argue - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

argue

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"argue" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
argue f. tartışmak
General
argue f. çekişmek
argue f. göstergesi olmak
argue f. görüşmek
argue f. kavga etmek
argue f. kandırmak
argue f. tartışmak
argue f. iddia etmek
argue f. itiraz etmek
argue f. karşı gelmek
argue f. belli etmek
argue f. sözlü olarak kavga etmek
argue f. münakaşa etmek
argue f. atışmak
argue f. ikna etmek
argue f. öne sürmek
argue f. savunmak
argue f. ileri sürmek
argue f. kanıtlamaya çalışmak
argue f. neden olarak göstermek
argue f. -e belirti olmak
argue f. -e alamet olmak
argue f. tartışma yapmak
argue f. cedelleşmek
Law
argue müzakere etmek
argue tartışmak

"argue" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

İngilizce Türkçe
General
argue against f. aleyhinde konuşmak
argue for f. lehinde olmak
argue against f. aleyhinde olmak
argue against something f. karşı çıkmak
argue somebody in doing something f. razı etmek
argue for f. lehinde konuşmak
argue that f. iddia etmek
argue with f. birisiyle tartışmak
argue for f. bir konuyu savunmak
argue someone into something f. tartışarak birini bir şey yapmaya ikna etmek
argue someone out of something f. tartışarak birini bir şeyden vazgeçirmek
argue that f. savunmak
argue for something f. iddia etmek
argue somebody out of something f. caydırmak
argue somebody into something f. razı etmek
argue somebody out of something f. vazgeçirmek
argue somebody into something f. ikna etmek
argue about f. hakkında tartışmak
argue about f. üzerinde tartışmak
argue about f. anlaşmazlık içinde tartışmak
argue someone into doing something f. birini bir şey yapmaya ikna etmek
argue someone down f. bir tartışmada birisini alt etmek
argue back f. (sözle) karşılık vermek
argue one's way out of something f. sorunu tartışarak çözmek
argue with someone over something f. birisiyle tartışmak bir şey için/hakkında tartışmak
argue one's way out f. tartışarak kendini aklamak
argue one's way out of something f. tartışarak kendini aklamak
argue something out f. bir şeyi tüm ayrıntılarıyla tartışmak
argue with someone about something f. birisiyle tartışmak bir şey için/hakkında tartışmak
argue someone down f. bir tartışmada üstün çıkmak
argue one's way out f. sorunu tartışarak çözmek
argue something down f. tartışarak bir faturanın vb. fiyatını düşürtmek
argue someone out of something f. caydırmak
argue someone into something f. razı etmek
argue for something f. savunmak
argue someone out of something f. vazgeçirmek
argue someone into something f. ikna etmek
argue against something f. aksini iddia etmek
argue against something f. itiraz etmek
Phrasals
argue over bir şey hakkında/üstünde tartışmak
argue over -için tartışmak
Idioms
argue against boyun eğmemek
argue against karşı çıkmak
argue against ayak diremek
argue against tersini göstermek
argue against şiddetle karşı çıkmak
argue against yalanlamak
argue against yanlış olduğunu göstermek
argue something away bir şeyin var olmadığını tartışmak
couldn't argue one's way out of a paper bag kendine hayrı dokunmamak
couldn't argue one's way out of a paper bag kendine hayrı olmamak
argue the toss nuh deyip peygamber dememek
argue the toss inatla karşı çıkmaya devam etmek
argue the toss şiddetle tartışmak
argue the toss tartışmayı/münakaşayı inatla sürdürmek
Speaking
I can't argue with that buna hayır diyemem
I can't argue with that seninle aynı fikirdeyim
I can't argue with that dediğine katılıyorum
that part i can't argue bu kısma bir itirazım yok
i would argue that iddia ediyorum
i don't have time to argue tartışacak vaktim yok
i didn't come here to argue with you buraya seninle tartışmaya gelmedim
British Slang
argue the toss tartışmak
argue the toss kavga etmek