acquit - Türkçe İngilizce Sözlük

acquit

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

acquit — Definition

Anlamı ve Tanımı:
beraat ettirmek, aklamak
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈkwɪt/ – BrE /əˈkwɪt/)
Terim Türü:
Fiil: acquit (acquits – acquitted – acquitting)
Bir mahkeme veya yetkili makamın bir sanığı suçsuz bularak hüküm vermemesini ifade eden fiildir. Latince acquietare (“serbest bırakmak”) kelimesinden Orta Fransızca üzerinden hukuk diliyle yerleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
exonerate, clear, absolve
Zıt Anlamlılar:
convict, condemn, indict

"acquit" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
acquit f. aklamak
After three years of trial, all the defendants were acquitted.
Üç yıl süren yargılamanın ardından tüm sanıklar aklandı.

More Sentences
acquit f. temize çıkarmak
Hukuk
acquit f. beraatine karar vermek
The jury acquitted her of all the charges against her.
Jüri, kendisine yöneltilen tüm suçlamalardan beraatine karar verdi.

More Sentences
Genel
acquit f. muaf tutmak
acquit f. (borç/yükümlülük) ödemek
acquit f. tenzih etmek
acquit f. ibra etmek
acquit f. beraat ettirmek
acquit f. suçsuz çıkarmak
acquit f. davranmak
acquit f. hareket etmek
Ticaret/Ekonomi
acquit f. beraat ettirmek
acquit f. borcu kapatmak
acquit f. görevden affetmek
acquit f. ibra etmek
acquit f. ödemek
Hukuk
acquit f. beraat ettirmek
acquit f. bırakmak
acquit f. ibra etmek
acquit f. suçsuz bulmak

"acquit" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
acquit oneself f. yerine getirmek
acquit oneself f. yapmak
acquit oneself well f. yüzünün akıyla çıkmak
acquit (oneself) f. davranış sergilemek
acquit (oneself) f. hareket etmek
acquit (oneself) f. davranmak
Öbek Fiiller
acquit (one) of (something) f. (birini herhangi bir suçtan veya kabahatten) suçsuz bulmak
acquit someone of something f. (birini herhangi bir suçtan veya kabahatten) beraat ettirmek
acquit someone of something f. (birini herhangi bir suçtan veya kabahatten) temize çıkarmak
acquit (one) of (something) f. (birini herhangi bir suçtan veya kabahatten) aklamak
acquit someone of something f. (birini herhangi bir suçtan veya kabahatten) aklamak
acquit someone of something f. (birini herhangi bir suçtan veya kabahatten) suçsuz bulmak
acquit (one) of (something) f. (birini herhangi bir suçtan veya kabahatten) temize çıkarmak
acquit (one) of (something) f. (birini herhangi bir suçtan veya kabahatten) beraat ettirmek
Hukuk
plea of autrefois acquit i. sanığın daha önceden aynı suç nedeniyle masum bulunduğunu gösteren defi
a plea of autrefois acquit i. sanığın daha önce aynı suçtan beraat etmiş olduğunu gösteren defii
acquit of f. beraat ettirmek