bob - Türkçe İngilizce Sözlük

bob

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bob — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zıplamak, sallanmak, kısa kesim
Okunuş (IPA):
(AmE /bɑːb/ – BrE /bɒb/)
Terim Türü:
Fiil: bob (bobs – bobbed – bobbing); İsim: bob (bobs)
Kısa, hızlı yukarı-aşağı hareketle sallanmayı/zıplamayı tanımlar; isim olarak “bob cut” gibi kısa saç kesimini de ifade etmektedir. “Bob” büyük ölçüde ses-izlenimli (onomatopoeik) bir kökten gelişmiş sayılır; “kısa kesim” anlamı da 20. yüzyılda bu hareket/biçim çağrışımıyla yerleşmiştir

"bob" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 57 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bob i. alagarson saç
The hairdresser asked, 'Do you want a bob, right?'
Kuaför sordu, "Alagarson saç istiyorsunuz, değil mi?

More Sentences
bob i. şilin
Our profit from the business was just a few bobs.
İşten elde ettiğimiz kâr sadece birkaç şilin oldu.

More Sentences
bob f. alagarson kesmek (saçı)
She made her hair bobbed for the party.
Parti için saçlarını alagarson kestirmiş.

More Sentences
bob f. sallanmak
The ship was bobbing as sailing through the water.
Gemi suda ilerlerken sallanıyordu.

More Sentences
bob f. hareket etmek
She bobbed towards the toilets.
Tuvaletlere doğru hareket etti.

More Sentences
bob i. olta mantarı
bob i. kesik kuyruk
bob i. salkım
bob i. çekülün ucundaki ağırlık
bob i. çekül
bob i. demet
bob i. saç lülesi
bob i. vuruş
bob i. çabuk eğip kaldırma veya eğilip kalkma hareketi
bob i. şakul
bob i. kısa saç modeli
bob i. reverans
bob i. yarış kızağı
bob i. (kurdele, yün, saç) düğümü
bob i. dalgalı bir tür peruk
bob i. kırkma
bob i. cüzi şey
bob i. baş sallama
bob f. çabuk eğip kaldırmak
bob f. sık sık sallanmak
bob f. aşağı yukarı sallanmak
bob f. çabuk eğilip kalkmak
bob f. kısa kesmek
bob f. alagarson kestirmek (saçı)
bob f. reverans yapmak
bob f. ağzıyla yakalamaya çalışmak
bob f. inip çıkmak
bob f. kafa vb sallamak
bob f. sık sık alçalıp yükselmek
bob f. kısa kesmek (saç)
bob f. kızakla kaymak
bob f. eğlence amaçlı kızakla kaymak
bob f. kızakla kütük taşımak
bob f. zıplamak
bob N. kısa kesim
Konuşma Dili
bob i. burun estetiği ameliyatı
Teknik
bob i. parlatma diski
bob i. (kriptogtafide) okunamayan verilerle hesaplama yapmayı sağlayan bir tür şifreleme bileşeni
bob f. parlatma diskiyle parlatmak
Balıkçılık
bob i. balık avlarken olta misinasının ucuna takılan ve yemin suya dalmasını engelleyen mantar ve veya suda batmayan parça
bob i. atılan üç oltadan en üstteki
bob i. ıslak sinek balıkçılığında atılan üç oltadan en üstteki olma
bob i. solucanlardan oluşan küçük bir balık yemi
bob f. (özellikle buzda) mantarlı olta ile balık tutmak
Edebiyat
bob i. kıta sonunda veya kıta sonundaki kafiyeli dörtlükten önce gelen çok kısa mısra
Spor
bob i. kızak bıçağı
Müzik
bob i. farklı tondaki çanları birlikte çalma şeklinde değişiklik yapma
bob i. farklı tondaki çanları birlikte çalma şeklindeki modifikasyon
Eski Kullanım
bob i. takı olarak takılan sallantılı süs
Kuşbilim
bob i. amerika bıldırcını
İngiliz Argosu
bob i. dildo
bob f. şöyle bir uğramak

"bob" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
plumb bob i. çekülün ucuna bağlı olan kurşun
ski-bob i. tasarım olarak bisiklete benzeyen ancak tekerlek yerine kayakları olan araç
sponge bob i. sünger bob
blunt bob i. bobstil/küt kesim
bob haircut i. küt kesim saç modeli
bob haircut i. bob kesim
bob cut i. bob kesim
bob hairstyle i. küt kesim saç modeli
bob hairstyle i. bob kesim
bob cut i. küt kesim saç modeli
bob cut i. küt saç
bob haircut i. küt saç
emu-bob i. askerler veya öğrencilerin çöp toplamak için yaptığı gezinti
bob (back of the book) i. posta ücretinin ödenmesi için kullanılmayan pul
bob-a-job i. izci erkek çocukların evlerin kapılarını çalıp ufak işler yaparak cüzi miktarda para aldığı bir bağış toplama etkinliği
bob [dialect] i. alay etme
bob [dialect] i. yumruklama
bob wig i. kısa peruk
bob-cherry i. ağızla kiraz yakalama oyunu
bob wig i. ingiliz yargıç peruğu
bob [scotland] i. çeşitli danslara verilen ad
bob (back of the book) i. (pul) kitap arkası
bob [dialect] i. sataşma
skeleton bob i. yüz üstü kayılan küçük bir kızak çeşidi
skeleton bob i. skeleton kızak
bob up f. baskın yapmak
bob at an apple f. ipte sallanan elma, vişne veya diğer yuvarlak meyveleri ısırmaya veya yakalamaya çalışmak
emu-bob f. çöp veya küçük tahta parçaları toplamak için eğilmek
bob [obsolete] f. kandırmak
bob (against) f. hafifçe vurdurmak
bob [obsolete] f. aldatmak
bob [obsolete] f. vurmak
bob (against) f. hafifçe vurmak
bob [obsolete] f. aşırmak
bob [scotland] f. bob dansı yapmak
bob [obsolete] f. dövmek
bob [obsolete] f. çalmak
bob [obsolete] f. yumruklamak
Öbek Fiiller
bob up f. birdenbire ortaya çıkmak
bob up f. birdenbire belirmek
bob (under) f. aniden bir şeyin altında kaybolmak
bob (off) f. kısa kesmek
bob (off) f. kısaltmak
bob (for) f. ağzıyla havadaki bir nesneyi tutmaya çalışmak
bob around f. aşağı yukarı hareket etmek
bob (around) f. oradan oraya dolaşmak
bob (below) f. aniden bir şeyin altında kaybolmak
bob under f. suyun altında bir anda kaybolmak
bob (off) f. kırpmak
bob about f. aşağı yukarı hareket etmek
İfadeler
true as bob [south africa] expr. gerçekten
true as bob [south africa] expr. eğriye eğri doğruya doğru
true as bob [south africa] expr. gerçeği/doğruyu söylüyorum bak
true as bob [south africa] expr. doğruya doğru
Konuşma Dili
ten bob i. elli peni
ten bob i. yarım pound
two bob i. madeni 20 sent (avustralya)
bob [bug-out bag] i. afet ve acil durum çantası
two bob i. madeni 10 pens (ingiltere)
bob (bug-out bag) i. acil durum çantası
bob (bug-out bag) i. afet çantası
bob and weave f. (yumruğu) savuşturmak
bob and weave f. (boks) başı sağa sola ve aşağı yukarı doğru hareket ettirerek darbeden kaçınmak
bob and weave f. eskiv hareketi yapmak
bent as a nine bob note s. sahtekar
bent as a nine bob note expr. kaypak
bent as a nine bob note expr. güvenilmez
Deyim
not be short of a bob or two f. çok parası olmak
bob and weave f. vücudu hızlıca aşağı yukarı ve sağa sola hareket ettirmek
be not short of a bob or two [uk/australia] f. varlıklı olmak
be not short of a bob or two [uk/australia] f. çok parası olmak
be not short of a bob or two [uk/australia] f. hali vakti yerinde olmak
be not short of a bob or two [uk/australia] f. zengin olmak
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. yolsuz
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. düzmece
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. taklit
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. düpedüz eşcinsel/trans
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. yapmacık
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. heteroseksüel olmadığı çok belli olan
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. apaçık eşcinsel/trans
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. aleni bir şekilde eşcinsel/trans
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. homoseksüel
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. sahte
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. aleni bir şekilde heteroseksüel olmayan
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. yasadışı
(as) bent as a nine-bob note [uk] s. heteroseksüel olmadığı her halinden belli olan
as queer as a nine bob note expr. tuhaf
as queer as a nine bob note expr. olağan olmayan
as queer as a nine bob note expr. garip
no siree, bob! expr. kesinlikle hayır!
true as bob [south africa] expr. sahiden
true as bob (or god) [south africa] expr. hakikaten
true as bob [south africa] expr. gerçekten
true as bob (or god) [south africa] expr. sahiden
true as bob (or god) [south africa] expr. samimiyetle
true as bob (or god) [south africa] expr. yeminle
true as bob (or god) [south africa] expr. gerçekten
true as bob [south africa] expr. hakikaten
true as bob [south africa] expr. yeminle
true as bob [south africa] expr. samimiyetle
(as) queer as a nine-bob note [uk] expr. orijinal/gerçek olmayan/değil
(as) queer as a nine-bob note [uk] expr. tamamen sahte
bob's your uncle expr. işte bu kadar
bob's your uncle and fanny's your aunt expr. çok kolay
bob's your uncle expr. oldu da bitti
bob's your uncle and fanny's your aunt expr. işte bu kadar
bob's your uncle and fanny's your aunt expr. oldu da bitti
bob's your uncle and fanny's your aunt expr. işte
bob's your uncle expr. oldu bitti
bob's your uncle and fanny's your aunt expr. al bakalım
bob's your uncle and fanny's your aunt expr. oldu bitti
Teknik
plumb bob i. iskandil veya şakul ucundaki ağırlık
pendulum bob i. sarkaç topu
plumb bob i. şakul topuzu
skim bob i. gelberi
skim bob i. köpük sıyırıcı
skim bob i. köpük alıcı
plumb-bob i. şakul
plumb-bob i. çekül
bob [obsolete] i. aktarma kirişi
Otomotiv
bob truck i. kapalı kasa kamyon
Trafik
bob truck i. kapalı kasa kamyon
Botanik
sticky bob i. dil kanatan
sticky bob i. yoğurtotu
Arıcılık
bee bob i. arı salkımı
Edebiyat
bob-wheel i. eski ingiliz ve iskoç şiirinde çok kısa bir satırı daha uzun satırların takip ettiği şiirsel bir araç
bob and wheel i. kıta sonunda veya kıta sonundaki kafiyeli dörtlükten önce gelen çok kısa mısralardan oluşan nakarat
bob wheel i. kıta sonunda veya kıta sonundaki kafiyeli dörtlükten önce gelen çok kısa mısralardan oluşan nakarat
Coğrafya
plumb-bob i. şakül
Spor
bob skate [us/canada] i. çift bıçaklı buz pateni
Müzik
treble bob i. (kilisede) farklı tondaki çanların peş peşe ve ahenkli bir şekilde çalınması
Argo
cockeyed bob [australia] i. aniden çıkan tufan
cockeye bob [australia] i. aniden çıkan tufan
cockeye bob [australia] i. beklenmedik fırtına
cockeyed bob [australia] i. beklenmedik fırtına
and bob's your uncle expr. her şey yolunda
and bob's your uncle expr. her şey tamam
and bob's your uncle expr. her şey iyi
(as) queer as a nine-bob note [uk] expr. tamamen eşcinsel
(as) queer as a nine-bob note [uk] expr. heteroseksüellikle uzaktan yakından alakası olmayan
(as) queer as a nine-bob note [uk] expr. heteroseksüel bir özelliği olmayan
(as) queer as a nine-bob note [uk] expr. tam anlamıyla eşcinsel/trans olan
İngiliz Argosu
battery operated boyfriend (bob) i. vibratör
bent as a nine bob note i. ibne
bob hope i. ot
bob hope i. esrar
bob (and hit) i. bok
thingy-ma-bob i. şey (neydi adı)
two bob bit i. büyük tuvaletini yapma
two bob bit i. sıçma