master - Türkçe İngilizce Sözlük

master

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

master — Definition

Anlamı ve Tanımı:
usta, yönetmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmæstər/ – BrE /ˈmɑːstə/)
Terim Türü:
İsim: master (masters); Fiil: master (masters – mastered – mastering)
Bir alanda yüksek yetkinliği olan kişiyi ya da kontrol etme eylemini tanımlayan sözcüktür. Latince magister kökünden evrilmiştir. Eğitimden yönetime kadar otorite ve ustalık bağlamlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
expert, control
Zıt Anlamlılar:
novice

"master" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 125 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
master i. efendi
I'm afraid the master is not at home at the moment.
Korkarım efendimiz şu anda evde değil.

More Sentences
master i. usta
Huineng was a great Chinese Zen Master.
Huineng büyük bir Çinli Zen Ustasıydı.

More Sentences
Genel
master i. öğretmen
Master rang the bell.
Öğretmen zili çaldı.

More Sentences
master i. kaptan
The ship's crew feared their master.
Gemi mürettebatı kaptanlarından korkuyordu.

More Sentences
master i. sahip
No dog should ever fear its master.
Hiçbir köpek sahibinden korkmamalıdır.

More Sentences
master i. yönetici
There can be only one schema master in the entire forest.
Tüm ormanda yalnızca bir şema yöneticisi olabilir.

More Sentences
master i. üstat
The Master is just working on energy.
Üstat sadece enerji üzerinde çalışıyor.

More Sentences
master i. müdür
My son's teacher was promoted to master.
Oğlumun öğretmeni müdürlüğe terfi etti.

More Sentences
master i. usta
Huineng was a great Chinese Zen Master.
Huineng büyük bir Çinli Zen Ustasıydı.

More Sentences
master i. yönetici
There can be only one schema master in the entire forest.
Tüm ormanda yalnızca bir şema yöneticisi olabilir.

More Sentences
master i. uzman
Jack of all trades, and master of none.
Elinden her iş gelir fakat hiç birinde uzman değildir.

More Sentences
master i. ana nüsha
The master is in a locked file, but you can have a copy.
Ana nüsha kilitli bir dosyada, ancak bir kopyasını edinebilirsiniz.

More Sentences
master i. delikanlı
Is young Master Timmy up yet?
Genç Delikanlı Timmy hala uyanmadı mı?

More Sentences
master i. köpek sahibi
The German shepherd trotted obediently by his master.
Alman çoban köpeği itaatkâr bir şekilde sahibinin yanında tırıs gidiyordu.

More Sentences
master f. uzmanlaşmak
Regression analysis is the first algorithm you need to master as a data scientist.
Regresyon analizi, bir veri bilimcisi olarak uzmanlaşmanız gereken ilk algoritmadır.

More Sentences
master f. hakim olmak
Master the routine, plan your strategy and execute your very own Alcatraz escape!
Rutine hakim olun, stratejinizi planlayın ve kendi Alcatraz kaçışınızı gerçekleştirin!

More Sentences
master f. üstesinden gelmek
She eventually managed to master her stage fright.
Sonunda sahne korkusunun üstesinden gelmeyi başardı.

More Sentences
master f. iyice öğrenmek
Sooner or later, he will master French.
Eninde sonunda Fransızcayı iyice öğrenecek.

More Sentences
master f. öğrenmek
How much time does it take to master a foreign language?
Yabancı dili öğrenmek ne kadar zaman alır?

More Sentences
master f. ustalaşmak
She had mastered the art of weaving.
Dokumacılık sanatında ustalaşmıştı.

More Sentences
master s. esas
He accidentally erased the master copy.
Kazara esas kopyayı silmiş.

More Sentences
master s. ana
We have only partly implemented this master document, the Partnership and Cooperation Agreement.
Bu ana belge olan Ortaklık ve İş Birliği Anlaşmasını ancak kısmen uygulayabildik.

More Sentences
master s. yönetici
There can be only one schema master in the entire forest.
Tüm ormanda yalnızca bir şema yöneticisi olabilir.

More Sentences
master s. uzman
Jack of all trades, and master of none.
Elinden her iş gelir fakat hiç birinde uzman değildir.

More Sentences
master s. üstat
The Master is just working on energy.
Üstat sadece enerji üzerinde çalışıyor.

More Sentences
master s. usta
Huineng was a great Chinese Zen Master.
Huineng büyük bir Çinli Zen Ustasıydı.

More Sentences
master s. master
Only the master key can open all the rooms.
Sadece master anahtar tüm odaları açabilir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
master i. müdür
My son's teacher was promoted to master.
Oğlumun öğretmeni müdürlüğe terfi etti.

More Sentences
master i. usta
Huineng was a great Chinese Zen Master.
Huineng büyük bir Çinli Zen Ustasıydı.

More Sentences
master i. üstat
The Master is just working on energy.
Üstat sadece enerji üzerinde çalışıyor.

More Sentences
Denizcilik
master i. kaptan
The ship's crew feared their master.
Gemi mürettebatı kaptanlarından korkuyordu.

More Sentences
Genel
master i. numune
master i. patron
master i. muallim
master i. master derecesi
master i. bey
master i. örnek
master i. üstad
master i. erkek öğretmen
master i. mevla
master i. amir
master i. hakim
master i. akıl hocası
master i. küçük bey
master i. ağa
master i. mastır
master i. hoca
master i. kopya edilecek şey
master i. işveren
master i. ustabaşı
master i. evin reisi
master i. ailenin reisi
master i. reis
master i. lider
master i. erbap
master i. başkalarının eylemleri üzerinde kontrol sahibi olan kimse
master i. bakanlarının ve diplomatik elçilerinin karşısında hakim konumdaki yönetici
master i. hayvan sürüsünün lideri
master i. sürüye liderlik eden boynunda çan asılı olan koç
master i. kadının aşığı
master i. kadının gayrimeşru sevgilisi
master i. tazı sürüsü sahibi
master i. tazı sürüsünü idare eden erkek
master i. av sırasında tazılara yol gösteren ve onları disipline eden kimse
master i. ana düzenek
master i. ana cihaz
master i. galip
master i. muzaffer
master i. mücadeleyi kazanan
master i. sadomazoşist bir ilişkide baskın tarafı oynayan kimse
master i. (satranç, briç) belirli bir sayıda turnuva kazanmış oyuncu
master i. fakülte yöneticisi
master i. rektör
master f. yenmek
master f. başa çıkmak
master f. hükmetmek
master f. egemen olmak
master f. tam öğrenmek
master f. denetimi altına almak
master f. baş eğdirmek
master f. iyi bilmek
master f. çözmek
master f. halletmek
master f. aslını üretmek
master f. resmi olanını üretmek (ses kaydı)
master f. yönetmek
master s. temel
master s. baş
master s. asıl
master s. en önemli
master s. yöneten
master s. egemen
master s. bağımsız
master s. büyük otorite ve güce sahip olan
master s. diğerlerini yöneten
master s. baskın
master s. çırak veya kalfa olmayıp işinde usta olan
master s. bir şeyde fevkalade yetenekli olan
master s. kusursuz biçimde başarılı veya yetenekli
master s. (manyetik teyp üzerinde) kopyaların veya baskıların yapılacağı kayıtla ilişkili
master s. ana nüsha olan
Ticaret/Ekonomi
master i. amir
master i. becerisini ilerletmiş kimse
master i. gemi kaptanı
master i. patron
master i. ticaret gemisi kaptanı
master i. yüksek lisans sahibi
master i. yöneten
Hukuk
master i. yargıç yardımcısı
master i. yargıca asistanlık etmesi için atanan mahkeme memuru
master i. ingiltere yüksek mahkemelerindeki çeşitli katiplere veya kayıt memurlarına verilen ad
master i. masonluk teşkilatında yetki sahibi kimse
master i. mason locası başkanı
Teknik
master i. ana kayıt
Deniz Biyolojisi
master i. süvari
Eğitim
master s. yüksek (lisans)
Dini
master i. isa
master i. saygın dini lider
master i. (vika dininde) boynuzlu tanrı'nın üç yönünden birini temsil eden, oğlan çocuğu veya genç adam şeklinde tasvir edilen bir tanrı
Askeri
master i. gemi süvarisi
İskambil
master i. (abd'deki briç turnuvalarında) kısıtlı müsabakalarda oynamak için gerekli şartlara sahip oyuncu
Sanat
master i. eserleri çağdaşlarınınki arasında ayrışan, tarz veya kalitesi ile ön plana çıkmış parmakla gösterilen anonim sanatçı
Sinema
master i. yakın çekimlerin sonradan ilave edileceği, bir sahnenin temel geniş çekimi
Mitoloji
master i. insanlarla bazı hayvan türleri arasında aracılık yapan, sayısı azalan canlıları türeten ve hayvanları avlamayı hak eden avcılara yollayan doğaüstü bir yaratık
Eski Kullanım
master i. usta elinden çıkmış tablo veya heykel

"master" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
master master s.
Only the master key can open all the rooms.
Sadece master anahtar tüm odaları açabilir.

More Sentences

"master" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
master of his domain i. işinin ehli
past master i. üstat
master clock i. anasaat
master stream i. ana ırmak
master touch i. yerinde söz
form master i. sınıf öğretmeni
master key i. maymuncuk
master of the horse i. ahırbeyi
master slave system i. uydu bilgisayar sistemi
master key i. ana anahtar
master mechanic i. makine ustası
question master i. yarışma programı sunucusu
master of ceremonies i. protokol görevlisi
master of the guild i. lonca ustası
master budget i. ana bütçe
master touch i. usta eli
master of ceremonies i. sunucu
master routine i. ana yordam
master copy i. asıl
master builder i. ustabaşı
master plan i. ana plan
master register i. ana kütük
master and servant i. efendi ve köle
master copy i. esas kopya
quarter master i. karargah levazım subayı
master tempering curve i. temel menevişleme eğrisi
singing master i. şan öğretmeni
master copy i. orijinal kopya
master of his own destiny i. kendi gemisinin kaptanı
master instruction tape i. ana komut bandı
master borer i. lağımcı ustası
master picture monitor i. ana resim monitörü
old master i. üstat
master copy i. orijinal
master control routine i. ana denetim programı
master of the ceremonies i. teşrifatçı
master gain control i. ana kazanç kontrolü
past master i. erbap
master of ceremonies i. teşrifatçı
master builder i. yapı ustası
master builder i. kalfa
master mariner i. gemi kaptanı
master of business administration degree i. işletme yönetimi master derecesi
master stroke i. usta işi
master shot i. geniş plan
master builder i. mimar
master of ceremonies i. takdimci
quiz master i. yarışma programı sunucusu
master controller i. ana denetici
master plan i. master plan
master sergeant i. başçavuş
master connecting rod i. ana bağlantı çubuğu
master attendant i. liman müdürü
station master i. gar şefi
master bedroom i. ebeveyn yatak odası
stone master i. taş ustası
master diploma i. mastır diploması
master of the revels i. cümbüşlerin cümbüşü
master-slave i. efendi-köle
master-builder i. kalfa
putting on a belt during a master ceremony according to an ahi-order i. şed kuşanma
station master i. istasyon şefi
master of the ship i. kaptan
post master i. posta müdürü
master of the world i. dünyanın hakimi
master film i. esas film
slave master i. köle sahibi
slave master i. esir sahibi
master narrative i. üstanlatı
master architect i. yüksek mimar
master plan i. imar planı
master of the universe i. evrenin efendisi
ice master i. buz ustası
master of the universe i. kainatın efendisi
master gunsmith i. silah ustası
gun master i. silah ustası
dancing master i. dans hocası
dancing master i. dans öğretmeni
master splinter i. splinter usta
grand master i. büyük üstat
master storyteller i. usta hikaye anlatıcısı
slave master i. köle efendisi
assistant master i. kalfa
head master i. okul müdürü
master craftsman's diploma i. ustalık diploması
master-apprentice relationship i. usta çırak ilişkisi
jewelry master i. kuyumcu ustası
master bedroom i. ebeveyn odası
pottery master i. seramik ustası
pottery master i. çömlek ustası
master painter i. usta ressam
master of disguise i. kılık değiştirmede usta olan kimse
caravan master i. kervanbaşı
baggage master i. bagaj sorumlusu
chess master i. satranç ustası
job master i. atları ve at arabalarını kiralayan kimse
master of the robes i. ingiliz kraliyet ailesinin hizmetinde kralın kıyafetlerinin bakımından sorumlu görevli
master [scotland] i. (iskoç asiller sınıfında) bir soyluluk unvanın meşru mirasçısı
master workman i. işçi başı
master [scotland] i. iskoç asiller sınıfının çeşitli üyelerine verilen ad
master of the buckhounds i. kraliyet sarayında bir görevli
master work i. ustalık eseri
master workman i. herhangi bir sanat, zanaat veya ticaret alanında usta olan erkek
master mason i. masonlukta üçüncü derece
master of the horse i. (ingiltere'de) kraliyet sarayının üçüncü görevlisi
master workman i. şef
master [dialect] i. koca
master [scotland] i. (iskoç asiller sınıfında) bir kontluğun muhtemel mirasçısının en büyük oğlu
master mason i. üçüncü dereceye yükseltilmiş mason
master work i. başyapıt
master workman i. ustabaşı
master [scotland] i. (iskoç asiller sınıfında) vikont veya baron gibi bir unvana sahip soylunun en büyük oğlu
master work i. usta bir kimse tarafından mimarlık, edebiyat gibi alanlarda ortaya konmuş en önemli eser
mint-master i. darphane amiri
mint-master i. darphane ustası
gang master i. çete lideri
dance master i. profesyonel dans öğretmeni
grand master i. satranç ustası
grand master i. briç ustası
grand master i. dama ustası
great master i. büyük ustaya ait sanat eseri
great master i. sanat dalında büyük usta olarak görülen kimse
great master i. büyük ustaya ait tablo
great master i. eski şövalyelik nişanlarında lider
great master i. masonlar büyük locası gibi tarikat localarında başkan
game master i. oyun ustası
past master i. eski mason locası başkanı
property master i. (tiyatro, sinema) sahne dekorları tedarik sorumlusu
be a past master at f. bir konuda çok usta olmak
be the master of one's own destiny f. kendi kaderini tayin etmek
be one's own master f. başına buyruk olmak
do master degree f. lisansüstü yapmak
do master degree f. lisans üstü yapmak
do master degree f. yüksek lisans yapmak
study for master degree f. yüksek lisans yapmak
take master degree f. yüksek lisans yapmak
study for master degree f. lisansüstü yapmak
be master of f. -in ustası olmak
master a subject f. konuya hakim olmak
become past master (at something) f. işin erbabı haline gelmek
take master degree f. yüksek lisans yapmak
be master of one's self f. kendi kendinin efendisi olmak
be master of one's self f. tutkularına kapılmamak
master-key f. ana anahtara uygun bir dizi kilit tasarlamak
be master f. hakim olmak
master [dialect] zf. çok
master [dialect] zf. aşırı derecede
master [dialect] zf. fazlasıyla
master (form of address for any boy) ünl. delikanlı
mlitt (master of letters) kısalt. edebiyat ve yazım yüksek lisansı