stray - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

stray

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"stray" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
stray s. başıboş
General
stray f. yoldan sapmak
stray f. başıboş dolaşmak
stray f. ayrılmak
stray f. dolaşmak
stray f. yolunu kaybetmek
stray f. sapmak
stray f. parazit yapmak
stray f. gezinmek
stray f. yolunu yitirmek
stray f. doğru yoldan sapmak
stray f. uzaklaşmak
stray i. sürüden ayrılan hayvan
stray i. başıboş hayvan
stray i. kaybolmuş kimse
stray i. cızırtı
stray i. kaybolmuş hayvan
stray i. parazit
stray i. kaybolmuş çocuk
stray s. serseri (kurşun)
stray s. serseri
stray s. yolunu kaybetmiş
stray s. parazitli
stray s. rastgele
stray s. tek tük
stray s. rasgele
stray s. kaybolmuş (çocuk/hayvan)
stray s. kayıp
stray s. tesadüfi
stray s. sahipsiz
Colloquial
stray f. salma gezmek
stray i. salma gezen
Technical
stray f. parazit yapmak
stray i. cızırtı
stray i. parazit
Chemistry
stray i. kaçak

"stray" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
General
stray from f. ayrılmak (asıl konudan)
stray from f. asıl konudan ayrılmak
stray from the point f. konu dışına çıkmak
stray from f. dolaşarak ayrılmak (bulunması gereken yerden)
be killed by a stray bullet f. maganda kurşunuyla ölmek
fall victim to a stray bullet from a celebratory gunfire f. maganda kurşununa kurban gitmek
stray from its intended path f. hedeflenen/niyetlenen yolundan sapmak
stray away from the topic f. konudan sapmak
stray bullet i. serseri kurşun
stray dog i. sokak köpeği
stray bullet i. kaza kurşunu
stray flux i. kaçak akı
stray light i. yayınmış ışık
stray bullet i. maganda kurşunu
stray cat i. sokak kedisi
stray bullet i. kör kurşun
stray dog i. başıboş köpek
stray dog i. sahipsiz köpek
stray animal i. sahipsiz/başıboş hayvan
stray animal i. sokak hayvanı
stray animals i. sokak hayvanları
stray kids i. başıboş çocuklar
Phrasals
stray into f. kendini önünde bulmak
stray into f. önüne düşmek
stray away yoldan sapmak
stray into (direkt) içerisine girmek
stray into yoluna çıkmak
Idioms
go/get/stray off the beaten path f. alışılmışın dışına çıkmak
Technical
stray flux i. akım kaçağı
stray flux i. akı kaçağı
protective measures against the effects of stray currents caused by traction system i. cer sistemlerinin neden olduğu serseri akımların etkilerine karşı koruma önlemleri
stray light i. dağınık ışık
stray radiation i. dağınık ışınım
protection against corrosion by stray current from direct current systems i. doğru akım sistemlerinden çıkan serseri akım korozyonuna karşı koruma
capacitance stray i. istenmez sığa
stray radiation i. kaçak radyasyon
stray flux i. kaçak akı
stray-current corrosion i. kaçak akım yenimi
stray magnetic field i. kaçak mıknatıs alanı
stray current i. kaçak akım
stray bullet i. serseri kurşun
areas of stray-current interference i. serseri akım girişim alanları
stray light yayınmış ışık
Computer
stray comet i. kuyruklu yıldız
Informatics
stray capacitance i. kaçak sığa
Telecom
stray current i. parazit akımı
Electric
stray voltage i. elektrik kaçağı/kaçak akım
stray voltage i. gerilim kaçağı
stray capacitance i. kaçak kapasite
Psychology
stray impulse i. istemseme
Veterinary
stray animal neutering project i. başıboş hayvan kısırlaştırma projesi
Food Engineering
stray column i. tepsili kolon
Physics
stray radiation i. dağınık radyasyon
stray radiation i. dağınık ışınım
Apiculture
stray swarm i. ayrılmış oğul