ikna etmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ikna etmek



"ikna etmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ikna etmek induce f.
ikna etmek convince f.
ikna etmek persuade f.
General
ikna etmek sell somebody on f.
ikna etmek coax f.
ikna etmek entice f.
ikna etmek bring round f.
ikna etmek dispose f.
ikna etmek prevail up f.
ikna etmek satisfy f.
ikna etmek prevail upon f.
ikna etmek bring over f.
ikna etmek cajole f.
ikna etmek interest f.
ikna etmek influence f.
ikna etmek get round somebody f.
ikna etmek convince f.
ikna etmek jolly f.
ikna etmek win f.
ikna etmek assure f.
ikna etmek bring around f.
ikna etmek get around somebody f.
ikna etmek prevail on f.
ikna etmek talk into f.
ikna etmek talk somebody into f.
ikna etmek have a way with f.
ikna etmek argue f.
ikna etmek bring f.
ikna etmek wheedle f.
ikna etmek draw f.
ikna etmek persuade f.
ikna etmek argue somebody into something f.
ikna etmek get round f.
ikna etmek fast-talk f.
ikna etmek reason with f.
ikna etmek talk round f.
ikna etmek bring oneself to f.
ikna etmek argue someone into something f.
ikna etmek put the comether on f.
ikna etmek train f.
Phrasals
ikna etmek talk through f.
ikna etmek talk out of f.
ikna etmek talk over f.
ikna etmek draw in f.
ikna etmek cajole someone into something
Colloquial
ikna etmek carry one's point
Idioms
ikna etmek bend to one's will
Trade/Economic
ikna etmek assure
Politics
ikna etmek persuade
Technical
ikna etmek induce
ikna etmek rope in

"ikna etmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 70 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
temin etmek (rahatlatıcı/ikna edici sözlerle) assure f.
General
tamamen ikna etmek sweep someone off one's feet f.
birini bir şeyi yapmaya ikna etmek talk someone into something f.
tatlılıkla ikna etmek (kötü bir şey yapmaya) entice f.
tartışarak birini bir şey yapmaya ikna etmek argue someone into something f.
ikna etmek (tatlılıkla kötü bir şey yapmaya) entice f.
dil dökerek birini bir şey yapmaya ikna etmek wheedle someone into f.
tatlı sözlerle birini bir şeye ikna etmek jolly someone into f.
yapmamaya ikna etmek talk out of f.
birini bir şeye/bir konuda ikna etmek convince somebody of something f.
ikna olmaya devam etmek remain convinced f.
tatlılıkla ikna etmek coax f.
müşteriyi daha fazla ürün alması konusunda ikna etmek up-sell f.
-meye ikna etmek talk into f.
-memeye ikna etmek talk out of f.
tatlı dille ikna etmek wheedle f.
teslim olmaya ikna etmek persuade someone to surrender f.
teslim olmaya ikna etmek convince someone to surrender f.
birini bir şey yapmaya ikna etmek argue someone into doing something f.
birisini bir şeyi yapmaması konusunda ikna etmek talk someone out of doing something f.
hastayı ikna etmek talk the patient into f.
hastayı ikna etmek convince the patient f.
hastayı ikna etmek persuade the patient f.
dil dökerek kandırmak/ikna etmek blag f.
birini bir şey yapmaya ikna etmek convince someone to do something f.
kendini ikna etmek convince oneself f.
tatlı sözle ikna etmek canoodle f.
yeniden ikna etmek reconvince f.
yoğun çaba göstererek ikna etmek badger f.
(birini) etki altına alarak bir şeye ikna ya da teşvik etmek charm [obsolete] f.
Phrasals
(birini) tüm parasını harcamaya ikna etmek lamb down [aus] f.
(birini bir şey) yapmaya ikna etmek beguile (someone) into (doing something) f.
(birini bir şey) yapmaya ikna etmek beguile someone into something f.
(birini bir şey) yapmamaya ikna etmek beguile someone out of something f.
(bir şeye) ikna etmek/inandırmak bring around f.
(bir şeye) ikna etmek bring someone around f.
(bir şeye) ikna etmek/inandırmak bring round f.
(bir şeyi yaparak) inandırmak/ikna etmek satisfy (someone, something, or oneself) by (doing something) f.
(bir kişiyi ya da bir hayvanı bir yere) girmeye ikna etmek ya da zorlamak coax (someone or something) in (something) f.
içeri girmeye ikna etmek coax (someone or something) in (something) f.
(bir kişiyi ya da bir hayvanı bir yere) girmeye ikna etmek ya da zorlamak coax (someone or something) into (something) f.
içeri girmeye ikna etmek coax (someone or something) into (something) f.
(bir kişiyi ya da bir hayvanı bir yere) girmeye ikna etmek ya da zorlamak coax (someone or something) to (do something) f.
içeri girmeye ikna etmek coax (someone or something) to (do something) f.
(bir kişiyi ya da bir hayvanı bir yere) girmeye ikna etmek ya da zorlamak coax (someone or an animal) in (to something) f.
içeri girmeye ikna etmek coax (someone or an animal) in (to something) f.
ile ikna etmek convince someone of something
birisini ikna etmek/kandırmak deceive someone into something
birini ikna etmek hoodwink someone into something
birini bir şey yapması konusunda ikna etmek/oyuna getirmek fool someone into something
birini aksine ikna etmek co-opt someone into something
...'e ikna etmek persuade someone of something
(birini) (bir şey hakkında) ikna etmek sell someone on something
birini bir şey yapmaya ikna etmek sway someone to something
kabul ettirmek için ikna etmek veya baskı yapmak urge upon
Colloquial
kandırarak ikna etmek carny [brit] f.
kandırarak ikna etmek carney [brit] i.
(daha iyi şartlar sunarak) başka yerde çalışmaya ikna etmek headhunt
Idioms
birini korkutarak ikna etmek put the frighteners on
korkutarak bir şey yapmaya ikna etmek put the frighteners on
birini bir şey yapmaya ikna etmek rope someone into doing something
birini bir şey yapmaya kandırmak/ikna etmek fool someone into something
(ikna etmek amacıyla) ağzı iyi laf yapan kimse silver-tongued
birini konuşarak bir şey yapmaya ikna etmek fast-talk someone into something
tatlı dil ile birini bir şey yapmaya ikna etmek sweet-talk somebody into doing something
Speaking
seni ikna etmek için ne söylemeliyim? what should I say to convince you?
seni ikna etmek için ne söylemeliyim? what should i say to convince you?
Slang
borç vermeye ikna etmek touch f.
Trade/Economic
müşteriyi daha fazla ürün alması için ikna etmek up-sell
Law
cinsel ilişkiye ikna etmek seduce