wag - Türkçe İngilizce Sözlük

wag

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wag — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sallamak, şakacı kişi
Okunuş (IPA):
(AmE /wæɡ/ – BrE /wæɡ/)
Terim Türü:
Fiil: wag (wags – wagged – wagging); İsim: wag (wags)
Bir şeyi ileri geri oynatma eylemi; mecazen nüktedan kimse. Eski İngilizce wagian köküne dayanır. Hareket ve hafif alay tonunu birlikte taşır.
Eş Anlamlılar:
shake, joker (contextual)
Zıt Anlamlılar:
stillness, solemnity

"wag" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
wag i. sallama
wag i. sallanış
Genel
wag i. şakacı
Some wags must have changed the position of the desks.
Şakacı birileri masaların yerini değiştirmiş olmalı.

More Sentences
wag f. sallamak
The dog came towards us, wagging its tail.
Köpek kuyruğunu sallayarak bize doğru geldi.

More Sentences
wag i. sallanma
wag i. mizah
wag i. sallama
wag i. sallanış
wag i. komik kimse
wag i. esprili kimse
wag i. nüktedan kimse
wag i. yaramaz oğlan
wag i. kerata
wag i. kuyruk sallama hareketi
wag f. hareket ettirmek
wag f. sallanmak
wag f. okulu kırmak
wag f. (parmağı) iki yana sallamak
wag f. gevezelik etmek
wag f. dedikodu yapmak
wag f. (hayvan) kuyruk sallamak
wag f. (gevezelik ederken) dili hızlıca hareket ettirmek
wag f. (dil) konuşurken ağızda hızla hareket etmek
wag N. şakacı kişi
Otomotiv
wag kısalt. (uluslararası plaka) gambiya
Eski Kullanım
wag f. yolda olmak
wag f. yola çıkmak
wag f. devam etmek
wag f. ilerlemek
wag f. seyahat etmek
wag f. yolculuk etmek
İngiliz Argosu
wag i. futbolcu eşi ve kız arkadası

"wag" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
chin-wag i. gevezelik
chin-wag i. çene çalma
wag-halter i. idam edilebilecek kimse
wag-halter i. idama giden kimse
wag [obsolete] i. genç adam
wag [obsolete] i. herif
chin wag i. sağdan soldan konuşma
wag one's tongue f. dedikodu yapmak
wag the tail f. kuyruk sallamak
wag one's finger at f. parmakla göstermek
wag one's finger at f. işaret etmek
wag one's tongue f. boşboğazlık etmek
wag one's tail f. kuyruk sallamak
wag one's tail f. kuyruğunu sallamak
wag [dialect] f. güçlükle taşımak
wag [dialect] f. güçlükle sürüklemek
Konuşma Dili
play (the) wag [uk] f. işten/okuldan erken çıkmak
play (the) wag [uk] f. okulu asmak
play (the) wag [uk] f. işe/okula gitmemek
play (the) wag [uk] f. iş/okul bitmeden çıkmak
play (the) wag [uk] f. işi/okulu kırmak
play (the) wag [uk] f. mesai/çıkış saati gelmeden çıkmak
play (the) wag [uk] f. işten/okuldan kaytarmak
Deyim
wag one's tongue f. dedikodusunu yapmak
wag one's tongue f. birisinin geyiğini yapmak
cause some tongues to wag f. dedikodulara konu olmak
cause some tongues to wag f. dedikoduya neden olmak
cause some tongues to wag f. dedikodulara neden olmak
wag one's chin f. konuşmak
wag one's chin f. gevezelik etmek
wag one's finger at f. parmak göstererek tehdit etmek
wag one's finger at f. parmağını sallamak
cause tongues to wag f. dedikodulara konu olmak
cause tongues to wag f. dedikodulara neden olmak
tongues wag f. dedikodu dönmek
tongues wag f. dedikodu yayılmak
wag chin f. gevezelik etmek
wag chin f. konuşmak
wag the dog expr. (ayakların) baş olması
wag the dog expr. ayaklar baş oldu
Demiryolu
wig-wag signal i. flamalı sinyal
Askeri
wig wag i. görerek muhabere işareti
Argo
wag [us] i. kabaca tahmin
wag [us] i. kaba varsayım
İngiliz Argosu
chin-wag i. sohbet
chin-wag i. muhabbet
chin-wag f. sohbet etmek
chin-wag f. çene çalmak
chin-wag f. söyleşmek
chin-wag f. hoşbeş etmek
chin-wag f. gevezelik etmek
chin-wag f. laflamak
hop the wag f. okulu kırmak
hop the wag f. dersi asmak
hop the wag f. okulu asmak
wag it f. dersi kırmak
wag off f. dersi asmak
wag off f. okulu asmak
wag off f. dersi kırmak
wag it f. dersi asmak
wag it f. okulu asmak