safeguard - Türkçe İngilizce Sözlük

safeguard

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

safeguard — Definition

Anlamı ve Tanımı:
koruma önlemi, güvence altına almak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈseɪfɡɑːrd/ – BrE /ˈseɪfɡɑːd/)
Terim Türü:
İsim: safeguard (safeguards); Fiil: safeguard (safeguards – safeguarded – safeguarding)
Bir şeyi riskten korumaya yönelik önlem veya eylemi tanımlayan sözcüktür. Safe ve guard bileşenlerinden oluşmuştur. Hukuk, teknoloji ve yönetimde risk azaltma mekanizmalarını betimler.
Eş Anlamlılar:
protect, secure
Zıt Anlamlılar:
endanger

"safeguard" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
safeguard i. koruyucu şey
Genel
safeguard i. korunma
The European Union considers that the Court is an important safeguard for the protection of peace forces too.
Avrupa Birliği, Mahkeme'nin barış güçlerinin korunması için de önemli bir güvence olduğunu düşünmektedir.

More Sentences
safeguard i. koruyucu
In fact, we have always had safeguard clauses.
Aslında her zaman koruyucu maddelerimiz olmuştur.

More Sentences
safeguard i. koruma
Secondly, it has been proposed to lift these safeguard measures only in the event of unanimity in the Council.
İkinci olarak bu koruma tedbirlerinin sadece Konsey'de oybirliği sağlanması halinde kaldırılması önerilmiştir.

More Sentences
safeguard i. önlem
Cleanliness is the first safeguard against diseases.
Hastalıklara karşı alınacak ilk önlem temiz olmaktır.

More Sentences
safeguard f. korumak
The right equipment can safeguard you in case of any crash.
Doğru ekipman herhangi bir çarpışma durumunda sizi koruyabilir.

More Sentences
Hukuk
safeguard i. koruma
Secondly, it has been proposed to lift these safeguard measures only in the event of unanimity in the Council.
İkinci olarak bu koruma tedbirlerinin sadece Konsey'de oybirliği sağlanması halinde kaldırılması önerilmiştir.

More Sentences
Siyasal
safeguard i. korunma
The European Union considers that the Court is an important safeguard for the protection of peace forces too.
Avrupa Birliği, Mahkeme'nin barış güçlerinin korunması için de önemli bir güvence olduğunu düşünmektedir.

More Sentences
Genel
safeguard i. teminat
safeguard i. muhafız
safeguard i. garanti
safeguard i. muhafaza
safeguard i. himaye
safeguard i. ihtiyat
safeguard i. yardım
safeguard i. emniyet tedbiri
safeguard i. tedbir
safeguard i. geçiş izni
safeguard i. güvenliği sağlayan mekanik cihaz
safeguard f. temin etmek
safeguard f. güvence altına almak
safeguard N. koruma önlemi
Siyasal
safeguard f. himaye etmek
safeguard f. teminat oluşturmak
Askeri
safeguard i. kontrol kuralları
safeguard i. muhafız
safeguard i. otoritelerce çıkarılan, belirli kişi veya mülklerin güvenliğini sağlayan yazılı emir

"safeguard" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
safeguard against i. karşı koruyucu (şey)
safeguard somebody's interests f. başkalarının çıkarlarını gözetmek
safeguard the environment f. çevreyi korumak
safeguard the environment f. çevre korumak
safeguard one's rights f. haklarını korumak
safeguard against f. -e karşı korumak
Öbek Fiiller
safeguard against (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı korumak
safeguard against (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı güvenlik sağlamak
safeguard against (someone or something) f. (birini/bir şeyi) savuşturmak
safeguard against (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) korumak
safeguard against (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) sakınmak
Ticaret/Ekonomi
safeguard clause i. korunma maddesi (ithalat)
safeguard measure i. korunma önlemi (ithalat)
safeguard the concerns of the creditor f. alacaklının menfaatini korumak
Siyasal
safeguard measures i. korunma önlemleri
safeguard the interests of the community i. topluluk çıkarlarının korunması
safeguard the continuity of employment f. istihdamın devamlılığını korumak
Kurum/Kuruluş
department of surveillance and safeguard measures on textiles i. tekstil gözetim ve korunma önlemleri dairesi
department of surveillance, safeguard, quota and tariff quota i. gözetim, korunma, kota ve tarife kontenjanı dairesi
Teknik
flame safeguard control i. ateşleme emniyeti kontrolu
flame safeguard control i. ateşleme emniyeti kontrolü
Askeri
force a safeguard f. emniyet tedbirlerini zorlamak