maneuver - Türkçe İngilizce Sözlük

maneuver

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"maneuver" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
maneuver i. manevra
This maneuver was improvised.
Bu manevra doğaçlamaydı.

More Sentences
General
maneuver i. manevra
Overtaking is one of the most dangerous maneuvers.
Sollama en tehlikeli manevralardan biridir.

More Sentences
maneuver i. dalavere
maneuver i. dolap
maneuver i. hile
maneuver i. tedbir
maneuver i. önlem
maneuver f. manevra yaparak belirli bir yere getirmek
maneuver f. birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek
maneuver f. dolap çevirmek
maneuver f. önlem almak
maneuver f. birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için)
maneuver f. manevra yapmak
maneuver f. hile yapmak
maneuver f. yol göstermek
maneuver f. idare etmek
maneuver f. yönetmek
maneuver f. (bir şeyi) belirli bir konuma dikkatlice ve güçlükle getirmek
Politics
maneuver i. savaş hilesi
maneuver i. tuzak
maneuver i. taktik manevra
Technical
maneuver i. manevra
maneuver f. manevra yapmak
Automotive
maneuver i. manevra
Military
maneuver i. manevra
maneuver i. tatbikat
maneuver f. tatbikat düzenlemek

"maneuver" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 76 sonuç

İngilizce Türkçe
General
room for maneuver i. manevra alanı
In the future we want the smaller cases to be exempted so that local decision-makers have more room for manoeuvre.
Gelecekte daha küçük vakaların muaf tutulmasını istiyoruz, böylece yerel karar vericilerin manevra alanı artacaktır.

More Sentences
Colloquial
room for maneuver i. manevra alanı
It is the Member States that have room for manoeuvre.
Manevra alanına sahip olan Üye Devletlerdir.

More Sentences
room to maneuver i. manevra alanı
This room to manoeuvre was originally to have been made use of in the negotiations.
Bu manevra alanı aslında müzakerelerde kullanılacaktı.

More Sentences
Medical
heimlich maneuver i. heimlich manevrası
Tom saved Mary's life by performing the Heimlich maneuver.
Tom, Heimlich manevrası yaparak Mary'nin hayatını kurtardı.

More Sentences
General
maneuver switch i. manevra anahtarı
valsalva's maneuver i. valsalva manevrası
Phrasals
maneuver someone into something f. birini bir şey yapması için kandırmak
maneuver for something f. bir hedefe/amaca göre davranmak
maneuver someone into something f. birine bir şeyi yaptırmak/kabullendirmek
maneuver someone out of something f. (hile/kandırarak) birini bir şeyi yapmaktan caydırmak
maneuver (one) into (doing something) f. (birine) hileyle (bir şey) yaptırmak
maneuver (one) into (doing something) f. (birine) dalavereyle (bir şey) yaptırmak
maneuver (one) into (doing something) f. (birini) kandırarak (bir şey) yaptırmak
maneuver (one) out of (something) f. (birini) hileyle/kandırarak (bir şeyi) yapmaktan caydırmak
maneuver (one) out of (something) f. (birini) hileyle (bir şeyden) etmek
maneuver for f. (bir hedefe/amaca) göre davranmak
maneuver for f. için manevra yapmak
maneuver for f. için hile yapmak
maneuver for f. için taktik yapmak
maneuver for f. '-in yolunu bulmak
maneuver for f. için bir yol bulmak
maneuver for f. için plan yapmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için manevra yapmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için hile yapmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için taktik yapmak
maneuver for (something) f. (bir şeyin) yolunu bulmaya çalışmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için bir yol bulmaya çalışmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için plan yapmak
maneuver into f. -i yaptırmak/kabullendirmek
maneuver into f. yapması için kandırmak
maneuver into f. hileyle/dalavereyle/kandırarak yaptırmak
maneuver out of f. (hileyle/kandırarak) yapmaktan caydırmak
maneuver out of f. hileyle (bir şeyden) etmek
Colloquial
room for maneuver i. değişiklik yapma olanağı/imkanı
room for maneuver i. değişiklik yapmak için alan
room for maneuver i. değişiklik yapacak alan
room for maneuver i. değişiklik yapacak yer/zaman
room to maneuver i. değişiklik yapma olanağı/imkanı
room to maneuver i. değişiklik yapmak için alan
room to maneuver i. değişiklik yapacak alan
room to maneuver i. değişiklik yapacak yer/zaman
Idioms
freedom of maneuver i. hareket özgürlüğü
freedom of maneuver i. değişiklik yapacak alan
freedom of maneuver i. kımıldayacak alan
freedom of maneuver i. değişiklik yapma olanağı/imkanı
freedom of maneuver i. değişiklik yapacak yer/zaman
Politics
preemptive maneuver i. başkasının hamlesine karşı yapılan ön hamle
tactical maneuver i. savaş hilesi
tactical maneuver i. tuzak
tactical maneuver i. taktik manevra
Aeronautic
airplane maneuver i. manevra
airplane maneuver i. uçak manevrası
Medical
alveolar recruitment maneuver i. alveoler açma manevrası
crede’s maneuver i. crede manevrası
epley maneuver i. epley manevrası
airway maneuver i. havayolu açıklığını sağlama
hoguet maneuver i. hoguet manevrası
canalith repositioning maneuver i. kanalit yer değiştirme manevrası
canalith repositioning maneuver i. kanalit repozisyon manevrası
kocher maneuver i. kocher manevrası
muller's maneuver i. müller manevrası
pringle maneuver i. pringle manevrası
prentiss maneuver i. prentiss manevrası
avoiding valsalva maneuver i. valsalva manevrasından kaçınma
valsalva maneuver i. valsalva manevrası
vital capacity maneuver i. vital kapasite manevrası
heimlich maneuver i. boğulan kişinin soluk borusundaki yiyecek gibi nesneyi çıkarmak için kullanılan bir acil müdahale tekniği
Psychology
doll's eye maneuver i. bebek gözü manevrası
Military
nuclear weapon maneuver i. nükleer silah manevrası
nuclear weapon maneuver i. nükleer operasyonel hazırlıkla doğrudan ilgili olmayan işlem
air maneuver i. hava manevrası
field maneuver i. kara manevrası
artillery maneuver area i. topçu manevra bölgesi
scheme of maneuver i. manevra planı
scheme of maneuver i. askeri düzene girmiş birliklerin komutanın amacına nasıl ulaşacaklarını açıklayan plan
Star Wars
holdo maneuver i. holdo manevrası