reddetmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

reddetmek



"reddetmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 121 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
reddetmek refuse f.
reddetmek reject f.
reddetmek deny f.
reddetmek decline f.
reddetmek abnegate f.
General
reddetmek rule out f.
reddetmek negate f.
reddetmek disclaim f.
reddetmek fall down f.
reddetmek throw something out f.
reddetmek contravene f.
reddetmek spurn f.
reddetmek disavow f.
reddetmek turn up one's nose at f.
reddetmek veto f.
reddetmek throw out f.
reddetmek negative f.
reddetmek disapprove f.
reddetmek overrule f.
reddetmek draw the line f.
reddetmek put back f.
reddetmek rebut f.
reddetmek nix f.
reddetmek disallow f.
reddetmek renege f.
reddetmek jilt f.
reddetmek repel f.
reddetmek repulse f.
reddetmek damn f.
reddetmek deny f.
reddetmek gainsay f.
reddetmek put f.
reddetmek cast off f.
reddetmek gainsaid f.
reddetmek controvert f.
reddetmek disdain f.
reddetmek rebuff f.
reddetmek disacknowledge f.
reddetmek scout f.
reddetmek dispute f.
reddetmek flout f.
reddetmek take objection to f.
reddetmek protest f.
reddetmek draw the line at f.
reddetmek refute f.
reddetmek set aside f.
reddetmek renounce f.
reddetmek turn f.
reddetmek decline f.
reddetmek turn thumbs down on f.
reddetmek disaffirm f.
reddetmek disown f.
reddetmek kill f.
reddetmek declare off f.
reddetmek turn down f.
reddetmek foreclose f.
reddetmek refuse f.
reddetmek throw over f.
reddetmek disinherit f.
reddetmek repudiate f.
reddetmek dismiss f.
reddetmek reject f.
reddetmek turn someone down f.
reddetmek abstrude f.
reddetmek againsay f.
reddetmek refel [obsolete] f.
reddetmek nick f.
reddetmek reluct f.
reddetmek reluctate f.
reddetmek naysay f.
reddetmek nayt [obsolete] f.
reddetmek ixnay f.
reddetmek averse [obsolete] f.
reddetmek exclude f.
reddetmek withsay f.
reddetmek withsay f.
reddetmek harumph f.
Phrasals
reddetmek thumb down f.
reddetmek cast away f.
reddetmek cast by f.
reddetmek fling away f.
reddetmek thrust away f.
reddetmek set by [obsolete] f.
reddetmek throw away f.
reddetmek throw back f.
reddetmek whistle off f.
reddetmek shoot down f.
reddetmek shoot down f.
reddetmek strike down f.
Colloquial
reddetmek deep six f.
reddetmek not have it f.
reddetmek have none of f.
Idioms
reddetmek turn thumbs down on something f.
reddetmek give a thumbs down f.
reddetmek swing for the fences f.
reddetmek turn one's back upon f.
Trade/Economic
reddetmek decline f.
reddetmek repudiate f.
Law
reddetmek bar f.
reddetmek reject f.
reddetmek deny f.
reddetmek condemn f.
reddetmek disavow f.
reddetmek disown f.
reddetmek disallow f.
reddetmek impeach f.
reddetmek controvert f.
reddetmek overrule f.
reddetmek refuse f.
reddetmek disaffirm f.
reddetmek rebut f.
reddetmek defend f.
reddetmek challenge f.
reddetmek negate f.
Politics
reddetmek repudiate f.
Technical
reddetmek refuse f.
reddetmek reject f.
Philosophy
reddetmek sublate f.
Latin
reddetmek nego f.
Slang
reddetmek eighty-six [us] f.
reddetmek kiss off f.

"reddetmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 160 sonuç

Türkçe İngilizce
General
prensiplerine aykırı olduğu için reddetmek refuse on principle f.
reddetmek (dava) quash f.
yemin ederek reddetmek abjure f.
küçümseyerek reddetmek spurn f.
kanun tasarısını reddetmek throw out a bill f.
şiddetle reddetmek rebuff f.
hakaretle reddetmek spurn f.
şiddetle reddetmek deprecate f.
evlatlıktan reddetmek disown f.
hor görerek reddetmek spurn f.
onaylamayı reddetmek withhold one's consent f.
reddetmek (davayı) dismiss f.
yardımı reddetmek disoblige f.
yasa tasarısını reddetmek defeat the bill f.
yasa tasarısını reddetmek throw out the bill f.
suçu reddetmek plead not guilty f.
oybirliği ile reddetmek reject unanimously f.
daveti reddetmek refuse the invitation f.
daveti reddetmek decline the invitation f.
dini reddetmek reject the religion f.
bir belgeyi reddetmek decertify f.
yapmayı reddetmek stick at f.
evlatlıktan reddetmek disinherit f.
teklifi reddetmek decline an offer f.
sorumluluğu reddetmek decline the responsibility f.
aslını reddetmek deny one's identity f.
aslını reddetmek deny one's roots f.
iddiaları reddetmek reject the claims f.
bir daveti reddetmek beg something off f.
işi reddetmek refuse the job f.
temsil edilmeyi reddetmek refuse representation f.
davayı görmeyi reddetmek refuse to hear the case f.
ateş etmeyi reddetmek refuse to fire f.
bir şeyi yapmayı reddetmek refuse to do something f.
suçlamaları reddetmek deny the accusations f.
bir şeyi (teklif,öneri) reddetmek take a pass f.
tekrar reddetmek redeny f.
oy pusulasındaki isimlere oy vermeyi bütünüyle reddetmek scratch a ticket f.
bir talebi reddetmek unbespeak f.
inatla reddetmek bauk f.
aniden reddetmek bauk f.
derhal reddetmek baulk f.
yüzleşmeyi reddetmek blink f.
bildiğini reddetmek blink (away) f.
desteklemeyi reddetmek bolt f.
bilgiç bir şekilde reddetmek harrumph f.
Phrasals
oylamayla reddetmek vote down f.
kabulünü reddetmek shut out f.
oylayarak reddetmek turn thumbs down f.
bilgi vermeyi reddetmek hold out on f.
çalışmayı reddetmek walk out f.
oylayarak onaylamak veya reddetmek vote into f.
kibarca reddetmek pass on f.
Colloquial
(birini) reddetmek chill f.
(bir şeyi yapmayı) düşünmeyi bile reddetmek not think of (doing something) f.
kesinlikle reddetmek not having any f.
bir şeyi tamamen reddetmek want none of it f.
bir şeyi tamamen reddetmek want none of that f.
bir şeyi yapmayı reddetmek/istememek want none of it/that f.
bir şeye müdahil olmayı reddetmek/istememek want none of it/that f.
bir şeyi yapmayı reddetmek/istememek have none of it/that f.
bir şeye müdahil olmayı reddetmek/istememek have none of it/that f.
(bir şeyi) reddetmek not have any of (something) f.
(bir şeye) katılmayı reddetmek not have any of (something) f.
(birini) reddetmek wipe [australia] f.
biriyle/bir şeyle bağlantı kurmayı reddetmek/istememek be nothing to do with somebody/something f.
biriyle/bir şeyle ilişki kurmayı reddetmek/istememek be nothing to do with somebody/something f.
biriyle/bir şeyle bağlantı kurmayı reddetmek/istememek have nothing to do with somebody/something f.
biriyle/bir şeyle ilişki kurmayı reddetmek/istememek have nothing to do with somebody/something f.
Idioms
aşkını reddetmek give the mitten to f.
sorumluluğu reddetmek wash one's hands of f.
sorumluluğu reddetmek wash the hands of f.
çıkma teklifini reddetmek give the mitten to f.
(arkadaşlık teklifini) burun kıvırarak reddetmek/geri çevirmek give (one) the air f.
(arkadaşlık teklifini) hor görerek reddetmek give (one) the air f.
(arkadaşlık teklifini) burun kıvırarak reddetmek/geri çevirmek give someone the air f.
(arkadaşlık teklifini) hor görerek reddetmek give someone the air f.
(arkadaşlık teklifini) burun kıvırarak reddetmek/geri çevirmek give someone the brush off f.
(arkadaşlık teklifini) hor görerek reddetmek give someone the brush off f.
(arkadaşlık teklifini) burun kıvırarak reddetmek/geri çevirmek give someone the gate f.
(arkadaşlık teklifini) hor görerek reddetmek give someone the gate f.
(arkadaşlık teklifini) burun kıvırarak reddetmek/geri çevirmek give someone the old heave-ho f.
(arkadaşlık teklifini) hor görerek reddetmek give someone the old heave-ho f.
nefretle reddetmek cast the gorge at (something) [dated] f.
birisiyle bir şey yapmayı reddetmek would not touch someone with a bargepole f.
birisiyle bir şey yapmayı reddetmek would not touch thing with a bargepole f.
birileriyle aynı kefeye konmayı (aynı çatı altında olmayı) reddetmek not give somebody house room f.
birileriyle aynı ortamda bulunmayı reddetmek not give something/somebody house room f.
düşünmeden reddetmek reject something out of hand f.
düşünmeden reddetmek dismiss something out of hand f.
(tavsiyeyi/öneriyi vb) reddetmek throw something back in somebody's face f.
birini/bir şeyi duymayı reddetmek shut/close your ears to somebody/something f.
birini/bir şeyi dinlemeyi reddetmek shut/close your ears to somebody/something f.
(bir öneriyi) öfkeyle reddetmek balk at the idea (of something) f.
(bir şeyi) kabul etmeyi reddetmek not have a bar of (something) [australia] f.
(bir şeye) dahil olmayı reddetmek not have a bar of (something) [australia] f.
talibini reddetmek give the mitten f.
bir şeye karışmayı istememek/reddetmek want no part in something f.
bir şeyde yer almayı istememek/reddetmek want no part in something f.
(birini) reddetmek give (one) the heave-ho f.
(birini) reddetmek give (one) the old heave-ho f.
(birini/bir şeyi) anında reddetmek dismiss (someone or something) out of hand f.
(birini/bir şeyi) hemen reddetmek dismiss (someone or something) out of hand f.
(birini) reddetmek give (one) the air f.
birini reddetmek give someone the air f.
kaba bir şekilde reddetmek throw (something) in (one's) face f.
(birine/bir şeye) uymayı reddetmek march out of step (with someone or something) f.
(birine/bir şeye) göre hareket etmeyi reddetmek march out of step (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) uyumlu olmayı reddetmek march out of step (with someone or something) f.
(birine/bir şeye) ayak uydurmayı reddetmek march out of step (with someone or something) f.
(birine/bir şeye) uymayı reddetmek march out of time (with someone or something) f.
(birine/bir şeye) göre hareket etmeyi reddetmek march out of time (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) uyumlu olmayı reddetmek march out of time (with someone or something) f.
(birine/bir şeye) ayak uydurmayı reddetmek march out of time (with someone or something) f.
(bir şeyi) reddetmek be having none of (something) f.
inanmayı reddetmek be in denial f.
Trade/Economic
sakinleri beyaz ırktan olmayan yoksul muhitlere mal ve hizmet vermeyi reddetmek redline f.
davayı reddetmek dismiss f.
Law
davayı reddetmek nonsuit [obsolete] f.
adli duruşmayı reddetmek put out of court f.
vasi olmayı reddetmek renounce probate f.
tereke yönetimini reddetmek renounce probate f.
bir davayı reddetmek dismiss an action f.
davayı reddetmek dismiss the case f.
davacı gelmediğinden davayı reddetmek nonpros f.
davayı reddetmek to dismiss an action f.
davayı reddetmek cast f.
davayı reddetmek dismiss a suit f.
dava dilekçesini reddetmek reject f.
hakimi reddetmek disqualify f.
hakim veya jüriyi reddetmek challenge f.
feragati reddetmek reject the withdrawal f.
itirazı reddetmek (mahkemede) overrule the objection f.
iddiayı reddetmek traverse f.
icabı reddetmek refuse an offer f.
mahkeme kararıyla reddetmek abjudicate f.
kararı reddetmek revoke a decision f.
mirası reddetmek renounce one's inheritance rights f.
suçlamayı reddetmek deny the accusation f.
suçu reddetmek plead not guilty f.
suçlamayı reddetmek plead not guilty f.
talebi reddetmek overrule a claim f.
yasa tasarısını reddetmek reject the bill f.
geçerliliğini reddetmek exclude f.
Medical
(nakledilen doku ve organı) reddetmek reject f.
Breeding
kuzuyu reddetmek (koyun) keb f.
(at) ilerlemeyi reddetmek jib f.
Literature
metni orijinal olmadığı gerekçesiyle reddetmek athetize f.
metni orijinal olmadığı gerekçesiyle reddetmek athetise f.
Philosophy
belirlenemeyen şeylerin varlıklarını reddetmek quine f.
Card
iskambil oyununda çıkan kozu reddetmek beg f.
Archaic
nefretle reddetmek nauseate f.
Slang
konuşmayı reddetmek dummy up f.
mahkemede kendi aleyhinde tanıklıkta bulunmayı reddetmek five it f.
anında reddetmek poo-poo f.
hemen/direkt reddetmek poo-poo f.
bir talebi/soruyu reddetmek için kullanılan kaba tabir ask my arse [obsolete] [uk] expr.
bir talebi/soruyu reddetmek için kullanılan kaba tabir ask my arse expr.
British Slang
birini reddetmek give someone the elbow f.
birini reddetmek give someone the big e f.