debate - Türkçe İngilizce Sözlük

debate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

debate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tartışma, münazara, tartışmak
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈbeɪt/ – BrE /dɪˈbeɪt/)
Terim Türü:
İsim: debate (debates); Fiil: debate (debates – debated – debating)
Bir konuyu kanıt, görüş ve karşı argümanlarla ele almayı tanımlayan terimdir; isim olarak etkinlik/süreç, fiil olarak eylem anlamı taşır. Eski Fransızca debatre (“dövüşmek, çekişmek”) kelimesinden İngilizceye geçmiştir; kökteki “itip kakma/çekişme” fikri zamanla entelektüel çatışma anlamına rafine olmuştur.
Eş Anlamlılar:
argument, discuss
Zıt Anlamlılar:
agree, settle

"debate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
debate i. tartışma
The heated debate over the new vaccine is confusing people.
Yeni aşı konusundaki hararetli tartışmalar milletin kafasını karıştırıyor.

More Sentences
debate i. çekişme
debate f. çekişmek
Genel
debate i. müzakere
Mr Wynn, the Committee on Budgets chairman, will open the debate.
Müzakereyi Bütçe Komisyonu Başkanı Bay Wynn açacak.

More Sentences
debate i. münazara
Our club is holding a debate on methods of education.
Kulübümüz eğitim yöntemlerini konu alan bir münazara düzenlemektedir.

More Sentences
debate i. görüşme
In any event, this question is not presently included among the requests for a topical and urgent debate on Thursday.
Her halükarda bu soru şu anda Perşembe günkü güncel ve acil görüşme talepleri arasında yer almamaktadır.

More Sentences
debate f. görüşmek
This Parliament will be the first to debate the draft Constitution.
Bu Parlamento Anayasa taslağını ilk görüşen Parlamento olacaktır.

More Sentences
debate f. tartışmak
Will the feasibility study be submitted to the European Parliament in June so that we too can debate it?
Fizibilite çalışması, bizim de tartışabilmemiz için Haziran ayında Avrupa Parlamentosu'na sunulacak mı?

More Sentences
debate f. düşünüp durmak
I’m still debating how to tell him about the accident.
Hâlâ ona kazayı nasıl anlatırım diye düşünüp duruyorum.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
debate f. müzakere etmek
The board is debating whether it’s feasible to make that investment.
Yönetim kurulu bu yatırımı yapmanın makul olup olmadığını müzakere ediyor.

More Sentences
Hukuk
debate i. görüşme
In any event, this question is not presently included among the requests for a topical and urgent debate on Thursday.
Her halükarda bu soru şu anda Perşembe günkü güncel ve acil görüşme talepleri arasında yer almamaktadır.

More Sentences
debate i. müzakere
Mr Wynn, the Committee on Budgets chairman, will open the debate.
Müzakereyi Bütçe Komisyonu Başkanı Bay Wynn açacak.

More Sentences
Siyasal
debate i. görüşme
In any event, this question is not presently included among the requests for a topical and urgent debate on Thursday.
Her halükarda bu soru şu anda Perşembe günkü güncel ve acil görüşme talepleri arasında yer almamaktadır.

More Sentences
debate i. münazara
Our club is holding a debate on methods of education.
Kulübümüz eğitim yöntemlerini konu alan bir münazara düzenlemektedir.

More Sentences
debate i. müzakere
Mr Wynn, the Committee on Budgets chairman, will open the debate.
Müzakereyi Bütçe Komisyonu Başkanı Bay Wynn açacak.

More Sentences
debate i. tartışma
The heated debate over the new vaccine is confusing people.
Yeni aşı konusundaki hararetli tartışmalar milletin kafasını karıştırıyor.

More Sentences
debate f. müzakere etmek
The board is debating whether it’s feasible to make that investment.
Yönetim kurulu bu yatırımı yapmanın makul olup olmadığını müzakere ediyor.

More Sentences
debate f. tartışmak
Will the feasibility study be submitted to the European Parliament in June so that we too can debate it?
Fizibilite çalışması, bizim de tartışabilmemiz için Haziran ayında Avrupa Parlamentosu'na sunulacak mı?

More Sentences
Askeri
debate i. münazara
Our club is holding a debate on methods of education.
Kulübümüz eğitim yöntemlerini konu alan bir münazara düzenlemektedir.

More Sentences
Genel
debate i. cedel
debate i. münakaşa
debate i. fikir çatışması
debate f. çok düşünmek
debate f. düşünüp taşınmak
debate f. dikkate almak
debate f. danışmak
debate f. münakaşa etmek
debate f. hakkında kafa yormak
debate f. düşünüp tartmak
Hukuk
debate f. münakaşa etmek
Edebiyat
debate i. orta çağ'da avrupa'da kullanılan tartışma şeklinde bir edebi kompozisyon

"debate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
heated debate i. hararetli tartışma
heated debate i. ateşli tartışma
a matter of debate i. tartışma konusu
public debate i. toplumsal tartışma
question of debate i. tartışma konusu
debate club i. münazara kulübü
debate [obsolete] i. yarışma
debate [obsolete] i. dövüş
passionate debate i. hararetli tartışma
passionate debate i. ateşli tartışma
topic of debate i. tartışma konusu
debate tournament i. münazara turnuvası
debate with oneself f. düşünüp taşınmak
debate with oneself f. tartmak
have a long debate f. uzunca tartışmak
stop defending one's opinion in a debate f. savunulan iddadan vazgeçmek
spark a debate f. tartışmayı kıvılcımlamak
spark a debate f. tartışma yaratmak
debate over f. üzerinde tartışmak
be subject of debate f. tartışma konusu olmak
debate [obsolete] f. savaşmak
debate [obsolete] f. dövüşmek
debate [obsolete] f. tartışmak
be an issue of debate f. tartışma konusu olmak
Öbek Fiiller
debate on something f. bir şeyi tartışmak
debate with someone about something f. biriyle bir şeyi tartışmak
İfadeler
up for debate expr. tartışmaya açık olmak
Deyim
debate on i. üzerine tartışma
debate on i. hakkında tartışma
Hukuk
debate of laws i. kanunların müzakeresi
general debate i. genel görüşme
rebuttal-in-debate i. aksini iddia eden bir tartışma
Siyasal
opening of the debate i. tartışmanın açılması
opening of the debate i. tartışmayı başlatma
political debate i. siyasal çekişme
post-industrial/post-modern debate i. sanayi ötesi/post modern tartışması
general debate i. umumi müzakere
general debate i. genel görüşme
freedom of debate i. fikrini savunma hürriyeti
freedom of debate i. münakaşa hürriyeti
freedom of debate i. tartışma hürriyeti
freedom of debate i. tartışma özgürlüğü
public policy debate i. kamu politikası tartışması
presidential debate i. başkanlık münazarası
presidential debate i. başkanlık seçimi kapsamında yapılan münazara
public debate i. kamusal müzakere
presidential debate i. başkanlık munazarası
primary debate i. abd'de başkanlık seçimleri öncesi adaylar arasında yapılan tartışma
presidential debate i. başkanlık tartışması
public debate i. toplum önünde yapılan tartışma
Eğitim
eurasian schools debate championship i. avrasya liselerarası münazara şampiyonası
eurasian schools debate championship i. avrasya okulları münazara şampiyonası