hareket etmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

hareket etmek



"hareket etmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
hareket etmek act f.
hareket etmek go f.
hareket etmek move f.
General
hareket etmek pull out f.
hareket etmek get off f.
hareket etmek set out f.
hareket etmek start f.
hareket etmek conduct f.
hareket etmek leave f.
hareket etmek pull away f.
hareket etmek wiggle f.
hareket etmek depart f.
hareket etmek budge f.
hareket etmek play f.
hareket etmek bob f.
hareket etmek pull f.
hareket etmek comport oneself f.
hareket etmek behave f.
hareket etmek deport oneself f.
hareket etmek get around f.
hareket etmek exercise f.
hareket etmek set off f.
hareket etmek take off f.
hareket etmek move off f.
hareket etmek take out f.
hareket etmek set over f.
hareket etmek do f.
hareket etmek start off f.
hareket etmek acquit (oneself) f.
hareket etmek acquit f.
hareket etmek acquight [obsolete] f.
hareket etmek use one's self f.
hareket etmek comport oneself f.
Idioms
hareket etmek shake the bells f.
hareket etmek get cracking f.
hareket etmek fuck about f.
hareket etmek make for f.
hareket etmek pull away from the curb f.
hareket etmek fuck around f.
hareket etmek pull away from the kerb f.
Law
hareket etmek act f.
Technical
hareket etmek travel f.
hareket etmek move f.

"hareket etmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 334 sonuç

Türkçe İngilizce
General
aceleyle hareket etmek bustle f.
suyun yaptığı gibi hareket etmek flow f.
talimatlar dahilinde hareket etmek act in accordance with the instructions f.
birlikte hareket etmek act in unison f.
ezbere hareket etmek do something in a haphazard way f.
amaçsızca hareket etmek putter f.
ezbere hareket etmek act by rote f.
hesaplı hareket etmek act thoughtfully f.
adına hareket etmek act on behalf of f.
sezgilerine dayanarak hareket etmek follow one's nose f.
hızlı biçimde hareket etmek jerk f.
dönerek hareket etmek spiral f.
gümbür gümbür hareket etmek thunder f.
birlikte hareket etmek liaise f.
olayların seyrine göre hareket etmek play something by ear f.
canının istediği gibi hareket etmek please oneself f.
ihtiyatla sakınarak hareket etmek reef f.
yerine hareket etmek act on behalf of f.
dürüstçe hareket etmek play the game f.
ihtiyatlı hareket etmek reef f.
biriyle birlikte hareket etmek (kaçmak) move off with f.
gururla hareket etmek sail f.
hışımla hareket etmek flounce f.
daire şeklinde hareket etmek circle f.
kafasına göre hareket etmek be a law unto oneself f.
takip etmek (hareket eden birini/bir şeyi) track f.
yorgun argın hareket etmek trail along f.
aksine hareket etmek act against f.
etrafa aldırmadan hareket etmek freewheel f.
palamarı çekerek hareket etmek warp f.
kanuna karşı hareket etmek outrage f.
birlikte hareket etmek concert f.
kontrolsüzce hareket etmek welter f.
normal bir şekilde hareket etmek be oneself f.
sessizce hareket etmek creep f.
çarkla hareket etmek paddle f.
sürü halinde hareket etmek flock f.
bir uğurda birisiyle birlikte hareket etmek make common cause with f.
yerçekimiyle hareket etmek gravitate f.
aleyhine hareket etmek pull one's leg f.
gümbür gümbür hareket etmek thump f.
talimatlara uyarak hareket etmek act in accordance with the instructions f.
hızlı hareket etmek move quickly f.
yavaş yavaş hareket etmek inch f.
düzensiz hareket etmek fluctuate f.
ayaklarını sürürcesine isteksiz hareket etmek shufflingly f.
bir yöne doğru hareket etmek/ettirmek head f.
ezbere hareket etmek act on impulse f.
hızlı hareket etmek act quickly f.
adına hareket etmek act on behalf of someone f.
himayesi altında hareket etmek act under the auspices of f.
yerine hareket etmek act in place of f.
aynı yönde hareket etmek move in the same direction f.
bağımsız hareket etmek act independently f.
yönünde hareket etmek act in a certain manner f.
yönünde hareket etmek move in the direction of f.
birinin adına hareket etmek act in one's own name f.
yalnız hareket etmek act alone f.
hırsıyla hareket etmek be driven by one's ambition f.
tereddütsüz bir şekilde hareket etmek make no bones about f.
doğru ya da yanlış mı diye düşünmeden hareket etmek make no bones of f.
hiç çekinmeden hareket etmek make no bones of f.
doğru ya da yanlış mı diye düşünmeden hareket etmek make no bones about f.
hiç çekinmeden hareket etmek make no bones about f.
tereddütsüz bir şekilde hareket etmek make no bones of f.
aksi yönde hareket etmek react f.
müşterek hareket etmek act collectively f.
dönerek/kıvrılarak hareket etmek curl f.
çok hızlı hareket etmek flash f.
-e göre hareket etmek act upon f.
-e göre hareket etmek abide by f.
hızlı hareket etmek hotfoot f.
önyargıyla hareket etmek bias f.
dinleyip ona göre hareket etmek take f.
göre hareket etmek go by f.
planlı hareket etmek be tactful f.
planlı hareket etmek be organized f.
planlı hareket etmek be planned f.
ağır hareket etmek lumber f.
kalabalıkta zorlukla hareket etmek fight one's way through the crowd f.
aynı şekilde hareket etmek fall into line with f.
başkalarıyla birlikte hareket etmek join f.
beraber hareket etmek act jointly f.
beraber hareket etmek act together f.
beraber hareket etmek coact f.
doğru bildiği gibi hareket etmek have the courage of one's convictions f.
inandığı gibi hareket etmek have the courage of one's convictions f.
talimata göre hareket etmek comply with instruction f.
yaşına göre hareket etmek act one's age f.
fevri hareket etmek act impulsively f.
yönerge gereğince hareket etmek follow the instruction f.
direktif doğrultusunda hareket etmek follow the instruction f.
talimata uygun olarak hareket etmek act according to the instructions f.
yukarı hareket etmek move upwards f.
biri adına hareket etmek act for somebody f.
üzerinden hareket etmek move through f.
bilgelikle hareket etmek bring the wisdom forward f.
sağduyu ve mantıkla hareket etmek bring the wisdom forward f.
birlikte hareket etmek act in concert f.
karşılık beklemeden hareket etmek act charitably with no thought of personal gain f.
hakları dahilinde hareket etmek act within one's rights f.
kendi hakları dahilinde hareket etmek act within one's rights f.
müşterek hareket etmek act together/jointly f.
sıfatıyla hareket etmek act as f.
kendine güvenen bir şekilde hareket etmek/davranmak feel confident f.
açgözlü hareket etmek get greedy f.
içgüdülerinle hareket etmek go with your instincts f.
bir kimsenin tavsiyesi doğrultusunda hareket etmek act on someone's advice f.
çok hızlı hareket etmek move very fast f.
sessizce hareket etmek move sliently f.
bir sağa bir sola hareket etmek twist and turn f.
birlikte hareket etmek take joint action f.
...ile birlikte hareket etmek move in concert with f.
(tren/otobüs) vaktinde hareket etmek run on time f.
aniden hareket etmek lurch f.
aniden hareket etmek snap f.
son sürat hareket etmek festinate f.
tempolu bir şekilde hareket etmek cadence f.
hislerine göre hareket etmek think with one's heart f.
duygularına göre hareket etmek think with one's heart f.
şiddetle hareket etmek rage f.
(davranmak) hareket etmek act f.
kontrolsüz hareket etmek act involuntarily f.
kontrolsüz hareket etmek act reflexively f.
yüksek hızda hareket etmek cannon ball f.
yüksek hızda hareket etmek cannonball f.
düşüncesizce hareket etmek tear f.
öne-arkaya, aşağı-yukarı hareket etmek teedle board f.
yeniden daire şeklinde hareket etmek recircle f.
hızlı ve ani hareket etmek catapult f.
tank gibi (ağır fakat hızlı) hareket etmek tank f.
düzensiz bir şekilde hareket etmek rangle [obsolete] f.
çekinerek hareket etmek nesh [dialect] f.
sessizce ve dikkatle hareket etmek tiptoe f.
gizlilik içinde hareket etmek keep within bounds f.
zorla hareket etmek tolter f.
ortak hareket etmek train f.
tramvay ile hareket etmek tram f.
hızla hareket etmek travel rapidly f.
kaygısızca hareket etmek truck f.
amaçsızca hareket etmek truck [scottish] f.
bir toplulukla hareket etmek troupe f.
(yılan gibi) kıvrıla kıvrıla hareket etmek twine f.
tempolu bir şekilde hareket etmek cadency i.
Phrasals
doğrultusunda hareket etmek act on f.
doğrultusunda hareket etmek act upon f.
hızla hareket etmek make time f.
aceleyle hareket etmek fly around f.
(bir yöne) doğru hareket etmek bear up to f.
… göre hareket etmek dwell on f.
daha hızlı hareket etmek gain on f.
hızla hareket etmek put on f.
atletik müsabakada birlikte hareket etmek pick up f.
el yordamıyla yürümek/hareket etmek muddle around f.
sinsice/gizli gizli hareket etmek slink around f.
çömelerek hareket etmek crouch around f.
gevşek/ağır hareket etmek muddle around f.
gizli gizli hareket etmek slink about f.
sessizce/çaktırmadan hareket etmek slink about f.
başkasının adına hareket etmek act for f.
bir yerden hareket etmek/ayrılmak leave from some place f.
çekinerek yana doğru hareket etmek sidle away from f.
geriye hareket etmek move back f.
ileri doğru hareket etmek pitch forward f.
ileriye doğru hareket etmek move beyond f.
ileri doğru hareket etmek lurch forward f.
ileri doğru hareket etmek move forward f.
uyumlu hareket etmek play along with
yavaşça hareket etmek/ilerlemek drift off
yavaşça ve dikkatlice hareket etmek ease into
'e doğru hareket etmek move toward
'e doğru hareket etmek/ilerlemek push toward someone or something
yavaşça bir şeyin üzerinde/yanında hareket etmek/sürünmek creep along (something)
Colloquial
belirli bir hızda hareket etmek make time f.
korkusuzca hareket etmek show (a lot) of bottle f.
hızla hareket etmek travel f.
aklı selim hareket etmek use one's loaf f.
canlı hareket etmek look alive f.
duruma göre hareket etmek play it by ear f.
olayların akışına göre hareket etmek play it by ear f.
sağduyulu hareket etmek use one's loaf f.
Idioms
önsezi ile hareket etmek play a hunch f.
özgürce hareket etmek do the handsome thing f.
düşüncesizce hareket etmek go heels over head f.
tereddütsüz bir şekilde hareket etmek make no bones f.
mütekabiliyet esasına göre hareket etmek strike tallies f.
çoğunluğa uygun hareket etmek float with the stream f.
hiç çekinmeden hareket etmek make no bones f.
hızla hareket etmek beat the wing f.
pervasızca hareket etmek throw (one's) bonnet over the windmill f.
pervasızca hareket etmek fling (one's) bonnet over the windmill f.
(mesleğinin) şapkasını/gömleğini/cübbesini giyerek hareket etmek/davranmak wear (one's particular profession's) hat f.
(mesleği) kimliğiyle hareket etmek/davranmak wear (one's particular profession's) hat f.
temkinli hareket etmek tread lightly f.
güle oynaya ve hızla gitmek hareket etmek breeze along f.
aceleyle/telaşla hareket etmek hustle (one's) bustle f.
ortamı koklayarak hareket etmek choose (one's) moment f.
ortamı koklayarak hareket etmek pick (one's) moment f.
inandığı gibi hareket etmek have the courage of your convictions f.
doğru bildiği gibi hareket etmek have the courage of your convictions f.
pervasızca hareket etmek fling (one's) cap over the windmill f.
kimseyi umursamadan hareket etmek fling (one's) cap over the windmill f.
pervasızca hareket etmek fling your cap over the windmills f.
kimseyi umursamadan hareket etmek fling your cap over the windmills f.
pervasızca hareket etmek throw your cap over the windmills f.
kimseyi umursamadan hareket etmek throw your cap over the windmills f.
pervasızca hareket etmek fling your cap over the windmill f.
kimseyi umursamadan hareket etmek fling your cap over the windmill f.
pervasızca hareket etmek throw your cap over the windmill f.
kimseyi umursamadan hareket etmek throw your cap over the windmill f.
pervasızca hareket etmek fling (one's) hat over the windmill f.
kimseyi umursamadan hareket etmek fling (one's) hat over the windmill f.
pervasızca hareket etmek fling (one's) cap over the windmill f.
kimseyi umursamadan hareket etmek fling (one's) cap over the windmill f.
pervasızca hareket etmek fling (one's) bonnet over the windmill f.
kimseyi umursamadan hareket etmek fling (one's) bonnet over the windmill f.
pervasızca hareket etmek throw (one's) hat over the windmill f.
kimseyi umursamadan hareket etmek throw (one's) hat over the windmill f.
pervasızca hareket etmek throw (one's) cap over the windmill f.
kimseyi umursamadan hareket etmek throw (one's) cap over the windmill f.
pervasızca hareket etmek throw (one's)bonnet over the windmill f.
kimseyi umursamadan hareket etmek throw (one's)bonnet over the windmill f.
dik, kambur vs. durarak hareket etmek carry (oneself) f.
başını, gövdesini vs. belli bir şekilde tutarak hareket etmek carry (oneself) f.
ipini koparmış dana gibi hareket etmek run about like a headless chicken f.
ipini koparmış dana gibi hareket etmek be running about like a headless chicken f.
ipini koparmış dana gibi hareket etmek be rushing about like a headless chicken f.
ağır ağır hareket etmek move like glue f.
aklı selim ile hareket etmek use one's loaf f.
aniden çalışmak/hareket etmek jolt to a start f.
belirlenmiş kurallara göre hareket etmek ve düşünmek color inside the lines f.
belirlenmiş kurallara göre hareket etmek ve düşünmek colour inside the lines f.
birlikte hareket etmek keep company with f.
başına buyruk olmak/hareket etmek be one's own man/woman/person f.
bir yerden başlayarak hareket etmek pick one's way through something f.
bir yerden başlayarak hareket etmek make one's way through something f.
bilinçli/aklıbaşında hareket etmek play with a full deck f.
birisiyle birlikte hareket etmek make common cause with someone f.
dolaylı bir sözden anlam çıkarıp ona göre hareket etmek take a hint f.
doğaçlama hareket etmek/karar vermek play by ear f.
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch oneself across something f.
dolaylı bir sözden anlam çıkarıp ona göre hareket etmek take the hint f.
düşünmeden hareket etmek play fast and loose f.
çok yavaş hareket etmek move at a glacial pace f.
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch one's way across something f.
duruma göre hareket etmek play by ear f.
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch one's way along something f.
düşünmeden hareket etmek play things by ear f.
doğru bildiklerine göre hareket etmek have the courage of one's convictions f.
çok az bir enerji/kaynak ile hareket etmek be running on fumes f.
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch oneself along something f.
hızlı şekilde hareket etmek be light on their feet f.
iyice tartıp biçmeden hareket etmek go off half-cocked f.
istediği gibi hareket etmek have a free hand f.
içinden geldiği gibi hareket etmek/karar vermek play by ear f.
içinden geldiği gibi hareket etmek follow one's nose f.
içgüdüleriyle hareket etmek go with one's gut f.
kalabalıkta zorlukla hareket etmek crowd in f.
kimseden yardım almadan hareket etmek plough a lonely furrow f.
kalabalıkta zorlukla hareket etmek crowd into f.
kendi evindeymiş gibi hareket etmek make oneself at home f.
olayların akışına göre hareket etmek see which way the cat jumps f.
kendi evindeymiş gibi hareket etmek feel at home f.
kendi kafasına göre hareket etmek/çalışmak have a mind of its own f.
o an canı nasıl istiyorsa/plansız hareket etmek/karar vermek play by ear f.
kafasına göre hareket etmek/karar vermek play by ear f.
kesinlik ya da başarı için hiç bir belirti dahi yokken inandığı görüş doğrultusunda hareket etmek dig my ditches f.
kimseden yardım almadan hareket etmek plough a lone furrow f.
önsezileriyle hareket etmek go with gut f.
olayların gelişimine göre temkinli hareket etmek wait for the cat to jump f.
sonucunu düşünmeden hareket etmek go off at half-cocked f.
söyledikleri (düşünceleri) doğrultusunda hareket etmek put one's money where one's mouth is f.
son/öldürücü darbeyi vurmak için yaklaşmak/hareket etmek move in for the kill f.
standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek march to the beat of one's own drum f.
standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek march to own drum f.
sorumsuzca hareket etmek run roughshod f.
son/öldürücü darbeyi vurmak için yaklaşmak/hareket etmek close in for the kill f.
yakaladığı olumlu hava/arkasına aldığı rüzgar ile hareket etmek/gelişmek ride the wave of something
yakaladığı olumlu hava/arkasına aldığı rüzgar ile hareket etmek/gelişmek ride a wave of something
yakaladığı olumlu hava/arkasına aldığı rüzgar ile hareket etmek/gelişmek ride on a wave
yakaladığı olumlu hava/arkasına aldığı rüzgar ile hareket etmek/gelişmek ride on the wave
yeni nesil gibi hareket etmek down with the kids
Speaking
hareket etmek zorundasın you've got to move expr.
Slang
aceleyle/telaşla hareket etmek hustle (one's) butt f.
kıçı tutuşmuş gibi davranmak/hareket etmek hustle (one's) butt f.
vücudunu veya giysisini gösterecek şekilde hareket etmek work it f.
çok hızlı hareket etmek barrel f.
hızlı hareket etmek run up f.
hızlı bir şekilde hareket etmek boogie f.
Trade/Economic
birisinin hesabına hareket etmek go to the account f.
kanunlara aykırı hareket etmek violate f.
temsilci olarak hareket etmek act as a representative f.
Law
adına hareket etmek act on one's behalf f.
kanuna aykırı hareket etmek contravene the law f.
kanuna aykırı hareket etmek act contrary to law f.
kanuna göre hareket etmek abide by law f.
Politics
karşıt parti ile hareket etmek crossing the floor f.
Technical
ani olarak hareket etmek cut in f.
aşağı yukarı hareket etmek reciprocate f.
aşağı yukarı hareket etmek undulate f.
bir tekne veya gemiyle suda hareket etmek sail f.
birlikte hareket etmek ve işlemek synchronise f.
buhar gücü ile hareket etmek steam f.
boyunca hareket etmek go f.
bir ucu tespit edilmiş bir çubuğun diğer ucunun aşağı yukarı hareketi gibi hareket etmek vibrate f.
birlikte hareket etmek ve işlemek synchronize f.
birbirine doğru hareket etmek converge f.
çevresinde hareket etmek circulate f.
dairesel olarak hareket etmek round f.
çok hızlı hareket etmek race f.
geriye hareket etmek retrogress f.
hızla hareket etmek scud f.
ileri geri hareket etmek wigwag f.
ileri geri hareket etmek move in and out f.
karşılıklı hareket etmek reciprocate f.
karşılıklı olarak ileri geri hareket etmek reciprocate f.
sağa sola hareket etmek rocker f.
tekerlekler üzerinde hareket etmek dişli çark wheel i.
yavaş hareket etmek barge
Aeronautic
yunuslama hareket etmek pitch
Marine
geriye doğru hareket etmek fall astern f.
yelkenler fora değilken palamarı çekerek hareket etmek heave a ship ahead f.
alabildiğine orsa giderken düz bir çizgi üzerinde hareket etmek make a good board f.
geminin başına doğru hareket etmek fetch headway f.
nehirde veya denize doğru hareket etmek drop down f.
tonozlama ile hareket etmek kedge f.
yelkenliyle hareket etmek set sail for
Environment
yatay hareket etmek advect f.
yatay düzlemde hareket etmek advect f.
Hunting
(tabanca) pivotta veya yuvada sağa sola hareket etmek traverse f.
Sport
trapez üzerinde hareket etmek trapeze f.
dağcılıkta yatay hareket etmek traverse f.
Cinema
görüntüye alınan şeyle aynı hizada hareket etmek track f.
Archaic
hızlı hareket etmek nimble f.