yapmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

yapmak



"yapmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 103 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yapmak do f.
yapmak perform f.
yapmak make f.
yapmak execute f.
yapmak practice f.
yapmak practise f.
General
yapmak fabricate f.
yapmak make f.
yapmak engineer f.
yapmak commit f.
yapmak acquit oneself f.
yapmak perpetrate f.
yapmak establish f.
yapmak land f.
yapmak frame f.
yapmak go through f.
yapmak ordain f.
yapmak weave f.
yapmak bring out f.
yapmak profess f.
yapmak found f.
yapmak have f.
yapmak manufacture f.
yapmak turn out f.
yapmak produce f.
yapmak conduct f.
yapmak make of f.
yapmak practice f.
yapmak come close f.
yapmak cause f.
yapmak contrive f.
yapmak fulfill f.
yapmak accomplish f.
yapmak brew f.
yapmak make up f.
yapmak set f.
yapmak form f.
yapmak act f.
yapmak build f.
yapmak fulfil f.
yapmak do f.
yapmak cost f.
yapmak deliver f.
yapmak work on f.
yapmak put up f.
yapmak perform f.
yapmak put through f.
yapmak work f.
yapmak practise f.
yapmak forge f.
yapmak carve out f.
yapmak hold in f.
yapmak architect f.
yapmak turn f.
yapmak transact f.
yapmak ply f.
yapmak carry on f.
yapmak construct f.
yapmak draw f.
yapmak take f.
yapmak go over f.
yapmak get f.
yapmak cook f.
yapmak repair f.
yapmak fill f.
yapmak mend f.
yapmak erect f.
yapmak concoct f.
yapmak do with f.
yapmak fashion f.
yapmak prepare f.
Slang
yapmak bust (rap slang)
Trade/Economic
yapmak administer
yapmak perpetrate
yapmak make of
yapmak render
yapmak make up
yapmak make
Law
yapmak construct
yapmak commit
Politics
yapmak make a reduction
yapmak apply a reduction
Technical
yapmak achieve
yapmak conduct
yapmak erect
yapmak construct
yapmak make
yapmak implement
yapmak create
yapmak fulfill
yapmak design
yapmak manufacture
yapmak conference
yapmak fabricate
yapmak meet
yapmak fulfil
yapmak accomplish
yapmak produce
yapmak found
yapmak carry out
Latin
yapmak facere
Archaic
yapmak doth
yapmak dost (do)

"yapmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ağırlık yapmak weight f.
alıntı yapmak quote f.
alıştırma yapmak practice f.
alıştırma yapmak exercise f.
alıştırma yapmak practise f.
anafor yapmak eddy f.
araştırma yapmak research f.
ayak işleri yapmak run an errand f.
aynını yapmak replicate f.
ayrım yapmak discriminate f.
bakıcılık yapmak nurse f.
bakım yapmak maintain f.
barış yapmak make peace f.
baskı yapmak force f.
baskı yapmak press f.
baskın yapmak raid f.
blöf yapmak bluff f.
büyü yapmak cast a spell over f.
büyü yapmak witch f.
çağrışım yapmak evoke f.
çekim yapmak (kamera) shoot f.
çıkıntı yapmak stick out f.
çiş yapmak pee f.
çiş yapmak urinate f.
çiş yapmak wee f.
çocuk yapmak make a baby f.
değişimli olarak yapmak alternate f.
devir yapmak revolve f.
düşük yapmak miscarry f.
düşük yapmak abort f.
egzersiz yapmak exercise f.
fren yapmak brake f.
görüşme yapmak meet f.
gösteri yapmak demonstrate f.
gözlem yapmak observe f.
hafriyat yapmak excavate f.
hata yapmak err f.
hata yapmak make a mistake f.
hemşirelik yapmak nurse f.
hırsızlık yapmak steal f.
ızgara yapmak grill f.
iki misli yapmak double f.
iş yapmak deal f.
iş yapmak do business f.
iş yapmak work f.
işbirliği yapmak cooperate f.
işbirliği yapmak collaborate f.
kaçak yapmak ooze f.
kamp yapmak camp f.
katkı yapmak contribute f.
kaynak yapmak weld f.
kazı yapmak excavate f.
konuşma yapmak give a speech f.
kopyasını yapmak replicate f.
masaj yapmak massage f.
mastürbasyon yapmak masturbate f.
misilleme yapmak retaliate f.
modele göre yapmak pattern f.
oylama yapmak ballot f.
öncülüğünü yapmak lead f.
öncülük yapmak lead f.
panik yapmak panic f.
pratik yapmak practise f.
prova yapmak rehearse f.
reform yapmak reform f.
rol yapmak perform f.
sabotaj yapmak sabotage f.
savunma yapmak plead f.
sınav yapmak quiz f.
sıra ile yapmak alternate f.
suç ortaklığı yapmak abet f.
suikast yapmak assassinate f.
sürterek yara yapmak gall f.
şantaj yapmak blackmail f.
tanıtımını yapmak promote f.
taslağını yapmak sketch f.
yaramazlık yapmak act up f.
yaramazlık yapmak misbehave f.
yatırım yapmak invest f.
yeniden yapmak redo f.
yürüyüş yapmak (topluca) march f.
General
(arasında) düzenli seferler yapmak ply between f.
(araziyi) parselleyip üzerine ev yapmak/yaptırmak subdivide f.
(avukat stajyeri vb gibi) zor/angarya dolu bir iş yapmak devil f.
(bilardo) açılış vuruşunu yapmak break f.
(bir işe) yatırım yapmak invest in a business f.
(bir işi) yanlış yapmak muck up f.
(bir şeye) çokça yatırım yapmak invest heavily in f.
(bir şeye) yoğun biçimde yatırım yapmak invest heavily in f.
(bir şeyi yapmak için) cesaretini toplamak be so bold as to do something f.
(bir şeyi yapmak için) cesaretini toplamak make so bold as to do something f.
(bir şeyi yapmak için) kendinde yeterli cesareti bulmak find enough courage (to do something) f.
(bir şeyi) yapmak istemek in the mood f.
(bir şeyin) hesabını kitabını yapmak do the math f.
(bir şeyleri yapmak için) ilk adımı atmak take the first step to do something f.
(bira) yapmak brew f.
(büyük) tuvaletini yapmak defecate f.
(büyük) tuvaletini yapmak take a dump f.
(büyük) tuvaletini yapmak poop f.
(çömlek tekeri kullanmadan) el ile yapmak handbuild f.
(fiyat) zam yapmak mark up f.
(gerekli) düzenlemeleri yapmak make the arrangements f.
(harflerde) çıkıntı yapmak kern f.
(ismini) şehir kodlaması yapmak spell one's name f.
(iyi bilinmeyen bir şeyin) tam bir tanımlamasını yapmak reconstruct f.
(konsere maça vb) ev sahipliği yapmak host f.
(konuşurken) el kol hareketleri yapmak gesticulate f.
(kuyruğa) kaynak yapmak cut in front of f.
(kuyruğa) kaynak yapmak cut in line f.
(küçük çapta) hırsızlık yapmak appropriate f.
(küçük) tuvaletini yapmak take a leak f.
(küçük) tuvaletini yapmak urinate f.
(küçük) tuvaletini yapmak pee f.
(küçük) tuvaletini yapmak take a piss f.
(sergi vb hakkında) küratörlüğünü yapmak curate f.
(seyirci) (bir konserde vb) bis yapmak call for an encore f.
(seyircinin çağırması sonrası) (şarkıcı) bis yapmak give an encore f.
(seyircinin çağırması sonrası) (şarkıcı) bis yapmak play an encore f.
(üçüncü şahıslara) açıklama yapmak make a disclosure f.
(yalandan) -miş gibi yapmak pretend f.
(yasadışı) ticaret yapmak traffic f.
(yol olmayan bir yerde) yol yapmak blaze a trail f.
21 pare top atışı yapmak fire a 21-gun salute f.
abartılı jestler yapmak flourish f.
abartılı rol yapmak overact f.
abone yapmak subscribe f.
abone yapmak subscribe someone to f.
abuk subuk şeyler yapmak act the giddy goat f.
acele ile yapmak race f.
aceleyle yapmak rush f.
acemice iş yapmak bungle f.
acemice iş yapmak muff f.
acenteliğini yapmak be the agency of f.
acentelik yapmak be the agency of f.
acil iniş yapmak make an emergency landing f.
açgözlülük yapmak act greedily f.
açı yapmak make an angle f.
açık oturum yapmak arrange a panel f.
açık oturum yapmak make a panel f.
açıklama yapmak explain f.
açıklama yapmak come up with an explanation f.
açıklama yapmak give directions f.
açıklama yapmak gloss f.
açıklama yapmak make a statement f.
açıklamasını yapmak account for something f.
açıklamasını yapmak account for f.
açıklamasını yapmak account f.
açılım yapmak make an expansion f.
açılım yapmak make an extension f.
açılış konuşması yapmak make an opening speech f.
açılış konuşması yapmak keynote f.
açılış yapmak inaugurate f.
açılışını yapmak unveil f.
açınım yapmak develop f.
açmaz yapmak play a trick f.
açmaz yapmak invite criticism f.
ad yapmak make a name for oneself f.
ad yapmak become famous f.
aerobik yapmak do aerobics f.
aerodinamik şekilde yapmak streamline f.
agrandisman yapmak blow up f.
ağ yapmak net f.
ağ yapmak nett f.
ağda yapmak use epilating wax f.
ağda yapmak wax f.
ağır iş yapmak grub f.
ağır iş yapmak drudge f.
ağır işler yapmak drudge f.
ağır ve sıkıcı bir iş yapmak drudge f.
ağır ve zor iş yapmak drudge f.
ağırlık yapmak weigh down f.
ağırlık yapmak weight f.
ağız dalaşı yapmak lock horns with f.
ağız dalaşı yapmak have a row f.
ağız dalaşı yapmak bandy f.
ağız dalaşı yapmak brawl f.
ağız kavgası yapmak squabble f.
ağız kavgası yapmak wrangle f.
ağız kavgası yapmak fight verbally f.
ağız yapmak try to explain away a matter f.
ağız yapmak shuffle f.
ağzı laf yapmak have the gift of the gab f.
aikido yapmak do aikido f.
ajur yapmak hemstitch f.
akademik kariyer yapmak have an academic career f.
akciğer solunumu yapmak breathe through lungs f.
akıl hocalığı yapmak mentor f.
akın yapmak raid f.
akın yapmak rush f.
akıntı yapmak flow f.
aklına eseni yapmak act without thinking f.
aklına eseni yapmak act on impulse f.
aklına eseni yapmak have one's way f.
aklına eseni yapmak act without prior planning f.
aklına eseni yapmak act according to one's whims f.
akromatik yapmak achromatise f.
akromatik yapmak achromatize f.
aksini yapmak do otherwise f.
aksiyon yapmak make an action f.
akşam yemeği için bir şeyler yapmak make something for dinner f.
akşam yemeği yapmak make dinner f.
aktarma yapmak change f.
aktarma yapmak change trains f.
aktarma yapmak transfer f.
aktarma yapmak change busses f.
aktarma yapmak (taşıtta) change f.
aktif işbirliği yapmak pull one's weight f.
akupunktur yapmak acupuncture f.
alaşım yapmak alloy f.
alavere dalavere yapmak play a dirty trick f.
alay konusu yapmak ridicule f.
albüm yapmak make an album f.
albüm yapmak make record f.
alçakgönüllülük yapmak deign f.
alem yapmak junket f.
alem yapmak revel f.
alem yapmak be carousing f.
alem yapmak rollick f.
alem yapmak go on the booze f.
alem yapmak go on a spree f.
alem yapmak go on the razzle-dazzle f.
alem yapmak hit the booze f.
alem yapmak booze f.
alım satım yapmak trade f.
alım satım yapmak buy and sell goods and services f.
alın teriyle yapmak labour f.
alın teriyle yapmak labor f.
alıntı yapmak quote from f.
alıntı yapmak cite f.
alıntı yapmak borrow f.
alıntı yapmak quote f.
alıntı yapmak excerpt f.
alıntı yapmak (yazıda vb) cite f.
alışkanlık yapmak become an addiction f.
alışkanlık yapmak cause somebody to make a habit of something f.
alışkanlık yapmak form an addiction f.
alıştırma yapmak drill f.
alıştırma yapmak practice f.
alıştırma yapmak practise f.
alışveriş yapmak shop f.
alışveriş yapmak trade f.
alışveriş yapmak truck f.
alışveriş yapmak market f.
alışveriş yapmak have dealings f.
alışveriş yapmak operate f.
alışveriş yapmak go shopping f.
alışveriş yapmak have dealings with somebody f.
alışveriş yapmak deal with f.
alışveriş yapmak (bir yerden) trade with f.
alışverişi yapmak do the shopping f.
alışverişini yapmak do one's shopping f.
aliterasyon yapmak alliterate f.
alman usulü yapmak go dutch with somebody f.
alman usulü yapmak go dutch f.
altına yapmak wet oneself f.
altına yapmak wet or soil one's clothes f.
ambalaj yapmak wrap up f.
ameliyat yapmak operate f.
anal seks yapmak engage in anal intercourse f.
analiz yapmak analyze f.
analiz yapmak perform an analysis f.
analiz yapmak make an analysis f.
analiz yapmak carry out an analysis f.
analiz yapmak make analysis f.
analiz yapmak do an analysis f.
analiz yapmak analyse f.
analizini yapmak test f.
anayasa yapmak establish a constitution f.
anayasa yapmak make a constitution f.
anestezi yapmak anaesthetize f.
anestezi yapmak anesthetize f.
ani fren yapmak brake suddenly f.
animasyon yapmak animate f.
anket yapmak make a questionnaire f.
anket yapmak take survey f.
anket yapmak canvass f.
anket yapmak make a survey f.
anket yapmak conduct a survey f.
anket yapmak carry out a poll f.
anket yapmak take a poll f.
anket yapmak survey f.
anket yapmak conduct a poll f.
anket yapmak poll f.
anket yapmak için soru sormak survey f.
anlaşma yapmak strike a deal f.
anlaşma yapmak stipulate f.
anlaşma yapmak conclude f.
anlaşma yapmak contract f.
anlaşma yapmak make a deal f.
anlaşma yapmak make an agreement f.
anlaşma yapmak enter into an agreement with somebody f.
anma töreni yapmak memorialize f.
anma töreni yapmak memorialise f.
annelik yapmak mother f.
anons yapmak make an announcement f.
anons yapmak announce f.
antika görünümlü yapmak make to look antique f.
antrenman yapmak practise f.
antrenman yapmak train f.
antrenman yapmak work out f.
antrenman yapmak exercise f.
antrenman yapmak practice f.
antrenörlük yapmak coach f.
aptalca bir hata yapmak goof up f.
aptalca bir hata yapmak make a boo boo f.
aptallık yapmak boob f.
ara buluculuk yapmak compose f.
araba kazası yapmak have a car accident f.
araba kazası yapmak make a car accident f.
arabuluculuk yapmak arbitrate f.
arabuluculuk yapmak stand between f.
arabuluculuk yapmak compose f.
aracılık yapmak arbitrate f.
aracılık yapmak broker f.
aracılık yapmak stand between f.
aralıksız yapmak perpetuate f.
arama yapmak make a search f.
arama yapmak carry out a search f.
araştırma yapmak dredge for f.
araştırma yapmak do research f.
araştırma yapmak make investigation f.
araştırma yapmak reconnoitre f.
araştırma yapmak rummage about f.
araştırma yapmak reconnoiter f.
araştırma yapmak read up on f.
araştırma yapmak investigate f.
araştırma yapmak probe f.
araştırma yapmak research f.
araştırma yapmak shop f.
araştırmalar yapmak make researches f.
arayı yapmak mend one's fences f.
arıtma yapmak refine f.
arıtma yapmak purify f.
arıtma yapmak cleanse f.
arıtma yapmak clean f.
arıza yapmak conk out f.
arıza yapmak go wrong f.
arıza yapmak break down f.
aritmetik yapmak cipher f.
arkadaşlarla ödev yapmak do homework with friends f.
arkasından dedikodusunu yapmak backbite f.
armonisini yapmak harmonise f.
armonisini yapmak harmonize f.
arpa veya başka tahıldan malt yapmak malt f.
arşivleme yapmak archive f.
arşivleme yapmak keep archive f.
arzuhalcilik yapmak write petitions f.
asistanlık yapmak assist f.
askeri darbe yapmak make a military coup f.
askeri tatbikat yapmak make military manoeuvre f.
askerliğini yapmak serve as a soldier f.
askerlik yapmak serve in the army f.
askerlik yapmak do military service f.
askerlik yapmak do one's military service f.
askerlik yapmak soldier f.
askerlik yapmak bear arms f.
askerlik yapmak serve one's time f.
astroloji uygulaması yapmak astrologize f.
aşamalı olarak yapmak phase f.
aşı yapmak shoot f.
aşı yapmak bud f.
aşı yapmak inoculate f.
aşı yapmak vaccinate f.
aşınma yapmak be corroded f.
aşınma yapmak be eroded f.
aşınma yapmak be abraded f.
aşırı düzeltme yapmak over-correct f.
aşırı harcama yapmak have money to burn f.
aşırı hız yapmak overdrive f.
aşırı hız yapmak overspeed f.
aşırı kalabalık yapmak overcrowd f.
aşk yapmak make love f.
at yarışı yapmak compete in a horse race f.
atak yapmak spurt f.
atama yapmak assign (someone) to f.
atama yapmak appoint (someone) to f.
ateşe dayanıklı yapmak fireproof f.
atıf yapmak attribute f.
atılım yapmak break through f.
atılım yapmak spurt f.
atış yapmak have one's inning f.
atış yapmak have one's innings f.
atlı mızrak dövüşü yapmak joust f.
av köpeği ferma yapmak point f.
av köpeği ferma yapmak come to a point f.
avrupa kültürüne başkentlik yapmak be the european capital of culture f.
avrupa kültürüne başkentlik yapmak be the capital to european culture f.
avukatlık yapmak work as a lawyer f.
ayak işleri yapmak run errands f.
ayak işleri yapmak caddie [scots.] f.
ayak oyunları yapmak (boks) sidestep f.
ayak yapmak put on an act f.
ayak yapmak fake f.
ayak yapmak sham f.
ayakkabı yapmak make shoes f.
ayakta işemek/çiş yapmak pee standing up f.
ayar yapmak make an adjustment f.
ayarlama yapmak make an arrangement f.
ayarlama yapmak make an adjustment f.
ayırım yapmak segregate f.
ayırım yapmak differentiate f.
ayırım yapmak discriminate f.
ayin yapmak conduct a religious ceremony f.
ayin yapmak perform a religious ceremony f.
ayin yapmak celebrate f.
aynı anda birkaç iş/görev yapmak juggle several tasks at once f.
aynı anda yapmak accompany f.
aynı hareketi yapmak follow suit f.
aynı hataları yapmak make the same mistakes f.
aynı şeyi yapmak follow suit f.
aynı şeyi yapmak follow the suit f.
aynı yapmak unify f.
aynı yapmak uniform f.
aynını yapmak retaliate f.
aynını yapmak reproduce f.
aynısını yapmak do the same f.
ayrı seçi yapmak differentiate f.
ayrıcalık yapmak discriminate f.
ayrıcalık yapmak make an exception f.
ayrıcalık yapmak discriminate favor of somebody f.
ayrım yapmak severalise f.
ayrım yapmak make distinction f.
ayrım yapmak distinguish f.
ayrım yapmak severalize f.
ayrım yapmak make a distinction f.
ayrım yapmak segregate f.
ayrım yapmak discriminate between f.
ayrım yapmak differentiate f.
ayrımcılık yapmak discriminate against f.
ayrımcılık yapmak discriminate in favor of f.
ayrımcılık yapmak discriminate f.
ayrıntılı döküm yapmak break down f.
babalık yapmak father f.
baca gibi yapmak funnel f.
bacağına pansuman yapmak dress one’s leg f.
badana yapmak kalsomine f.
badana yapmak calcimine f.
badana yapmak whitewash f.
bağımlılık yapmak addict f.
bağımlılık yapmak cause addiction f.
bağış yapmak donate f.
bağış yapmak allow a compensation f.
bağış yapmak grant a compensation f.
bağış yapmak give away f.
bağlantı yapmak make a connection f.
bağlantı yapmak make an agreement with f.
bahar temizliği yapmak spring-clean f.
baharat katarak bir yemeği daha lezzetli yapmak spice a food up f.
bahçe işi yapmak do yard work f.
bahçıvanlık yapmak garden f.
bahis yapmak play f.
bahis yapmak place one's bet f.
bahis yapmak bet f.
bahis yapmak make a book f.
bahsedilen şeyi yapmak do so f.
bakanlık yapmak run ministry f.
bakıcılık yapmak baby-sit f.
bakım yapmak service f.
bakım yapmak renew f.
bakımını yapmak serve f.
bakim yapmak service f.
bal yapmak make honey f.
balans ayarını yapmak equalise f.
balans ayarını yapmak equalize f.
balayı yapmak honeymoon f.
bale yapmak perform ballet f.
bale yapmak do ballet f.
balıkçılık yapmak earn one’s living by fishery f.
balo yapmak ball f.
balon yapmak swell like a balloon f.
balya yapmak make inbales f.
balya yapmak bale f.
banka havalesi yapmak make a bank transfer f.
bankada işlem yapmak make a transaction (at the bank) f.
bankaya ödeme yapmak make payment to the bank f.
banyo yapmak have a bath f.
banyo yapmak bathe f.
banyo yapmak take a bath f.
banyo yapmak bath f.
banyo yapmak (küvette) tub f.
baraj yapmak dam f.
baraj yapmak construct a dam f.
baraj yapmak build a dam f.
baraj yapmak dam up f.
barbekü yapmak barbecue f.
barış görüşmeleri yapmak parley f.
barış görüşmesi yapmak parley f.
barış yapmak bury the hatchet f.
barış yapmak make peace with f.
barış yapmak ensheathe the sword f.
barikat yapmak barricade f.
basamaklı yapmak step f.
basın açıklaması yapmak issue a press statement f.
basın açıklaması yapmak make a statement to the press f.
basın toplantısı yapmak hold a press conference f.
basına açıklama yapmak make a statement to the press f.
basına açıklama yapmak make a press statement f.
basına açıklama yapmak make a press release f.
basına açıklama yapmak issue a statement to the press f.
basınç yapmak compress f.