orijinal - Türkçe İngilizce Sözlük

orijinal

"orijinal" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
orijinal original s.
As I said earlier, in my original answer, I am looking at this.
Daha önce de söylediğim gibi, orijinal cevabımda şuna bakıyorum.

More Sentences
Genel
orijinal original i.
Could the same correction be made to the Spanish version, as it is different from the original?
Orijinalinden farklı olduğu için aynı düzeltme İspanyolca versiyon için de yapılabilir mi?

More Sentences
orijinal original s.
As I said earlier, in my original answer, I am looking at this.
Daha önce de söylediğim gibi, orijinal cevabımda şuna bakıyorum.

More Sentences
orijinal authentic s.
The photos were proven to be authentic.
Fotoğrafların orijinal olduğu kanıtlandı.

More Sentences
Teknik
orijinal genuine i.
Genuine Apple parts are critical to a quality repair.
Orijinal Apple parçaları kaliteli bir onarım için kritik öneme sahiptir.

More Sentences
Genel
orijinal master copy i.
orijinal the real mccoy i.
orijinal the real thing i.
orijinal originalist i.
orijinal sterling s.
orijinal unusual s.
orijinal novel s.
orijinal echt s.
orijinal unabridged s.
orijinal home s.
orijinal ingenerable s.
orijinal pioneer s.
orijinal primeval s.
orijinal primevous [obsolete] s.
orijinal primigenial s.
orijinal primigenious s.
orijinal primitial [obsolete] s.
orijinal primogenial s.
orijinal pucca s.
orijinal seminary s.
orijinal founding s.
orijinal fresh s.
orijinal og (original) kısalt.
Konuşma Dili
orijinal real mccoy i.
Deyim
orijinal the mccoy i.
orijinal be as good as gold f.
Otomotiv
orijinal pure-stock s.
Medikal
orijinal original product i.
Argo
orijinal ridgy-didge i.
orijinal goods i.

"orijinal" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
orijinal bir şekilde originally zf.
Genel
orijinal kopya master copy i.
orijinal kimse original i.
bir şeyin sahtesini yapıp orijinal olduğunu ileri süren kimse forger i.
bir şeyin sahtesini yapıp orijinal olduğunu ileri sürme forgery i.
orijinal ürün kalitesi genuine product quality i.
tercüme edilmiş bir belgeyi tekrardan orijinal dile tercüme etme back translation i.
orijinal olmama inauthenticity i.
hayranların kendilerine ait olmayan orijinal eserler üzerinde herhangi bir kazanç beklentisi olmadan eğlence amaçlı yazdıkları kurgu öyküler fan-fiction i.
hayranların kendilerine ait olmayan orijinal eserler üzerinde herhangi bir kazanç beklentisi olmadan eğlence amaçlı yazdıkları kurgu öyküler fanfiction i.
hayranların kendilerine ait olmayan orijinal eserler üzerinde herhangi bir kazanç beklentisi olmadan eğlence amaçlı yazdıkları kurgu öyküler fanfic i.
(bir parçanın) özgünlüğünü (orijinal olup olmadığını) belirleme expertization i.
(bir parçanın) özgünlüğünü (orijinal olup olmadığını) belirleme expertisation i.
orijinal çizim sonrası ile son yayım öncesi arasındaki dönem pre-media i.
orijinal çizim sonrası ile son yayım öncesi arasındaki dönem premedia i.
yayınevi için orijinal çalışmalara erişimde, bu çalışmaların incelenmesinden ve değerlendirilmesinden basıma kadar süreçten sorumlu görevli acquisitions editor i.
oxford, queen's college'de orijinal kıyafeti cübbe olan bilim insanı tabarder i.
oxford, queen's college'de orijinal kıyafeti cübbe olan bilim insanı tabaarder i.
elektronik ton yerine orijinal ses kaydının kullanıldığı cep telefonu zil sesi realtone i.
hurda kauçuğu orijinal özelliklerine döndüren makineden sorumlu kimse chargeman i.
orijinal olmama unoriginality i.
orijinal şeyler esoterica i.
üzerine kafa yorarak fikirlerin sentezlenebileceği ve orijinal yorumlar ve sonuçlar için bir temel oluşturabilecek veri, gözlem ve fikirler material i.
taş plağın orijinal kaydın kopyalarını seri olarak üretmek için kullanılan elektroform baskısı matrix i.
orijinal şey mccoy i.
bir taş plağın orijinal kaydının çok sayıda kopyasını üretmek için kullanılan elektroform baskısı mother i.
orijinal durumuna döndürme repristination i.
orijinal kimse idiosyncratic i.
izleri tamamen silinememiş olan orijinal tarihinin üzerine yeni tarihi basılan sikke overdate i.
sikkenin izleri tamamen silinememiş olan orijinal tarihinin üzerine konulan yeni tarih overdate i.
geleneksellik nedeniyle orijinal olmama conventionality i.
orijinal şey originality i.
orijinal fikirleri olabilecek kimse originalist i.
orijinal fikirleri olan kimse originalist i.
orijinal olma originalness i.
orijinal şey primordial i.
kopyası üretilen orijinal parça principal i.
(ses üretiminde) dinleyiciye orijinal ses kaynağı ile aynı odada olduğu yanılsamasını verme presence i.
orijinal belge script i.
orijinal içeriğin hayranlarını çekmek amacıyla klasik yapımlardan eski karakterleri, konseptleri ve fikirleri yeni yapıma dahil etme eylemi nostalgia bait i.
bir film veya dizinin uyarlandığı orijinal kitap, oyun veya başka bir eser source material i.
orijinal belge taslağı protocol i.
orijinal büyüklükte tasarım standee i.
orijinal durumuna getirmek restore to the original state f.
orijinal sayının onda biri kadar azaltmak tithe [obsolete] f.
orijinal durumuna getirmek renature f.
orijinal bir edebi eser yazmak compile [obsolete] f.
(belgeyi) birden fazla orijinal nüsha halinde düzenlemek indent f.
orijinal (piyes) straight s.
orijinal olmayan unoriginal s.
çok orijinal very original s.
orijinal olmayan inauthentic s.
orijinal olmayan unauthentic s.
orijinal kalmış underived s.
yeni ve orijinal fikirler yaratan ground-breaking s.
(tekrar orijinal formuna dönüştürmek üzere) kapatılamaz ya da yapıştırılamaz non-sealable s.
orijinal olmayan reach-me-down s.
orijinal halinden belirgin şekilde farklı changeling s.
orijinal (yazı) manual [obsolete] s.
orijinal olmayan manufactured s.
orijinal olmayan bromidic s.
izleri tamamen silinememiş olan orijinal tarihinin üzerine yeni tarihi basılan (sikke) overdated s.
orijinal stile uyan old-school s.
orijinal stile bağlı kalan old-school s.
orijinal model teşkil eden prototypical s.
orijinal olmayan sterile s.
orijinal olarak natively zf.
orijinal olmadan unoriginally zf.
orijinal bir şekilde ingenerably zf.
orijinal model teşkil ederek prototypically zf.
orijinal anlamı veren ön ek ur- ök.
(metamorfik kayaçta) orijinal tortudan gelişen anlamına gelen ön ek par- ök.
Öbek Fiiller
(iskoç geleneksel dansında) iki partner set çizgisinin arkasında ayrı ayrı dans edip daha orijinal pozisyona geri dönmek cast off f.
dansta partneri döndürerek arkasına geçtikten sonra orijinal pozisyona dönmek cast off f.
Konuşma Dili
orijinal şey real thing i.
orijinal şey real stuff i.
donald trump'un orijinal soyadı drumpf i.
(oda/ev) orijinal haline getirilmiş stripped back s.
Deyim
orijinal karakter original character i.
orijinal kimse/şey the real simon pure [old-fashioned] i.
orijinal paketinde hiç açılmamış mint in box s.
orijinal paketinde hiç açılmamış mintin box s.
orijinal olmayan queerer than a three-dollar bill s.
orijinal olmayan phonier than a three-dollar bill s.
orijinal değil ninebob s.
orijinal olmayan warmed-over s.
orijinal bir şekilde outside of the box zf.
orijinal haliyle come stà expr.
Ticaret/Ekonomi
orijinal manifesto original manifest i.
orijinal parçalar genuine parts i.
orijinal parça piyasa payı genuine share i.
orijinal b dilimi avansı original tranche b advance i.
poliçenin orijinal kopyası first of exchange draft i.
orijinal parça piyasa payı genuine coverage rate i.
orijinal maliyet original cost i.
orijinal kopyası original i.
orijinal maliyet historical cost i.
kullanılabilir orijinal b dilimi taahhüdü available original tranche b commitment i.
tam takım konşimento orijinal kopyaların tümü full set bill of lading i.
orijinal b dilimi kapsamındaki bir avans an advance under the original tranche b i.
orijinal fatura original invoice i.
orijinal metin original manuscript i.
orijinal makbuz original receipt i.
orijinal sermaye original capital i.
orijinal dkk oranı original ltv ratio i.
orijinal malzeme üreticisi original equipment manufacturer (oem) i.
orijinal tasarım imalatı original design manufacturing i.
orijinal bütçe original budget i.
gelir vergisi için para kazancı veya kaybının hesaplanmasında kullanılan orijinal mülk maliyeti basis i.
orijinal kambiyo senedi sola bill i.
orijinal kambiyo senedi sola i.
Hukuk
orijinal kanıt original evidence i.
orijinal delil original evidence i.
kendi orijinal el yazısı autograph i.
orijinal delil kuralı best evidence rule i.
orijinal üyelerinden geriye yalnızca küçük bir kısım kaldığından temsiliyet gücünü veya otoritesini kaybetmiş yasama organı rump i.
imza veya yazıyı orijinal olduğu bilinen bir diğeriyle karşılaştırarak gerçekliğini belirleme yöntemi comparison of hands i.
kendi orijinal el yazısı ile imza etmek autograph f.
Siyasal
orijinal görünüm original appearance i.
Medya
orijinal içerik oc (original content) i.
Teknik
orijinal renk örneği colour master sample i.
orijinal bağlantı original connection i.
orijinal ekipman imalatçısı original equipment manufacturer i.
orijinal ekipman original equipment i.
orijinal yapı original structure i.
orijinal numune master sample i.
orijinal halini alma recovery i.
orijinal malzeme üreticisi original equipment manufacturer i.
öğenin orijinal boyu original length of the member i.
orijinal ses original sound i.
orijinal ambalaj original package i.
orijinal negatif original negative i.
orijinal pozitif original positive i.
orijinal frekansa benzemeyen farklı bir sinyal alias frequency i.
orijinal reçine orginal resin i.
orijinal şişe original container i.
üst ve alt kısmı orijinal ve ortası renkli bir taklitten oluşan üç parçalı kompozit taş triplets i.
(porselen) bazı alanları orijinal yüzeyle aynı renkte tutmak reserve f.
Bilgisayar
orijinal kopya master copy i.
orijinal ürün sertifikası certificate of originality i.
orijinal içerik original content i.
microsoft network'ün orijinal kod adı marvel i.
geliştiricilerin mevcut bir projenin kaynak kodunu kullanarak orijinal koda dayalı yeni bir yazılım oluşturması fork i.
mevcut bir projenin kaynak kodu kullanarak orijinal koda dayalı oluşturulmuş yeni yazılım fork i.
ses diskini orijinal cd-da formatından sıkıştırılmış ses formatlarına dönüştüren ripping s.
Bilişim
çok sayıda spam yapan siteler ile özgün içerikli siteler arasındaki farkı belirleyip orijinal içerikli siteleri üst sıralarda tutmak ve çöp diye tabir edilen siteleri ise belirlemek amacıyla google'ın oluşturduğu bir site eleme sistemi sandboxing i.
çok sayıda spam yapan siteler ile özgün içerikli siteler arasındaki farkı belirleyip orijinal içerikli siteleri üst sıralarda tutmak ve çöp diye tabir edilen siteleri ise belirlemek amacıyla google'ın oluşturduğu bir site eleme sistemi sandbox i.
çok sayıda spam yapan siteler ile özgün içerikli siteler arasındaki farkı belirleyip orijinal içerikli siteleri üst sıralarda tutmak ve çöp diye tabir edilen siteleri ise belirlemek amacıyla google'ın oluşturduğu bir site eleme sistemi sandbox effect i.
Telekom
sinyalle iletilen mesajı orijinal biçimine benzer şekilde alan taraf destination i.
Televizyon
orijinal görsellerdeki renklerin ayrımına dayanan bir fotoğraf tekniği chroma-key i.