organized - Türkçe İngilizce Sözlük

organized

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

organized — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düzenli, örgütlü
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɔːrɡənaɪzd/ – BrE /ˈɔːɡənaɪzd/)
Terim Türü:
Sıfat
Sistemli biçimde yapılandırılmış durumu niteleyen sözcüktür. Organize fiilinin sıfatlaşmış biçimidir. Çalışma ve yaşam anlatılarında planlılık anlamına gelir

"organized" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
organized s. düzenlenmiş
The Bodrum Antique Theater was organized as an open-air museum after the excavations in 1973.
Bodrum Antik Tiyatrosu, 1973 yılında yapılan kazılardan sonra açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir.

More Sentences
organized s. tertipli
Tom is quite organized, isn't he?
Tom oldukça tertipli, değil mi?

More Sentences
organized s. örgütlü
Organized networks of hackers haven't been identified.
Örgütlü hacker şebekeleri henüz tespit edilememiştir.

More Sentences
organized s. organize olmuş
Getting organized is easier than you think!
Organize olmak sandığınızdan daha kolay!

More Sentences
organized s. düzenli
It’s highly organized and makes it easy for you to find articles, resources, tools, and financial products.
Son derece düzenlidir ve makaleleri, kaynakları, araçları ve finansal ürünleri bulmanızı kolaylaştırır.

More Sentences
organized s. organize
Highly organized political resources supplied him with substantial power.
Son derece organize siyasi kaynaklar ona önemli bir güç sağlamıştır.

More Sentences
organized s. kurulmuş
Tom organized a neighborhood basketball team.
Tom bir mahalle basketbol takımı kurdu.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
organized s. örgütlü
Organized networks of hackers haven't been identified.
Örgütlü hacker şebekeleri henüz tespit edilememiştir.

More Sentences
organized s. kurulmuş
Tom organized a neighborhood basketball team.
Tom bir mahalle basketbol takımı kurdu.

More Sentences
Medikal
organized s. organize
Highly organized political resources supplied him with substantial power.
Son derece organize siyasi kaynaklar ona önemli bir güç sağlamıştır.

More Sentences
Genel
organized s. teşkilatlı
organized s. teşekküllü
organized s. organizmaya özgü özellikleri gösteren
organized s. kuruluşa üyelikle ilgili
organized s. kendini toparlamış
Ticaret/Ekonomi
organized s. market örgütlü piyasa
Argo
organized s. sarhoş

"organized" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 88 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be organized f. örgütlenmek
Genel
organized crime i. organize suçlar
organized crime investigation i. organize suç soruşturması
organized crimes i. organize suçlar
organized industry i. organize sanayi
organized industrial zone i. organize sanayi bölgesi
organized crime i. örgütlü suç
organized work i. organize çalışma
organized person i. planlı insan
get organized f. düzen kurmak
be organized f. teşkilatlanmak
be organized f. organize edilmek
be organized f. planlı hareket etmek
be organized f. planlı olmak
become organized f. organize olmak
be organized f. derlenmek
well organized s. iyi düzenlenmiş
well-organized s. iyi organize olmuş
well-organized s. iyi örgütlenmiş
well-organized s. iyi organize edilmiş
organized as first s. ilk kez düzenlenmiş
duly organized s. usulünce kurulmuş
in an organized manner zf. örgütlü bir şekilde
Konuşma Dili
it is in our hands to keep our items organized expr. eşyalarımızı düzenli tutmak bizim elimizde
Ticaret/Ekonomi
organized labor i. sendikalaşmış işgücü
organized money market i. örgütlü para piyasası
organized market i. örgütlü piyasa
organized exchange i. menkul değerler borsası
anti smuggling and organized crime department of police office of ankara i. ankara emniyet müdürlüğü kaçakçılık ve organize suçlarla şube müdürlüğü
organized labor i. örgütlenmiş emek
organized market i. borsa
a company organized and existing under the laws of i. yasalarına göre kurulmuş bulunan ve faaliyetini sürdüren bir şirket
organized industry i. organize sanayi
organized industrial zone i. organize sanayi bölgesi
organized labour i. örgütlü işgücü
organized market i. örgütlendirilmiş piyasa
organized market i. örgütlendirilmiş pazar
organized market i. organize piyasa
organized labour i. örgütlenmiş işçiler
organized industrial zones i. organize sanayi bölgeleri
izmir atatürk organized industry zone i. izmir atatürk organize sanayi bölgesi
adana organized industrial zone i. adana organize sanayi bölgesi
organized retail industry i. organize perakende sektörü
Hukuk
organized crime i. organize suç
fight against organized crimes i. örgütlü suçlarla mücadele
organized crime syndicates i. organize suç grupları
anti-organized crime police i. organize suçlarla mücadele polisi
smuggling and organized crimes i. kaçakcılık ve organize suçlar
organized crime ring i. organize suç şebekesi
organized crime control bureau i. organize suçlarla mücadele bürosu
organized crime control bureau i. organize suçlarla mücadele dairesi
directorate of anti-smuggling and organized crime branch i. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele şube müdürlüğü
transnational organized crimes i. sınıraşan organize suçlar
organized crime i. organize suç
organized crime group i. organize suç örgütü
department of anti-smuggling and organized crime i. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele şube müdürlüğü
organized and existing under the laws of s. yasalarına göre kurulmuş ve faaliyet göstermekte olan
Siyasal
organized trading system i. organize işlem sistemleri
fight against international organized crime i. uluslararası organize suçlara karşı savaş
bongo (business-organized non-governmental organization) i. şirket tarafından kurulmuş sivil toplum kuruluşu
organized crime i. örgütlü suç
Kurum/Kuruluş
turkish international academy against drugs and organized crime i. türkiye uluslararası uyuşturucu ve organize suçlarla mücadele akademisi
government organized non-governmental organization i. hükümet tarafından oluşturulan sivil toplum örgütü
manisa organized industrial zone i. manisa organize sanayi bölgesi
department of anti-smuggling and organized crime i. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi
department of anti-smuggling and organized crime i. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi başkanlığı
department of anti-smuggling and organized crime i. kom başkanlığı
department of anti-smuggling and organized crime i. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire başkanlığı
department for fighting against smuggling and organized crimes i. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire
department of organized agriculture and livestock zones i. organize tarım ve hayvancılık bölgeleri daire başkanlığı
Sanayi
organized labor i. işçi sendikasının temsil ettiği işçiler
Teknik
organized research i. örgütlenmiş araştırma
Bilgisayar
digit organized memory i. sayamak örgütlü bellek
organized by expr. düzenleyen
Psikoloji
organized play i. örgütlü oyun
Sosyal Bilimler
organized society i. örgütlü toplum
Eğitim
organized panels i. planlanmış paneller
organized education i. örgün eğitim
Dini
organized religion i. kurumsal din
Askeri
organized militia i. teşkilatlı milis
organized unit i. teşkil edilmiş birlik
organized reserve i. organize ihtiyatlar
organized reserve corps units i. organize ihtiyat birlikleri
organized reserve corps i. organize ihtiyat teşkilatı
organized position i. hazırlanmış mevzi
organized unit i. kurulu birlik
organized crime drug enforcement task force i. yasadışı uyuşturucu üretip satan ulusal ve uluslararası örgütlerle mücadeleyi koordine etmek üzere tasarlanmış bir kuruluş
Spor
organized fast break i. organize hızlı hücum