concert - Türkçe İngilizce Sözlük

concert

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

concert — Definition

Anlamı ve Tanımı:
konser, uyum içinde hareket
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkɑːnsərt/ – BrE /ˈkɒnsət/)
Terim Türü:
İsim: concert (concerts)
Müzikal gösteri ya da birlikte eşgüdümlü hareket anlamına gelir. Latince concertare kökünden gelen sözcük, birlikte çaba fikrini taşır. Müzik ve örgütsel bağlamlarda, eşzamanlılık ve uyumu belirtir
Eş Anlamlılar:
performance, cooperation
Zıt Anlamlılar:
discord

"concert" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
concert i. konser
I believe this is an appropriate encore to the concert we enjoyed on Monday.
Bunun Pazartesi günü gerçekleştirdiğimiz konser için uygun bir bis olduğuna inanıyorum.

More Sentences
Sanat
concert i. konser
I believe this is an appropriate encore to the concert we enjoyed on Monday.
Bunun Pazartesi günü gerçekleştirdiğimiz konser için uygun bir bis olduğuna inanıyorum.

More Sentences
Genel
concert i. ahenk
concert i. ses bütünlüğü
concert i. ittifak
concert i. uyum
concert i. anlaşma
concert i. birlik
concert i. dinleti
concert i. birleşme
concert f. planlamak
concert f. birlikte hareket etmek
concert f. anlaşmak
concert f. kararlaştırmak
concert f. bir araya gelerek karar almak
concert N. uyum içinde hareket
Telekom
concert i. at&t ve british telecom şirketlerinin küresel iletişim hizmetleri veren ortak girişimi
Müzik
concert i. topluca çalan müzisyen grubu
concert s. müzik konserleri veya konser dansları için tasarlanmış
concert s. müzik konserleri veya konser danslarında icra edilen

"concert" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 87 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
promenade concert i. ayakta dinlenen konser
chamber concert i. oda müziği konseri
benefit concert i. yardım amacıyla düzenlenen konser
pop concert i. pop konseri
open air concert i. açık hava konseri
open air concert i. açıkhava konseri
concert hall i. konser salonu
concert list i. konser listesi
concert area i. konser alanı
world tour concert series i. dünya turu konser serisi
benefit concert i. yardım konseri
jazz concert i. caz konseri
concert piano i. konser piyanosu
concert piano i. kuyruklu piyano
concert grand i. kuyruklu piyano
concert grand i. konser piyanosu
music concert i. müzik konseri
music concert i. müzik dinletisi
charity concert i. hayır işi konser
benefit concert i. hayır amacıyla düzenlenen konser
charity concert i. yardım konseri
charity concert i. hayır amacıyla düzenlenen konser
benefit concert i. hayır işi konser
place of concert i. konser yeri
location of concert i. konser yeri
concert pianist i. konser piyanisti
music concert i. müzik dinletisi
concert [obsolete] i. 16. ve 17. yüzyıllara özgü bir beste türü
concert [obsolete] i. konçerto
concert-goer i. konser müdavimi
concert-goer i. konser meraklısı
concert pitch i. hazırlıklı ve tetikte olma
concert organizer i. konser organizatörü
concert organiser i. konser organizatörü
appear in concert f. konser vermek
give a concert f. konser vermek
act in concert f. birlikte hareket etmek
go to a concert f. bir konsere gitmek
prepare for the concert f. konsere hazırlanmak
get ready for the concert f. konsere hazırlanmak
watch a concert f. konser izlemek
move in concert with f. ...ile birlikte hareket etmek
in concert zf. uyum içinde
in concert zf. hep beraber
in concert zf. birlik içinde
in concert zf. ittifakla
at concert pitch zf. formda
at concert pitch zf. en üstün düzeyde
in concert zf. canlı rock müzik çalarak
in concert zf. canlı müzik yaparak
minutes to the concert zf. dakikalar kala
in concert with ed. ile uyum içinde
İfadeler
in concert with (someone) expr. (biriyle) işbirliği içinde
in concert with (someone) expr. (biriyle) uyum içinde
in concert with (someone) expr. (biriyle) birlikte/beraber
in concert with (someone) expr. (biriyle) birlik içinde
Konuşma Dili
concert party i. bir şirketin hisselerini ayrı ayrı satın alıp sonradan tek holdingde birleştirmek üzere gizlice anlaşanlar
Deyim
screw oneself up to concert pitch f. her ihtimale hazırlıklı olmak
screw oneself up to concert pitch f. olabilecek her türlü olaya ya da krize hazırlıklı olmak
screw one up to concert pitch f. olabilecek her türlü olaya ya da krize hazırlıklı olmak
screw one up to concert pitch f. her ihtimale hazırlıklı olmak
Konuşma
what time does the concert begin? expr. konser saat kaçta başlıyor?
Siyasal
concert of europe i. avrupa uyumu
persons acting in concert i. birlikte hareket eden kişiler
concert of powers i. güçlü devletler ittifakı
concert of powers i. kuvvetlerin birleşmesi
concert of the powers i. 1900'de avrupa'nın başlıca devletleri, abd ve japonya arasında yapılan ve doğu'da yalnızca çin'e karşı ortak hareket edileceğini ifade eden anlaşma
Kurum/Kuruluş
cemal resit rey concert hall i. cemal reşit rey konser salonu
Eğitim
end of term concert i. dönem sonu konseri
concert pseudo-passiveness i. konser sahte pasifliği
Sanat
concert hall i. konser salonu
Müzik
concert dance i. konser dansı
concert grand i. dinletiye özgü büyük piyano
concert pitch i. akort notası
concert band i. konser bandosu
concert hall i. konser salonu
concert overture i. konser uvertürü
concert overture i. dinleti uvertürü
concert overture i. tek bölümlü orkestral müzik
rock concert i. rock müzik performansı
dutch concert i. tüm şarkıcıların aynı anda farklı şarkılar söyledikleri konser
concert pitch i. a4 notası için kullanılan 440 hz'lik bir akort standardı
concert tuning i. gitarın standart akordu
concert overture i. konsere yönelik yapılan orkestral uvertür
concert overture i. opera veya oratoryonun başında çalınan ve zıt bölümler içeren orkestra müziği
concert pitch i. a4 notası için kullanılan yaklaşık 450 hz'lik bir akort standardı
Tiyatro
concert party i. 20. yüzyılın başlarında britanya'da popüler olan müzikli bir eğlence