-going - Türkçe İngilizce Sözlük

-going

"-going" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
-going snk. düzenli katılım anlamı veren son ek

"-going" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
going i. gidiş
Genel
going on i. sürdürme
going into debt i. borçlanma
going out i. çıkma
going far i. uzaklaşma
going price i. şimdiki fiyat
easy going chap i. uysal çocuk
going i. gidişat
going i. ilerleme hızı
going down i. inme
going concern i. kar eden ticari kuruluş
going i. ayrılış
coming and going i. gidişgeliş
going back i. geriye gitme
going up i. çıkma
going public i. halka açılma
going away i. uzaklaşma
going around i. dolaşma
going i. tempo
going towards i. yönelme
(battery) going dead i. pil bitmesi
going i. basamak genişliği
going i. yol durumu
going-over i. paylama
going-out-of-business sale i. tasfiye satışı
going-over i. azarlama
going-over i. azar
going rate i. rayiç
going rate i. mevcut değer
going rate i. rayiç bedel/fiyat
going-away party i. veda partisi
church-going women i. kiliseye giden kadınlar
easy going i. kolay ve kesintisiz ilerleme
easy going i. kolay ve engelsiz gidişat
going i. yol
going i. gitme tarzı
going to jerusalem i. sandalye kapmaca
going ashore i. gemiden inme
going-over i. dikkatli denetim
going i. süreç
going ashore i. tekneden inme
going-over i. dikkatli inceleme
going-over i. dayak
going-over i. bakım
coming and going i. iş güç hareketliliği
coming and going i. hayhuy
coming and going i. koşuşturma
keep going f. devam ettirmek
get going f. başlamak
start something going f. bir şeyi başlatmak
keep going f. sürdürmek
keep going f. devam etmek
set going f. harekete geçirmek
start something going f. bir makineyi çalıştırmak
keep something going f. devam ettirmek
stop going f. semtine uğramamak
be going to f. gelecek zaman için kullanılır/zorunluluk gösterir/niyet gösterir
be going strong f. enerjik bir şekilde çalışmak
keep going f. ilerlemek
set going f. hareketlendirmek
have many projects going at once f. bin tarakta bezi olmak
get somebody going f. gaza getirmek
get going f. başlatmak
be going to f. üzere olmak
going well f. iyi kazanmak
going well f. becermek
going well f. iyi gitmek
going well f. iyi dinlenmiş olmak
going well f. iyi olmak
stop going f. ayağını kesmek
be unaware of what is going on around oneself f. dünyadan haberi olmamak
set going f. etkin hale getirmek
be going to f. -mek üzere olmak
be going to f. -ecek/-acak
give somebody a real going-over f. leşini çıkarmak
get going f. başlangıç yapmak
get going f. giriş yapmak
be going about f. dedikodusu olmak
set going f. yürütmek
keep a relationship going f. ilişki sürdürmek
keep a relationship going f. ilişki yürütmek
know what's going on f. olup bitenden haberdar olmak
know what's going on f. olup bitenden haberi olmak
have a thing going with someone f. aralarında bir şey olmak
have a thing going with someone f. arasında bir şey olmak
time to get going f. yol görünmek
keep going f. yola devam etmek
think of going to law school f. hukuk fakültesine gitmeyi düşünmek
think of going to law school f. hukuk okumayı düşünmek
be going into administration f. iflasla karşı karşıya kalmak
be afraid of going to the dentist f. diş hekimine gitmekten korkmak
be going up f. yükselmek
unconventional and easy going s. kalender
easy going s. uyumlu
going s. giden
going out s. çıkan
easy going s. rahat
going far s. ilerleyen
going as it should s. yolunda
going s. yaşayan
going s. mevcut
going s. şu anki
easy-going s. yardımsever
easy-going s. kibar
easy-going s. nazik
easy-going s. iyi niyetli
easy-going s. uysal
far-going s. geniş kapsamlı
easy-going s. gevşek
easy-going s. yumuşak
easy-going s. yardıma hazır
easy-going s. dostça
through-going s. itinalı
through-going s. yaman
on-going s. devam eden
through-going s. tam
through-going s. vicdanlı
worth-going s. gitmeye değer
slow-going s. yavaş ilerleyen
slow-going s. ağır hareket eden
slow-going s. yavaş hareket eden
hard going s. zor
easy-going s. dostane
easy-going s. sevecen
easy-going s. umursamaz
easy-going s. söz dinler
easy-going s. itaatkar
easy-going s. kayıtsız
easy-going s. aldırış etmez
easy-going s. kolayca idare edilen
easy-going s. acele etmeyen
easy-going s. yavaş
easy-going s. sakin
easy-going s. umursamaz
easy-going s. ilgisiz
easy-going s. savsak
going–away s. balayı için tasarlanmış (kıyafet)
going s. değerlendirmeye uygun
going s. kullanıma uygun
going s. gelişen
going s. genel olarak kabul edilen
going s. çalışan
going s. aktif şekilde yürütülen
going s. yaygın
going s. düzenli katılan
going s. hareket eden
going s. büyüyen
going s. süresiz olarak devam ettirilen
steady-going s. tutarlı
steady-going s. ciddi