dismiss - Türkçe İngilizce Sözlük

dismiss

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dismiss — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /dɪsˈmɪs/ – BrE /dɪsˈmɪs/)
Terim Türü:
Fiil: dismiss (dismisses – dismissed – dismissing)
Bir fikri ciddiye almayıp geçiştirmeyi; resmî olarak birini görevden almayı veya topluluğu dağıtmayı tanımlar. Latince dimittere (“salıvermek, göndermek”) kökünden gelmektedir; modern kullanımda dismiss, “bir şeyi dışarıda bırakma” eylemini hem düşünsel (iddia) hem de kurumsal (personel) düzeyde taşır.
Eş Anlamlılar:
reject, fire
Zıt Anlamlılar:
consider, retain

"dismiss" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 71 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dismiss f. kovmak
I contributed to this company,so you are not dismiss me.
Bu şirkete katkıda bulundum, bu yüzden beni kovamazsınız.

More Sentences
dismiss f. azletmek
Genel
dismiss f. işten çıkarmak
Employees on long-term sick leave can be fairly dismissed.
Uzun süreli hastalık izninde bulunan çalışanların adaletli bir şekilde işten çıkarılmaları mümkündür.

More Sentences
dismiss f. görevden almak
Russian President Vladimir Putin dismisses one of his closest advisers, Vladislav Surkov.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, en yakın danışmanlarından biri olan Vladislav Surkov'u görevden aldı.

More Sentences
dismiss f. kovmak
I contributed to this company,so you are not dismiss me.
Bu şirkete katkıda bulundum, bu yüzden beni kovamazsınız.

More Sentences
dismiss f. göndermek
The teacher dismissed his class when the bell rang.
Zil çaldığında öğretmen sınıfı gönderdi.

More Sentences
dismiss f. reddetmek
Many associations have put forward important ideas and serious arguments; to dismiss them is a political error.
Birçok dernek önemli fikirler ve ciddi argümanlar ortaya koymuştur; bunları reddetmek siyasi bir hatadır.

More Sentences
dismiss f. ciddiye almamak
He dismissed what she was saying.
Onun söylediklerini ciddiye almadı.

More Sentences
dismiss f. dağıtmak
The leader dismissed the demonstrators in the park.
Lider parktaki göstericileri dağıttı.

More Sentences
dismiss f. dağılmak
Class is dismissed.
Sınıf dağıldı.

More Sentences
dismiss f. (ders) bitmek
We met in the hall, right after class was dismissed.
Ders bittikten hemen sonra salonda buluştuk.

More Sentences
dismiss f. (dava) düşürmek
A case can be dismissed in the absence of evidence.
Bir dava, kanıt bulunmaması nedeniyle düşürülebilir.

More Sentences
dismiss f. oyundan çıkarmak
He was dismissed for losing the wicket.
Kaleyi kaybettiği için oyundan çıkarıldı.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
dismiss f. kovmak
I contributed to this company,so you are not dismiss me.
Bu şirkete katkıda bulundum, bu yüzden beni kovamazsınız.

More Sentences
Genel
dismiss i. azletme
dismiss f. ilişiğini kesmek
dismiss f. atmak
dismiss f. bırakmak
dismiss f. ihraç etmek
dismiss f. işten kovmak
dismiss f. yol vermek
dismiss f. savmak
dismiss f. gitmesine izin vermek
dismiss f. el çektirmek
dismiss f. görevden uzaklaştırmak
dismiss f. kapı dışarı etmek
dismiss f. yürütmek
dismiss f. reddetmek (davayı)
dismiss f. affetmek
dismiss f. salıvermek
dismiss f. avaraya vermek
dismiss f. işten atmak
dismiss f. çıkarmak
dismiss f. açığa çıkarmak
dismiss f. önemsememek
dismiss f. teker teker göndermek
dismiss f. (grubu) tasfiye etmek
dismiss f. (askeri birliğe) sıradan ayrılmasını emretmek
dismiss f. (kadını) evden göndererek boşamak
dismiss f. aklından çıkarmak
dismiss f. (bir şeyi) düşünmeyi bırakmak
dismiss f. ciddiyetle üzerinde durmaktan kaçınmak
dismiss f. sıradan ayrılmak
dismiss f. sırada duramamak
dismiss f. sırayı koruyamamak
dismiss f. birliği koruyamamak
dismiss f. ayrılmak
dismiss f. kaçışmak
dismiss f. (konuyu) özetleyip bitirmek
dismiss f. geçersiz saymak
Ticaret/Ekonomi
dismiss f. davayı reddetmek
dismiss f. işten kovmak
dismiss f. işten atmak
dismiss f. işten el çektirmek
dismiss f. işine son vermek
dismiss f. tartışmaya son vermek
Hukuk
dismiss i. davanın reddi
dismiss f. (davayı veya tarafı) hukuki değerlendirmenin dışında tutmak
dismiss f. mahkemede ifadesini almayı reddetmek
dismiss f. mahkemede daha fazla ifadesini almayı reddetmek
Bilgisayar
dismiss expr. artık anımsatma
dismiss expr. bırak
dismiss expr. son ver
Askeri
dismiss i. faaliyeti durdurma emri
dismiss i. dağılma izni
dismiss f. (subayın veya harp okulu öğrencisinin) askeri mahkeme kararıyla ilişiğini kesmek
Spor
dismiss f. ekarte etmek
dismiss f. (krikette) vurucuyu oyundan çıkarmak
dismiss f. (oyuncu veya koçu) oyundan atmak
Futbol
dismiss f. kırmızı kart göstermek
dismiss f. oyundan atmak

"dismiss" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dismiss from one's mind f. düşünmemek
dismiss from one's mind f. aklından çıkarmak
dismiss someone from employment f. işten çıkarmak
Öbek Fiiller
dismiss from f. işten kovmak
dismiss as f. aklından çıkarmak
dismiss as f. umursamamak
dismiss (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak adlandırıp reddetmek/geri çevirmek
dismiss (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi) bir şey olarak görüp reddetmek/geri çevirmek
dismiss something as something f. bir şeyi bir şey olarak aklından çıkarmak
dismiss someone f. birini işten kovmak
dismiss someone f. birini işten atmak
dismiss someone f. birine yol vermek
dismiss (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak reddetmek
dismiss something as something f. bir şeyi bir şey olarak göz ardı etmek
dismiss (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak geri çevirmek
dismiss someone f. birini kovmak
dismiss something as something f. bir şeyi bir şey olarak kabul edip görmezden gelmek
dismiss someone f. birini işten çıkarmak
Deyim
dismiss something out of hand f. düşünmeden reddetmek
dismiss (someone) out of hand f. (birini) anında kovmak
dismiss (someone or something) out of hand f. (birini/bir şeyi) hemen reddetmek
dismiss (someone or something) out of hand f. (birini/bir şeyi) anında reddetmek
dismiss (someone) out of hand f. (birini) hiç düşünmeden kovmak
dismiss (someone) out of hand f. (birini) hemen kovmak
Hukuk
dismiss the case i. davayı düşürme
dismiss and terminate attorneys hired or to be hired by us i. şirketimiz ile ilgili tayin edilmiş veya edilecek vekilleri azletmeye
motion to dismiss i. red talebi
motion to dismiss i. davalının davayı reddetmesi
motion to dismiss i. davanın iptali
dismiss the case f. davayı reddetmek
dismiss an action f. bir davayı reddetmek
dismiss a suit f. davayı reddetmek
to dismiss an action f. davayı reddetmek
dismiss the action f. davayı bozmak
dismiss the case f. davayı bozmak
Bilgisayar
dismiss all expr. tümünü bırak
dismiss all expr. hiçbirini anımsatma
dismiss item expr. öğeyi bırak