azar - Türkçe İngilizce Sözlük

azar

"azar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
azar scolding i.
He will be scolded by his father.
Babasından azar yiyecek.

More Sentences
azar rebuke i.
azar reprimand i.
Genel
azar telling-off i.
Therefore I think the telling-off was aimed at the wrong culprit.
Bu nedenle azarlamanın yanlış suçluya yönelik olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
azar reprehension i.
azar reproval i.
azar trimming i.
azar slating i.
azar censure i.
azar jaw i.
azar objurgation i.
azar rocket i.
azar earful i.
azar lashing i.
azar lesson i.
azar reproof i.
azar reproach i.
azar going-over i.
azar talking-to i.
azar a tongue-lashing i.
azar tongue-lashing i.
azar lecture i.
azar rap i.
azar business i.
azar dirdum [scotland] i.
azar durdum [scotland] i.
azar dressing i.
azar correption [obsolete] i.
azar skyrocket i.
azar sneb i.
azar snib i.
azar lecture i.
Konuşma Dili
azar earwigging i.
azar monstering i.
azar devil i.
Deyim
azar a piece of (one's) mind i.
azar piece of one's mind i.
azar a piece of (one's) mind i.
azar the business i.
azar what for i.
azar a piece of mind i.
azar a slap on the wrist i.
azar an earful i.
azar an earful i.
azar the rough side of one's tongue i.
azar the rough edge (or side) of your tongue i.
azar the rough edge of (one's) tongue i.
Eski Kullanım
azar schooling i.
azar sneap i.

"azar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
azar azar little by little zf.
azar azar in dribs and drabs zf.
Genel
uzun azar tirade i.
(fikir, tutum) yavaş ve azar azar ortaya çıkma drizzle i.
azar azar akma drizzle i.
azar azar alma pick [dialect] i.
azar işitmek get a dressing down f.
azar azar çarçur etmek fritter away f.
azar azar içmek sip f.
azar işitmek be reprimanded f.
azar yemek get a dressing down f.
azar işitmek be rebuked f.
azar azar toplamak (bilgi) glean f.
azar azar yemek nibble f.
azar yemek be rebuked f.
azar işitmek get a rocket f.
azar işitmek be scolded f.
azar azar yemek peck f.
azar azar ısırmak nibble f.
azar yemek be reprimanded f.
azar azar gücünü tüketmek wear down f.
azar işitmek be reproached f.
azar azar akmak dribble f.
azar azar gelmek trickle f.
azar azar dağıtmak dole out f.
azar azar tüketmek wear down f.
azar azar toplamak glean f.
azar işitmek be told off f.
azar işitmek be taken to task f.
azar işitmek be hauled over the coals f.
azar işitmek get an earful f.
azar işitmek be for the high jump f.
azar işitmek get a slap on the wrist f.
azar işitmek get a rap over the knuckles f.
azar işitmek be castigated f.
azar işitmek get a roasting f.
azar işitmek be chastised f.
azar işitmek get a dressing-down f.
azar işitmek get slap on the wrist f.
azar işitmek get a scolding f.
azar azar göndermek/dağıtmak trickle f.
azar azar gelmek/gitmek trickle f.
azar azar yemek mouse f.
azar azar tüketmek dismantle f.
azar azar çıkmak dribble f.
azar azar söylemek drib [obsolete] f.
düzensiz ve azar azar dağılmak dribble f.
azar azar kullanmak dribble f.
azar azar dağıtmak inch [obsolete] f.
azar azar vermek inch [obsolete] f.
azar azar yemek pick f.
azar azar bir araya getirmek scrape f.
azar azar para biriktirmek scrape f.
azar azar çarçur etmek slattern f.
(azar) işitmek get f.
azar azar damlatmak dribble f.
azar yedirmek speak f.
azar azar azaltmak whittle f.
azar işitmiş scolded s.
azar işitmiş reproached s.
azar işitmiş reprimanded s.
azar azar gelen/giden trickly s.
azar azar dağıtılan meted out s.
fena azar işitmiş condemned s.
azar azar parcelwise [obsolete] s.
azar işiterek scoldedly zf.
azar azar by inches zf.
azar azar bit by bit zf.
azar azar in small amounts zf.
azar azar inch by inch zf.
azar azar in small numbers zf.
azar azar gradually zf.
azar azar piecemeal zf.
azar azar stepwise zf.
azar azar by degrees zf.
azar azar dişleyerek nibblingly zf.
azar azar tricklingly zf.
azar azar lightly zf.
azar azar by inchmeal zf.
azar azar slight [obsolete] zf.
azar azar by small and small zf.
Öbek Fiiller
azar işitmek catch it f.
azar azar ödemek pay out f.
(birinden) azar işitmek hear from (someone or something) f.
birinden azar işitmek hear from f.
azar işitmek hear from f.
azar azar almak dip into f.
(bir şeyi) zamanla azar azar yapmak hack away at (something) f.
'-e azar kaymak start in on f.
(biri/bir şey hakkında) azar işitmek catch hell (about someone or something) f.
(biri/bir şey hakkında) azar işitmek get hell (about someone or something) f.
(biri/bir şey hakkında) azar işitmek catch hell (for something) f.
azar azar (bir şeyler) yemek graze on (something) f.
(birinden) azar işitmek hear from (one) f.
azar azar vermek/dağıtmak ration out f.
Konuşma Dili
azar azar gösterme fan dance i.
azar yemek be for the high jump f.
azar azar yemek graze f.
azar azar tatmak graze f.
fena azar işitmek get it f.
çok fena azar işitmek get what for [uk] f.
(bir şey) için azar işitmek get hell for (something) f.
(bir şeyle) ilgili azar işitmek get hell about (something) f.
azar işitmek catch f.
azar işitmek get (the) what for f.
azar azar bit by bit zf.
azar azar little by little zf.
azar azar in small doses zf.
azar azar inch-by-inch expr.
azar azar onesie-twosie expr.
azar azar bit my bit expr.
Deyim
ağır azar işitme flea in the ear i.
azar kayma alpha charlie i.
azar kayma a working over i.
azar kayma a (good) working over i.
azar işitmek be on the carpet f.
azar işitmek get hell f.
azar işitmek get it hot and strong f.
azar işitmek catch hell f.
azar işitmek get a tongue-lashing f.
azar işitmek get hell something f.
azar işitmek catch hell for something f.
azar işitmek catch hell something f.
azar azar harcama yaptırarak mali açıdan güç durumda bırakmak nickel-and-dime someone to death f.
azar işitmek have an earful f.
azar işitmek have a tongue-lashing f.
azar azar harcamak nickel-and-dime f.
azar işitmek get the stick f.
azar işitmek take the stick f.
azar işitmek catch the devil f.
azar işitmek catch heat f.
azar işitmek get the devil f.
azar işitmek get into trouble f.
azar yemek take a bawling out f.
azar işitmek take it in the neck [uk] f.
azar işitmek get one's knuckles rapped f.
azar işitmek take a telling-off f.
herkesin içinde azar işitmek/fırça yemek be tarred and feathered f.
azar işitmek be knocked down a peg (or two) f.
azar işitmek be knocked down a notch (or two) f.
fena azar işitmek catch it in the neck f.
azar işitmek have a flea in (one's) ear f.
azar işitmek get one's ears pinned back f.
azar işitmek get ears pinned back f.
(birinden) azar işitmek get/take stick from somebody [uk] f.
azar işitmek get a roasting f.
azar azar harcama yaptırarak (birini) mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime someone (to death) f.
azar azar harcama yaptırarak (birini) mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime (one) f.
azar azar harcama yaptırarak mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime [us] f.
azar azar harcama yaptırarak (birini) mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime (one) to death f.