heykel - Türkçe İngilizce Sözlük

heykel

"heykel" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 21 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
heykel sculpture i.
Forget about it, let's drink and make sculptures.
Boş verin bunları, biz içelim ve heykel yapalım.

More Sentences
heykel statue i.
The statue of the dictator was torn down during the revolution.
Diktatörün heykeli devrim sırasında yıkılmıştı.

More Sentences
Genel
heykel statue i.
The statue of the dictator was torn down during the revolution.
Diktatörün heykeli devrim sırasında yıkılmıştı.

More Sentences
heykel effigy i.
There is an effigy of the king in the museum.
Müzede kralın bir heykeli yer alıyor.

More Sentences
heykel sculpture i.
Forget about it, let's drink and make sculptures.
Boş verin bunları, biz içelim ve heykel yapalım.

More Sentences
heykel statuary s.
There are many statuaries in the ancient arena.
Antik arenada çok sayıda heykel bulunuyor.

More Sentences
Teknik
heykel sculpture i.
Forget about it, let's drink and make sculptures.
Boş verin bunları, biz içelim ve heykel yapalım.

More Sentences
Arkeoloji
heykel sculpture i.
Forget about it, let's drink and make sculptures.
Boş verin bunları, biz içelim ve heykel yapalım.

More Sentences
Genel
heykel monument i.
heykel eikon i.
heykel iconography i.
heykel image i.
heykel ragment i.
heykel busto i.
heykel idol [obsolete] i.
heykel portrait i.
heykel statute i.
Teknik
heykel stookie [scotland] i.
Sanat
heykel picture [obsolete] i.
heykel sculp (sculpture) i.
heykel statua [obsolete] i.

"heykel" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 145 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
modern heykel modern sculpture i.
heykel direk atlas i.
atlı (heykel) equestrian i.
çok büyük heykel colossus i.
heykel tabanı pedestal i.
heykel gövdesi torso i.
heykel için özellikle duvarda bir oyuk niche i.
dini heykel icon i.
heykel kaidesi pedestal i.
balmumu heykel waxwork i.
mermer heykel marble sculpture i.
duvarda oyuk (heykel vb için) niche i.
heykel kaidesi plinth i.
heykel veya benzeri için oyuk niche i.
küçük heykel statuette i.
taş heykel stone statue i.
bronz heykel bronze statue i.
heykel tabanı plinth i.
heykel tasarımı sculpture design i.
londra'da bulunan balmumu heykel müzesi madame tussauds i.
dev heykel colossus i.
balmumu heykel wax sculpture i.
heykel ya da kutsal emanetler için yapılan niş tabernacle i.
heykel tabanı entablement i.
heykel kaidesi entablement i.
(japonya'da) cenaze eşyası olarak mezara konulan kil heykel haniwa i.
temel ifade aracı olarak ampul, güneş ve lazer ışınından yararlanan bir heykel formu light sculpture i.
sunak basamağını süslemek için kullanılan resim veya heykel gradino i.
anıt heykel iconography i.
dini heykel iconography i.
taşınabilir sunağın ön yüzü boyunca uzanan resim veya heykel predella i.
sunak platformu üzerinde yer alan resim veya heykel predella i.
Ünlü heykel famous statue i.
sentetik malzemeden yapılmış heykel synthetic sculpture i.
(bazı gotik kiliselerde) duvardaki heykel girintisi hovel i.
yapmak (çamur/mum vb'ne şekil vererek heykel) model into f.
yaratmak (çamur/mum vb'nden heykel) model f.
heykel yapmak sculpture f.
heykel yapmak make a sculpture f.
heykel, resim olarak tasvir etmek image f.
heykel değeri katmak sculpture f.
heykel gibi görünecek şekilde biçimlendirmek sculpture f.
(heykel) yontmak sculpt f.
heykel gibi statuesque s.
heykel gibi (kimse) statuesque s.
heykel niteliği taşıyan sculptural s.
heykel gibi sculpturesque s.
heykel gibi olmayan unsculptured s.
heykel şekli verilmemiş unsculptured s.
heykel gibi marmorean s.
paros adası'nda çıkarılan ve eski dönemde heykel yapımında tercih edilen beyaz bir mermer türüne ait parian s.
destekleyici birim veya arka plana bağlı olmayan (heykel) free-standing s.
heykel gibi statuelike s.
heykel bulundurmayan statueless s.
heykel gibi sculpturally zf.
heykel sanatı statuary N.
heykel sanatı sculpture N.
Deyim
heykel gibi kız a stone cold fox i.
heykel gibi durmak hold hard [uk] f.
heykel gibi hareketsiz as still as a statue expr.
Kurum/Kuruluş
resim ve heykel müzesi state art and sculpture museum i.
ankara resim ve heykel müzesi ankara museum of painting and sculpture i.
resim ve heykel müzesi ve galerisi museum and gallery of painting and sculpture i.
Teknik
tunç heykel bronze statue i.
heykel nişi housing i.
duvara açılmış heykel girintisi housing i.
Mimarlık
heykel sütunlar telamones i.
kemer aynasında yer alan heykel lunette i.
lahdin tepesinde bulunan ve merhumu temsil eden uzanmış pozisyondaki heykel gisant i.
bas rölyef tarzında (heykel) bass-relief s.
İnşaat
heykel sütun caryatid i.
heykel kaidesi acroter i.
Mutfak
buzdan heykel ice sculpture i.
Eğitim
güzel sanatlar fakültesi heykel bölümü faculty of fine arts sculpture department i.
Tarih
olimpos dağı'ndaki zeus tapınağı için inşa edilip zeus'u oturur halde tasvir eden yaklaşık 12 metre yüksekliğinde bir heykel olympian zeus i.
Arkeoloji
zemine yapışık olmayan heykel sculpture in the round i.
müstakil heykel sculpture in the round i.
Dini
heykel ve dekoratif sanatta isa mesih'in soyunun temsil edildiği soy ağacı jesse tree i.
heykel ve dekoratif sanatta isa mesih'in soyunun temsil edildiği soy ağacı tree of jesse i.
Sanat
çizim, resim, heykel ve seramik ile dramatik sanatlar ve dansın dahil edildiği sanatlar line arts i.
yaşayan heykel living statue i.
tors heykel torso sculpture i.
isa'nın çarmıha gerilmesinin temsili (heykel vs) calvary i.
resim ve heykel sanatında kumaş kıvrımlarının görüntüsünün düzgün biçimde yapılması casting of draperies i.
modellenen formun orijinal yüzeyden daha derine oyulduğu heykel kabartması cavo-relievo i.
modellenen formun orijinal yüzeyden daha derine oyulduğu heykel kabartması cavo-rilievo i.
nü heykel nude statue i.
nü heykel nude sculpture i.
heykel veya seramikten alınan ters kalıp negative i.
heykel ve putlarda tanrının yaşadığı izlenimi yaratan eski bir sanat türü telestics i.
heykel şekli verilmiş madalyon tondo i.
heykel tanımı toreumatography i.
ingiltere'de bulunan, kanatlarını açmış bir meleği tasvir eden çelik heykel angel of the north i.
bas rölyef heykel bas-relief i.
şekillerin arka plandan çok az öne çıktığı rölyef heykel bass-relief i.
mermer heykel marble i.
bir tür heykel kabartma stili mezzo-rilievo i.
bir tür heykel kabartma stili mezzo-relievo i.
mezzo-rilievo stili ile yontulmuş heykel mezzo-rilievo i.
bronz heykel bronze i.
gerçek boyutundan büyük heykel heroic sculpture i.
kendisini çevreleyen arka plandan öne çıkmak için yüzeye oyulmuş şekillerden oluşan heykel rilievo i.
kendisini çevreleyen arka plandan öne çıkmak için yüzeye oyulmuş şekillerden oluşan heykel sculptural relief i.
kil heykel clay sculpture i.
yarım kabartma heykel demirelief i.
yarım kabartma heykel demi-rilievo i.
(heykel ve mimaride) yunan tarzı hayranlığı veya taklidi graecism i.
(heykel, resim ve mimaride) düşsel özellikler gösteren bir tür süsleme sanatı grotesque i.
(heykel ve resimlerde) kendi bünyesinde ayırt edici birim oluşturan veya daha büyük bir kompozisyonun parçası olan iki veya daha fazla şekil group i.
(arka planı bulunmayan) tam formlu heykel round [obsolete] i.
(heykel yüzeyini) kabaca biçimlendirme impressionism i.
(heykel yüzeyini) kabaca şekillendirme impressionism i.
(heykel yüzeyini) pürüzlü şekilde biçimlendirme impressionism i.
heykel dikme çılgınlığı statuomania i.
polikromatik heykel polychromatic sculpture i.
doğal renkli heykel polychromatic sculpture i.
dansta heykel gibi yavaş pozisyon değişiklikleri plastic i.
dansta heykel gibi yavaş pozisyon değişiklikleri plastique i.
fotoğrafla heykel photosculpture i.
foto-heykel photosculpture i.
(minimal sanatta) heykel primary structure i.
bütün açılardan görülebilen heykel sculpture-in-the-round i.
esnek heykel soft sculpture i.
yumuşak heykel soft sculpture i.
heykel kesiminde kullanılan bir işlem pointing i.
(metal levha, tel ve ahşaptan yapılan) soyut heykel stabile i.
(heykel) oymak cut f.
soyut şekilde ifade etmek (resim, heykel) present f.
(heykel, figür) orijinal olmak sit f.
heykel şekli verilmiş sculptured s.
heykel şekli verilmiş sculpted s.
(heykel) geleneksel tarzda iconical s.
heykel ile ilgili iconical s.
tasvir ettiği sahneleri belirgin bir kesintiye uğramadan birbirini takip eden (heykel) continuous s.
(resim, heykel) dış dünyanın doğaya uygun şekilde temsil edilmesine ait veya ilişkili figurative s.
(resim, heykel) dış dünyanın doğaya uygun şekilde temsili ile nitelenen figurative s.
heykel olarak tasvir edilmiş statued s.
(heykel) tam boy full-length s.
Eski Kullanım
usta elinden çıkmış tablo veya heykel master i.
heykel formunda tasvir etmek statue f.
heykel şekli verilmiş insculptured s.
Argo
heykel gibi kadın a good start [australia] i.
Modern Argo
heykel, oyuncak bebek, vitrin mankeni gibi objelere karşı duyulan cinsel ilgi/fetiş agalmatophilia i.
Star Wars
palpatine'in heykel bahçesi palpatine's statue garden i.
tamamlanmamış dev heykel unfinished colossus i.