organize - Türkçe İngilizce Sözlük

organize

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

organize — Definition

Anlamı ve Tanımı:
organize etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɔːrɡənaɪz/ – BrE /ˈɔːɡənaɪz/)
Terim Türü:
Fiil: organize (organizes – organized – organizing)
Unsurları düzenli ve işlevsel biçimde bir araya getirmeyi anlatan fiildir. Yunanca kökten Latince ve Fransızca aracılığıyla şekillenmiştir. İş ve sosyal anlatılarda planlama anlamına gelir

"organize" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
organize f. organize etmek
The graduation ceremony will be organized by James.
Mezuniyet törenini James organize edecek.

More Sentences
organize f. düzenlemek
Can you help me to organize the shelves?
Rafları düzenlememe yardım eder misin?

More Sentences
Genel
organize f. kurmak
Let's organize a search party.
Bir arama ekibi kuralım.

More Sentences
organize f. örgütlemek
It works to organize and develop the revolutionary defense of the country.
Ülkenin devrimci savunmasını örgütlemek ve geliştirmek için çalışır.

More Sentences
organize f. düzenini sağlamak
You will choose a group leader who will organize the group.
Ekibin düzenini sağlaması için bir ekip lideri seçeceksiniz.

More Sentences
organize f. örgütlenmek
The workers are aiming to ease up the organizing.
İşçiler örgütlenmeyi kolaylaştırmayı amaçlıyor.

More Sentences
organize f. oluşturmak
A small team was organized at the Institute.
Enstitü'de küçük bir ekip oluşturuldu.

More Sentences
organize f. organize etmek
The graduation ceremony will be organized by James.
Mezuniyet törenini James organize edecek.

More Sentences
organize f. teşkilatlanmak
organize f. tertiplemek
organize f. sıralamak
organize f. tertip etmek
organize f. tanzim etmek
organize f. hazırlamak
organize f. yerleştirmek
organize f. teşkilatlandırmak
organize f. örgütleşmek
organize f. düzen altına almak
organize f. düzenlemede bulunmak
organize f. düzen sağlamak
organize f. teşkil etmek
organize f. organik yapı geliştirmek
organize f. organik bir yapının gelişmesine neden olmak
organize f. embriyonik farklılaşma ve gelişmeye hazır hale getirmek
organize f. indüktör gibi davranmak
organize f. entegre etmek
organize f. kaynaştırmak
organize f. ilave etmek
organize f. birleştirmek
organize f. (birine) polifonik şarkı söylemek
organize f. polifonik şarkı söylemek
organize f. işçileri bir sendikaya katılmaya ikna etmek
organize f. işçileri sendika oluşturmaya ikna etmek
organize f. organik yapı edinmek
organize f. organlarla donatmak
organize f. (bir şeye) organik yapı kazandırmak
organize f. yaşamsal işlevlerle donatmak
organize f. örgütleme
Konuşma Dili
organize f. kendini zihnen göreve hazırlamak
organize f. (zihnini, kendini) toparlamak
Bilgisayar
organize expr. düzenle
Biyoloji
organize f. organlaşmak
Müzik
organize f. parçalar halinde şarkı söylemek

"organize" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
organize organized s.
Highly organized political resources supplied him with substantial power.
Son derece organize siyasi kaynaklar ona önemli bir güç sağlamıştır.

More Sentences
organize organised s.
Furthermore, I am convinced that stricter prohibitions will actually increase the influence of organised crime.
Ayrıca, daha katı yasakların organize suçların etkisini arttıracağına inanıyorum.

More Sentences
Medikal
organize organized s.
Highly organized political resources supplied him with substantial power.
Son derece organize siyasi kaynaklar ona önemli bir güç sağlamıştır.

More Sentences
organize organised s.
Furthermore, I am convinced that stricter prohibitions will actually increase the influence of organised crime.
Ayrıca, daha katı yasakların organize suçların etkisini arttıracağına inanıyorum.

More Sentences
Genel
organize institute [obsolete] s.
organize streamlined s.

"organize" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
organize a contest f. yarışma düzenlemek
organize a competition f. yarışma düzenlemek
organize for (someone) f. adına düzenlemek
organize a lobby f. lobi kurmak
organize a team f. ekip oluşturmak
organize a team f. ekip kurmak
organize a fair f. fuar düzenlemek
organize a fair f. fuar yapmak
organize an expedition f. sefer düzenlemek
organize a conspiracy f. komplo hazırlamak
organize a conspiracy f. komplo kurmak
organize a reception f. resepsiyon düzenlemek
organize an activity f. etkinlik düzenlemek
organize an event f. etkinlik düzenlemek
organize a seminar f. seminer düzenlemek
organize a party f. parti düzenlemek
organize a tour f. tur düzenlemek
organize a fair f. kermes düzenlemek
organize a campaign f. kampanya düzenlemek
organize simultaneous operations f. eş zamanlı operasyon düzenlemek
organize a demonstration f. gösteri düzenlemek
organize a tour f. gezi düzenlemek
organize an excursion f. gezi düzenlemek
organize a festival f. festival düzenlemek
organize a festival f. şenlik düzenlemek
organize a conspiracy against f. komplo düzenlemek
organize a demonstration f. eylem düzenlemek
organize training f. eğitim düzenlemek
organize a meeting f. bir toplantı düzenlemek
organize a tour f. tur tertip etmek
organize an attack f. saldırı düzenlemek
organize an exhibition f. sergi düzenlemek
organize a search party f. bir arama ekibi kurmak
organize a vaccination campaign f. aşı kampanyası düzenlemek
organize a search party f. bir arama ekibi oluşturmak
organize a search party f. bir arama takımı oluşturmak
Deyim
couldn't organize a piss-up in a brewery f. bir boku yapmayı becerememek
couldn't organize a piss-up in a brewery f. -den aciz olmak
couldn't organize an orgy in a brothel f. iki eliyle bir siki doğrultamamak
couldn't organize an orgy in a brothel f. kendine hayrı dokunmamak
couldn't organize an orgy in a brothel f. beceriksiz olmak
couldn't organize an orgy in a brothel f. kendine bile hayrı olmamak
couldn't organize an orgy in a brothel f. en kolay işi bile becerememek
Ticaret/Ekonomi
organize a (training) course f. eğitim kursu düzenlemek
organize a (training) course f. kurs düzenlenmek
Hukuk
organize a crime syndicate for the purpose of generating monetary profit f. çıkar amaçlı suç örgütü kurmak
Bilgisayar
organize a poll f. anket düzenlemek
organize pages expr. sayfaları düzenle
Argo
couldn't organize a piss-up in a brewery f. iki eliyle bir siki doğrultamamak