turn - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

turn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"turn" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 116 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
turn f. dönmek
turn f. döndürmek
turn f. çevirmek
turn i. sıra
turn i. dönüş
General
turn f. ekşimek
turn f. bulanmak
turn f. perende atmak
turn f. sersemlemek
turn f. sapmak
turn f. ters dönmek
turn f. kesmek
turn f. burkmak
turn f. bulandırmak
turn f. nakletmek
turn f. bakmak
turn f. kıvırmak
turn f. yönünü değiştirmek
turn f. etkilemek
turn f. saptırmak
turn f. yaşına girmek
turn f. esritmek
turn f. eğilmek
turn f. ekşitmek
turn f. kırmak
turn f. atlatmak
turn f. açmak
turn f. çevirmek
turn f. tüymek
turn f. tersyüz etmek
turn f. söndürmek
turn f. yönelmek
turn f. caydırmak
turn f. faydalanmak
turn f. çark etmek
turn f. devirmek
turn f. kesilmek
turn f. geçmek
turn f. yapmak
turn f. katılmak
turn f. aklını çelmek
turn f. yöneltmek
turn f. çevrilmek
turn f. bozulmak
turn f. devretmek
turn f. reddetmek
turn f. olmak
turn f. dönüştürmek
turn f. körletmek
turn f. bozmak
turn f. kovmak
turn f. doğrultmak
turn f. bulandırmak (mide)
turn f. değiştirmek
turn f. vaz geçirmek
turn f. uygulamak
turn f. devrilmek
turn f. gelmek
turn f. dönüşmek
turn f. dönmek
turn f. döndürmek
turn f. dönüş yapmak
turn f. ters yüz etmek
turn f. arkasını dönmek
turn f. (giysi) tersyüz etmek
turn i. tarz
turn i. viraj
turn i. dolaşma
turn i. amaç
turn i. gezme
turn i. değişim
turn i. döngü
turn i. eğilim
turn i. biçim
turn i. fırsat
turn i. kıvrım
turn i. nöbet
turn i. kabiliyet
turn i. devir
turn i. yönelme
turn i. şok
turn i. yetenek
turn i. muamele
turn i. değişiklik
turn i. sapma
turn i. yön
turn i. dönme
turn i. sapak
turn i. dirsek
turn i. nevi
turn i. sapış
turn i. düşünce tarzı
turn i. korkutma
turn i. istidat
turn i. davranış
turn i. şekil
turn i. deveran
turn i. dönüm
turn i. büklüm
turn i. değişme
turn i. dönemeç
turn i. döndürme
Trade/Economic
turn nöbet
Technical
turn torna tezgahında işlemek
turn yuvarlak şekil vermek
turn katlamak
turn bükmek
turn dönüş
turn sarım
Computer
turn sarım bobin
Automotive
turn döndürmek
turn dönmek
turn tornalamak
turn tur atmak
turn dönemeç
Sport
turn dönüş

"turn" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
turn gray f. ağarmak
turn off f. kapamak
turn back f. dönmek
turn into f. dönüşmek
in turn zf. sırayla
General
turn the tide f. işleri yoluna koymak
turn upside down f. altını üstüne getirmek
turn over f. boca etmek
turn off f. elektronik eşyaları kapamak
turn over in one's grave f. kemikleri sızlamak
turn in f. teslim etmek
turn up one's nose at f. reddetmek
turn aside f. bir yana dönmek
turn off f. işine son vermek
turn over a new leaf f. yeni bir hayata başlamak
turn pale f. solgunlaşmak
turn over in one's mind f. düşünüp taşınmak
turn towards f. yönelmek
turn to f. dönüştürmek
turn away f. savmak
turn inside out f. tersyüz etmek
turn upside down f. devrilmek
turn over f. düşünüp taşınmak
turn something off f. söndürmek
turn into a fool f. ahmaklaşmak
turn grey f. kırlaşmak
turn tail f. kaçmak
turn over f. devrilmek
turn off the light f. ışığı söndürmek
turn gray f. kırlaşmak
turn bad f. bozmak (hava)
turn up f. sapmak
turn on the light f. ışığı yakmak
turn into an institution f. kurumlaşmak
turn back f. arkaya dönmek
turn red f. kızıllaşmak
turn up f. çevirmek
turn somebody on f. heyecanlandırmak
turn out f. meydana getirmek
turn inside out f. içini dışına çevirmek
turn down f. yüzünü aşağı çevirmek (iskambil kağıdının)
turn purple f. morlaşmak
turn upside down f. altüst olmak
turn upon f. saldırmak
turn into an unresolved mess f. yılan hikayesine dönmek
turn out f. otlatmak için dışarıya çıkarmak
turn tail f. tüymek
turn somebody adrift f. yüzüstü bırakmak
turn out to be f. çıkmak
turn to f. uzatmak
turn about f. öbür tarafa dönmek
turn a cartwheel f. yanlamasına taklalar atmak
turn a place into a pond f. göllemek
turn against f. aleyhine dönmek
turn a deaf ear f. aldırmamak
turn yellow f. sarılaşmak
turn a somersault f. perende atmak
speak out of turn f. sırası gelmeden konuşmak
turn one's nose up at something f. burun kıvırmak
turn color f. renk değiştirmek
turn somebody off f. baymak
turn green f. gövermek
turn white f. beyazlaşmak
turn out f. çıkarmak
turn out f. kovmak
turn in f. ihbar etmek
await one's turn f. sıra beklemek
turn left f. sola dönmek
turn one's head f. gururlandırmak
turn a hand to f. bir işle uğraşmaya başlamak
turn pink f. pembeleşmek
turn sour f. bozulmak
turn grey f. saçına ak düşmek (saç)
turn red f. kızarmak
turn loose f. salıvermek
turn over f. devirmek
turn out f. söndürmek
turn something into a joke f. şakaya bozmak
turn off f. söndürmek
turn over a new leaf f. yeniden başlamak
turn thumbs down on f. reddetmek
turn off f. kesmek
turn into an unresolved mess f. yılan hikayesine döndürmek
turn around f. altüst etmek
turn one's stomach f. mide bulandırmak
turn into a mess f. arapsaçına dönmek
turn up false f. fos çıkmak
turn off f. kapatmak
turn to account f. yararlanmak
turn inside out f. ters çevirmek
turn one's hand to f. bir işe el atmak
turn somebody's head f. sarhoş etmek
turn over and over f. evirip çevirmek
turn over f. havale etmek
speak out of turn f. yersiz konuşmak
turn in f. içine kıvırmak
turn sour f. ekşimek
turn out to be tasteless f. kabak çıkmak
turn over f. alıp satmak (mal)
turn one's stomach f. midesini bulandırmak
turn out f. dışarı atmak
turn one's ankle f. ayak bileğini burkmak
turn into f. dönmek
turn something into a joke f. şakaya dökmek
turn on f. açmak (cihaz vb)
turn a blind eye f. gözünü kapamak
turn the colour of copper f. bakırlaşmak
turn blue f. mavileşmek
turn something down f. sesini kısmak
turn grey f. kır düşmek
turn off f. lafa boğmak
turn around f. vazgeçmek
turn upside down f. didiklemek
have done one's turn f. sırasını savmak
turn yellow f. sararmak
turn one's head f. başını döndürmek
turn out f. çıkmak
turn into a mess f. allak bullak olmak
turn over f. teslim etmek
turn down f. reddetmek
turn somebody against somebody f. düşman etmek
turn out f. katılmak
turn traitor f. hain olmak
turn against somebody f. düşman olmak
turn something off f. kapamak
turn one's hand f. fiziki bir iş yapmak
turn one's eyes away f. gözlerini kaçırmak
turn the corner f. krizi geçirmek
make someone turn in his grave f. mezarında birinin kemiklerini sızlatmak
turn a deaf ear f. kulak asmamak
turn aside f. saptırmak
turn something out f. kesmek
turn one's coat f. dönmek
turn inside out f. içini dışına çıkarmak
turn round f. çevrilmek
take a turn for the worse f. durumu kötüye gitmeye başlamak
turn the wheel hard f. direksiyonu kırmak
turn back f. geri döndürmek
turn down f. kısmak
turn back f. geri çevirmek
turn turtle f. devrilmek
turn someone's head f. birinin başını döndürmek
turn down f. kısmak (radyo/televizyon vb'ni)
turn a hand to f. bir işe el atmak
turn into f. çevirmek
turn down f. kıvırmak
turn somebody on f. heyecanlandırmak (cinsel)
turn up f. eksik olmamak
take a turn for the worse f. hasta kötüleşmek
turn inside out f. tersine çevirmek
turn down f. elektrikli aletler kısmak
turn about f. evirip çevirmek
turn invinegar f. sirkeleşmek
turn something to good account f. bir şeyi değerlendirmek
turn green f. yeşermek
turn about f. vazgeçmek
turn something down f. kısmak
turn one's back f. arkasını dönmek
turn pale f. rengi atmak
turn pale f. sapsarı kesilmek
turn into a bedlam f. yangın yerine dönmek
turn over f. çevirmek
turn up f. gelmek
turn towards mecca f. kıbleye dönmek
turn on f. yakmak
turn up false f. foslamak
turn an honest penny f. dürüstçe ve alın teri ile para kazanmak
turn out f. üretmek
turn up f. dönmek
turn something out f. boşaltmak
turn up f. vazgeçmek
turn up one's nose f. beğenmemek
turn out f. yapmak
turn on f. bakmak
turn upside down f. ters çevirmek
turn back f. kovmak
turn up one's nose f. burun kıvırmak
not to turn a hair f. tınmamak
turn a deaf ear to f. kulaklarını tıkamak
turn a deaf ear to f. kulak asmamak
not to turn a hair f. kılını kıpırdatmamak
turn up one's nose at f. burun bükmek
turn down f. ters dönmek
turn one's mind f. kafasına takmak
turn to f. yardımını istemek
turn around one's business f. düzlüğe çıkmak
turn on f. esritmek
turn the tide f. olayların gidişini bütünüyle değiştirmek
turn somebody adrift f. ortada bırakmak
turn sour f. kesilmek
turn somebody on f. azdırmak
turn up f. yukarı çevirmek
turn around f. etrafında dönmek
turn something up f. paçalarını kıvırmak
turn off f. sözü çevirip cevapsız bırakmak
turn in one's grave f. kemikleri sızlamak
turn away f. dönüp gitmek
turn loose f. serbest bırakmak
turn someone on f. cinsel olarak tahrik etmek
turn up f. varmak
take a turn for the worse f. kötüleşmek
turn aside f. vazgeçirmek
turn on f. saldırmak
turn somebody out f. yol vermek
turn up one's nose at f. hor görmek
turn green f. yeşillenmek
turn out f. boşaltmak
turn to f. aklını vermek
turn up f. açmak
turn pale f. sararmak
turn round f. çevirmek
turn on f. düşman olmak
turn in f. içeriye doğru çevirmek
turn up f. damlamak
turn red in the face f. mosmor kesilmek
turn a deaf ear f. kulak ardı etmek
turn into cash f. nakde çevirmek
turn adrift f. başıboş bırakmak
turn the place upside down f. ortalığı birbirine katmak
turn the paddle f. küreği çevirmek
turn over f. altüst olmak
turn on f. bağlı olmak
turn cold f. ayaza çekmek
turn on f. heyecanlandırmak
turn something out f. üretmek
turn up f. sıvamak
turn up f. sesini açmak
turn towards f. tevcih etmek
turn a hand f. fiziki iş yapmak
turn over f. alabora olmak
turn down f. tepmek
turn the key f. kilitlemek
turn upside down f. altüst etmek
turn traitor f. hainlik etmek
turn away f. defetmek
turn upside down f. ters dönmek
turn against f. aleyhine döndürmek
turn over f. dönmek
turn to good purpose f. yararı dokunmak
turn on f. ilgisini uyandırmak
turn one's hand to f. bir işle uğraşmaya başlamak
turn the tables f. durumu tersine çevirmek
turn the corner f. tehlikeyi atlatmak
turn the scale f. ağır basmak
turn round f. dönmek
turn on f. elektronik eşyaları açmak
turn to f. dikkatini vermek
turn up the wick f. lambayı açmak
turn something into an investment f. yatırıma dönüştürmek
turn to f. açmak (belirli bir sayfayı)
turn over the management to f. yönetimi devretmek
turn something on f. açmak
turn into cash f. paraya çevirmek
turn up f. kapıya dayanmak
turn over f. devretmek
turn one's back on f. sırt çevirmek
turn thumbs down on f. kabul etmemek
turn on f. cinsel istek uyandırmak
turn as red as a beet f. pancar gibi olmak
turn the scales f. durumu değiştirmek
turn around f. arkaya dönmek
turn the corner f. kritik noktayı atlatmak
turn over a new leaf f. hayatını daha iyi bir yola koymak
turn out f. tersyüz etmek
turn up f. ortaya çıkmak
turn out f. olmak
turn black f. kararmak
turn an honest penny f. alın teri ile kazanmak
turn the scales f. sonuca bağlamak
turn back f. kıvırmak
turn basic f. aslına dönmek
turn away f. sapmak
turn off f. yol vermek
turn one's mind to f. kafasına takmak
take a turn for the worse f. işler kötüye gitmeye başlamak
turn something to one's purpose f. bir şeyden yararlanmak
turn out rotten f. çürük çıkmak
turn to sugar f. bal vb şekerlenmek
turn away f. geri çevirmek
turn to account f. kullanmak
turn into f. kesilmek
turn down f. ters çevirmek
turn away f. vazgeçmek
turn something up f. sesini açmak
turn to f. çark etmek
turn thumbs up on f. kabul etmek
turn down f. geri çevirmek
turn about f. altüst etmek
turn to f. çevirmek
turn up one's nose at f. beğenmemek
turn up f. bulunmak
turn the tables on f. durumu tersine çevirmek
turn upon f. bağlanmak
take turn f. nöbeti almak
turn out f. kapatmak
not to turn a hair f. kılını bile kıpırdatmamak
not to turn a hair f. aldırış etmemek
turn on f. elektrik yakmak
turn to f. dönüşmek
cause to turn f. dönmesine neden olmak
turn into f. olmak
turn gray f. aklar düşmek
turn white f. aklaşmak
turn somebody's head f. başını döndürmek
turn into mud f. çamurlaşmak
turn into f. tahavvül etmek
turn one's steps towards f. yönelmek
turn up one's nose at f. burun kıvırmak
turn somebody on f. tahrik etmek (cinsel anlamda)
turn scarlet f. kıpkırmızı olmak
turn away f. kovmak
turn one's back on f. dirsek çevirmek
turn to f. değişmek
turn a neat phrase f. hoş bir üslupla yazmak
turn bad f. bozulmak (süt/et/yumurta vb)
turn sour f. somurtmak
turn the corner f. köşeyi dönmek
turn into cash f. bozdurmak
turn on f. tahrik etmek
turn out f. sonuçlanmak
turn around f. yuvarlanmak
turn something off f. kapatmak
turn down f. bükmek
turn down f. derecesini azaltmak
turn one's nose up at f. burun burmak
turn somebody over to somebody f. teslim etmek
turn the oar f. küreği çevirmek
turn to a threat f. tehdit eder hale gelmek
turn up f. çevirip kaldırmak
turn out to be in the wrong f. haksız çıkmak
turn out f. dışına dönmek
turn a deaf ear to f. işitmezlikten gelmek
turn an honest penny f. namusu ile ekmeğini kazanmak
turn up f. kaldırmak
turn up f. çıkagelmek
turn into an advantage f. avantaja çevirmek
turn red f. kırmızılaşmak
take a turn for the worse f. kötü olmak
turn away from f. yüz çevirmek
turn the trick f. işi halletmek
turn aside f. sapmak
turn something off f. kesmek
turn colorless f. şeffaflaşmak
turn to account f. değerlendirmek
turn a cartwheel f. yanlamasına takla atmak
turn to f. başvurmak
turn over f. zihninde evirip çevirmek
turn upside down f. başaşağı çevirmek
turn on f. merakını uyandırmak
turn a somersault f. takla atmak
turn up f. kusturmak
turn away f. başka tarafa yöneltmek
turn back f. geri dönmek
turn under f. altüst etmek
turn adrift f. yüzüstü bırakmak
turn copper f. bakırlaşmak
turn into f. dönüştürmek
turn tail f. toz olmak
turn a hand to f. el atmak
turn out to be right f. haklı çıkmak
turn out f. imal etmek
await one's turn f. nöbet tutmak
await one's turn f. nöbet beklemek
turn off the faucet f. musluğu kapatmak
turn out to be clear f. netlik kazanmak
turn into crime f. suça yönelmek
make someone turn into crime f. suça yöneltmek
turn into hell f. cehenneme çevirmek
turn one's eyes away f. bakışlarını kaçırmak
turn it into a big deal f. sorun haline getirmek
turn it into a big deal f. problem haline getirmek
turn it into a problem f. sorun haline getirmek
turn it into a problem f. problem haline getirmek
turn (a group) into a gang f. çeteleştirmek
turn into a meadow f. bayırlaşmak
turn on f. açmak
turn off computer f. bilgisayarı kapatmak
turn a place in a very noisy disordered state f. curcunaya çevirmek
turn a place in a very noisy disordered state f. curcunaya döndürmek
turn a place in a very noisy disordered state f. curcunaya vermek
turn a place in a very noisy disordered state f. ortalığı ellialtıya vermek
turn in f. dağıtmak
turn out f. çoğaltmak
turn up f. keşfetmek
turn up f. bulmak
turn against (for one person to another) f. aleyhine dönmek
not to turn a hair not f. kılını bile kıpırdatmamak
make turn f. dönüş yapmak
turn the light on f. ışık yakmak
someone's world turn black f. dünyası kararmak
turn out f. sonuç vermek
turn one's stomach f. midesini bozmak
turn one's stomach f. midesi bozulmak
turn out be somebody one knows before f. tanış çıkmak
turn out be somebody one knows before f. tanışık çıkmak
turn a fractional number in a whole number f. paydadan kurtarmak
toss and turn f. bir o yana bir bu yana dönmek
toss and turn f. yatakta bir o yana bir bu yana dönmek
turn into a screenplay f. sinemaya aktarmak
turn into a screenplay f. beyaz perdeye aktarmak
(one's hair) turn white f. saçları ağarmak
(one's hair) turn gray f. saçları ağarmak
turn on the power switch f. şalteri kaldırmak
turn into a loss f. zarara dönüşmek
turn one's back (on somebody) f. sırt çevirmek
turn on the water f. suyu açmak
turn into a nightmare f. kabusa dönmek
turn into a nightmare f. kabusa çevirmek
turn off the power switch f. şalteri indirmek
turn off the water f. suyu kapamak
turn off power f. gücü kesmek
turn off the power f. gücü kesmek
turn right f. sağa dönmek
turn on a lamp f. lamba yakmak
turn the key f. anahtarı çevirmek
turn down a request f. bir isteği geri çevirmek
turn to hell f. cehenneme döndürmek
turn to hell f. cehenneme çevirmek
turn serious f. ciddiye binmek
turn out to be profitable f. karlı çıkmak
turn off the lights f. ışıkları kapatmak
turn out the lights f. ışıkları kapatmak
turn off a switch f. şalter kapatmak
turn off the tap f. çeşmeyi kapamak
turn off the tap f. çeşmeyi kapatmak
turn on the tap f. suyu açmak
turn off the switch f. şalteri indirmek
turn off the tap f. suyu kapamak
turn on a switch f. şalter kaldırmak
turn off the switch f. şalter indirmek
turn off the tap f. suyu kapatmak
turn to violence f. şiddet göstermek
turn to violence f. şiddet uygulamak
turn off lamp f. lamba söndürmek
turn one's face away f. yüzünü çevirmek
turn off the switch f. şalteri kapatmak
one's luck turn f. şansı dönmek
turn over a new leaf f. beyaz sayfa açmak
turn over a new leaf f. beyaz bir sayfa açmak
turn into a festival f. festivale dönmek
turn into a fair f. panayıra dönmek
turn the bend f. virajı dönmek
turn the bend f. viraj dönmek
turn into a festival f. panayıra dönmek
turn into a festival f. festivale dönüşmek
turn people against the military service f. halkı askerlikten soğutmak
turn down f. elinin tersiyle itmek
turn one's back f. sırtını dönmek
turn into a desert f. çöl olmak
turn to a desert f. çöl olmak
turn into a desert f. çöle dönüşmek
turn one's back f. sırt dönmek
turn off the power switch f. şalteri kapamak
turn on the lights f. ışıkları açmak
turn someone back f. isdar etmek
turn one's head f. başını çevirmek
turn the water off f. suyu kapamak
turn out to be a mafia f. mafyalaşmak
turn a blind eye to f. arka plana atmak
turn a deaf ear to f. arka plana atmak
have nobody to turn to f. tutunacak dalı kalmamak
have nobody to turn to f. tutunacak dalı olmamak
turn grey f. saçı beyazlamak
turn grey f. saçları beyazlamak
turn around one's own axis f. kendi ekseni etrafında dönmek
turn the car key f. kontağı çevirmek
turn a blind eye to something f. görmezden gelmek
turn the knife f. yarayı deşmek
turn to ashes in one's mouth f. tadı kaçmak
turn a blind eye to something f. bir şeye göz yummak
turn the scales f. ağır basmak
turn tail f. sıvışmak
turn someone's stomach f. birinin midesini bulandırmak
turn the tide f. işleri yoluna sokmak
turn the knife f. yaraya tuz basmak
turn a blind eye to something f. görmezlikten gelmek
turn over (page or paper) f. sayfa çevirmek
about-turn f. geriye dönmek
turn into a long-winded story f. yılan hikayesine dönmek
turn into f. -e değiştirmek
turn into f. -e dönmek
turn into f. -e dönüştürmek
turn into a long-winded story f. yılan hikayesine çevirmek
turn into f. -e dönüşmek
turn into f. -e tercüme etmek
turn into a long-winded story f. yılan hikayesine döndürmek
turn black-and-blue f. mosmor olmak
turn to dust f. toz olmak
turn to dust f. toza dönüşmek
take a wrong turn f. ters yola sapmak
turn towards export f. ihracata yönelmek
turn the screw f. vidayı çevirmek
turn (27 next week etc) f. yaşını doldurmak
turn the wrong direction f. ters yola sapmak
turn over f. (motor vb) en düşük hızda çalışmak
turn on f. azdırmak
turn down f. katlamak
turn upside-down f. başaşağı etmek
turn in f. yatmak
turn up f. çıkıp gelmek