hum - Türkçe İngilizce Sözlük

hum

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hum — Definition

Anlamı ve Tanımı:
vızıldamak, mırıldanmak
Okunuş (IPA):
(AmE /hʌm/ – BrE /hʌm/)
Terim Türü:
İsim; Fiil: hum (hums – hummed – humming)
Düşük ve sürekli bir ses çıkarmayı ya da sözsüz ezgi mırıldanmayı anlatan sözcüktür. Taklit kökenli bu kelime, sürekli titreşimli sesi yansıtır.
Eş Anlamlılar:
buzz
Zıt Anlamlılar:
silence

"hum" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hum i. vınlama
The hum of air conditioning and the cool air made her sleepy
Klimadan çıkan vınlama sesi ve serin hava uykusunu getirdi.

More Sentences
hum i. uğultu
What's causing that hum?
Bu uğultuya ne sebep oluyor?

More Sentences
hum f. uğuldamak
The yard was humming with the sound of bees.
Bahçe arıların sesiyle uğulduyordu.

More Sentences
hum f. (şarkı) mırıldanmak
I heard Linda humming in the next room.
Linda'nın yan odada mırıldandığını duydum.

More Sentences
hum f. mırıldamak
I heard Tom humming to himself while he washed dishes.
Tom'un bulaşıkları yıkarken kendi kendine şarkı mırıldandığını duydum.

More Sentences
hum f. vızır vızır olmak
The downtown of the town was humming with people and traffic.
Şehir merkezi insan ve trafik ile vızır vızırdı.

More Sentences
Teknik
hum i. uğultu
What's causing that hum?
Bu uğultuya ne sebep oluyor?

More Sentences
Otomotiv
hum i. uğultu
What's causing that hum?
Bu uğultuya ne sebep oluyor?

More Sentences
Genel
hum i. mırıltı
hum i. vızıltı
hum i. vızıldama
hum i. vız
hum i. gürültü
hum i. bir faaliyete kendini kaptırmış görünme
hum i. hile
hum i. şarlatanlık
hum i. işletme
hum i. sahtekarlık
hum i. düzenbazlık
hum i. yoğun faaliyet
hum i. hummalı çalışma
hum f. vızıldamak
hum f. vınlamak
hum f. harıl harıl çalışmak
hum f. hımlamak
hum f. vızlamak
hum f. mırıldamak (şarkı)
hum f. vızır vızır çalışmak
hum f. mırıldanmak
hum f. pes ve alçak tonda homurtu yaymak
hum f. bir faaliyetle meşgul olmak
hum f. mırıldanarak hareket etmek
hum f. daimi ve pes bir ses yaymak
hum f. homurdanmak
hum f. iç uğultusuna sahip olmak
hum f. mırıldanma ile ifade etmek
hum f. aldatmak
hum f. kazık atmak
hum f. çevreleyip kapatmak
hum f. kuşatmak
hum ünl. hımm
hum ünl. ııı
hum ünl. eee
hum ünl. mmm
Siyasal
hum i. pakistan menşeli radikal islamcı bir örgüt
Teknik
hum i. besleme gürültüsü
hum i. gürültü
hum i. horultu
Coğrafya
hum i. düz bir arazide tek başına duran kireçtaşı tepesi veya kütlesi
Beysbol
hum f. (topu) çok hızlı atmak
Müzik
hum i. melodi
hum f. yarım sesle söylemek
İngiliz Argosu
hum f. leş gibi kokmak

"hum" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hum and haw f. ham hum etmek
hum and haw f. kem küm etmek
make things hum f. çalıştırmak
hum and haw f. hık mık etmek
make things hum f. hareketlendirmek
hum and haw f. gevelemek
hum with activity f. harıl harıl çalışmak
hum and haw f. gak-guk etmek
hum along f. mırıldanmak
hum along f. homurdanmak
hum and haw f. gevmek
ho hum s. çekici olmayan
ho hum s. yavan
ho-hum ünl. öff
ho-hum ünl. aman ya
ho-hum ünl. yav he he
ho hum ünl. bıkkınlık, bezginlik veya küçümseme belirten bir ifade
hum (humor) kısalt. komik
hum (humorous) kısalt. esprili
hum (humanities) kısalt. insani bilimler
hum (humor) kısalt. mizah
hum (humorous) kısalt. eğlendirici
Konuşma Dili
ho-hum s. sıkıcı ve sıradan
ho-hum s. ilginç olmayan
ho-hum s. ilgisiz
ho-hum s. sıkılmış
ho-hum s. kayıtsız
ho-hum s. umursamaz
Deyim
hum and haw f. evelemek gevelemek
hum with activity f. çok faal olmak
hum with activity f. çok yoğun olmak
hum and haw f. hık mık etmek
ho-hum expr. sıkıcı
Teknik
modulation hum i. modülasyon vızıltısı
plate hum i. anot gürültüsü
hum bar i. uğultu çizgisi
modulation hum i. kiplenim vızıltısı
plate hum i. anot vınlaması
hiss and hum i. hışırtı ve uğultu
hum-bucking coil i. uğultu önleme bobini
hum-bucking coil i. homurtu-önler bobin
paper hum i. kağıt lekesi
Telekom
electronic hum i. elektronik gürültü
hum bucker i. gürültü giderici
hum suppression i. gürültü bastırma
hum and noise i. uğultu ve gürültü
FM hum and noise i. FM uğultu ve gürültü
hum bar i. gürültü çizgisi
Elektrik
plate hum i. anot gürültüsü
plate hum i. anot vınlaması
modulation hum i. kiplenim vızıltısı
modulation hum i. modülasyon vızıltısı
Televizyon
hum bar i. uğultu çizgisi
Medikal
venous hum i. anemide boyun damarlarının dinlenmesi sırasında duyulan uğultu veya üfürüm
Mutfak
van der hum [south africa] i. mandalina aromalı bir içki
Askeri
hum-vee i. çok amaçlı dört çekerli yüksek performanslı bir askeri araç
Müzik
hum tone i. çana vurulduğunda sesin bir oktav veya 6-7 ses altında çıkan nota
Argo
hum job i. ağzına alma
hum [australia] i. beleşçi
hum [australia] i. otlakçı
hum [uk] [ireland] i. nahoş koku
hum [australia] i. parazit
hum [australia] i. hırsız
hum [obsolete] f. onaylayarak pohpohlamak
hum [australia] f. otlakçılık yapmak
hum [australia] f. aşırmak
Offensive Slang
hum job i. oral seks