| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | burst f. | patlamak | ||
|
A pipe burst in the bathroom and flooded the floor. Banyoda bir boru patladı ve zemini su bastı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | burst i. | patlak | ||
| Genel | ||||
| Genel | burst i. | patlama | ||
|
A burst in the gas pipe caused an explosion. Gaz borusundaki patlama sonucu bir infilak meydana gelmiştir. More Sentences |
||||
| Genel | burst i. | tufan | ||
|
She was pleased to be greeted with a burst of applause. Alkış tufanıyla karşılanmış olmaktan memnundu. More Sentences |
||||
| Genel | burst f. | patlak vermek | ||
|
This Parliament has, since Nice, been pressing forward with a Community process which must burst forth in Laeken. Bu Parlamento, Nice'den bu yana, Laeken'de patlak vermesi gereken bir Topluluk süreci için bastırmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | burst f. | patlamak | ||
|
A pipe burst in the bathroom and flooded the floor. Banyoda bir boru patladı ve zemini su bastı. More Sentences |
||||
| Genel | burst f. | taşmak | ||
|
The dam burst owing to the heavy rain. Yoğun yağış sebebiyle baraj taştı. More Sentences |
||||
| Genel | burst f. | açılmak | ||
|
The front door burst open. Ön kapı açıldı. More Sentences |
||||
| Genel | burst f. | dalmak | ||
|
You can't just burst into the room without knocking first. Kapıyı çalmadan odaya öylece dalamazsınız. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | burst f. | patlamak | ||
|
A pipe burst in the bathroom and flooded the floor. Banyoda bir boru patladı ve zemini su bastı. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | burst i. | patlama | ||
|
A burst in the gas pipe caused an explosion. Gaz borusundaki patlama sonucu bir infilak meydana gelmiştir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | burst i. | infilak | ||
| Genel | burst i. | hamle | ||
| Genel | burst i. | çatlama | ||
| Genel | burst i. | ileri atılma | ||
| Genel | burst i. | yarık | ||
| Genel | burst i. | atış | ||
| Genel | burst i. | açılma | ||
| Genel | burst i. | patlayış | ||
| Genel | burst i. | parlama | ||
| Genel | burst i. | çakma | ||
| Genel | burst i. | patlatma | ||
| Genel | burst f. | aniden açmak | ||
| Genel | burst f. | infilak etmek | ||
| Genel | burst f. | ortaya çıkmak | ||
| Genel | burst f. | çatlamak | ||
| Genel | burst f. | atılmak | ||
| Genel | burst f. | fırlamak | ||
| Genel | burst f. | fışkırmak | ||
| Genel | burst f. | patlatmak | ||
| Genel | burst f. | patlama yapmak | ||
| Genel | burst f. | şişip çatlamak | ||
| Genel | burst f. | patlatmak (lastik/balon vb'ni) | ||
| Genel | burst f. | gerilim sonucu kırılmak | ||
| Genel | burst f. | (çıban) patlayıp boşalmak | ||
| Genel | burst f. | (özellikle kılıç gibi el silahları) çarparak parçalanmak | ||
| Genel | burst f. | bir anda ortaya çıkmak | ||
| Genel | burst f. | bir anda ortadan kaybolmak | ||
| Genel | burst f. | ani bir değişikliğe uğramak | ||
| Genel | burst f. | güçlenmek | ||
| Genel | burst f. | parlaklaşmak | ||
| Genel | burst f. | çiçek açmak | ||
| Genel | burst f. | (kapı) zorlayarak açmak | ||
| Genel | burst f. | patlatarak açmak | ||
| Genel | burst f. | ağzına kadar dolu olmak | ||
| Genel | burst f. | dolup taşmak | ||
| Genel | burst f. | ani bir başlangıç yapmak | ||
| Genel | burst s. | patlamış | ||
| Genel | burst s. | patlak | ||
| Genel | burst s. | gerilim nedeniyle kırılmış | ||
| Genel | burst N. | ani patlama | ||
| Irregular Verb | ||||
| Irregular Verb | burst f. | burst - burst | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | burst i. | hırsızlık | ||
| Konuşma Dili | burst i. | soygun | ||
| Konuşma Dili | burst f. | (birinin) hayallerini/umutlarını yıkmak | ||
| Konuşma Dili | burst f. | (birini) rüyasından/hayallerinden uyandırmak | ||
| Konuşma Dili | burst f. | (birini) gerçeğe döndürmek | ||
| Reklam | ||||
| Reklam | burst i. | flash yazı | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | burst i. | gaz iyonlaşması | ||
| Teknik | burst i. | otomatik tüfeğin seri olarak ateş etmesi | ||
| Teknik | burst i. | patlama sonucu | ||
| Teknik | burst i. | patlayan boruda kalan hasar | ||
| Teknik | burst i. | uçaksavar mermi patladıktan sonra görülen duman: kozmik ışın veya partiküllerin neden olduğu yoğun iyonlaşma | ||
| Teknik | burst i. | radyo dalgalarının sinyal gücündeki ani artış | ||
| Teknik | burst i. | kozmik ışın veya partiküllerin neden olduğu yoğun iyonlaşma | ||
| Teknik | burst i. | radyo dalgalarının sinyal gücündeki ani artış | ||
| Teknik | burst f. | ayrılmak | ||
| Teknik | burst f. | yarılmak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | burst i. | çoğuşma | ||
| Bilgisayar | burst i. | kağıt ayırma | ||
| Bilgisayar | burst f. | kağıt ayırmak | ||
| Bilgisayar | burst s. | tekil | ||
| Bilişim | ||||
| Bilişim | burst f. | kağıt ayırmak | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | burst i. | lastik patlaması | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | burst i. | uçaksavar mermi patladıktan sonra görülen duman | ||
| Çevre | ||||
| Çevre | burst i. | aniden patlama | ||
| Çevre | burst i. | arıza | ||
| Çevre | burst i. | hızlanma | ||
| Çevre | burst s. | patlak | ||
| Jeoloji | ||||
| Jeoloji | burst i. | püskürme | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | burst i. | infilak | ||
| Askeri | burst i. | seri atış | ||
| Askeri | burst i. | yaylım ateşi | ||
| Spor | ||||
| Spor | burst i. | bir tür bilardo oyununda kırk birden fazla puan alma | ||
| Spor | burst f. | bir tür bilardo oyununda kırk birden fazla puan almak | ||
| Argo | ||||
| Argo | burst i. | tutuklama | ||
| Türkçe | İngilizce | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | bürst | hoy ünl. |