infilak - Türkçe İngilizce Sözlük

infilak

"infilak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
infilak explosion i.
Genel
infilak detoration i.
infilak burst i.
infilak detonation i.
infilak fulmination i.
infilak outburst i.
infilak blowup i.
infilak blast i.
infilak explosion i.
infilak blow-up i.
infilak burst-up i.
infilak thunderbolt i.
infilak detonization i.
infilak detonisation i.
infilak flare i.
infilak outflash i.
Sigortacılık
infilak explosion i.
Teknik
infilak blasting i.
Askeri
infilak explosion i.
infilak detonation i.
infilak burst i.
Silah/Atıcılık
infilak blasi i.

"infilak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 115 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
infilak rizikosu explosion risk i.
infilak etme detonisation i.
infilak etme detonization i.
içine konduğu paket açıldığında infilak eden ince patlayıcı düzenek package bomb i.
(patlayıcılarda) infilak sistemi firing system i.
infilak etmek detonate f.
infilak ettirmek explode f.
infilak etmek blow up f.
infilak etmek explode f.
infilak ettirmek detonate f.
infilak etmek burst f.
infilak etmek spring f.
infilak etmek go off f.
infilak etmek blast f.
infilak etmek fulminate f.
infilak ettirmek trigger f.
infilak etmek go pop f.
düşüp infilak etmek crash and burn f.
yavaşça infilak etmek hang f.
infilak etmek detonise [uk] f.
infilak ettirmek detonise [uk] f.
infilak etmek detonize [us] f.
infilak ettirmek detonize [us] f.
infilak etmek rive f.
infilak etmek outburst f.
infilak edici explosive s.
infilak eden fulminous s.
infilak eden fulmineous s.
Öbek Fiiller
infilak etmek blow up f.
infilak ettirmek set off f.
infilak etmek blow up f.
infilak ettirmek touch off f.
infilak etmek burst out f.
Deyim
infilak yaratan a demolition job [brit] i.
infilak etmek let loose f.
Konuşma
infilak etmeden kısa bir süre önce shortly before it exploded expr.
Ticaret/Ekonomi
infilak rizikosu explosion risk i.
infilak sigortası insurance against damage by explosion i.
Sigortacılık
yangın, yıldırım ve infilak fire, lighting and explosion i.
Teknik
infilak için kullanılan bir dinamit türü rendrock i.
İnşaat
infilak anında enkazı kuşatmak için kullanılan ağır zincir örgü, kablo veya halat mat i.
Maden
infilak basıncı explosion pressure i.
infilak gazı explosion gas i.
infilak etmez explosion-proof s.
Fizik
nükleer infilak sonrasında gaz veya parçacık halindeki radyoaktif malzemenin atmosferde kalma süresi residence time i.
Kimya
infilak etmek fulminate f.
infilak ettirilebilir detonable s.
Gökbilim
kozmik infilak cosmic explosion i.
Tarih
29 ocak 1986'da kalkışından hemen sonra infilak eden ve yedi mürettebatı ölen uzay mekiği challenger i.
Çevre
infilak ölçekleme kanunları blast scaling laws i.
hedeflenen infilak noktası desired ground zero i.
infilak noktası actual ground zero i.
infilak yüksekliği height of burst i.
yüksek irtifada gerçekleşen infilak high altitude burst i.
asgari infilak limiti lower explosive limit i.
nükleer infilak etkisi nuclear blast effect i.
infilak krateri explosion crater i.
Coğrafya
genellikle düz zeminli ve suya dolu olan, geniş ve sığ infilak krateri maar i.
Jeoloji
infilak basıncı detonation presure i.
infilak hızı detonation velocity i.
Askeri
yüksek infilak maddesi high explosive element i.
yüksek infilak bombası high explosive bomb i.
yer altı nükleer infilak nuclear underground burst i.
yüksek infilak maddesinin tam ortasında çok tabakalı bir yapıdan meydana gelen patlayıcı fitil mild detonating cord i.
yapışkan infilak hakkı stick charge i.
yüksekte infilak high airburst i.
yüksek infilak maddesi high explosive i.
yüksek süratli infilak maddesi dunnite i.
trinitrotolüen ve pul veya toz halinde alüminyum karışımından elde edilen yüksek süratli infilak özelliğine sahip bir madde ammonal i.
nükleer infilak nuclear burst i.
plastik infilak maddesi plastic explosive i.
satıhta nükleer infilak nuclear surface burst i.
önceden tespit edilen geciktirilmiş infilak delay action i.
sualtı nükleer infilak nuclear underwater burst i.
esas infilak hakkı main charge i.
hedefe gönderilen nükleer bir silahın beklenen darbe ile fakat amaçlanandan daha yüksek bir irtifada infilak etmesi flare dud i.
gözetleme infilak hakkı spotting charge i.
havada nükleer infilak nuclear airburst i.
havada infilak airburst i.
infilak etme detonation i.
infilak ettirme detonation i.
infilak maddesi explosive i.
infilak öncesi serpinti hesaplaması preburst fallout prediction i.
infilak dirençli çok tesirli uzaktan kumandalı tarama explosion resistant multi-influence drone sweep i.
infilak dirençli çok tesirli tarama sistemi explosion resistant multi-influence sweep system i.
infilak anında görülen parlak flaş incendiary effect i.
infilak tipleri types of burst i.
infilak dolayısıyla basınç düşümü explosive decompression i.
infilak sathı surface of rupture i.
infilak dalgası detonation wave i.
infilak tesiri blast effect i.
infilak maddeleri cephaneliği explosive magazine i.
infilak maddesi detonating agent i.
infilak sonrası serpinti hesaplaması postburst fallout prediction i.
infilak dalgası burst wave i.
infilak basıncı blast i.
infilak hakkı explosive charge i.
alçak irtifada nükleer infilak low airburst i.
alçak infilak maddesi low explosive i.
alçak ihtiraklı infilak low burst i.
basınç uygulanmasıyla infilak eden mayın pressure mine i.
birinci sınıf yüksek infilak maddesi primary high explosive i.
yakın satıhta nükleer infilak nuclear proximity-surface burst i.
ortaya çok sayıda nötron çıkartan, ancak az miktarda infilak eden ve böylece bir çok canlıyı öldüren, ancak binalara zarar vermeyen nükleer bomba neutron bomb i.
bombanın havada infilak etmesi atomic air burst i.
nükleer silahın ani infilak anında ortaya çıkan merkezi parçalanma noktası zero point i.
esas infilak veya propulsiyon ünitesini istenmeden aktive etmeyi önleyip ancak uygun uyarıcıyı aldıktan sonra aktive eden iki fonksiyonlu bir cihaz safety and arming mechanism i.
infilak tesiri overpressure i.
kontrollü infilak controlled explosion i.
mayın infilak alanı firing area i.
(kara harekatlarında) infilak devresi firing circuit i.
(bombalı operasyonlarda) komutanın infilak yetkisini kısıtladığı durumlar reserved obstacles i.
infilak etmek flare up f.
(atom tahrip silahında infilak için) mümkün olan en erken zaman early time expr.
Eski Kullanım
infilak etmek fulmine f.