kaldırmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

kaldırmak



"kaldırmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 108 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kaldırmak remove f.
kaldırmak lift f.
kaldırmak raise f.
General
kaldırmak do away with f.
kaldırmak abrogate f.
kaldırmak arouse f.
kaldırmak uphold f.
kaldırmak elevate f.
kaldırmak steal f.
kaldırmak put up f.
kaldırmak receive f.
kaldırmak disassemble f.
kaldırmak clear something away f.
kaldırmak reap f.
kaldırmak perk f.
kaldırmak perk up f.
kaldırmak do f.
kaldırmak rouse f.
kaldırmak upraise f.
kaldırmak setaside f.
kaldırmak put by f.
kaldırmak annul f.
kaldırmak clear f.
kaldırmak heft f.
kaldırmak poise f.
kaldırmak wake f.
kaldırmak repeal f.
kaldırmak jack f.
kaldırmak move away f.
kaldırmak erect f.
kaldırmak stomach f.
kaldırmak void f.
kaldırmak sustain f.
kaldırmak pick up f.
kaldırmak put something away f.
kaldırmak hike f.
kaldırmak pull up f.
kaldırmak get up f.
kaldırmak take up f.
kaldırmak bear f.
kaldırmak put away f.
kaldırmak endure f.
kaldırmak take off f.
kaldırmak turn up f.
kaldırmak abolish f.
kaldırmak rescind f.
kaldırmak deration f.
kaldırmak pinch f.
kaldırmak cock f.
kaldırmak cock up f.
kaldırmak move f.
kaldırmak hoist f.
kaldırmak put aside f.
kaldırmak take away f.
kaldırmak scoop up f.
kaldırmak get somebody up f.
kaldırmak take f.
kaldırmak upheave f.
kaldırmak pick off f.
kaldırmak jack up f.
kaldırmak hold f.
kaldırmak clear away f.
kaldırmak heave f.
kaldırmak blank out f.
kaldırmak rear f.
kaldırmak brook f.
kaldırmak carry f.
kaldırmak quash f.
kaldırmak lift up f.
kaldırmak hold up f.
kaldırmak raise up f.
kaldırmak support f.
kaldırmak dismantle f.
kaldırmak take something off f.
kaldırmak add f.
kaldırmak cancel f.
kaldırmak revoke f.
kaldırmak countermand f.
kaldırmak give somebody a lift f.
kaldırmak hoise f.
kaldırmak boost f.
kaldırmak blue-pencil f.
kaldırmak raise f.
kaldırmak set aside f.
kaldırmak detach f.
kaldırmak supersede f.
kaldırmak uprear f.
kaldırmak adempt [obsolete] f.
kaldırmak raise f.
Phrasals
kaldırmak cancel out f.
Idioms
kaldırmak jack up
Trade/Economic
kaldırmak abrogate
Law
kaldırmak abate
kaldırmak cancel
kaldırmak quash
kaldırmak abrogate
kaldırmak cassare
kaldırmak annul
Technical
kaldırmak omit
kaldırmak uplift
kaldırmak unload
kaldırmak raise
kaldırmak remove
kaldırmak lift
kaldırmak boost
Marine
kaldırmak weigh
Philosophy
kaldırmak sublate
British Slang
kaldırmak hoick

"kaldırmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ortadan kaldırmak annihilate f.
yerden kaldırmak pick up f.
yürürlükten kaldırmak abolish f.
General
örtüsünü kaldırmak uncloak f.
yukarı kaldırmak lift f.
parmak kaldırmak raise one's hand f.
kenara kaldırmak put aside f.
zehirin etkisini ortadan kaldırmak detoxify f.
ortadan kaldırmak get rid of f.
esrar perdesini kaldırmak clear up f.
iterek kaldırmak boost up f.
cenazeyi kaldırmak bury f.
ortadan kaldırmak do away with f.
rafa kaldırmak postpone f.
kazan kaldırmak rebel against f.
istim kaldırmak get up steam f.
yürürlükten kaldırmak (yasayı) repeal f.
bocurgatla kaldırmak jacks up f.
ortadan kaldırmak destroy f.
askeri yönetimi kaldırmak demilitarize f.
arşive kaldırmak put something to archive f.
kaldırmak (oyunu/bir taşıtın seferini/vergiyi/sınırlamayı) take something off f.
kaldıraçla kaldırmak lever f.
ağırlığını kaldırmak support f.
yürürlükten kaldırmak revoke f.
ortadan kaldırmak kill f.
cenaze kaldırmak hold a funeral f.
rafa kaldırmak shelve f.
ambargoyu kaldırmak lift the embargo f.
tırısa kaldırmak trot f.
bir şeyi bir çalıştırma kolu vb kullanarak bir yere kaldırmak wind up f.
yukarı kaldırmak heave f.
bir hakkı kaldırmak foreclose f.
mahalleyi ayağa kaldırmak set the neighbourhood in an uproar f.
yürürlükten kaldırmak do away with f.
ehliyetini kaldırmak disqualify f.
ortadan kaldırmak clear away f.
tedavülden kaldırmak (parayı) call in f.
kaldıraçla kaldırmak prize f.
el kaldırmak raise a hand f.
ortadan kaldırmak stamp out f.
birinin kuşkularını ortadan kaldırmak set someone's mind at rest f.
ortadan kaldırmak eliminate f.
izbiro (yük kaldırmak için) sling f.
vakıflarını kaldırmak disendow f.
ayağa kaldırmak alarm f.
ortadan kaldırmak blot out f.
tedavülden kaldırmak retire f.
yukarı kaldırmak uplift f.
baş kaldırmak revolt against f.
vinçle kaldırmak crane f.
çevirip kaldırmak turn up f.
tarladan kaldırmak harvest f.
dansa kaldırmak ask somebody to dance f.
dağa kaldırmak kidnap f.
adam kaldırmak kidnap someone f.
bir şeyi ortadan kaldırmak put something away f.
kadeh kaldırmak raise one's glass in a toast f.
tedavülden kaldırmak call in f.
yasak kaldırmak unban f.
sofrayı kaldırmak clear the table f.
herkesi ayağa kaldırmak rag f.
rafa kaldırmak rack f.
tedavülden kaldırmak demonetise f.
yükseğe kaldırmak jack f.
ayağa kaldırmak raise f.
örtüsünü kaldırmak strip f.
idam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak attaint f.
kaldırmak (yukarı) raise f.
ırk ayrımını kaldırmak desegregate f.
öğrencileri tahtaya kaldırmak call students to the chalkboard f.
şaka kaldırmak take a joke f.
manivela ile kaldırmak purchase f.
kaldıraçla kaldırmak prize up f.
ablukayı kaldırmak lift the blockade f.
ateşleme durumuna getirmek için kaldırmak (silah vb) level f.
yürürlükten kaldırmak repeal f.
kaldıraçla kaldırmak purchase f.
kısıtlayıcı şartları kaldırmak deregulate f.
kaldıraçla kaldırmak pry up f.
el kaldırmak raise one's hand f.
geçici olarak yürürlükten kaldırmak suspend f.
ortadan kaldırmak put out of sight f.
peçesini kaldırmak unveil f.
sağlığına kadeh kaldırmak pledge f.
kadeh kaldırmak propose a toast f.
sağlığına kadeh kaldırmak bottoms up f.
ortadan kaldırmak hide from view f.
vinçle kaldırmak winch f.
kaşlarını kaldırmak arch one's eyebrows f.
yukarı kaldırmak lift up f.
yukarı kaldırmak uphold f.
ayağa kaldırmak stir up f.
başını çabucak eğip kaldırmak duck f.
ağırlık kaldırmak lift weight f.
ortadan kaldırmak clear off f.
ortadan kaldırmak put away f.
tedavülden kaldırmak demonetize f.
çatalla kaldırmak fork f.
ortadan kaldırmak resolve f.
yürürlükten kaldırmak abrogate f.
tahtaya kaldırmak call to the chalkboard f.
kaldıraçla kaldırmak prise f.
kaldırmak (daha aşağı bir yerde duran birini/bir şeyi) pick up f.
ortadan kaldırmak take away f.
kazan kaldırmak revolt f.
ortadan kaldırmak suppress f.
tüzel kişiliğini kaldırmak disincorporate f.
araç kaldırmak lift a vehicle f.
yürürlükten kaldırmak rescind f.
ortadan kaldırmak remove f.
yürürlükten kaldırmak legislate away f.
şaka kaldırmak be able to take a joke f.
ortadan kaldırmak wipe something out f.
el kaldırmak raise one's hand to somebody f.
cenazeyi kaldırmak hold a funeral f.
yürürlükten kaldırmak abate f.
kaldırmak (tesis vb) deinstall f.
kriko ile kaldırmak jack up f.
ortadan kaldırmak raze f.
ortadan kaldırmak rule out f.
yürürlükten kaldırmak annul f.
kriko ile kaldırmak jack f.
kriko ile kaldırmak jacks up f.
kontrolü kaldırmak decontrol f.
rafa kaldırmak lay aside f.
yükseğe kaldırmak hoist f.
(öğrenciyi) tahtaya kaldırmak call to the blackboard f.
öğrenciyi tahtaya kaldırmak call a student to the blackboard f.
ablukayı kaldırmak lift a blockade f.
ağırlığını kaldırmak (bir makinenin vb) support the weight f.
örtüsünü kaldırmak uncover f.
yasağı kaldırmak unban f.
örtüsünü kaldırmak unveil f.
ortadan kaldırmak make away with f.
ortadan kaldırmak extinguish f.
ortadan kaldırmak sweep f.
kaldırmak (bir şeyi bir yerden) be in the clear f.
hastaneye kaldırmak take to hospital f.
tedavülden kaldırmak immobilize f.
ablukayı kaldırmak raise the blockade f.
özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak derestrict f.
ablukayı kaldırmak raise a blockade f.
hasat kaldırmak harvest f.
ayağa kaldırmak instigate f.
insanları ayağa kaldırmak alarm people f.
havaya kaldırmak levitate f.
yürürlükten kaldırmak dismantle f.
manivela ile kaldırmak lever f.
manivela ile kaldırmak prize f.
seferberliği kaldırmak demobilize f.
tedavülden kaldırmak withdraw from circulation f.
askeri yönetimi kaldırmak demilitarise f.
şerefine kadeh kaldırmak propose a toast for f.
çabuk eğip kaldırmak bob f.
yukarı kaldırmak rear f.
kazan kaldırmak mutiny f.
kaldırmak (manivela vb'ni çevirerek) wind up f.
cenaze kaldırmak bury f.
ahizeyi kaldırmak pick up the receiver f.
havaya kaldırmak put up f.
ortadan kaldırmak put up f.
servisten kaldırmak take something off f.
gizliliğini kaldırmak declassify f.
yavaş yavaş kullanımdan kaldırmak phase out f.
havaya kaldırmak throw up f.
manivela ile kaldırmak veya hareket ettirmek lever f.
toz kaldırmak raise dust f.
yerine kaldırmak clear f.
yukarı kaldırmak hoist f.
bir şeyin ağırlığını kaldırmak support f.
yayından kaldırmak discontinue broadcasting f.
yatağından kaldırmak rout out f.
etkinliğini kaldırmak deactivate f.
atamayı kaldırmak unassign f.
hastaneye kaldırmak hospitalise f.
dokunulmazlıkları kaldırmak lift the parliamentary immunity f.
dokunulmazlıkları kaldırmak abolish the parliamentary immunity f.
dokunulmazlıkları kaldırmak lift the legislative immunity f.
dosyaya kaldırmak put (something) away in a file or its folder f.
işlemden kaldırmak cancel f.
toz kaldırmak kick up f.
kafasını kaldırmak lift one's head f.
ablukayı kaldırmak lift blockade f.
ablukayı kaldırmak remove blockade f.
şalteri kaldırmak turn on the power switch f.
kafasını kaldırmak raise one's head f.
enkaz kaldırmak clear the wreckage f.
enkaz kaldırmak remove the wreckage f.
kaşlarını kaldırmak lift one's eyebrows f.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak remove an obligation f.
yükümlülüğü kaldırmak remove an obligation f.
yükümlülüğü kaldırmak cancel an obligation f.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak cancel an obligation f.
şalter kaldırmak turn on a switch f.
hakkı ortadan kaldırmak abolish a right f.
masanın üzerindekileri kaldırmak clear the table f.
baş kaldırmak revolt f.
masayı kaldırmak clear the table f.
yasağı kaldırmak overturn the ban f.
yasağı kaldırmak lift the ban f.
baş kaldırmak rebel f.
yukarı kaldırmak wind up f.
bulunduğu yerden kaldırmak move from its usual place f.
bulunduğu yerden kaldırmak replace f.
bulunduğu yerden kaldırmak displace f.
bulunduğu yerden kaldırmak remove f.
kolunu kaldırmak raise one's arm f.
ağırlığını kaldırmak take one’s weight f.
kullanımdan kaldırmak drop something out of use (word etc.) f.
kullanımdan kaldırmak take something out of circulation (coin etc) f.
kullanımdan kaldırmak abolish the use f.
kullanımdan kaldırmak decommission (military) f.
dağa kaldırmak abduct f.
ahizeyi kaldırmak lift the receiver f.
mahsul kaldırmak harvest crop f.
mahsul kaldırmak gather crop f.
panjuru kaldırmak open the shutter f.
panjuru kaldırmak fling open the shutter f.
kuşatmayı kaldırmak lift the siege f.
vurguyu kaldırmak deemphasize f.
ırk ayrımını ortadan kaldırmak desegregate f.
alttan kaldırmak uplift f.
zırhını kaldırmak de-armor f.
bir şeyi çekmek/kaldırmak (çalıştırma kolu vb kullanarak) wind-up f.
sınırları kaldırmak remove the borders f.
baş kaldırmak defy f.
aradan kaldırmak eliminate f.
tutup kaldırmak pick up f.
ortadan kaldırmak pick up f.
adam kaldırmak kidnap f.
denetimi kaldırmak ya da azaltmak deregulate f.
ortadan kaldırmak work off f.
ayağa kaldırmak churn up f.
malları kaldırmak remove goods f.
elini kaldırmak lift one's hand f.
elini kaldırmak raise one's hand f.
reyondan kaldırmak remove something from the shelf f.
mahalleyi ayağa kaldırmak stir up the neighborhood f.
yasağı kaldırmak lift a ban f.
bir kenara kaldırmak sweep aside f.
engeli kaldırmak eliminate the barrier f.
engelleri kaldırmak remove the obstacles f.
ağırlık kaldırmak lift weights f.
engeli kaldırmak remove the obstacle f.
engelleri kaldırmak eliminate the barriers f.
riski ortadan kaldırmak eliminate the risk f.
riski ortadan kaldırmak remove the risk f.
protestoyu kaldırmak withdraw the protest f.
sır perdesini kaldırmak lift the veil of mystery f.
arşive kaldırmak archive f.
başını kaldırmak raise one's head f.
başını kaldırmak lift one's head f.
yasak kaldırmak lift a ban f.
yasak kaldırmak remove a ban on f.
yasağı kaldırmak remove a ban on f.
ağır kaldırmak lift heavy f.
kısıtlamayı kaldırmak abolish the restriction f.
kısıtlamayı kaldırmak remove the restriction f.
kısıtlamayı kaldırmak lift the restriction f.
muafiyeti kaldırmak lift the exemption f.
muafiyeti kaldırmak remove the exemption f.
yaranın kabuğunu kaldırmak lift the scab f.
parantezi kaldırmak remove the parenthesis f.
şaka kaldırmak take joke f.
önyargıları ortadan kaldırmak eliminate the prejudices f.
parmak kaldırmak raise hand f.
üzerindeki vurguyu kaldırmak de-emphasize f.
üzerindeki vurguyu kaldırmak de-emphasise f.
üzerindeki vurguyu kaldırmak destress f.
halter kaldırmak lift a barbell f.
tehlikeleri ortadan kaldırmak remove the hazards f.
arşive kaldırmak put into an archive f.
(bilmiyor veya ilgilendirmiyor anlamında) iki omuzu yukarı kaldırmak shrug one's shoulders f.
(bilmiyorum veya ilgilendirmiyor anlamında) iki omuzu yukarı kaldırmak shrug f.
(bilmiyorum veya ilgilendirmiyor anlamında) iki omuzu yukarı kaldırmak shrug off f.
ağır şeyler kaldırmak lift heavy things f.
birini veya bir şeyi kaldırmak heist someone or something up f.
vizeyi kaldırmak abolish visa requirement f.
vizeyi kaldırmak abolish visa f.
vizeyi kaldırmak abolish visa regime f.
ağırlığını kaldırmak hold one's weight f.
kısıtlamaları kaldırmak lift the restrictions f.
kısıtlamaları kaldırmak remove the restrictions f.
kadeh kaldırmak make a toast f.
idam cezasını kaldırmak abolish the capital punishment f.
idam cezasını kaldırmak remove the death penalty f.
ölüm cezasını kaldırmak abolish the death penalty f.
idam cezasını kaldırmak abolish the death penalty f.
ölüm cezasını kaldırmak remove the death penalty f.
ölüm cezasını kaldırmak abolish the capital punishment f.
elbisesini kaldırmak lift up her dress f.
yukarı kaldırmak uprear f.
ayağını kaldırmak lift up one's foot f.
masadaki kağıtları kaldırmak/toplamak clear the papers from the desk f.
blokunu kaldırmak unblock f.
sır perdesini kaldırmak lift the veil of secrecy f.
kuralı kaldırmak lift a rule f.
dosya/dava üzerindeki gizliliği kaldırmak declassify f.
rafa kaldırmak mothball f.
midesi kaldırmak have the stomach for something f.
denetimi kaldırmak decontrol f.
bürokratik engelleri ortadan kaldırmak debureaucratize f.
tayından kaldırmak deration f.
sınırlamayı kaldırmak derestrict f.
hız yasağını kaldırmak derestrict f.
düzene meydan okumak/baş kaldırmak defy the system f.
rafa kaldırmak scrap f.
rejime karşı ayaklanmak/baş kaldırmak rise against the regime f.
ortalığı ayağa kaldırmak cause quite a stir f.
sır perdesini kaldırmak unveil the mystery f.
hastaneye kaldırmak hospitalize f.
tedavülden kaldırmak immobilise f.
seferberliği kaldırmak demobilise f.
manivela ile kaldırmak prise f.
ileride kullanmak üzere bir kenara koymak/kaldırmak set something aside for future use f.
yaftayı/lekeyi kaldırmak destigmatize f.
yaftayı/lekeyi kaldırmak destigmatise f.
bocurgat halatı ile kaldırmak parbuckle f.
sanayiyi ortadan kaldırmak deindustrialise f.
sanayiyi ortadan kaldırmak deindustrialize f.
elektrik akımındaki küçük dalgalanmaları kaldırmak debounce f.
ağır şeyler kaldırmak carry heavy things f.
seçimi kaldırmak untick f.
ağırlığını kaldırmak take someone's weight f.
kutsallığını ortadan kaldırmak desanctify f.
yukarı kaldırmak swipe up f.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak nullify an obligation f.
köleliği kaldırmak abolish slavery f.
ortadan kaldırmak adempt [obsolete] f.
ortadan kaldırmak rase f.
(ağırlık vb.) kaldırmak receive f.
yeniden baş kaldırmak redefy f.
Phrasals
aniden tutup kaldırmak catch up f.
onuruna kadeh kaldırmak raise one's glass
ortadan kaldırmak iron out
tedavülden kaldırmak lay up
kullanımdan kaldırmak lay up
(bir sorunu) kaldırmak stand for
ortadan kaldırmak patch up
ortalıktan kaldırmak pack away
toplayıp kaldırmak pack away
toplayıp kaldırmak pack something away
ortalıktan kaldırmak pack something away
ortadan kaldırmak make away off
dosyalayıp arşive kaldırmak file away
katlayıp kaldırmak fold something away
katlayıp kaldırmak fold away
birini bir yere (pencereye vb) kaldırmak hold someone up to something
ortadan kaldırmak take out
bir şeyi yukarı kaldırmak/çekmek jerk something up
levye ile kaldırmak jimmy something up
kazan kaldırmak mutiny against someone
bir yerden bir şeyleri kaldırmak/temizlemek/toplamak clear something from some place
(bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek pry something off (of) something
(bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek pry something out (of something)
(bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek pry something from something
bir şeyi kaldıraç/levye ile kaldırmak pry something up
(bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek pry something off
yukarı doğru kaldırmak raise upward
yukarı doğru kaldırmak push up on
yukarı doğru kaldırmak lift up
birine baş kaldırmak rebel against someone
birine baş kaldırmak rise against someone
birine baş kaldırmak revolt against someone
bir şeyi ortadan kaldırmak sweep something away
bir şeyi ortadan kaldırmak sweep away something
bir şeyi yavaş yavaş yok etmek/ortadan kaldırmak chip away at something
ortadan kaldırmak magic away
kenara kaldırmak shoulder aside
ortadan kaldırmak design out
Colloquial
bisikletin/motorun önünü kaldırmak pop a wheelie f.
güç kullanarak taşımak/kaldırmak cart off f.
kadeh kaldırmak drink a toast
birinin götünü kaldırmak give someone a big head
Idioms
potansiyel bir sorunu ortadan kaldırmak için verilen rüşvet a sop to cerberus i.
baş kaldırmak be up in arms
otoriteye baş kaldırmak kick over the traces
ortadan kaldırmak put paid
bir şeyi rafa kaldırmak put something on ice
bir şeyi rafa kaldırmak put something on back burner
şaka kaldırmak take a joke
ortalığı ayağa kaldırmak set the thames on fire
kutlamak için kadeh kaldırmak raise one's glass
rafa kaldırmak put on ice
rafa kaldırmak put into cold storage
kazan kaldırmak rock the boat
baş kaldırmak fly in the face of
kriko kullanarak kaldırmak jack up
sinirlerini ayağa kaldırmak tick off
sinirlerini ayağa kaldırmak rub up the wrong way
sinirlerini ayağa kaldırmak make someone's blood boil
sinirlerini ayağa kaldırmak tee off
sinirlerini ayağa kaldırmak make someone's hackles rise on
sinirlerini ayağa kaldırmak burn up
sinirlerini ayağa kaldırmak ruffle someone's feathers
midesini kaldırmak make someone's gorge rise
sinirlerini ayağa kaldırmak hack off
sinirlerini ayağa kaldırmak nark
sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's dander up
sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's back up
sinirlerini ayağa kaldırmak get on someone's wick
sinirlerini ayağa kaldırmak make someone see red
sinirlerini ayağa kaldırmak get up someone's nose
sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's goat
sinirlerini ayağa kaldırmak wind up
sinirlerini ayağa kaldırmak bug
sinirlerini ayağa kaldırmak miff
sinirlerini ayağa kaldırmak give someone the pip
sinirlerini ayağa kaldırmak rankle with
sinirlerini ayağa kaldırmak get on someone's nerves
tornavidayla kaldırmak jack up
ortadan kaldırmak keep clear of
birisine el kaldırmak raise one's hand against
birisine el kaldırmak lift one's hand against
yükümlülüğünü kaldırmak be exempt from
kaşla göz arasında ortadan kaldırmak conjure away
başını gururla yukarı kaldırmak toss one's head
dünyayı ayağa kaldırmak set the world on fire
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak put the record straight
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak get the record straight
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak keep the record straight
sağlığına kadeh kaldırmak propose a toast
şaka kaldırmak take in good part
kadehini birisi için kaldırmak raise one's glass to someone
birisine kadeh kaldırmak raise one's glass to someone
el kaldırmak (dayak) lay a hand on
hop oturup hop kaldırmak keep somebody on the edge of their chair
hop oturup hop kaldırmak keep somebody on the edge of their seat
çirkefliği ortadan kaldırmak cleanse the augean stables
(seyircileri) ayağa kaldırmak bring one to one's feet
(seyircileri) ayağa kaldırmak bring something to its feet
hemen rafa kaldırmak drop something like a potato
hemen rafa kaldırmak drop something like a hot brick
dosyalayıp kaldırmak file something away
ufak pürüzleri ortadan kaldırmak get the wrinkles out
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's back up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's dander up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's hackles up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak put someone's back up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's irish up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak make somebody's hackles rise
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak raise somebody's hackles
birine elini kaldırmak raise a hand against someone
birine elini kaldırmak lift a hand against someone
elini kaldırmak put one's hand up
kupayı kazanmak/kaldırmak win the cup
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off of someone
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off somebody
bir şeyi kaldırmak heave something up
sinirlerini ayağa kaldırmak jangle on one's nerves
hop oturtup hop kaldırmak keep somebody on the edge of their chair
hop oturtup hop kaldırmak keep somebody on the edge of their seat
(bir şeyi) sözü/görüşü kaldırmak/kabul etmek take kindly to something
(bir şeyi) sözü/görüşü kaldırmak/kabul etmek take well to something
birine elini kaldırmak lay a hand on somebody
(sonradan kullanmak üzere) bir şeyi kenara kaldırmak put something in mothballs
rafa kaldırmak put something on the shelf
birisinin dokunulmazlığını kaldırmak strip someone of immunity
naftalinleyip kaldırmak put something in mothballs
bürokratik engelleri kaldırmak cut through red tape
(bir şeyin) perdesini kaldırmak take the wraps off something
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak set the record straight
Speaking
engelleri ortadan kaldırmak clear the way
engelleri kaldırmak için varız we are here to remove all obstacles
engelleri kaldırmak için varız we are here to remove the obstacles
Slang
(birini) ortadan kaldırmak cancel out f.
(bir işten bir miktar para) kaldırmak flip (some amount of money) from
tembellik/miskinlik etmeyi bırakıp harekete geçmek/kıçını kaldırmak get off one's ass
tembellik/miskinlik etmeyi bırakıp harekete geçmek/kıçını kaldırmak get off one's rear
tembellik/miskinlik etmeyi bırakıp harekete geçmek/kıçını kaldırmak get off one's butt
büyük para kaldırmak make bank
ortadan kaldırmak kill (someone)
(bardan vb) kadın kaldırmak pick up woman
ciddi para kaldırmak put some serious paper
çavuşu kaldırmak get it up
(birini) tavlayıp (bir mekandan) kaldırmak drag off
ev cezasını kaldırmak let off the hook
Trade/Economic
ipotek kaldırmak release
bir vergiyi kaldırmak remit tax
ipoteği kaldırmak release
yürürlükten kaldırmak abolish
ambargoyu kaldırmak take off the embargo
kısıtlamaları kaldırmak deregulate
tedavülden kaldırmak demonetize
senedi tedavülden kaldırmak retire a bill
tedavülden kaldırmak take something out of circulation
tedavülden kaldırmak withdraw something from circulation
ekonomik yaptırımları kaldırmak lift the economic sanctions
parayı tedavülden kaldırmak demonetize
parayı tedavülden kaldırmak demonetise
tedavülden kaldırmak demonetise
malları kaldırmak remove goods
üretimden kaldırmak discontinue the production of
piyasadan kaldırmak recall from the market
piyasadan kaldırmak take it off the market
piyasadan kaldırmak pull from the market
ticari engelleri kaldırmak lift the trade barriers
ekonomik müeyyideleri kaldırmak lift the economic sanctions
ekonomik ambargoyu kaldırmak lift the economic embargo