düzenli - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

düzenli



"düzenli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
düzenli neat s.
düzenli tidy s.
düzenli regular s.
General
düzenli methodical s.
düzenli ordinate s.
düzenli right s.
düzenli in good trim s.
düzenli measured s.
düzenli equable s.
düzenli trim s.
düzenli orderly s.
düzenli equal s.
düzenli arranged s.
düzenli set s.
düzenli snug s.
düzenli uniform s.
düzenli dainty s.
düzenli coordinated s.
düzenli straight s.
düzenli systematic s.
düzenli crisp s.
düzenli settled s.
düzenli taut s.
düzenli steady s.
düzenli in order s.
düzenli ordered s.
düzenli even s.
düzenli systematical s.
düzenli stated s.
düzenli harmonious s.
düzenli shipshape s.
düzenli organized s.
düzenli regular s.
düzenli periodic s.
düzenli clean-cut s.
düzenli well-ordered s.
düzenli well-arranged s.
düzenli elegant s.
düzenli squared away s.
düzenli uncluttered s.
düzenli just so s.
düzenli coordinate s.
düzenli routine s.
düzenli organised s.
düzenli ruly s.
düzenli well-tended s.
düzenli tactic s.
düzenli tight s.
düzenli toshy [dialect] s.
Colloquial
düzenli together zf.
düzenli like clockwork expr.
Idioms
düzenli (as) nice as ninepence s.
Trade/Economic
düzenli businesslike s.
Technical
düzenli methodical s.
Linguistics
düzenli regular s.
Archaic
düzenli tight [dialect] s.

"düzenli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 328 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
düzenli olarak regularly zf.
General
bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak stow away f.
düzenli olarak yapmak regularize f.
düzenli yığmak stack up f.
bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak stow in f.
(arasında) düzenli seferler yapmak ply between f.
düzenli katılım göstermek attend regularly f.
iki veya daha çok nokta arasında düzenli seferler yapmak ply f.
düzenli hale getirmek make regular f.
düzenli yerleştirmek set (down) orderly f.
düzenli olmak be orderly f.
düzenli çalışmak work systematically f.
düzenli tutmak keep (something) orderly f.
düzenli tutmak keep (something) in order f.
düzenli olmak be in order f.
düzenli çalışmak work methodically f.
düzenli olmak be systematic f.
düzenli çalışmak study systematically f.
düzenli tutmak keep (somewhere) tidy f.
düzenli yerleştirmek place orderly f.
düzenli çalışmak study methodically f.
düzenli olmak be tidy f.
düzenli bırakmak (bir odayı vb) leave neat f.
düzenli yerleştirmek place well-ordered f.
düzenli adımlarla yürümek march f.
düzenli sefer yapmak ply f.
düzenli bir işe girmek get a regular job f.
düzenli haber almak be well informed f.
düzenli aralıklarla ekokardiyografik incelemeye tabi tutulmak be assessed by echocardiography at regular intervals f.
düzenli seks yapmak have regular sex f.
düzenli seks yapmak have sex regularly f.
düzenli olarak seks yapmak have sex regularly f.
düzenli bir işi olmak have a regular job f.
düzenli bir işi olmak have regular job f.
düzenli olarak yapmak regularise f.
düzenli spor yapmak exercise regularly f.
düzenli kullanmak trade [obsolete] f.
belirli bir tarifeye uymak yerine düzenli aralıklarla çalışan sefer shuttle service i.
düzenli hat koşulları lines terms i.
düzenli ödeme regular payment i.
düzenli olma regularity i.
düzenli içicilik regular smoking i.
düzenli kentleşme orderly urbanisation i.
düzenli kentleşme orderly urbanization i.
düzenli şehirleşme planned urbanization i.
düzenli kentleşme planned urbanization i.
düzenli şehirleşme orderly urbanization i.
düzenli şehirleşme orderly urbanisation i.
düzenli şehirleşme planned urbanisation i.
düzenli kentleşme planned urbanisation i.
düzenli nokta regular point i.
düzenli olma apple-pie order i.
düzenli maaş regular salary i.
düzenli seks regular sex i.
düzenli bir seks hayatı a regular sex life i.
düzenli sefer regular service i.
düzenli hayat regular life i.
düzenli yaşam regular life i.
düzenli yaşam orderly life i.
düzenli hayat orderly life i.
düzenli aile yaşamı steady family life i.
düzenli aile yaşamı regular family life i.
düzenli aile hayatı regular family life i.
düzenli aile hayatı steady family life i.
düzenli beslenme proper nutrition i.
düzenli beslenme balanced diet i.
düzenli beslenme eating properly i.
düzenli beslenme proper diet i.
düzenli beslenme well-balanced diet i.
düzenli beslenme regular diet i.
düzenli tekrar regular repetition i.
düzenli tekrar regular repeat i.
düzenli bakım regular maintenance i.
takıntılı derecede düzenli kimse neatnik i.
düzenli aralık regular interval i.
her yıl düzenli yapılan kutlama annual celebration i.
düzenli ziyaret recourse [obsolete] i.
yakinen ve düzenli olarak sorgulama catechization i.
düzenli tekrar regular recurrence i.
düzenli tekrarlama regular recurrence i.
düzenli olan şey regularity i.
düzenli olma regularness i.
kanada'da büyük göller üzerinde düzenli sefer yapan tekne lake boat i.
düzenli iş tread [scottish] i.
düzenli yayınlanan periodic s.
çok düzenli like clockwork s.
düzenli biçimde straight s.
kadar düzenli as regular as s.
düzenli hareket olamayan erratic s.
düzenli aralarla meydana gelen periodic s.
temiz ve düzenli neat and tidy s.
sıkı düzenli regimented s.
ayaklarını hızlı ve düzenli biçimde hareket ettirebilen nimble-footed s.
düzenli olmayan nonregulated s.
düzenli sıra ile yolunda in order zf.
düzenli olarak measuredly zf.
çok düzenli in apple pie order zf.
düzenli olarak crisply zf.
bozuk düzenli olarak uncoordinatedly zf.
çok düzenli bir halde just so zf.
düzenli aralıklarda at regular intervals zf.
düzenli olarak routinely zf.
düzenli olarak methodically zf.
düzenli olarak on a regular basis zf.
çok düzenli smoothly zf.
çok düzenli precisely zf.
düzenli olarak regularly zf.
düzenli olarak (on a) regular basis zf.
çok düzenli bir şekilde in apple-pie order zf.
düzenli aralarla regularly zf.
düzenli aralıklarla regularly zf.
düzenli biçimde on a regular basis zf.
düzenli aralıklarla at regular intervals zf.
düzenli bir biçimde in an orderly manner zf.
düzenli (bir şekilde) neatly zf.
düzenli aralıklarla in regular intervals zf.
düzenli olarak religiously zf.
düzenli aralarla at regular intervals zf.
düzenli bir biçimde in an orderly fashion zf.
düzenli olarak regular zf.
Phrasals
tanı veya tedaviyi takiben hastayı düzenli olarak kontrol etmek follow up f.
bir düzenli ödemeyi/görevi vaktinde/zamanında yapamamak fall behind on (something) f.
bir düzenli ödemeyi/görevi geç yapabilmek fall behind on (something) f.
bir düzenli ödemede/görevde geç kalmış olmak fall behind on (something) f.
bir düzenli ödemenin/görevin vaktini/zamanını geçirmek fall behind on (something) f.
bir düzenli ödemeyi/görevi vaktinde/zamanında yapamamak get behind on (something) f.
bir düzenli ödemeyi/görevi geç yapabilmek get behind on (something) f.
bir düzenli ödemede/görevde geç kalmış olmak get behind on (something) f.
bir düzenli ödemenin/görevin vaktini/zamanını geçirmek get behind on (something) f.
(resmi anlamda) birisiyle düzenli olarak görüşmek/iletişim kurmak check in with somebody
(taksit/düzenli ödeme vb.) ödeyememek fall behind with something
Phrases
düzenli aralıklarla in regular intervals expr.
düzenli aralıklarla in regular basis expr.
Colloquial
aşırı derecede düzenli/cimri/takıntılı olmak be anal about it f.
san jose (silikon vadisi) ve seattle gibi yüksek teknoloji şirketlerinin yoğun olduğu abd şehirleri arasında düzenli doğrudan uçuş yapan yolcu uçağı nerd bird i.
düzenli olarak in good order expr.
düzenli değil not regular expr.
temiz ve düzenli clean and tidy
Idioms
erken yatma konusunda düzenli olmak keep good hours f.
düzenli olarak belli bir yolu yürüyerek dolaşmak pound a beat f.
bir şeyi düzenli olarak yapmak go in for something f.
düzenli ve disiplinli yönetmek run a tight ship f.
düzenli tutmak put something in order f.
düzenli tutmak get something in order f.
düzenli tutmak keep something tidy f.
düzenli ve disiplinli yönetmek run a taut ship f.
düzenli tutmak have something in order f.
düzenli egzersiz yapmak keep in training f.
düzenli spor yapmak keep in training f.
düzenli yaşamaya başlamak make good f.
kolay okunup anlaşılabilen düzenli, işler kod clean code i.
düzenli (iş) bread and butter s.
düzenli gelir getiren bread and butter s.
düzenli olarak (ilaç vb almak) at full strength expr.
düzenli işini bırakma don't quit your day job expr.
düzenli değil not making a habit out of it expr.
çok düzenli in apple-pie order expr.
düzenli işini bırakma don't give up your day job expr.
her şeyiyle düzenli in apple-pie order expr.
saat gibi düzenli as regular as clockwork
saat gibi düzenli olmak be as regular as clockwork
(düzenli) seks yapmak be getting one's oats
son derece düzenli as neat as ninepence
son derece düzenli neat as ninepence
son derece düzenli right as ninepence
son derece düzenli as right as ninepence
Speaking
araçlarınızı düzenli olarak servise götürün service your vehicles regularly i.
sınıfınızı düzenli tutun keep your classroom tidy
sınıfı düzenli tutun keep the classroom tidy
odanı düzenli bırak keep your room tidy
odanı düzenli tut keep your room tidy
Slang
düzenli olarak seks yapmak get your oats f.
düzenli olarak kokain çeken kimse blower i.
düzenli olarak kokain çeken kimse blower i.
ciltteki (düzenli uyuşturucu kullanımına bağlı) iğne izleri tracks i.
Trade/Economic
(hisse) düzenli olarak alıp satmak trade f.
büyük bir bakım gerektirmeden makine veya tesisin düzenli çalışabilme süresi life i.
bir işletme hakkındaki mali bilgileri düzenli bir biçimde kaydetme tekniği accounting i.
bir hat üzerinde düzenli sefer yapan uçak veya yolcu gemisi liner i.
düzenli işi olan kimse jobholder i.
düzenli transit servis regular transit service i.
düzenli toplantı regular meeting i.
düzenli nakit akışı regular cash flow i.
düzenli hat konşimentosu liner bill of lading i.
düzenli tedarikçi regular supplier i.
düzenli temettü regular dividend i.
düzenli sefer konşimentosu berth bill of lading i.
düzenli dağıtım yolu regular way delivery i.
düzenli katkı payı regular contributions i.
düzenli piyasalar hipotezi coherent market hypothesis i.
düzenli müşteri regular customer i.
düzenli talep regular demand i.
düzenli gelir regular income i.
düzenli ödeme regular payment i.
düzenli ödeme emri direct debit mandate i.
faiz oranı ve vadesinin belirli bir fondan ödenmesi gereken yıllık düzenli taksit miktarlarını belirleyici fonksiyonu annuity factor i.
işletmenin sürekli ve düzenli biçimde işlerini yürüttüğü ana merkezindeki çalışma yeri home office i.
sigorta poliçesinin sağlayacağı düzenli yıllık gelir tutarı annuitisation
yıllık düzenli gelir annuity
makine veya tesisin tamir edilmez hale gelene kadar görevini düzenli olarak yaptığı süre life
patentin düzenli aralıklarla ufak tefek değişiklikler yapılarak yenilenmesi patent evergreening
Politics
kurulu ve düzenli siyasi partilerin hiçbirini desteklememe politikası nonpartisanism i.
atık düzenli depolama sahaları landfill of wastes i.
düzenli rapor regular report i.
düzenli çaba concerted effort i.
düzenli izleme regular follow-up i.
düzenli aralıklarla yapılan seçim regular election i.
gizli, gayrı resmi yahut düzenli işlemeyen iletişim yolu/kanalı back-channel i.
ortak düzenli kuruluşlar coordinated organisation
Insurance
düzenli katkı payı regular contributions i.
Tourism
düzenli sefer regular service i.
Media
gazete ve benzeri yayınların reklam haricindeki düzenli içeriği reading matter i.
Technical
çevirme düzenli fırın tilting furnace i.
düzenli eşpolimer regular copolymer i.
düzenli yapı ordered structure i.
düzenli örgü superlattice i.
düzenli kopolimer regular copolymer i.
düzenli bakım systematic maintenance i.
düzenli katı çözelti ordered solid solution i.
düzenli evre ordered phase i.
düzenli örüt ordered crystal i.
düzenli çözelti regular solution i.
düzenli işlev regular function i.
düzenli eğri regular curve i.
düzenli nokta regular point i.
düzenli kestirici regular estimator i.
düzenli birim göze ordered unit cell i.
düzenli kristal ordered crystal i.
düzenli çapraz aralıklarla çentikli (arma) raguled s.
düzenli aralıklarla tekrar etmeyen nonperiodic s.
düzenli bir şekilde birbirine bağlı articulate s.
düzenli aralıklarla periodically zf.
düzenli olarak regularly zf.
düzenli aralıklarla at regular intervals zf.
sağda düzenli ragged left
solda düzenli ragged right
sıra düzenli hierarchical
yavaş ve düzenli aşınma slow and regular wear
uzam-düzenli kauçuklar stereo-regular rubbers
sıfır düzenli tepkime zero order reaction
sürekli veya düzenli aralıklarla ışık yayan emitting a continuous or regular intermittent light
Computer
düzenli dil regular language i.
düzenli durdurma orderly closedown i.
düzenli ziyaretçi frequent visitor i.
düzenli ifade regular expression i.
sağda düzenli ragged left
solda düzenli ragged right
youtube'da düzenli olarak video yayınlayan kimse youtuber
Telecom
düzenli gelen çağrılar smooth call arrival i.
düzenli işaretleşme hattı regular signalling link i.
Electric
düzenli aralıklarla yön değiştirmek alternate f.
Construction
düzenli katı çözelti ordered solid solution i.
üst düzenli kafes superlattice
Lighting
optik düzenli lamba pressed glass lamp
Automotive
düzenli olmayan non-uniform s.
Traffic
düzenli yolcu servisi regular passenger service i.
Aeronautic
düzenli bazda toplu hava taşımacılığı yapan taşıyıcı airline business i.
düzenli bazda toplu hava taşımacılığı yapan taşıyıcı airline i.
Marine
düzenli sefer yapmak ply to f.
düzenli seferler yapmak ply f.
düzenli dalgalar monochromatic waves i.
düzenli uğranılan liman port of regular calling i.
düzenli yerleşme regular placing i.
düzenli olarak bir hatta çalışan yolcu vapuru liner i.
düzenli hat gemi şirketlerinin aralarında yaptıkları anlaşmanın koşulları conference terms i.
düzenli dalgalar regular waves i.
ırmak, göl, kanal vs üzerinden düzenli olarak yolcu taşıyan tekne water bus i.
sahili düzenli hale getirme yöntemi beach stabilizing method
Medical
düzenli bakım programları managed care programs i.
düzenli bir tedavi rejimi a regular treatment regimen i.
dönemde düzenli folik asit alınımı regular intake of folic acid i.
düzenli tarama regular screening i.
düzenli sıvı alımı regular fluid intake i.
Pathology
semptomların düzenli aralıklarla geçici olarak azaldığı, ancak tamamen durmadığı bir ateş remittent fever i.
Optics
düzenli astigmatizm regular astigmatism i.
Food Engineering
düzenli akış laminar flow i.
Math
düzenli dizey regular matrix i.
düzenli nokta ordinary point i.
düzenli çokyüzlü regular polyhedron i.
düzenli yirmiyüzlü regular icosahedron i.
düzenli dörtyüzlü regular tetrahedron i.
düzenli matris regular matrix i.
düzenli fonksiyon regular function i.
düzenli adlanım regular representation i.
düzenli işlev regular function i.
düzenli çokgen regular polygon i.
tümel düzenli uzay completely regular space
tümel düzenli uzay tychonoff space
Statistics
düzenli en iyi asimptotik normal tahmin edici regular best asymptotically normal estimator i.
düzenli durum regular state i.
düzenli grup bölünebilir tamamlanmamış blok tasarı regular group divisible incomplete block design i.
düzenli tahmin edici regular estimator i.
düzenli durağan nokta süreci regular stationary point process i.
düzenli markov yenileme süreci regular markov renewal process i.
Physics
doğal yasalara tabi düzenli bir sistem olarak kabul edilen fiziksel evren natural order i.
düzenli yansıma regular reflection i.
Chemistry
peryodik olarak düzenli sıralı ve kuyruk-başa bağlı (polimer) regioregular
moleküler olarak kuyruk-başa olacak şekilde düzenli bir zincir bağ yapısında olan (polimer) regioregular
Biology
kümelenmiş düzenli aralıklı kısa palindromik yinelemeler clustered regularly interspaced short palindromic repeats
Biochemistry
düzenli mekanizma ordered mechanism i.
Marine Biology
düzenli işlerge ordered mechanism i.
Astronomy
parlaklığında düzenli bir değişkenlik olan yıldız cepheid i.
parlaklığında düzenli bir değişkenlik olan cepheid s.
parlaklığında düzenli bir değişkenlik olan yıldıza benzer cepheid s.
Breeding
düzenli otlatma browsing i.
Tobacco
düzenli sulama regularly watered i.
Forestry
düzenli kesim periodical cutting i.
Education
düzenli yapılan uygulama dersi recitation i.
Linguistics
düzenli konuşma articulate speech i.
düzenli eylem regular verb i.
düzenli eylem weak verb i.
History
ortaçağ ingiltere'sinde tebaanın emirleri altında yaşadıkları derebeyine yaptıkları düzenli ödeme aid i.
1800'lerde düzenli osmanlı ordusuna mensup asker nizam i.
Archaeology
düzenli profilleri, dik açılarla geçen bloklar veya çıkıntılar tarafından kesilen arşitrav banded architrave i.
Environment
düzenli akış steady flow i.
düzenli çöp depolama sahası sanitary landfill i.
düzenli depolama sahası sanitary landfill i.
düzenli sürüklenme steady creep i.
Geography
doğal sürecin karakteristik davranışı veya düzenli prosedürü regimen i.
Geology
kendi düzenli şekli olmayan (mineraller) allotriomorphic s.
Military
düzenli eğitim regular drill i.
düzenli ordu regular army i.
geri tepme düzenli recoil operated s.
nato'ya tahsis için ayrılmış düzenli kuvvetler earmarked for assignment
Hunting
düzenli katmanlar halinde plakalarla ayrılmış şarapnel misketleri tier shot i.
Sport
düzenli olarak koşmayan kimse nonrunner i.
Librarianship
kayıt numarası olmayan ve düzenli muhasebe gerektirmeyen yayın non-registered publication i.
Archaic
düzenli olarak trade zf.