düzenli - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

düzenli



"düzenli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 71 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
düzenli neat s.
düzenli tidy s.
düzenli regular s.
General
düzenli gim [dialect] i.
düzenli taut s.
düzenli steady s.
düzenli in order s.
düzenli ordered s.
düzenli even s.
düzenli systematical s.
düzenli stated s.
düzenli harmonious s.
düzenli shipshape s.
düzenli organized s.
düzenli methodical s.
düzenli ordinate s.
düzenli right s.
düzenli in good trim s.
düzenli measured s.
düzenli equable s.
düzenli trim s.
düzenli orderly s.
düzenli equal s.
düzenli arranged s.
düzenli set s.
düzenli snug s.
düzenli uniform s.
düzenli dainty s.
düzenli coordinated s.
düzenli straight s.
düzenli systematic s.
düzenli crisp s.
düzenli settled s.
düzenli regular s.
düzenli periodic s.
düzenli clean-cut s.
düzenli well-ordered s.
düzenli well-arranged s.
düzenli elegant s.
düzenli squared away s.
düzenli uncluttered s.
düzenli just so s.
düzenli coordinate s.
düzenli routine s.
düzenli organised s.
düzenli ruly s.
düzenli well-tended s.
düzenli tactic s.
düzenli tight s.
düzenli toshy [dialect] s.
düzenli kempt s.
düzenli undisordered s.
düzenli unrumpled s.
düzenli jimp s.
düzenli jimpy s.
düzenli fair s.
düzenli heppen [dialect] [uk] s.
Colloquial
düzenli together zf.
düzenli like clockwork expr.
düzenli all correct expr.
düzenli all correct expr.
Idioms
düzenli (as) nice as ninepence s.
düzenli (as) clean as a whistle s.
düzenli (as) neat as a pin s.
düzenli apple pie order s.
düzenli day in, day out, every day without fail expr.
Trade/Economic
düzenli businesslike s.
Technical
düzenli methodical s.
Linguistics
düzenli regular s.
Archaic
düzenli tight [dialect] s.
düzenli undelayed s.

"düzenli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 446 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
düzenli olarak regularly zf.
General
düzenli olarak yapmak regularize f.
bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak stow away f.
düzenli katılım göstermek attend regularly f.
iki veya daha çok nokta arasında düzenli seferler yapmak ply f.
düzenli hale getirmek make regular f.
düzenli yığmak stack up f.
bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak stow in f.
(arasında) düzenli seferler yapmak ply between f.
düzenli tutmak keep (something) orderly f.
düzenli tutmak keep (something) in order f.
düzenli olmak be in order f.
düzenli çalışmak work methodically f.
düzenli yerleştirmek set (down) orderly f.
düzenli olmak be systematic f.
düzenli olmak be orderly f.
düzenli çalışmak work systematically f.
düzenli olmak be tidy f.
düzenli yerleştirmek place orderly f.
düzenli çalışmak study methodically f.
düzenli tutmak keep (somewhere) tidy f.
düzenli çalışmak study systematically f.
düzenli bırakmak (bir odayı vb) leave neat f.
düzenli yerleştirmek place well-ordered f.
düzenli adımlarla yürümek march f.
düzenli sefer yapmak ply f.
düzenli bir işe girmek get a regular job f.
düzenli haber almak be well informed f.
düzenli aralıklarla ekokardiyografik incelemeye tabi tutulmak be assessed by echocardiography at regular intervals f.
düzenli seks yapmak have regular sex f.
düzenli seks yapmak have sex regularly f.
düzenli olarak seks yapmak have sex regularly f.
düzenli bir işi olmak have a regular job f.
düzenli bir işi olmak have regular job f.
düzenli olarak yapmak regularise f.
düzenli spor yapmak exercise regularly f.
düzenli kullanmak trade [obsolete] f.
düzenli egzersiz yapmak exercise regularly f.
düzenli olarak yapmak vape f.
maşa ile düzenli ve iri dalgalar yaparak saça şekil vermek marcel f.
düzenli olarak tüketmek have f.
(deniz feneri ışığı) düzenli aralıklarla kesilmek occult f.
belirli bir tarifeye uymak yerine düzenli aralıklarla çalışan sefer shuttle service i.
düzenli hat koşulları lines terms i.
düzenli olma regularity i.
düzenli ödeme regular payment i.
düzenli içicilik regular smoking i.
düzenli şehirleşme planned urbanization i.
düzenli kentleşme planned urbanization i.
düzenli şehirleşme orderly urbanization i.
düzenli şehirleşme orderly urbanisation i.
düzenli şehirleşme planned urbanisation i.
düzenli kentleşme planned urbanisation i.
düzenli kentleşme orderly urbanization i.
düzenli kentleşme orderly urbanisation i.
düzenli nokta regular point i.
düzenli olma apple-pie order i.
düzenli maaş regular salary i.
düzenli seks regular sex i.
düzenli bir seks hayatı a regular sex life i.
düzenli sefer regular service i.
düzenli yaşam regular life i.
düzenli hayat orderly life i.
düzenli yaşam orderly life i.
düzenli hayat regular life i.
düzenli aile hayatı steady family life i.
düzenli aile yaşamı regular family life i.
düzenli aile hayatı regular family life i.
düzenli aile yaşamı steady family life i.
düzenli beslenme proper nutrition i.
düzenli beslenme proper diet i.
düzenli beslenme eating properly i.
düzenli beslenme balanced diet i.
düzenli beslenme well-balanced diet i.
düzenli beslenme regular diet i.
düzenli tekrar regular repeat i.
düzenli tekrar regular repetition i.
düzenli bakım regular maintenance i.
takıntılı derecede düzenli kimse neatnik i.
düzenli aralık regular interval i.
her yıl düzenli yapılan kutlama annual celebration i.
düzenli ziyaret recourse [obsolete] i.
yakinen ve düzenli olarak sorgulama catechization i.
düzenli tekrar regular recurrence i.
düzenli tekrarlama regular recurrence i.
düzenli olan şey regularity i.
düzenli olma regularness i.
kanada'da büyük göller üzerinde düzenli sefer yapan tekne lake boat i.
düzenli iş tread [scottish] i.
tek düzenli şey uniformity i.
düzenli uyku regular sleep i.
düzenli aralıklandırma even spacing i.
düzenli adımlarla yürüme marching i.
zarif, düzenli veya taze görünüm mense [dialect] [uk] i.
düzenli sınıflandırma method i.
düzenli geliştirme method i.
selüloz, ipek, rayon lifi gibi doğal veya sentetik bir fiberin düzenli kısmı micelle i.
düzenli olma harmoniousness i.
düzenli bir prosedürün sekteye uğraması helter-skelter i.
vakit geçirmek için düzenli gelinen yer rendezvous i.
düzenli yapı bulk i.
düzenli katılımcı goer i.
çok düzenli like clockwork s.
düzenli yayınlanan periodic s.
düzenli biçimde straight s.
kadar düzenli as regular as s.
düzenli hareket olamayan erratic s.
düzenli aralarla meydana gelen periodic s.
temiz ve düzenli neat and tidy s.
sıkı düzenli regimented s.
ayaklarını hızlı ve düzenli biçimde hareket ettirebilen nimble-footed s.
düzenli olmayan nonregulated s.
düzenli ilişkisi olan attached s.
düzenli olmayan unarranged s.
düzenli olmayan unbusinesslike s.
düzenli olmayan unordinate [rare] s.
düzenli hareket etmeyen unorganized s.
düzenli hareket etmeyen unorganised s.
düzenli tempoda olmayan unpaced s.
zarif bir şekilde düzenli bandbox s.
düzenli olmayan unthorough s.
düzenli bir formu olmayan massive s.
metronom gibi düzenli metronomic s.
düzenli olarak iyileşen boomy s.
düzenli olarak büyüyen boomy s.
sıkı düzenli monastic s.
düzenli katılan going s.
düzenli olarak crisply zf.
düzenli sıra ile yolunda in order zf.
düzenli olarak measuredly zf.
çok düzenli in apple pie order zf.
çok düzenli bir halde just so zf.
bozuk düzenli olarak uncoordinatedly zf.
düzenli aralıklarda at regular intervals zf.
düzenli olarak methodically zf.
düzenli olarak on a regular basis zf.
düzenli olarak routinely zf.
çok düzenli smoothly zf.
çok düzenli precisely zf.
düzenli olarak regularly zf.
düzenli olarak (on a) regular basis zf.
çok düzenli bir şekilde in apple-pie order zf.
düzenli aralarla regularly zf.
düzenli aralıklarla regularly zf.
düzenli biçimde on a regular basis zf.
düzenli aralıklarla at regular intervals zf.
düzenli bir biçimde in an orderly manner zf.
düzenli (bir şekilde) neatly zf.
düzenli aralıklarla in regular intervals zf.
düzenli olarak religiously zf.
düzenli aralarla at regular intervals zf.
düzenli bir biçimde in an orderly fashion zf.
düzenli olarak regular zf.
düzenli olarak unseldom zf.
metronom gibi düzenli bir şekilde metronomically zf.
sonraki veya daha düzenli veya belirli hali anlamı veren bir ön ek met- ök.
düzenli olarak belirli bir faaliyeti yapan anlamındaki son ek -ard snk.
düzenli olarak belirli bir faaliyeti yapan anlamındaki son ek -art snk.
düzenli aralıklarla anlamı veren son ek -ly snk.
çok düzenli kas yapısına sahip canlı anlamı veren son ek -mya snk.
düzenli katılım anlamı veren son ek -going snk.
Phrasals
tanı veya tedaviyi takiben hastayı düzenli olarak kontrol etmek follow up f.
bir düzenli ödemeyi/görevi vaktinde/zamanında yapamamak fall behind on (something) f.
bir düzenli ödemeyi/görevi geç yapabilmek fall behind on (something) f.
bir düzenli ödemede/görevde geç kalmış olmak fall behind on (something) f.
bir düzenli ödemenin/görevin vaktini/zamanını geçirmek fall behind on (something) f.
bir düzenli ödemeyi/görevi vaktinde/zamanında yapamamak get behind on (something) f.
bir düzenli ödemeyi/görevi geç yapabilmek get behind on (something) f.
bir düzenli ödemede/görevde geç kalmış olmak get behind on (something) f.
bir düzenli ödemenin/görevin vaktini/zamanını geçirmek get behind on (something) f.
(resmi anlamda) birisiyle düzenli olarak görüşmek/iletişim kurmak check in with somebody f.
(taksit/düzenli ödeme vb.) ödeyememek fall behind with something f.
bir ilacı düzenli olarak almayı sürdürmek remain on f.
Phrases
düzenli olarak (bir şey) yapmak be given to (something) f.
düzenli olarak bir şey yapmak be given to something/to doing something f.
düzenli aralıklarla in regular intervals expr.
düzenli aralıklarla in regular basis expr.
(bir şeye/yere) düzenli olarak gitme in and out (of something) expr.
Colloquial
aşırı derecede düzenli/cimri/takıntılı olmak be anal about it f.
san jose (silikon vadisi) ve seattle gibi yüksek teknoloji şirketlerinin yoğun olduğu abd şehirleri arasında düzenli doğrudan uçuş yapan yolcu uçağı nerd bird i.
son derece düzenli olma apple-pie order i.
spor performansını artırmak için düzenli olarak steroid gibi maddeler kullanan kimse juicehead i.
temiz ve düzenli clean and tidy s.
düzenli olmayan unrid [dialect] s.
düzenli olarak in good order expr.
düzenli değil not regular expr.
düzenli bir şekilde on the reg (on the regular) expr.
düzenli olarak on the reg (on the regular) expr.
düzenli bir şekilde on the regular expr.
düzenli olarak on the regular expr.
düzenli işini bırakma don't quit the day job expr.
düzenli olarak belli bir yerde görüşen kişiler arasında kullanılan vedalaşma kalıbı cuic (see you in church) kısalt.
Idioms
erken yatma konusunda düzenli olmak keep good hours f.
düzenli olarak belli bir yolu yürüyerek dolaşmak pound a beat f.
bir şeyi düzenli olarak yapmak go in for something f.
düzenli ve disiplinli yönetmek run a tight ship f.
düzenli tutmak put something in order f.
düzenli tutmak get something in order f.
düzenli ve disiplinli yönetmek run a taut ship f.
düzenli tutmak have something in order f.
düzenli tutmak keep something tidy f.
düzenli egzersiz yapmak keep in training f.
düzenli spor yapmak keep in training f.
düzenli yaşamaya başlamak make good f.
saat gibi düzenli olmak be as regular as clockwork f.
(düzenli) seks yapmak be getting one's oats f.
birini/bir şeyi düzenli tutmak keep someone or something in order f.
birbirinden farklı fakat birbirini tamamlayan parçaları (kıyafet, eşya) seçip bir araya getirerek uyumlu/düzenli bir takım oluşturmak mix and match f.
kolay okunup anlaşılabilen düzenli, işler kod clean code i.
düzenli ve verimli işleyen grup/yer/kuruluş a tight ship i.
düzenli iş day job i.
(birinin) düzenli işi (one's) day job i.
dış görünümü düzenli ruhu serseri adam dirty beau [obsolete] i.
düzenli (iş) bread and butter s.
düzenli gelir getiren bread and butter s.
son derece düzenli right as ninepence s.
düzenli değil not making a habit out of it expr.
düzenli işini bırakma don't quit your day job expr.
düzenli olarak (ilaç vb almak) at full strength expr.
çok düzenli in apple-pie order expr.
düzenli işini bırakma don't give up your day job expr.
her şeyiyle düzenli in apple-pie order expr.
son derece düzenli as right as ninepence expr.
son derece düzenli as neat as ninepence expr.
son derece düzenli neat as ninepence expr.
saat gibi düzenli as regular as clockwork expr.
düzenli olarak day in, day out, every day without fail expr.
Speaking
araçlarınızı düzenli olarak servise götürün service your vehicles regularly i.
odanı düzenli bırak keep your room tidy expr.
odanı düzenli tut keep your room tidy expr.
sınıfı düzenli tutun keep the classroom tidy expr.
sınıfınızı düzenli tutun keep your classroom tidy expr.
Trade/Economic
(hisse) düzenli olarak alıp satmak trade f.
büyük bir bakım gerektirmeden makine veya tesisin düzenli çalışabilme süresi life i.
bir işletme hakkındaki mali bilgileri düzenli bir biçimde kaydetme tekniği accounting i.
bir hat üzerinde düzenli sefer yapan uçak veya yolcu gemisi liner i.
düzenli işi olan kimse jobholder i.
düzenli transit servis regular transit service i.
düzenli hat konşimentosu liner bill of lading i.
düzenli tedarikçi regular supplier i.
düzenli piyasalar hipotezi coherent market hypothesis i.
düzenli katkı payı regular contributions i.
düzenli dağıtım yolu regular way delivery i.
düzenli sefer konşimentosu berth bill of lading i.
düzenli müşteri regular customer i.
düzenli talep regular demand i.
düzenli gelir regular income i.
düzenli ödeme regular payment i.
düzenli ödeme emri direct debit mandate i.
düzenli temettü regular dividend i.
düzenli toplantı regular meeting i.
düzenli nakit akışı regular cash flow i.
faiz oranı ve vadesinin belirli bir fondan ödenmesi gereken yıllık düzenli taksit miktarlarını belirleyici fonksiyonu annuity factor i.
işletmenin sürekli ve düzenli biçimde işlerini yürüttüğü ana merkezindeki çalışma yeri home office i.
makine veya tesisin tamir edilmez hale gelene kadar görevini düzenli olarak yaptığı süre life i.
patentin düzenli aralıklarla ufak tefek değişiklikler yapılarak yenilenmesi patent evergreening i.
sigorta poliçesinin sağlayacağı düzenli yıllık gelir tutarı annuitisation i.
yıllık düzenli gelir annuity i.
hisse senedinin fiyatına bakmadan düzenli olarak belirli miktarda yatırım yapma dollar averaging i.
menkul kıymetlerin fiyatına bakmadan düzenli olarak belirli miktarda yatırım yapma dollar–cost averaging i.
belirli bir dönem yeni şirketlere sermaye sağlayan ve düzenli aktarımlarla onların gelişimini destekleyen bir fon evergreen fund i.
hisselerini düzenli olarak satıp geri alan ve varlık havuzuna sahip denetime tabi yatırım şirketi mutual fund company i.
Law
(britanya'da) suçlu gençlerin hapis cezası yerine düzenli olarak gelmeleri gereken yer attendance centre i.
mahkemenin çocuğun velayetinden yoksun bırakılan akrabaya tanıdığı çocuğu düzenli ziyaret etme hakkı visitation right i.
Politics
kurulu ve düzenli siyasi partilerin hiçbirini desteklememe politikası nonpartisanism i.
atık düzenli depolama sahaları landfill of wastes i.
düzenli çaba concerted effort i.
düzenli izleme regular follow-up i.
düzenli aralıklarla yapılan seçim regular election i.
düzenli rapor regular report i.
gizli, gayrı resmi yahut düzenli işlemeyen iletişim yolu/kanalı back-channel i.
ortak düzenli kuruluşlar coordinated organisation i.
görece olarak düzenli aralıklarla başa gelebilecek güce sahip siyasi parti major party i.
1835 yılında düzenli parti örgütlenmesine karşı kurulan radikal bir new york demokratları grubunun üyesi loco (locofoco) kısalt.
Industry
düzenli bir işi olmak bundy f.
bir iş için düzenli ücret alan waged s.
Insurance
düzenli katkı payı regular contributions i.
Tourism
düzenli sefer regular service i.
Media
gazete ve benzeri yayınların reklam haricindeki düzenli içeriği reading matter i.
Technical
çevirme düzenli fırın tilting furnace i.
düzenli örgü superlattice i.
düzenli birim göze ordered unit cell i.
düzenli eşpolimer regular copolymer i.
düzenli yapı ordered structure i.
düzenli kopolimer regular copolymer i.
düzenli bakım systematic maintenance i.
düzenli kristal ordered crystal i.
düzenli nokta regular point i.
düzenli kestirici regular estimator i.
düzenli katı çözelti ordered solid solution i.
düzenli işlev regular function i.
düzenli eğri regular curve i.
düzenli evre ordered phase i.
düzenli örüt ordered crystal i.
düzenli çözelti regular solution i.
sıfır düzenli tepkime zero order reaction i.
uzam-düzenli kauçuklar stereo-regular rubbers i.
yavaş ve düzenli aşınma slow and regular wear i.
bir nesne veya olayı ifade eden kısa ve düzenli ses dizini earcon i.
düzenli çarpılma harmonic distortion i.
düzenli çapraz aralıklarla çentikli (arma) raguled s.
düzenli aralıklarla tekrar etmeyen nonperiodic s.
düzenli bir şekilde birbirine bağlı articulate s.
sıra düzenli hierarchical s.
sürekli veya düzenli aralıklarla ışık yayan emitting a continuous or regular intermittent light s.
çalışır durumda kalmak için düzenli bakım gerektiren high-maintenance s.
düzenli olarak regularly zf.
düzenli aralıklarla at regular intervals zf.
düzenli aralıklarla periodically zf.
Computer
düzenli dil regular language i.
düzenli durdurma orderly closedown i.
düzenli ifade regular expression i.
düzenli ziyaretçi frequent visitor i.
youtube'da düzenli olarak video yayınlayan kimse youtuber i.
çevrimiçi ortamları düzenli takip ettiği halde etkileşim vermeyen kimse lurker i.
standart düzenli qwerty s.
solda düzenli ragged right expr.
sağda düzenli ragged left expr.
Informatics
küçük bilgi birimlerini büyük ve düzenli birimler haline getirme unitisation i.
küçük bilgi birimlerini büyük ve düzenli birimler haline getirme unitization i.
Telecom
düzenli gelen çağrılar smooth call arrival i.
düzenli işaretleşme hattı regular signalling link i.
Electric
düzenli aralıklarla yön değiştirmek alternate f.
Architecture
norman mimarisinde düzenli aralıklarla yerleştirilmiş kütük şeklindeki süsleme billet i.
düzenli küçük bindirmeliklerin kullanıldığı bir bindirme kemer türü mayan arch i.
Construction
düzenli katı çözelti ordered solid solution i.
üst düzenli kafes superlattice i.
Lighting
optik düzenli lamba pressed glass lamp i.
Automotive
ingiliz hükümeti'nin motorlu taşıtların güvenlik standartlarına uygunluğunu denetlemek için zorunlu tuttuğu düzenli muayene mot i.
düzenli olmayan non-uniform s.
Transportation
düzenli olarak karışık sabit kaynaklardan karışık yüklerin toplanması milk run i.
Traffic
düzenli yolcu servisi regular passenger service i.
Aeronautic
düzenli bazda toplu hava taşımacılığı yapan taşıyıcı airline business i.
düzenli bazda toplu hava taşımacılığı yapan taşıyıcı airline i.
Marine
düzenli sefer yapmak ply to f.
düzenli seferler yapmak ply f.
düzenli dalgalar monochromatic waves i.
düzenli uğranılan liman port of regular calling i.
düzenli yerleşme regular placing i.
düzenli olarak bir hatta çalışan yolcu vapuru liner i.
düzenli hat gemi şirketlerinin aralarında yaptıkları anlaşmanın koşulları conference terms i.
düzenli dalgalar regular waves i.
ırmak, göl, kanal vs üzerinden düzenli olarak yolcu taşıyan tekne water bus i.
sahili düzenli hale getirme yöntemi beach stabilizing method i.
belirli bir süreliğine düzenli olarak seyahat edilmesi beklenen yön mean line of advance i.
düzenli olmayan lubberly s.
Medical
düzenli sıvı alımı regular fluid intake i.
düzenli bakım programları managed care programs i.
düzenli bir tedavi rejimi a regular treatment regimen i.
dönemde düzenli folik asit alınımı regular intake of folic acid i.
düzenli tarama regular screening i.
alkol, uyuşturucu gibi maddeleri düzenli olarak aşırı kullanan kimse misuser i.
hastanenin düzenli kadrosunda olan attending s.
Psychology
başkalarına karşı düzenli olarak cinsel çekim yaşayan kişi allosexual i.
Physiology
kalp kasına özgü özelliklerden ötürü ritmik ve düzenli meydana gelen (kalp kası kasılması) myogenic s.
Pathology
semptomların düzenli aralıklarla geçici olarak azaldığı, ancak tamamen durmadığı bir ateş remittent fever i.
Pharmaceutics
uzun bir süre boyunca düzenli aralıklarla düşük dozlarda kullanılan (ilaç, reçete) metronomic s.
uzun bir süre boyunca düzenli aralıklarla düşük dozlarda kullanılan (ilaç, reçete) metronomical s.
Optics
düzenli astigmatizm regular astigmatism i.
Food Engineering
düzenli akış laminar flow i.
Math
düzenli matris regular matrix i.
düzenli dörtyüzlü regular tetrahedron i.
düzenli fonksiyon regular function i.
düzenli dizey regular matrix i.
düzenli yirmiyüzlü regular icosahedron i.
düzenli çokyüzlü regular polyhedron i.
düzenli nokta ordinary point i.
düzenli adlanım regular representation i.
düzenli işlev regular function i.
düzenli çokgen regular polygon i.
tümel düzenli uzay tychonoff space i.
tümel düzenli uzay completely regular space i.
Statistics
düzenli markov yenileme süreci regular markov renewal process i.
düzenli durağan nokta süreci regular stationary point process i.
düzenli tahmin edici regular estimator i.
düzenli grup bölünebilir tamamlanmamış blok tasarı regular group divisible incomplete block design i.
düzenli en iyi asimptotik normal tahmin edici regular best asymptotically normal estimator i.
düzenli durum regular state i.
Physics
doğal yasalara tabi düzenli bir sistem olarak kabul edilen fiziksel evren natural order i.
düzenli yansıma regular reflection i.
Chemistry
moleküler olarak kuyruk-başa olacak şekilde düzenli bir zincir bağ yapısında olan (polimer) regioregular i.
peryodik olarak düzenli sıralı ve kuyruk-başa bağlı (polimer) regioregular i.
selüloz, ipek, rayon lifi gibi doğal veya sentetik bir fiberin düzenli kısmı micell i.
birbirini izleyen üyeleri arasında düzenli farka sahip olan bir dizideki kimyasal bileşikler arasındaki ilişki homology i.
Biology
kümelenmiş düzenli aralıklı kısa palindromik yinelemeler clustered regularly interspaced short palindromic repeats i.
karmaşık düzenli high s.
Biochemistry
düzenli mekanizma ordered mechanism i.
Marine Biology
düzenli işlerge ordered mechanism i.
Astronomy
parlaklığında düzenli bir değişkenlik olan yıldız cepheid i.
parlaklığında düzenli bir değişkenlik olan cepheid s.
parlaklığında düzenli bir değişkenlik olan yıldıza benzer cepheid s.
Botanic
dalların düzenli olarak dökülmesi cladoptosis i.
Breeding
düzenli otlatma browsing i.
Tobacco
düzenli sulama regularly watered i.
Forestry
düzenli kesim periodical cutting i.
Social Sciences
sıkı düzenli olmayan unregimented s.
Education
düzenli yapılan uygulama dersi recitation i.
öğretmenlerin öğrencilerin durumuna dair velileri bilgilendirmek için düzenli yaptığı yazılı açıklama report [uk] i.
Linguistics
düzenli konuşma articulate speech i.
düzenli eylem regular verb i.
düzenli eylem weak verb i.
düzenli fiil çekimi weak conjugation i.
düzenli fiil çekimi new conjugation i.
düzenli fiil çekimi regular conjugation i.
düzenli isimlerin çekimi weak declension i.
cermen dillerinde bir dişsil son ek ile geçmiş zaman ortacı oluşturan düzenli eylemlerle ilgili weak s.
cermen dillerinde bir dişsil son ek ile geçmiş zaman ortacı oluşturan düzenli eylemlere ait weak s.
düzenli fiillerde geçmiş zaman son eki -ed snk.
History
ortaçağ ingiltere'sinde tebaanın emirleri altında yaşadıkları derebeyine yaptıkları düzenli ödeme aid i.
1800'lerde düzenli osmanlı ordusuna mensup asker nizam i.
(antik roma'da) düzenli süvari birliği vexillation i.
Archaeology
düzenli profilleri, dik açılarla geçen bloklar veya çıkıntılar tarafından kesilen arşitrav banded architrave i.
Religious
düzenli kanonlar augustinian canons i.
(protestan ve reform kilisesi'nde) düzenli buluşup dayanışmayı artırmak ve ortak sorunları konuşmak için toplantı düzenleyen papaz grubu ministerium i.
Environment
düzenli akış steady flow i.
düzenli çöp depolama sahası sanitary landfill i.
düzenli sürüklenme steady creep i.
düzenli depolama sahası sanitary landfill i.
Geography
doğal sürecin karakteristik davranışı veya düzenli prosedürü regimen i.
akıntının sakin ve düzenli akan bölümü glide i.
Geology
kendi düzenli şekli olmayan (mineraller) allotriomorphic s.
Military
düzenli ordu regular army i.
düzenli eğitim regular drill i.
nato'ya tahsis için ayrılmış düzenli kuvvetler earmarked for assignment i.
askerlerin, bandoların ve törene katılanların ritmik, düzenli ve resmi yürüyüşü march i.
geri tepme düzenli recoil operated s.
Hunting
düzenli katmanlar halinde plakalarla ayrılmış şarapnel misketleri tier shot i.
Sport
düzenli olarak koşmayan kimse nonrunner i.
Music
telli enstrümanın parmak ile titreştirilmesiyle üretilen hafif, hızlı ve düzenli dalgalanma vibrato i.
makine gibi düzenli olan metronomic s.
makine gibi düzenli (tempo) metronomical s.
Theatre
bir sanatçının düzenli olarak yaptığı gösteri bit i.
Librarianship
kayıt numarası olmayan ve düzenli muhasebe gerektirmeyen yayın non-registered publication i.
Printery
düzenli şekiller, ince çizgiler ve aşağı doğru vuruşlarla karakterize bir yazı tipi modern font i.
ayda bir kez düzenli olarak yayınlanan süreli yayın monthly i.
Archaic
düzenli olarak trade zf.
Slang
düzenli olarak seks yapmak get your oats f.
düzenli olarak kokain çeken kimse blower i.
düzenli olarak kokain çeken kimse blower i.
ciltteki (düzenli uyuşturucu kullanımına bağlı) iğne izleri tracks i.
düzenli esrar kullanan kimse weedhead i.
düzenli esrar kullanan kimse weed-eater i.
düzenli esrar kullanan kimse weed-eater i.
düzenli ya da aşırı hormon ve ilaç kullanan badici juice freak [dated] i.
düzenli denizci aj squared away i.
düzenli denizci aj squared away i.