mat - Türkçe İngilizce Sözlük

mat

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mat — Definition

Anlamı ve Tanımı:
paspas, matlaşmak
Okunuş (IPA):
(AmE /mæt/ – BrE /mæt/)
Terim Türü:
İsim: mat (mats); Sıfat: mat
Zemin üzerine serilen örtüyü ya da parlaklığını yitirmiş yüzeyi tanımlayan sözcüktür. Eski İngilizce matt kökünden evrilmiştir. Günlük kullanımda zemin düzeni ve görsel doku anlatılarında yer alır.
Eş Anlamlılar:
rug, dull
Zıt Anlamlılar:
glossy

"mat" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 63 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
mat i. hasır
The dog was sleeping on the mat.
Köpek, hasırın üzerinde uyuyordu.

More Sentences
mat i. paspas
I will buy them a welcome mat as a wedding gift.
Onlara düğün hediyesi olarak bir dış kapı paspası alacağım.

More Sentences
mat i. keçe
Genel
mat i. altlık
Let's put a mat under your cup of tea, so the table doesn't stain.
Çay bardağınızın altına bir altlık koyalım, böylece masa lekelenmez.

More Sentences
mat i. mat
A yoga mat is not necessary for this move.
Bu hareket için yoga matına gerek yoktur.

More Sentences
mat i. minder
The dog was sleeping on the mat.
Köpek minderde uyuyordu.

More Sentences
mat i. karışık yığın
A mat of leaves covered the lawn.
Çimenlerin üzerini karışık yaprak yığınları kaplamıştı.

More Sentences
Teknik
mat i. hasır
The dog was sleeping on the mat.
Köpek, hasırın üzerinde uyuyordu.

More Sentences
mat i. mat
A yoga mat is not necessary for this move.
Bu hareket için yoga matına gerek yoktur.

More Sentences
mat i. paspas
I will buy them a welcome mat as a wedding gift.
Onlara düğün hediyesi olarak bir dış kapı paspası alacağım.

More Sentences
Otomotiv
mat i. mat
A yoga mat is not necessary for this move.
Bu hareket için yoga matına gerek yoktur.

More Sentences
Spor
mat i. minder
The dog was sleeping on the mat.
Köpek minderde uyuyordu.

More Sentences
Genel
mat i. paspartu
mat i. düğüm (saç/kıl/lif vb'nde)
mat i. bardak altlığı
mat i. resim ve çerçeve arasındaki karton kenar
mat i. nihale
mat i. palet
mat i. dolaşık şey
mat i. kenarlık
mat i. kahve veya şekeri paketlemede kullanılan torba
mat i. dantelin katı olan kısmı
mat i. parıltısız ve donuk yüzey yaratmaya yarayan araç
mat i. sahne çekimi sırasında seçilen alanı karartmak için kamerada veya tab etme girişinde kullanılan anahtar deliğine benzer açıklık barındırabilen mat plak
mat i. gemi donanımını aşınmadan korumak için kullanılan kalın bir halat ağı
mat f. hasır ile örtmek
mat f. hasır döşemek
mat f. dolaşmak
mat f. keçeleştirmek
mat f. birbirine dolaşmak
mat f. donuklaştırmak
mat f. keçeleşmek
mat f. hasır gibi yapmak
mat f. resmin etrafına paspartu geçirmek
mat f. hasır ile örmek
mat f. düğümlenmek
mat f. matlaştırmak
mat f. altlık koymak
mat f. kenarlık koymak
mat f. (yumuşak taneciklerin) bir araya gelmesini ve yumuşak bir yarı katı kütle oluşturacak şekilde birbirlerine yapışmasını sağlamak
mat f. matlaşmak
mat s. keçeleşmiş (saç, kıl vb)
mat s. donuk
mat s. kaba yüzeyi olan
mat s. kıvrımlı yüzeyi olan
mat s. pürüzlü yüzeyi olan
Konuşma Dili
mat i. şilte
mat i. yaygı
Teknik
mat i. harf kalıbı
mat i. keçe
mat i. küçük halı
mat i. daktilo baskı kalıbında yer alan bakır parçası
mat i. kabartmalı yüzeyin dökümünün yapıldığı girintili kalıp
mat i. dizgi makinesindeki pirinç harf kalıbı
mat i. fotodizgi makinesinde kullanılan kıyaslama harfi
mat i. stereotip kalıp
mat i. galvaniz kalıp
mat s. donuk
Bilgisayar
mat i. yetkili kullanıcıların sistem yazılımına erişebilmesi için pbx'in bakım bağlantı noktasına veya tuşlu/anahtarlı telefon sistemine bağlı olan kişiye özel bilgisayar veya diğer veri uçbirimlerine verilen ad
Tekstil
mat i. yeni zelanda yerlilerinin giydiği bir pelerin
İnşaat
mat i. infilak anında enkazı kuşatmak için kullanılan ağır zincir örgü, kablo veya halat
mat i. ağır bir binayı desteklemesi için yumuşak zemine yerleştirilen büyük betonarme levha
Silah/Atıcılık
mat i. yatarak atışta üzerine uzanılan paspas

"mat" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
mat mate i.
Tom sacrificed his rook to avoid mate.
Tom mat olmamak için kalesini feda etti.

More Sentences
mat matt i.
The bike has a matt black frame.
Bisikletin mat siyah bir çerçevesi var.

More Sentences
mat dull s.
Genel
mat mat i.
A yoga mat is not necessary for this move.
Bu hareket için yoga matına gerek yoktur.

More Sentences
Teknik
mat mat i.
A yoga mat is not necessary for this move.
Bu hareket için yoga matına gerek yoktur.

More Sentences
mat matt s.
The bike has a matt black frame.
Bisikletin mat siyah bir çerçevesi var.

More Sentences
Otomotiv
mat mat i.
A yoga mat is not necessary for this move.
Bu hareket için yoga matına gerek yoktur.

More Sentences
Genel
mat checkmate i.
mat mattress [obsolete] i.
mat lacklustre s.
mat opaque s.
mat sober s.
mat lackluster s.
mat darkish s.
mat pale s.
mat flat s.
mat lustreless s.
mat lusterless s.
mat matte s.
mat gray s.
mat feeble s.
mat plumbean s.
mat plumbeous [rare] s.
mat shineless s.
mat frosted s.
Teknik
mat flat i.
mat lustreless s.
mat faint s.
mat lusterless s.
mat pale s.
mat dim s.
mat opaque s.
mat unpolished s.
Bilgisayar
mat dull s.
Deniz Biyolojisi
mat translucent s.
Meteoroloji
mat translucent s.
Satranç
mat checkmate i.

"mat" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rush mat i. hasır
Genel
paunch mat i. palet
welcome mat i. paspas
mat foundation i. radye temel
collision mat i. usturmaça
wrestling mat i. güreş minderi
place mat i. amerikan servis
wrestling mat i. minder
straw mat i. saz hasır
reed mat i. kamış hasır
door mat i. paspas
prayer mat i. namaz seccadesi
bath mat i. banyo paspası
place mat i. tabak altlığı
drip mat i. bardak altlığı
beer mat i. bardakaltı
drip mat i. bardakaltı
beer mat i. bardak altlığı
non-slip mat i. kaymaz altlık
non-slip mat i. kaymaz paspas
beer mat i. bira bardağı altlığı
shower mat i. duş paspası
diaper changing mat i. alt değiştirme örtüsü
the key under the mat i. paspasın altındaki anahtarı
car mat i. araba paspası
insulating mat i. yalıtkan paspas
safety mat i. emniyet paspası
bamboo mat i. bambu paspas
mat. i. gündüz oyunu
mat. i. matine
gym mat i. jimnastik minderi
rope mat i. eski iplerden örülmüş hasır
rope mat i. halattan yapılmış hasır
roll out the welcome mat f. ağırlamak
put the key under the mat f. anahtarı paspasın altında koymak
Öbek Fiiller
mat up f. (bir şeyin) dokusunu keçeleştirmek
Konuşma Dili
surf mat [australia] i. sörf matı
surf mat [australia] i. şişme sörf tahtası
Deyim
welcoming mat i. davet çıkarma
welcoming mat i. samimi karşılama
welcoming mat i. paspas
welcoming mat i. evin giriş kapısına koyulan paspas
welcoming mat i. sıcak karşılama
welcoming mat i. arkadaşça karşılama
sweep something under the mat f. sümen altı etmek
sweep something under the mat f. örtbas etmek
sweep something under the mat f. gizlemek
go to the mat for somebody f. birini desteklemek
go to the mat for somebody f. birine destek olmak
go to the mat for somebody f. birine arka çıkmak
brush (something) under the mat f. herkesten/kamuoyundan gizlemek
brush (something) under the mat f. gözden uzak etmek
brush (something) under the mat f. yadsımak
brush (something) under the mat f. halı altına süpürmek
brush (something) under the mat f. herkesten/kamuoyundan gizli tutmak
brush (something) under the mat f. görmezden/bilmezden gelmek
brush (something) under the mat f. herkesten/kamuoyundan sır olarak saklamak
brush (something) under the mat f. herkesten/kamuoyundan sır gibi saklamak
brush (something) under the mat f. yok saymak
brush (something) under the mat f. inkar etmek
brush (something) under the mat f. yaptığını saklamak
brush (something) under the mat f. herkesten/kamuoyundan saklamak
brush (something) under the mat f. farkında değilmiş/bilmiyormuş gibi davranmak
put out the welcome mat (for somebody) f. özenle ağırlamak
lay out the welcome mat (for one) f. sıcak karşılamak
lay out the welcome mat (for somebody) f. özenle ağırlamak
roll out the welcome mat (for somebody) f. özenle ağırlamak
roll out the welcome mat (for somebody) f. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
put out the welcome mat (for somebody) f. özenli bir karşılama yapmak
lay out the welcome mat (for somebody) f. sıcak karşılamak
lay out the welcome mat (for somebody) f. özenli bir karşılama yapmak
put out the welcome mat (for somebody) f. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
roll out the welcome mat (for somebody) f. sıcak karşılamak
roll out the welcome mat (for somebody) f. özenli bir karşılama yapmak
put out the welcome mat (for somebody) f. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
lay out the welcome mat (for one) f. özenli bir karşılama yapmak
lay out the welcome mat (for somebody) f. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
roll out the welcome mat (for somebody) f. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
put out the welcome mat (for somebody) f. sıcak karşılamak
lay out the welcome mat (for one) f. özenle ağırlamak
lay out the welcome mat (for somebody) f. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
take somebody/something to the mat [us] f. biriyle/bir şeyle anlaşmazlığa düşmek
take (someone) to the mat f. (biriyle) tartışmak
take somebody/something to the mat [us] f. biriyle/bir şeyle tartışmaya girmek
take (someone) to the mat f. (birine) itiraz etmek
take (someone) to the mat f. (birine) karşı koymak
take somebody/something to the mat [us] f. birine/bir şeye itiraz etmek
take (someone) to the mat f. (biriyle) zıt düşmek
take somebody/something to the mat [us] f. birine/bir şeye karşı çıkmak
take somebody/something to the mat [us] f. biriyle/bir şeyle tartışmak
take somebody/something to the mat [us] f. biriyle/bir şeyle zıt düşmek
go to the mat f. genellikle sözlü olarak ideolojik tartışmaya girmek
go to the mat for (someone or something) f. (birine/bir şeye) tam destek vermek
go to the mat for (someone or something) f. (birini/bir şeyi) desteklemek
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] f. (biriyle beraber birine/bir şeye) arka çıkmak
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] f. (biriyle beraber birinin/bir şeyin) sonuna kadar arkasında durmak
go to the mat for (someone or something) f. (biri/bir şey) için sonuna kadar savaşmak/mücadele etmek
go to the mat for (someone or something) f. (birine/bir şeye) destek olmak
go to the mat for (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) sonuna kadar arkasında durmak
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] f. (biriyle beraber biri/bir şey) için sonuna kadar savaşmak/mücadele etmek
go to the mat for (someone or something) f. (birine/bir şeye) arka çıkmak
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] f. (biriyle beraber birini/bir şeyi) desteklemek
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] f. (biriyle beraber birine/bir şeye) tam destek vermek
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] f. (biriyle beraber birine/bir şeye) destek olmak
roll out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birine) özenli bir karşılama yapmak
put out the welcome mat (for somebody) [us] f. (ziyaretçileri/misafirleri) memnun etmeye çalışmak
roll out the welcome mat (for somebody) [us] f. (ziyaretçilerin/misafirlerin) kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
lay out the welcome mat (for somebody) [us] f. (ziyaretçilerin/misafirlerin) kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
put out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birini) özenle ağırlamak
lay out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birini) özenle ağırlamak
put out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birine) özenli bir karşılama yapmak
roll out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birini) özenle ağırlamak
roll out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birini) ağırlamak
lay out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birini) sıcak karşılamak
roll out the welcome mat (for somebody) [us] f. (ziyaretçileri/misafirleri) memnun etmeye çalışmak
lay out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birini) ağırlamak
put out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birini) sıcak karşılamak
roll out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birini) sıcak karşılamak
lay out the welcome mat (for somebody) [us] f. (ziyaretçileri/misafirleri) memnun etmeye çalışmak
put out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birini) ağırlamak
lay out the welcome mat (for somebody) [us] f. (birine) özenli bir karşılama yapmak
put out the welcome mat (for somebody) [us] f. (ziyaretçilerin/misafirlerin) kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
on the mat expr. incelenmekte
on the mat expr. müzakere edilmekte
on the mat expr. görüşülmekte
on the mat expr. gündemde
on the mat expr. birinden fırça yiyecek konumda
on the mat expr. tetkik edilmekte
on the mat expr. müzakerede
on the mat expr. gözden geçirilmekte
on the mat expr. birinden azar işitecek durumda
on the mat expr. değerlendirilmekte
Teknik
textile mat i. kumaş örtü
mat moulding i. döşeme şeridi
damper mat i. amortisör keçesi
protecting mat i. hasır
glass mat i. cam keçe
rubber mat i. lastik döşeme
insulating mat i. izolasyon döşemesi
trunk mat i. arka bagaj paspası
floor mat i. zemin döşemesi
coconut fibre mat kit i. hindistan cevizi elyafından hasır kiti
reinforcing mat i. inşaat hasır çeliği
filter mat i. filtre keçesi
knife mat i. bıçak örtüsü
felt mat i. keçe paspas
coconut fibre mat i. hindistan cevizi elyafından hasır
mat foundation i. radye
antistatic mat i. antistatik altlık
mat set i. döşeme takımı