reddetmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

reddetmek



"reddetmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 89 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
reddetmek deny f.
reddetmek reject f.
reddetmek refuse f.
reddetmek decline f.
General
reddetmek damn f.
reddetmek dismiss f.
reddetmek abstrude f.
reddetmek put f.
reddetmek cast off f.
reddetmek gainsaid f.
reddetmek controvert f.
reddetmek disdain f.
reddetmek spurn f.
reddetmek disavow f.
reddetmek turn up one's nose at f.
reddetmek veto f.
reddetmek throw out f.
reddetmek negative f.
reddetmek disapprove f.
reddetmek overrule f.
reddetmek put back f.
reddetmek rebut f.
reddetmek turn someone down f.
reddetmek nix f.
reddetmek disallow f.
reddetmek renege f.
reddetmek reject f.
reddetmek jilt f.
reddetmek repel f.
reddetmek repulse f.
reddetmek abnegate f.
reddetmek rule out f.
reddetmek negate f.
reddetmek disclaim f.
reddetmek fall down f.
reddetmek disown f.
reddetmek kill f.
reddetmek deny f.
reddetmek gainsay f.
reddetmek refute f.
reddetmek set aside f.
reddetmek renounce f.
reddetmek turn f.
reddetmek decline f.
reddetmek turn thumbs down on f.
reddetmek disaffirm f.
reddetmek throw over f.
reddetmek declare off f.
reddetmek foreclose f.
reddetmek repudiate f.
reddetmek turn down f.
reddetmek rebuff f.
reddetmek disacknowledge f.
reddetmek scout f.
reddetmek flout f.
reddetmek disinherit f.
reddetmek take objection to f.
reddetmek refuse f.
reddetmek dispute f.
reddetmek protest f.
reddetmek draw the line at f.
reddetmek draw the line f.
reddetmek throw something out f.
reddetmek contravene f.
Idioms
reddetmek give a thumbs down
reddetmek turn thumbs down on something
Trade/Economic
reddetmek decline
reddetmek repudiate
Law
reddetmek reject
reddetmek bar
reddetmek deny
reddetmek condemn
reddetmek disavow
reddetmek disown
reddetmek overrule
reddetmek refuse
reddetmek disallow
reddetmek controvert
reddetmek disaffirm
reddetmek impeach
reddetmek defend
reddetmek challenge
reddetmek negate
reddetmek rebut
Politics
reddetmek repudiate
Technical
reddetmek reject
reddetmek refuse
Philosophy
reddetmek sublate
Latin
reddetmek nego

"reddetmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

Türkçe İngilizce
General
aslını reddetmek deny one's identity f.
aslını reddetmek deny one's roots f.
ateş etmeyi reddetmek refuse to fire f.
bir belgeyi reddetmek decertify f.
bir daveti reddetmek beg something off f.
bir şeyi (teklif,öneri) reddetmek take a pass f.
bir şeyi yapmayı reddetmek refuse to do something f.
davayı görmeyi reddetmek refuse to hear the case f.
daveti reddetmek decline the invitation f.
daveti reddetmek refuse the invitation f.
dini reddetmek reject the religion f.
evlatlıktan reddetmek disown f.
evlatlıktan reddetmek disinherit f.
hakaretle reddetmek spurn f.
hor görerek reddetmek spurn f.
iddiaları reddetmek reject the claims f.
işi reddetmek refuse the job f.
kanun tasarısını reddetmek throw out a bill f.
küçümseyerek reddetmek spurn f.
onaylamayı reddetmek withhold one's consent f.
oybirliği ile reddetmek reject unanimously f.
prensiplerine aykırı olduğu için reddetmek refuse on principle f.
reddetmek (dava) quash f.
reddetmek (davayı) dismiss f.
sorumluluğu reddetmek decline the responsibility f.
suçlamaları reddetmek deny the accusations f.
suçu reddetmek plead not guilty f.
şiddetle reddetmek rebuff f.
şiddetle reddetmek deprecate f.
teklifi reddetmek decline an offer f.
temsil edilmeyi reddetmek refuse representation f.
yapmayı reddetmek stick at f.
yardımı reddetmek disoblige f.
yasa tasarısını reddetmek defeat the bill f.
yasa tasarısını reddetmek throw out the bill f.
yemin ederek reddetmek abjure f.
Phrasals
oylamayla reddetmek vote down f.
bilgi vermeyi reddetmek hold out on
çalışmayı reddetmek walk out
Idioms
(tavsiyeyi/öneriyi vb) reddetmek throw something back in somebody's face
birileriyle aynı kefeye konmayı (aynı çatı altında olmayı) reddetmek not give somebody house room
birileriyle aynı ortamda bulunmayı reddetmek not give something/somebody house room
birisiyle bir şey yapmayı reddetmek would not touch thing with a bargepole
birisiyle bir şey yapmayı reddetmek would not touch someone with a bargepole
düşünmeden reddetmek dismiss something out of hand
düşünmeden reddetmek reject something out of hand
Slang
konuşmayı reddetmek dummy up
Trade/Economic
davayı reddetmek dismiss
Law
bir davayı reddetmek dismiss an action
dava dilekçesini reddetmek reject
davacı gelmediğinden davayı reddetmek nonpros
davayı reddetmek dismiss the case
davayı reddetmek to dismiss an action
davayı reddetmek cast
davayı reddetmek dismiss a suit
feragati reddetmek reject the withdrawal
hakim veya jüriyi reddetmek challenge
hakimi reddetmek disqualify
icabı reddetmek refuse an offer
iddiayı reddetmek traverse
itirazı reddetmek (mahkemede) overrule the objection
kararı reddetmek revoke a decision
mahkeme kararıyla reddetmek abjudicate
mirası reddetmek renounce one's inheritance rights
suçlamayı reddetmek deny the accusation
suçlamayı reddetmek plead not guilty
suçu reddetmek plead not guilty
talebi reddetmek overrule a claim
yasa tasarısını reddetmek reject the bill
Philosophy
belirlenemeyen şeylerin varlıklarını reddetmek quine
British Slang
birini reddetmek give someone the elbow
birini reddetmek give someone the big e