tedbir - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

tedbir



"tedbir" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
tedbir measure i.
tedbir precaution i.
General
tedbir hedge i.
tedbir discretion i.
tedbir cautiousness i.
tedbir step i.
tedbir forethought i.
tedbir providence i.
tedbir maneuver i.
tedbir measure i.
tedbir shift i.
tedbir move i.
tedbir discreetness i.
tedbir counsel i.
tedbir foresight i.
tedbir tack i.
tedbir protection i.
tedbir expedient i.
tedbir precaution i.
tedbir action i.
tedbir caution i.
tedbir diligence i.
tedbir circumspection i.
tedbir manoeuvre i.
Trade/Economic
tedbir device
tedbir measures
tedbir policy
Law
tedbir caution
tedbir circumspection
tedbir conduct
tedbir device
Politics
tedbir cautionary attachment
Technical
tedbir care
Telecom
tedbir remedy

"tedbir" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 99 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
tedbir almak take measures f.
General
tedbir almak take measures f.
tedbir almak take precautions f.
tedbir almak take steps f.
tedbir almak take measure f.
bir şeyi önlemek için tedbir almak take steps f.
tedbir aldırmak have someone take measures f.
tedbir aldırmak have someone take precautions f.
tedbir almak take precaution f.
katı bir tedbir almak take a firm action f.
önceden tedbir almak forestall f.
ihtiyati tedbir provisional injunction i.
karşı tedbir countermeasure i.
geçici tedbir stopgap i.
önleyici tedbir preventive i.
eğreti tedbir stopgap i.
geçici tedbir temporary expedient i.
koruyucu tedbir precautionary action i.
alınan tedbir precaution taken i.
alınan tedbir measure taken i.
ilave tedbir additional precaution i.
ilave tedbir additional measure i.
yasal tedbir legal measure i.
-e karşı tedbir provision for i.
-e karşı tedbir provision against i.
dikkat ve tedbir diligence i.
önleyici tedbir precautionary warning i.
önleyici tedbir preventive measure i.
mukabil tedbir response measure i.
idari tedbir administrative measure i.
tedbir amaçlı prophylactic s.
tedbir alarak with caution zf.
tedbir amaçlı as a precautionary measure zf.
Proverb
tedbir tedaviden iyidir prevention is better than cure
tedbir tedaviden iyidir an ounce of prevention is worth a pound of cure
Trade/Economic
önleyici tedbir prevention
ihtiyati tedbir kararı injunction
ihtiyati tedbir koymak pass a cautionary judgment
zorunlu tedbir repressive measure
ihtiyati tedbir interim injunction
fiyat değişikliklerine karşı alınan tedbir hedge
tedbir amaçlı kapora cautionary deposit
Law
parasal olmayan tedbir equitable relief
ihtiyati tedbir cautionary judgment
ihtiyati tedbir koymak impose an interim injunction
tedbir koydurma imposition of cautionary judgement
tedbir koydurmak make a cautionary judgement
tedbir koydurmak impose a cautionary judgement
tedbir nafakası maintenance pending suit
ihtiyati tedbir interim injunction
ihtiyati tedbir injunctive relief
tedbir koymak take a cautionary judgement
tedbir nafakası ancillary relief
tedbir mahiyetinde emir injunction
lüzumlu tedbir necessary measure
ihtiyati tedbir provisional remedy
tedbir talebi bill quia timet
ıslah edici tedbir corrective measure
ıslah edici tedbir reformatory measure
bir borcun ödenmesinde ilk olarak asli borçlunun malına tedbir konulmasını talep hakkı benefit of discussion
mahkemenin aldığı ihtiyati tedbir kararı interlocutory injunction
ihtiyati tedbir emri interlocutory injunction
ihtiyati tedbir kararı interlocutory injunction
ihtiyati tedbir mandatory injunction
ihtiyati tedbir kararı temporary injunction
ihtiyati tedbir emri temporary injunction
tedbir nafakası temporary alimony
tedbir nafakası alimony pendente lite
geçici tedbir nafakası temporary alimony pending a suit
tedbir nafakası alimony ad interim
tedbir koydurmak have the injunction granted
ihtiyati tedbir preliminary injunction
ihtiyati tedbir precautionary attachment
ara tedbir interim measure
geçici tedbir interim measure
cezalandırıcı tedbir punitive measure
bankaların soyguna karşı tedbir amaçlı kullandığı bir yöntem dye pack
ihtiyati tedbir interim relief
ihtiyati tedbir interim measure
ihtiyati tedbir interim injunction
kısıtlayıcı tedbir restrictive measure
tedbir kararı injunction
Politics
zecri tedbir stringent measure
ihtiyati tedbir precautionary measure
telafi edici tedbir countervailing measure
Technical
karşı tedbir counter measure
yangından koruyucu tedbir precaution against fire
önceden alınan tedbir precaution
geçici tedbir/çözüm interim containment action (ica)
Environment
koruyucu tedbir dozu protective action guide
koruyucu tedbir protective measure
kirlenme azaltıcı tedbir contamination avoidance
önleyici koruyucu tedbir preventive protective action
Military
saldırı sonrası tedbir postattack measures
saldırı öncesi tedbir pre-attack measure
elektronik mukabil karşı tedbir olarak kullanılan pasif tarama tekniği lobe-on-receive-only
elektronik karşı tedbir electronic counter measure
Latin
kanuni tedbir almak cavere
tedbir almak cavere