yapmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

yapmak



"yapmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 112 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yapmak execute f.
yapmak do f.
yapmak make f.
yapmak perform f.
yapmak practice f.
yapmak practise f.
General
yapmak profess f.
yapmak engineer f.
yapmak commit f.
yapmak acquit oneself f.
yapmak have f.
yapmak turn out f.
yapmak perpetrate f.
yapmak establish f.
yapmak land f.
yapmak frame f.
yapmak go through f.
yapmak weave f.
yapmak build f.
yapmak fulfil f.
yapmak do f.
yapmak cost f.
yapmak put up f.
yapmak put through f.
yapmak cause f.
yapmak contrive f.
yapmak make of f.
yapmak practice f.
yapmak deliver f.
yapmak work on f.
yapmak brew f.
yapmak set f.
yapmak form f.
yapmak act f.
yapmak work f.
yapmak forge f.
yapmak carve out f.
yapmak hold in f.
yapmak take f.
yapmak go over f.
yapmak get f.
yapmak architect f.
yapmak turn f.
yapmak transact f.
yapmak ply f.
yapmak cook f.
yapmak repair f.
yapmak fill f.
yapmak mend f.
yapmak draw f.
yapmak fashion f.
yapmak prepare f.
yapmak concoct f.
yapmak do with f.
yapmak construct f.
yapmak practise f.
yapmak make up f.
yapmak perform f.
yapmak ordain f.
yapmak accomplish f.
yapmak bring out f.
yapmak conduct f.
yapmak erect f.
yapmak found f.
yapmak fabricate f.
yapmak make f.
yapmak manufacture f.
yapmak produce f.
yapmak carry on f.
yapmak come close f.
yapmak fulfill f.
yapmak come [brit] f.
yapmak enact f.
yapmak mak [scotland] f.
yapmak run f.
yapmak haunt [dialect] [uk/scotland] f.
Phrasals
yapmak fetch up f.
Colloquial
yapmak faire f.
Trade/Economic
yapmak adhibit f.
yapmak make of f.
yapmak make up f.
yapmak make f.
yapmak render f.
yapmak perpetrate f.
yapmak administer f.
Law
yapmak commit f.
yapmak construct f.
Politics
yapmak make a reduction f.
yapmak apply a reduction f.
Technical
yapmak conduct f.
yapmak construct f.
yapmak achieve f.
yapmak make f.
yapmak design f.
yapmak meet f.
yapmak fulfil f.
yapmak accomplish f.
yapmak erect f.
yapmak fabricate f.
yapmak manufacture f.
yapmak conference f.
yapmak produce f.
yapmak implement f.
yapmak create f.
yapmak fulfill f.
yapmak found f.
yapmak carry out f.
Latin
yapmak facere f.
Archaic
yapmak dost (do) f.
yapmak doth f.
Slang
yapmak bust (rap slang) f.
yapmak make with f.

"yapmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kamp yapmak camp f.
iş yapmak deal f.
yaramazlık yapmak act up f.
iş yapmak do business f.
kazı yapmak excavate f.
çiş yapmak pee f.
mastürbasyon yapmak masturbate f.
modele göre yapmak pattern f.
tanıtımını yapmak promote f.
hata yapmak err f.
anafor yapmak eddy f.
kopyasını yapmak replicate f.
sürterek yara yapmak gall f.
masaj yapmak massage f.
alıştırma yapmak exercise f.
çiş yapmak wee f.
prova yapmak rehearse f.
savunma yapmak plead f.
bakım yapmak maintain f.
hemşirelik yapmak nurse f.
sabotaj yapmak sabotage f.
egzersiz yapmak exercise f.
barış yapmak make peace f.
yürüyüş yapmak (topluca) march f.
konuşma yapmak give a speech f.
katkı yapmak contribute f.
çiş yapmak urinate f.
bakıcılık yapmak nurse f.
baskın yapmak raid f.
hata yapmak make a mistake f.
çıkıntı yapmak stick out f.
kaçak yapmak ooze f.
çağrışım yapmak evoke f.
şantaj yapmak blackmail f.
öncülük yapmak lead f.
çekim yapmak (kamera) shoot f.
panik yapmak panic f.
öncülüğünü yapmak lead f.
ayak işleri yapmak run an errand f.
ayrım yapmak discriminate f.
suikast yapmak assassinate f.
fren yapmak brake f.
blöf yapmak bluff f.
işbirliği yapmak collaborate f.
gösteri yapmak demonstrate f.
işbirliği yapmak cooperate f.
yaramazlık yapmak misbehave f.
ızgara yapmak grill f.
hafriyat yapmak excavate f.
görüşme yapmak meet f.
düşük yapmak miscarry f.
yatırım yapmak invest f.
alıntı yapmak quote f.
rol yapmak perform f.
pratik yapmak practise f.
kaynak yapmak weld f.
gözlem yapmak observe f.
hırsızlık yapmak steal f.
misilleme yapmak retaliate f.
reform yapmak reform f.
yeniden yapmak redo f.
taslağını yapmak sketch f.
devir yapmak revolve f.
çocuk yapmak make a baby f.
sınav yapmak quiz f.
büyü yapmak cast a spell over f.
baskı yapmak force f.
araştırma yapmak research f.
alıştırma yapmak practice f.
sıra ile yapmak alternate f.
değişimli olarak yapmak alternate f.
baskı yapmak press f.
oylama yapmak ballot f.
alıştırma yapmak practise f.
iki misli yapmak double f.
ağırlık yapmak weight f.
iş yapmak work f.
reklamını yapmak advertize f.
reklamını yapmak advertise f.
izin istemeden yapmak take the liberty f.
bağış yapmak donate f.
beceriksizce yapmak fumble f.
aynısını yapmak replicate f.
General
kalpazanlık yapmak falsify f.
gibi yapmak simulate f.
reklam yapmak boom f.
sıcak kompres yapmak stupe f.
gösteriş yapmak sport f.
temizlik yapmak clean up f.
isim yapmak become famous f.
tahkikat yapmak investigate f.
zikzak yapmak weave f.
gösteriş yapmak splurge f.
jöle yapmak jell f.
(arasında) düzenli seferler yapmak ply between f.
gererek işkence yapmak rack f.
şekerleme yapmak have a snooze f.
ağız dalaşı yapmak have a row f.
aynı anda yapmak accompany f.
karanlık yapmak obscure f.
kaza yapmak have an accident f.
ev sahipliği yapmak receive f.
reklamını yapmak boom f.
kaka yapmak defecate f.
birinden gizli yapmak do something behind one's back f.
kesinti yapmak cut something back f.
propaganda yapmak propagate f.
soruşturma yapmak inquire into f.
sahtekarlık yapmak defraud f.
tahkikat yapmak inquire into f.
paten yapmak skate f.
rol yapmak feign f.
damalı yapmak checker f.
poz yapmak attitudinize f.
çıkıntı yapmak run out f.
iki misli yapmak double f.
baştan savma yapmak botch f.
falso yapmak play a false note f.
üzerine düşeni yapmak pull one's weight f.
friksiyon yapmak rub f.
uydurup yapmak improvise f.
iş yapmak traffic f.
mukavele yapmak make a contract f.
hile yapmak rook f.
diş dolgusu yapmak fill a tooth f.
kangal yapmak coil f.
plan yapmak make a plan f.
sorti yapmak sortie f.
falso yapmak make a blunder f.
alem yapmak revel f.
görev yapmak do a job f.
değiş tokuş yapmak barter f.
hırsızlık yapmak commit a theft f.
görüşme yapmak have an interview f.
baskı yapmak press f.
rol yapmak put on an act f.
çentik yapmak jag f.
yumak yapmak ball f.
nakliye yapmak freight f.
mangalda ızgara yapmak charbroil f.
temizlikçilik yapmak char f.
bir şeyi iyi yapmak be skilled in f.
büyü yapmak witch f.
saygısızlık yapmak disregard f.
bir deri bir kemik yapmak emaciate f.
tercüme yapmak translate f.
hacetini yapmak go to the toilet f.
telepati yapmak telepathize f.
yetersiz yapmak unfit f.
dört nüsha yapmak quadruplicate f.
grev yapmak strike f.
şamata yapmak make a commotion f.
şaka yapmak lark f.
pandomim yapmak mime f.
bir şeyi yapmak için çok masraf etmek go to great expense f.
propagandasını yapmak propagandize f.
mukavele yapmak covenant f.
şekerleme yapmak doze f.
küre şeklinde yapmak orb f.
ağ yapmak net f.
ticareti yapmak traffic f.
benek yapmak speckle f.
soygun yapmak rob f.
ad yapmak make a name for oneself f.
jimnastik yapmak do gymnastic exercises f.
ameliyat yapmak operate f.
yeni baştan yapmak reconstruct f.
gemi yolculuğu yapmak navigate f.
büyük bir gaf yapmak pull a boner f.
döküm yapmak smelt f.
saldırı yapmak attack f.
alıştırma yapmak drill f.
salamura yapmak salt f.
deve yapmak appropriate f.
büyücülük yapmak conjure f.
genelleme yapmak generalize f.
otostop yapmak thumb a lift f.
konuşma yapmak address f.
bir işi tamamıyla yapmak go the whole hog f.
dersini yapmak do one's homework f.
bip bip yapmak bleep f.
ticaret yapmak ply a trade f.
bağlantı yapmak make an agreement with f.
tekerleklerle iz yapmak rut f.
dublörlüğünü yapmak stand in for f.
çene yapmak gab f.
kompostosunu yapmak put up f.
yargısız infaz yapmak execute with extreme prejudice f.
ile röportaj yapmak interview f.
reverans yapmak drop a curtsy f.
yalıtım yapmak insulate f.
numara yapmak pretend f.
is yapmak smut f.
yardımcı oyunculuk yapmak understudy f.
inanır gibi yapmak pay lip service to f.
gösteriş yapmak chuck one's weight about f.
reasürans yapmak reinsure f.
ağır işler yapmak drudge f.
acemice iş yapmak bungle f.
kırış kırış yapmak shrivel f.
mastürbasyon yapmak jerk off f.
kabataslak yapmak rough out f.
dersini yapmak prepare one's lesson f.
fedakarlık yapmak make a sacrifice f.
rock yapmak (müzik) rock f.
zum yapmak zoom f.
kesinti yapmak cut back f.
taslağını yapmak roughcast f.
oynama yapmak juggle with f.
doya doya yapmak feast f.
kıyak yapmak do somebody a great favour f.
erken doğum yapmak cast f.
tatil yapmak take a holiday f.
kompliman yapmak pay a compliment f.
bağış yapmak give away f.
kakma işi yapmak (taş) set f.
bakım yapmak renew f.
atılım yapmak spurt f.
katalog yapmak catalogue f.
oynama yapmak cook up f.
tabela yapmak be placed f.
galvanize klişe yapmak electrotype f.
kare yapmak square f.
banyo yapmak have a bath f.
seğirdim yapmak kick f.
taklidini yapmak imitate f.
karışım yapmak alloy f.
gezinti yapmak go for a stroll f.
uşaklık yapmak valet f.
gaf yapmak blunder f.
gaz yapmak fart f.
aktarma yapmak change f.
abone yapmak subscribe someone to f.
isteyerek yapmak volunteer f.
parazit yapmak bother someone f.
şike yapmak rig a game f.
doğaçlama yapmak improvise f.
on katı yapmak decuple f.
kur yapmak pay court to f.
işkence yapmak torment f.
meç yapmak (saça) streak f.
bir işi kendiliğinden yapmak take something upon oneself f.
konuşma yapmak perorate f.
uğultu yapmak whirry f.
giriş yapmak preface f.
temizlik yapmak do cleaning f.
fiyatta indirim yapmak knock something off the price f.
flu yapmak blur f.
protokol yapmak protocol f.
çabuk (yapmak) istemek be in a hurry to f.
konuşma yapmak confer f.
balans ayarını yapmak equalize f.
oylama yapmak take the vote f.
çeviri yapmak construe f.
açık oturum yapmak make a panel f.
faul yapmak foul f.
kırma yapmak crease f.
hile yapmak cheat f.
deste yapmak bunch f.
ayrı seçi yapmak differentiate f.
ağırlık yapmak weight f.
keşif yapmak reconnoitre f.
demet yapmak shock f.
kemer yapmak vault f.
analiz yapmak analyse f.
bukle yapmak curl f.
birine şaka yapmak play a joke on someone f.
turnuva yapmak tourney f.
iğneardı dikiş yapmak backstitch f.
işbirliği yapmak go ahead with f.
gönderme yapmak refer to f.
kare kare yapmak square f.
öğretmenlik yapmak teach f.
düzenleme yapmak regulate f.
araştırma yapmak shop f.
otostop yapmak hitchhike f.
baskı yapmak (dergi vb) print f.
fuhuş yapmak whore f.
yemek yapmak make food f.
gezinti yapmak go for a jaunt f.
yalandan yapmak simulate f.
sinir yapmak get angry f.
gaf yapmak flub f.
vuruş yapmak strike out f.
tekrar yapmak redo f.
giriş yapmak enter f.
kaçakçılık yapmak bootleg f.
yazmanlık yapmak clerk f.
balya yapmak make inbales f.
yalpa yapmak shimmy f.
ödemeli telefon görüşmesi yapmak reverse the charges f.
gaf yapmak put one's foot in one's mouth f.
kritiğini yapmak criticize f.
ağırlık yapmak weigh down f.
canı bir şeyi yapmak istemek be in the mood to f.
baskı yapmak keep down f.
envanterini yapmak inventory f.
egzersiz yapmak do exercise f.
merserize yapmak mercerize f.
aktarma yapmak change trains f.
kompliman yapmak pay somebody a compliment f.
iskonto yapmak make a reduction f.
üzerinde oynama yapmak fiddle f.
benek yapmak speck f.
tadilat yapmak (bir yerde) remodel f.
çukur yapmak pit f.
hamle yapmak attack f.
şamata yapmak make a noise f.
hırsızlık yapmak rob f.
açıklama yapmak explain f.
çit yapmak fence in f.
devir yapmak revolve f.
defans yapmak play defensively f.
belirli bir amaca göre bir şeyi yapmak/değiştirmek tailor f.
redaksiyon yapmak edit f.
taklidini yapmak impersonate f.
mavi yapmak blue f.
ayrım yapmak differentiate f.
özetini yapmak epitomize f.
sinir yapmak be riled at f.
kitabın çıkış kaydını yapmak check out of f.
deve yapmak pocket f.
reklamını yapmak (radyo) plug f.
tutukluk yapmak misfire f.
yaraya pansuman yapmak dress f.
tur yapmak tour f.
işbirliği yapmak associate f.
solo yapmak solo f.
modellik yapmak sit f.
benekli yapmak fleck f.
sükse yapmak make a name for oneself f.
hata yapmak commit an error f.
birşeyi gözden geçirerek gereken tamirleri yapmak overhaul f.
ferma yapmak (av köpeği) point f.
kamp yapmak set up a camp f.
bir işi keyif almadan yapmak go through the motions f.
simsarlık yapmak tout f.
aşk yapmak make love f.
şekerleme yapmak snooze f.
harmonisini yapmak harmonize f.
çevirisini yapmak put f.
grev yapmak be on strike f.
bir iş için ön hazırlık yapmak lay the groundwork for f.
elinden geleni yapmak step up to the plate f.
askeri darbe yapmak make a military coup f.
ütü yapmak iron f.
nükte yapmak make witty remarks f.
birine sürpriz yapmak surprise f.
olası yanlış anlaşılmaları önlemek için açıklama yapmak set the record straight f.
parazit yapmak stray f.
sesli yapmak vowelize f.
kum yapmak sand f.
giriş yapmak check in f.
tümsek yapmak mound f.
manikür yapmak manicure f.
röportaj yapmak do an interview f.
alışverişini yapmak do one's shopping f.
ince ayar yapmak adjust finely f.
dizgi yapmak typeset f.
kontrat yapmak make a contract f.
ders yapmak have a class f.
antika görünümlü yapmak make to look antique f.
duraksamadan yapmak bone about f.
numara yapmak sham f.
propaganda yapmak propagandize f.
naz yapmak show coyness f.
değişiklik yapmak shake up f.
parıltılı yapmak gloss f.
yaramazlık yapmak be naughty f.
gerçekten yapmak carry something through f.
hararetle yapmak blaze away at f.
klişe yapmak make cliche f.
istifçilik yapmak stockpile f.
yankesicilik yapmak pick f.
spekülasyon yapmak stag f.
demet yapmak bunch f.
sörf yapmak surf f.
şaka yapmak lark about f.
alışkanlık yapmak form an addiction f.
üzerinde oynama yapmak garble f.
baskı yapmak apply pressure f.
baskı resim yapmak lithograph f.
gösteriş yapmak parade f.
hile yapmak swindle f.
diyet yapmak diet f.
yanlış yapmak misdo f.
ebediyen şöhret yapmak eternise f.
bir yüzeyde renkli çizgiler yapmak streak f.
çalışma yapmak study f.
plan yapmak scheme f.
nirengi yapmak triangulate f.
uzun yürüyüş yapmak hike f.
reform yapmak reform f.
baskı yapmak coerce f.
petek şeklinde yapmak honeycomb f.
bir çağa tanıklık yapmak bear witness to an age f.
römork yapmak tow f.
vals yapmak waltz f.
kaçamak yapmak cop out f.
açıklama yapmak give directions f.
yoklama yapmak give quiz f.
kendi görüşlerinin doğruluğunu ölçmek için karşıt görüşlerin savunmasını yapmak play the devil's advocate f.
hakemlik yapmak umpire f.
gizlice işbirliği yapmak connive f.
bir konu hakkında konuşma yapmak dissertate f.
stok yapmak stock f.
muziplik yapmak joke f.
grev yapmak go out f.
içgözlem yapmak introspect f.
kaçakçılığını yapmak run f.
boks yapmak box f.
konservesini yapmak put up f.
servis yapmak serve food f.
askerlik yapmak do one's military service f.
anlaşma yapmak strike a deal f.
çift yapmak geminate f.
ayrıcalık yapmak discriminate f.
ikmal yapmak take on supplies f.
kur yapmak flirt f.
cızırtı yapmak splutter f.
daha kolay bir çözüm varken bir şeyi zor bir şekilde yapmak do something the hard way f.
gereğini yapmak meet the case f.
din propagandası yapmak proselytize f.
çeviri yapmak translate f.
çizgi çizgi yapmak striate f.
atak yapmak spurt f.
yazılı açıklama yapmak make a written statement f.
içki alemi yapmak binge f.
gezinti yapmak hike f.
geçerli yapmak validate f.
demet yapmak truss f.
espri yapmak crack a joke f.
tahrifat yapmak falsify f.
lütfedip yapmak vouchsafe f.
hamallığını yapmak do the donkeywork f.
malt yapmak malt f.
gelişigüzel yapmak make random f.
alışveriş yapmak shop f.
sert ve ani çıkış yapmak lash out at f.
sırayla yapmak alternate f.
işbirliği yapmak make common cause with f.
dört kopya yapmak quadruplicate f.
nakliye yapmak dispatch f.
arıza yapmak go wrong f.
banyo yapmak bathe f.
tekrar yapmak do over f.
icat yapmak contrivance f.
çıkış yapmak scold f.
caz yapmak yammer f.
noktalarla yapmak stipple f.
eleme yapmak screen f.
çocuk yapmak father f.
engelli koşu yapmak hurdle f.
müfredat yapmak set the schedule f.
demet yapmak tie in sheaves f.
bir işi düşe kalka yapmak muddle through f.
ızgara yapmak broil f.
elverişli yapmak reclaim f.
aptallık yapmak boob f.
step dansı yapmak tap dance f.
mürekkep lekesi yapmak blot f.
ittifak yapmak ally with f.
kabartma yapmak engrave f.
değerlendirmesini yapmak take stock of f.
perma yapmak perm f.
belgede tahrifat yapmak falsify f.
seçimlerde hile yapmak gerrymander f.
demagoji yapmak engage in demagoguery f.
heykelini yapmak sculpt f.
kıvır kıvır yapmak curl f.
eğimli yapmak bevel f.
tanıtım yapmak advertise f.
kesinti yapmak slash f.
ağız kavgası yapmak fight verbally f.
iğne yapmak inject f.
müzakere yapmak confer f.
yargısız infaz yapmak terminate with extreme prejudice f.
baskı yapmak (birisine) tyrannize over f.
delikli yapmak perforate f.
ondüle yapmak curl f.
eksiksiz yapmak do completely f.
çift dikiş yapmak repeat a year f.
kahve yapmak brew f.
bakim yapmak service f.
kabaca plan yapmak draft f.
ödeme yapmak defray f.
yanlış yapmak slip up f.
beste yapmak compose f.
çıkıntı yapmak stand out f.
birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için) maneuver f.
araştırma yapmak do research f.
büyü yapmak put a spell on f.
yayın yapmak broadcast f.
ev sahipliği yapmak do the honours f.
polka dansı yapmak polka f.
alem yapmak rollick f.
kur yapmak rush f.
ayak yapmak sham f.
kaydını yapmak record f.
taslak yapmak sketch f.