move - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

move

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"move" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
move f. kımıldamak
move f. kıpırdamak
move f. hareket etmek
move f. taşınmak
move i. hamle
move i. hareket
General
move f. gayrete getirmek
move f. kalkmak
move f. dokunmak
move f. kıpırdanmak
move f. işlemek (bağırsaklar)
move f. göçmek
move f. harekete getirmek
move f. etkilemek
move f. koymak
move f. tahrik etmek
move f. oynamak
move f. taşınmak
move f. gitmek
move f. teklif etmek
move f. yürümek
move f. kıpırdatmak
move f. devinmek
move f. kaldırmak
move f. devindirmek
move f. kaymak
move f. kımıldanmak
move f. duygulandırmak
move f. yer değiştirmek
move f. işletmek
move f. satmak
move f. çekilmek
move f. müteessir etmek
move f. yürütmek (satranç/dama taşını)
move f. işletmek (bağırsakları)
move f. ilerlemek
move f. nakletmek
move f. sürmek
move f. mütehassis etmek
move f. ileri gitmek
move f. sattırmak
move f. almak
move f. önermek
move f. yürütmek
move f. karışmak
move f. tesir etmek
move f. ırgalamak
move f. hareket ettirmek
move f. taşımak
move f. kımıldamak
move f. kımıldatmak
move f. oynatmak
move f. kopya etmek
move f. kıpraşmak
move f. ev taşımak
move i. oynama
move i. el
move i. tedbir
move i. göç
move i. oynama sırası
move i. nakil
move i. dama oynama sırası
move i. dama taş sürme
move i. kımıldanma
move i. taşınma
move i. girişim
Technical
move hareket etmek
move yerini değiştirmek
move hareket ettirmek
move konumuna getirmek
Computer
move öğesini taşı
move taşımak
move taşıma
move taşı
move konumuna taşı
Linguistics
move altsözce
Philosophy
move devinim

"move" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 468 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
move away f. uzaklaşmak
General
allow to move freely f. engel olmamak
be always on the move f. leyleği havada görmek
be on the move f. hareket halinde olmak
carry/move furniture f. eşya taşımak
get move f. hareketlenmek
give the first signs/signals of a new move f. yeni bir hamlenin ilk sinyallerini vermek
make a move f. harekete geçmek
make a move f. kaçmak
make no move f. hiçbir şey yapmamak
make something move f. bir şeyi haraket ettirmek
make the first move f. ilk hamleyi yapmak
move a house f. ev taşımak
move about f. dolaşıp durmak
move about f. dolanıp durmak
move ahead f. ilerlemek
move along f. ilerlemek
move along rapidly f. hızla geçmek
move around f. gezinmek
move around f. dolanmak
move aside f. çekilmek
move away f. kaldırmak
move away f. uzaklaştırmak
move away f. açılmak
move backwards f. geri basmak
move beyond f. ötesine geçmek
move closer together f. sıkışmak
move deeply f. ciğerine işlemek
move down f. bir alt sınıfa inmek
move down f. öğrenciyi bir alt sınıfa indirmek
move fast f. hızlı ilerlemek
move forward f. yol almak
move forward f. ilerlemek
move forward or backward in time f. zamanda ileri geri gitmek
move forward to the exit f. çıkışa doğru ilerlemek
move from its usual place f. bulunduğu yerden kaldırmak
move heaven and earth f. çalmadık kapı bırakmamak
move heaven and earth f. mümkün olan her şeyi yapmak
move heaven and earth f. her çareye başvurmak
move house f. göçmek
move house f. taşınmak
move in f. taşınmak
move in f. içeri girmek
move in f. eve taşınmak
move in f. yerleşmek
move in concert with f. ...ile birlikte hareket etmek
move in on somebody f. abayı sermek
move in the direction of f. yönünde hareket etmek
move in the same direction f. aynı yönde hareket etmek
move in with someone f. birinin evine taşınmak
move in with someone f. biriyle eve çıkmak
move in with someone f. biriyle aynı evde yaşamaya başlamak
move in with someone f. beraber yaşamaya başlamak
move in with someone f. birisiyle aynı eve taşınmak
move into f. taşınmak
move into a new house f. yeni bir eve taşınmak
move into a new house f. yeni eve taşınmak
move into a system f. sisteme geçmek
move into deep conversation f. koyu sohbete dalmak
move into profit f. kara geçmek
move into proper position for use f. kullanım için uygun konuma getirmek
move of something f. -den uzak durmak
move off f. ayrılmak
move off f. uzaklaşmak
move off f. gitmek
move off f. hareket etmek
move off campus f. kampüsün dışına taşınmak
move off campus f. kampüs dışına taşınmak
move off with f. biriyle birlikte hareket etmek (kaçmak)
move on f. ileri gitmek
move on f. yola devam etmek
move on f. yenilemek
move on f. değiştirmek
move on f. ilerlemek
move on to the next step f. bir sonraki adıma geçmek
move out f. çıkmak
move out f. dışarı çıkmak
move out f. evden taşınmak
move out f. taşınmak
move out of the house f. evden taşınmak
move over f. kenara çekilmek
move past f. geçmek
move past f. (yanından) geçmek
move quickly f. hızlı hareket etmek
move schools f. okul değiştirmek
move sideways f. yanlamak
move sliently f. sessizce hareket etmek
move slowly f. ağır davranmak
move so slowly f. çok yavaş ilerlemek
move something forward f. ileri taşımak
move something to an earlier time f. tarihi öne çekmek
move something to an earlier time f. erkene almak
move something to an earlier time f. tarihi öne almak
move something to an earlier time f. erken tarihe almak
move something to an earlier time f. tarihini öne almak
move something to an earlier time f. tarihini öne çekmek
move something to an earlier time f. erken bir tarihe almak
move straight f. düz gitmek
move the senses f. duyuları harekete geçirmek
move through f. içinden geçmek
move through f. üzerinden hareket etmek
move to f. taşınmak
move to a bigger house f. daha büyük bir eve taşınmak
move to a new apartment f. yeni bir daireye taşınmak
move to a new apartment f. yeni bir eve taşınmak
move to a new city f. yeni bir şehre taşınmak
move to an earlier time f. erken bir tarihe almak
move to an earlier time f. erkene almak
move to an earlier time f. erkene çekmek
move to another phase f. başka aşamaya geçmek
move to another phase f. başka safhaya geçmek
move to another stage f. başka safhaya geçmek
move to another stage f. başka aşamaya geçmek
move to one side f. kaymak
move to success f. başarıya taşımak
move to tears f. gözyaşlarına boğmak
move to tears f. gözyaşlarına boğulmak
move towards f. -e doğru ilerlemek
move towards record f. rekora gitmek
move towards record f. rekora yürümek
move towards record f. rekora koşmak
move up f. öğrenciyi bir üst sınıfa yükseltmek
move up f. bir üst sınıfa yükselmek
move up a ladder f. merdiven çıkmak
move up a ladder f. merdivenden çıkmak
move up closer f. sıkışmak
move up quickly f. hızlı bir şekilde yükselmek
move up the career ladder f. kariyer merdivenlerine tırmanmak
move up the social ladder f. sınıf atlamak
move upwards f. yukarı hareket etmek
move very fast f. çok hızlı hareket etmek
move with the times f. çağa uymak
move with the times f. çağ atlamak
move with the times f. çağa ayak uydurmak
move with the times f. zamana ayak uydurmak
move/relocate someone to central office f. merkeze almak
not to be able to move a muscle (due to fatigue) f. parmağını bile kıpırdatamamak
not to be able to move a muscle (due to fatigue) f. parmağını bile oynatamamak
not to move f. kıpırdamamak
not to move a muscle f. kılını kıpırdatmamak
start to move f. harekete geçmek
ability to move fast i. hızlı hareket edebilme kabiliyeti
bold move i. cesur hareket
brave move i. cesur hareket
chess move i. satranç hamlesi
dance move i. dans figürü
intermediate move i. (satrançta) ara hamle
invalid move i. geçersiz hamle
invalid move i. geçersiz hareket
next move i. sonraki hamle
the final move i. (satranç vb) oyunu bitiren son hamle
in one move zf. bir hamlede
on the move zf. ilerlemekte
on the move zf. hareket halinde
on the move zf. seyyar
move it! ünl. hadi oradan!
move sideways! ünl. yan yan git!
Phrasals
move (from some place) (to some place) bir yerden başka bir yere taşınmak
move across ilerlemek (bir alan vb. boyunca)
move ahead of önüne geçmek/ilerlemek
move away from fikirlerini/düşüncelerini değiştirmek
move away from -den uzaklaşmak
move back geriye hareket etmek
move back geri taşınmak
move back from (bir yerden) geriye çekilmek
move beyond ileriye doğru hareket etmek
move forward ileri doğru hareket etmek
move forward with something bir konuda bir şeyle ilerlemek/ileri gitmek
move in on bir yere dadanmak/bir yerin kontrolünü eline geçirmek
move on yaşamına devam etmek
move on hayatına devam etmek
move someone back birilerini geriye çekmek
move someone into -ya nakletmek/götürmek/yerleştirmek
move to yeltenmek
move to some place bir yere taşınmak
move toward 'e doğru hareket etmek
move up into something (bir üst düzeye/seviyeye) geçmek/yükselmek
move up through something ...aşarak yükselmek/ilerlemek
move up through something ..geçerek yükselmek/ilerlemek.
move up to yükselmek
move up to ilerlemek
Phrases
target is on the move hedef hareket halinde
target is on the move hedef hareket ediyor
Proverb
faith will move mountains azimli insan duvarı deler
faith will move mountains azmin önünde dağlar duramaz
Colloquial
career move kariyer/iş değiştirme
false move yanlış hareket
make a move harekete geçmek
masterly move olağanüstü zeki davranış
masterly move zekice hareket
move along! devam et/edin!
move aside! kenara çekil!
move aside! kenara kay!
move heaven and earth dünyayı yerinden oynatmak
move heaven and earth tüm çabasını harcamak
move heaven and earth elinden gelen her şeyi yapmak
move heaven and earth kendini paralamak
move heaven and earth çırpınmak
move over! kenara kay!
move over! kenara çekil!
move up! kenara çekil!
move up! kenara kay!
on the move seyahat halinde
on the move hareket halinde
one false move yanlış hareket
wise move zekice hareket
wise move olağanüstü zeki davranış
Idioms
get a move on paçası tutuşmak
get a move on acele etmek
get a move on hızlanmak
get a move on başlamak
get a move on elini çabuk tutmak
get a move on çabuk olmak
make a move (bir yerden) gitmek/ayrılmak
make a move hamle yapmak
make a move atılım yapmak
make a move on birine yazılmak/asılmak
make no move harekete geçmemek
move a needle (büyük ve genelde olumlu) bir değişiklik olmasını sağlamak
move ahead of bir adım önüne geçmek
move at a glacial pace kağnı gibi ilerlemek
move at a glacial pace çok yavaş hareket etmek
move down in the world attan inip eşeğe binmek
move down in the world yoksullaşmak
move down in the world fakirleşmek
move heaven and earth çalmadık kapı bırakmamak
move heaven and earth elinden geleni yapmak
move heaven and earth to do something her yolu denemek
move heaven and earth to do something her çareye başvurmak
move in for the kill son/öldürücü darbeyi vurmak için yaklaşmak/hareket etmek
move in for the kill bir işin son ama en önemli kısmını yapmak üzere harekete geçmek
move in lockstep sıkışık/yanaşık düzende/uyumlu biçimde yürümek
move it or lose it kullan veya kaybet
move like glue ağır ağır hareket etmek
move like glue yavaş yavaş ilerlemek
move mile a minute hızla gitmek
move mountains dağları yerinden oynatmak
move mountains dağları devirmek
move off to the side with someone (bir şeyler konuşmak için) biriyle bir kenara çekilmek
move someone to tears gözyaşlarına boğmak
move someone to tears birini çok duygulandırmak
move someone to tears birini ağlamanın eşiğine getirmek
move the goal uyarmadan taraflı ve haksız değişiklikler yapmak
move the goal bir işin kurallarını zamansız yere değiştirmek
move the goalposts bir işin kurallarını zamansız yere değiştirmek
move the goalposts uyarmadan taraflı ve haksız değişiklikler yapmak
move the needle kaydadeğer bir şey yapmak
move to tears göz yaşları sel olmak
move to the beat tempoya ayak uydurmak
move up a gear vites yükseltmek
move up a gear temposunu ve etkinliğini arttırmak
move up in the world yaşam standardını yükseltmek
move up in the world yükselmek
move up in the world terfi etmek
move with the times çağa ayak uymak
move with the times zamana ayak uymak
not move a muscle kılını kıpırdatmamak
one move ahead (of someone or something) bir adım ötede
one move ahead (of someone or something) bir adım ötesinde
one move ahead (of someone) bir adım önünde
one move ahead (of someone) bir adım ötesinde
one move ahead (of someone) bir adım önde
put a move on someone birini sıkıştırmak
time to make the move harekete geçme zamanı
Speaking
did you move to a farm? bir çiftliğe mi taşındınız?
don't move kımıldama
don't move kıpırdama
don't move! kımıldama!
get a move on acele et
get a move on elini çabuk tut
get a move on çabuk ol
I can't move my feet ayaklarımı hareket ettiremiyorum
I can't move my foot ayağımı hareket ettiremiyorum
i can't move hareket edemiyorum
i didn't move kıpırdamadım
i have to move along kaçmam/ayrılmam lazım
i have to move along gitmem lazım
if you don't like it move to somewhere else hoşuna gitmediyse başka bir yere taşın
it's time to move along gitme/ayrılma vakti
it's your move senin sıran
it's your move sıra senin
it's your move sıra sende
let's move on hadi devam edelim
let's move on hadi bu konuyu geçelim
move along! yaylan hadi!
move your hand up and down elini bir aşağı bir yukarı hareket ettir
move your head kafanı oynat
move your head kafanı hareket ettir
please move your car out of the road lütfen arabanızı yoldan çekin
they decided to move into the city şehre taşınmaya karar verdiler
we should get a move on elimizi çabuk tutmalıyız
why can't i move? niye kıpırdayamıyorum?
why did we move here? buraya neden taşındık?
why did we move here? neden buraya taşındık?
you shouldn't move hareket etmemelisin
you've got to move hareket etmek zorundasın
Slang
bust a move basıp gitmek
bust a move kaçmak
bust a move sıvışmak
bust a move kirişi kırmak
bust a move topuklamak
bust a move (rap slang) dans etmek
career limiting move bireyin geleceğini önemli ölçüde etkileyecek bir karar
dope fiend move (taksiye vb) parayı şuradan alıp geliyor deyip ödemeden kaçma
make a move on someone birine asılmak
move the crowd sahnede iyi performans yapmak
move to the crowd seyircileri coşturmak
move weight uyuşturucu satmak veya taşımak
move your arse! kıçını kaldır
shooting a move bir kuralı çiğneyen/çiğneme
Trade/Economic
economic move ekonomik hamle
lateral move departman değişikliği
lateral move şirketiçi departman değişikliği
lateral move bir çalışanın aynı şirkette maaşında herhangi bir iyileştirme yapılmadan mevcut çalıştığı departmandan/birimden başka bir departmana/birime transfer edilmesi
move ticket iş zamanı etiketi
Politics
a political move siyasi hamle
move an amendment değişiklik önerisinde bulunmak
right to move freely serbest dolaşım hakkı
right to move freely serbestçe yer değiştirme hakkı
the right to move freely serbestçe yer değiştirme hakkı
Technical
move in and out ileri geri hareket etmek
move instruction taşıma komutu
Computer
annotation move eklenti kaydır
app move uygulama taşı
block copy, delete, move öbek kopyalama, silme, taşıma
block move blok taşıma
block move öbek taşıma
confirm file move dosya taşımayı onayla
confirm file move dosya taşıma onayı
confirm folder move klasör taşımayı onayla
confirm move taşımayı onaylayın
don't move yerinde kal
don't move or size with cells hücrelerle taşıma ve boyutlandırma
format move biçim kaydır
frame move/size çerçeve taşı/boyutlandır
jungle move sık orman taşı
move after enter enter'dan sonra taşı
move all tümünütaşı
move and size with cells hücrelerle taşı ve boyutlandır
move brk taşı kes
move but don't size with cells hücrelerle taşı ancak boyutlandırma
move column sütun taşımayı
move column sütunu taşı
move column sütun taşı
move criteria ölçüt taşımayı
move direction taşıma yönü
move document belgeyi taşı
move documents belge taşıma
move down aşağı taşı
move down one paragraph bir paragraf aşağı taşı
move enclosed controls açık denetimleri taşı
move error taşıma hatası
move file dosyayı taşı
move file taşınacak dosya
move files to dosyaların taşındığı yer
move files to dosyaların taşınacağı yer
move folder klasör taşı
move from taşınacak kaynak
move group grup taşı
move guide kılavuzu taşı
move here nesnesini buraya taşı
move here buraya taşı
move inline bekleyeni taşı
move instruction taşıma komutu
move item to öğeyi taşı
move items öğeleri taşı
move items öğe taşı
move left sola taşı
move left one word bir sözcük sola taşı
move length taşıma uzunluğu
move mail posta taşı
move menu item menü öğesini taşı
move object nesne taşı
move of öğesinin taşınması
move of taşı
move or copy taşı veya kopyala
move or copy sheet sayfayı taşı veya kopyala
move page break sayfa sonunu taşı
move paragraphs paragraf taşı
move pictures resimleri taşı
move program item taşınacak öğe
move program item program öğesini taşı
move resources kaynakları taşı
move right sağa taşı
move right one word bir sözcük sağa taşı
move right/left hareket sağa/sola
move scrap here atığı buraya taşı
move selected sheets seçili sayfaların taşınacağı
move selection seçimi taşı
move selection seçileni taşı
move selection after enter etkin hücreyi enter'dan sonra taşı
move server sunucuyu taşı
move shape şekil taşı
move sheet sayfayı taşı
move single card tek bir kartı taşı
move source taşıma kaynağı
move special özel taşı
move split bölme sınırını taşı
move split bar bölme çubuğunu taşı
move target hedefi taşı
move text metin taşı
move the window pencereyi taşı
move this file bu dosyayı taşı
move this item bu öğeyi taşı
move to taşı
move to taşınacak hedef
move to center ortaya taşı
move to chart grafiğe taşı
move to column sütuna taşı
move to desktop masaya taşı
move to detail ayrıntıya taşı
move to empty column boş sütuna taşı
move to end sona taşı
move to folder klasöre taşı
move to left sola taşı
move to line begin satır başına taşı
move to line end satır sonuna taşı
move to overlay yardımcıya taşı
move to overlay yer paylaşımına taşı
move to paragraph begin paragraf başına taşı
move to paragraph end paragraf sonuna taşı
move to quarantine karantinaya taşı
move to right sağa taşı
move to row satıra taşı
move to where? nereye taşınacak?
move tool taşı araç
move type taşıma türü
move up yukarı taşı
move up yukarı
move up one paragraph bir paragraf yukarı taşı
move up/down hareket yukarı/aşağı
move window pencere taşı
move with text metinle taşı
move with text metinle kay
move/copy taşı/kopyala
move/size drawing object çizim nesnesini taşı/boyutlandır
nature move doğa taşı
nice move iyi hamle
on mouse move fare taşındığında
range move aralık taşıma
redo drag move yeniden sürükle taşı
shift down and move aşağı ötele ve taşı
shift right and move sağa ötele ve taşı
size/move boyutlandır/taşı
space move uzay taşı
sports move spor taşı
table move/size tablo taşıma/boyutlandırma
text move metin taşıma
travel move yolculuk taşı
undo drag move sürükle taşımayı geri al
window move pencere taşı
workbook move çalışmakitabına taşı
Informatics
block move öbek taşıma
Construction
block move blok taşıma
Agriculture
linear move sprinkle irrigation doğrusal hareketli yağmurlama sulama
Social Sciences
people on the move yer değiştiren insanlar
people on the move hareket halindeki insanlar
Military
move out! başla! komutu
Sport
do not move kımıldama
move into an open space boş alana kaçmak
Basketball
spin move dripling esnasında aniden 360 derecelik dönüş yaparak karşıdaki savunmacıyı ekarte etmek
Football
be on the move yolcu olmak
be on the move yuvadan uçuyor olmak
move the ball around topu dolaştırmak
move the ball around top dolaştırmak
Painting
room to move back çekilme mesafesi
British Slang
make a move on someone birine yazmak
make a move on someone birine asılmak