekliye ayrılmak be retired of the age magrin
yaş haddinden emekliye ayrılmak be retired on age grounds
Politics
partiden ayrılmak break away from one's party
sahip olduğu makamdan ayrılmak abdicate
ülkeden ayrılmak abnegate
yöneticilikten ayrılmak abdicate
Tourism
otelden ayrılmak check out of a hotel
Technical
ayrı yönlere ayrılmak branch
bölümlere ayrılmak branch
kırılıp ayrılmak break off
parçalara ayrılmak shatter
parçalarına ayrılmak fissure
yolundan ayrılmak sheer
Informatics
çiftlere ayrılmak pair up with someone
Aeronautic
bölümlere ayrılmak/dağılmak/bölünmek branch
Marine
bağlantı yerinden ayrılmak unmooring
rıhtımdan ayrılmak clear out
şamandıradan ayrılmak slip one's moorings
Military
sıradan ayrılmak break ranks
Archaic
doğru yoldan ayrılmak estray f.