jaw - Türkçe İngilizce Sözlük

jaw

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

jaw — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çene
Okunuş (IPA):
(AmE /dʒɔː/ – BrE /dʒɔː/)
Terim Türü:
İsim: jaw (jaws)
Ağız yapısını veya mecazda baskı ve güç kullanımını anlatan sözcüktür; bu nedenle jaw, hem anatomik hem otoriter çağrışım taşır. Eski İngilizce kökenli kullanım, modern dilde çok yönlüdür.
Eş Anlamlılar:
mandible

"jaw" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
jaw i. çene
The fighter broke the opponent's lower jaw.
Dövüşçü rakibinin alt çenesini kırdı.

More Sentences
Genel
jaw i. ağız
Tom's jaw dropped.
Tom'un ağzı bir karış açık kaldı.

More Sentences
jaw f. çene çalmak
Stop jawing and focus on your job.
Çene çalmayı bırak ve işine odaklan.

More Sentences
Mekanik
jaw i. çene
The fighter broke the opponent's lower jaw.
Dövüşçü rakibinin alt çenesini kırdı.

More Sentences
Anatomi
jaw i. çene
The fighter broke the opponent's lower jaw.
Dövüşçü rakibinin alt çenesini kırdı.

More Sentences
Genel
jaw i. dırdır
jaw i. azar
jaw i. vır vır
jaw i. laflama
jaw i. can sıkıcı öğüt
jaw i. gevezelik
jaw i. nasihat faslı
jaw i. yanak
jaw i. dişli çene
jaw i. pençe
jaw f. sıkıcı konuşmak
jaw f. dırlanmak
jaw f. laflamak
jaw f. sıkıcı öğütler vermek
jaw f. boş konuşmak
jaw f. uzun konuşmak
jaw f. fırça atmak
jaw f. paylamak
jaw f. azarlamak
jaw f. fırça çekmek
jaw f. konuşup durmak
jaw f. kafa şişirmek
Konuşma Dili
jaw f. dil dökmek
jaw f. konuşarak ikna etmeye çalışmak
jaw f. sözlü baskı uygulamak
Teknik
jaw i. alt çene
Mekanik
jaw i. mengene veya ayna çenesi
Argo
jaw i. çene çalma

"jaw" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
upper jaw i. üstçene
jaw locking i. çene kilitlenmesi
jaw clicking i. çeneden ses gelmesi
jaw abscess i. çene apsesi
sore jaw i. çene ağrısı
glass jaw i. boksörün nakavt eden yumruk karşısındaki savunmasızlığı
glass jaw i. kamuya mal olmuş birinin yıkıcı eleştiriler karşısındaki savunmasızlığı
open-jaw i. dönüş yeri ilk çıkış yerinden farklı olan bir gidiş dönüş bileti
jaw out f. paylamak
jaw out f. azarlamak
break one's jaw f. çenesini kırmak
having a jaw s. çeneli
open-jaw s. açık çene
jaw-dropping s. dudak uçuklatan
Öbek Fiiller
jaw someone down f. konuşarak/çeneyle birini bastırmak/sindirmek
jaw about someone f. birisi hakkında çene çalmak
jaw at someone f. birinin üstüne fazla gitmek
jaw at someone f. birine nutuk atmak
jaw away f. çenesi açılmak
jaw away f. durmadan konuşmak
jaw away f. çenesi düşmek
jaw away f. çenesinin bağı çözülmek
jaw away f. uzun uzun anlatmak
jaw about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında çene çalmak
jaw about (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) dedikodusunu yapmak
jaw down f. bastırmak
jaw about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında konuşup durmak
jaw down f. azarlamak
jaw at f. '-e nutuk atmak
jaw down f. küçük düşürmek
jaw at f. '-e nutuk çekmek
jaw about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında boş boş konuşmak
jaw about f. hakkında çene çalmak
jaw at f. üstüne fazla gitmek
jaw at (one) f. (birine) nutuk çekmek
jaw at (one) f. (birinin) üstüne fazla gitmek
jaw at (one) f. (birine) nutuk atmak
jaw down f. konuşarak/çeneyle birini bastırmak/sindirmek
Atasözü
the rich man's wealth tires the poor man's jaw zenginin malı züğürdün çenesini yorar
Konuşma Dili
flap-jaw i. çenesi düşük
flap-jaw i. dedikoducu
flap-jaw i. çok konuşan kimse
flap-jaw i. laf ebesi
flap-jaw i. ağzı gevşek
Deyim
firm jaw i. çenesi kuvvetli
firm jaw i. lafı bol
firm jaw i. çenebaz
one's jaw drops f. ağzı bir karış açık kalmak
have a glass jaw f. (yediği bir darbeden dolayı) yıldızları saymak
jaw at someone f. birisine nutuk çekmek
your jaw drops f. ağzı açık kalmak
have one's jaw hit the floor f. ağzı bir karış açık kalmak
have one's jaw hit the floor f. çok şaşırmak
drop one's jaw f. çok şaşırmak
drop one's jaw f. ağzı bir karış açık kalmak
set one's jaw f. kararli olmak
make (someone's) jaw drop f. ağzını açık bırakmak
make (someone's) jaw drop f. hayrete düşmek
make (someone's) jaw drop f. dehşete düşmek
make (someone's) jaw drop f. şaşıp kalmak
make (someone's) jaw drop f. hayretler içinde kalmak
make (someone's) jaw drop f. şaşkına dönmek
jaw-dropping s. ağzı açık bırakan
the rich man's wealth tires the poor man's jaw expr. zenginin kesesi fakirin çenesini yorar
your jaw drops expr. şaşkınlıktan ağzı açık kaldı
Konuşma
my jaw hit the floor expr. şaşkınlıktan ağzım bir karış açık kaldı
my jaw dropped expr. ağzım bir karış açık kaldı
Turizm
open-jaw i. kalkış ve varış noktaları yahut da dinlenme noktaları farklı olan dönüş yolculuğu
open-jaw ticket i. ‎kalkış ve varış noktaları yahut da dinlenme noktaları farklı olan dönüş yolculuğu
Teknik
clamping jaw i. sıkıştırma çenesi
lion jaw forceps i. aslanağzı pens
crusher jaw i. konkasör çenesi
crusher jaw i. konkasör çenesi  
heel jaw i. ökçe çene
jaw crusher i. çeneli kırıcı
concentric jaw chuck i. ortak merkezli çeneli ayna
crushing jaw i. kırma çenesi
two-jaw chuck i. çift çeneli ayna
jaw spanner i. çeneli anahtar
jaw crusher i. çeneli konkasör
jaw vise i. çeneli mengene
jaw breaker i. çeneli kırıcı
jaw chuck i. çeneli ayna
jaw clutch i. tırnaklı kavrama
jaw clutch i. çeneli kavrama
lower jaw i. akçene
starting jaw i. kurt dişlisi
wrench jaw i. anahtar çenesi
starting jaw i. ilk hareket kavraması
three-jaw chuck i. üç çeneli ayna
blake jaw crusher i. blake çeneli kırıcısı
clamp jaw i. germe çenesi
jaw crusher i. konkasör
chuck jaw i. ayna çenesi
jaw fitting i. çatal bağlama
jaw vice i. çeneli mengene
crusher jaw i. kırıcı çenesi
3 jaw oil filter wrench i. üç ayaklı yağ filtre anahtarı
four jaw chuck i. dört çeneli ayna
independent jaw chuck i. dört çeneli ayna
three jaw chuck i. üç çeneli ayna
İnşaat
jaw crushers i. çeneli kırıcı
clamshell bucket jaw i. çeneli kepçe çenesi
Otomotiv
parallel jaw clamp i. paralel çeneli mengene
fixed jaw i. sabit çene
adjustable jaw i. ayarlanabilir çene
cranking jaw i. marş kolu tırnağı
double jaw coupling i. çift çeneli kavrama
single ended open jaw wrench i. tek ağızlı (açık) anahtar
two jaw puller i. iki kollu çektirme
double ended open jaw spanner i. iki açık ağızlı anahtar
multiple jaw screw i. çok ağızlı vida
three-jaw puller i. üç kollu çektirme
Medikal
jaw bone i. mandibula
jaw diseases i. çene hastalıkları
giant cell tumor of lower jaw i. dev hücreli alt çene tümörü
jaw relation record i. çene ilişki kaydı
phossy jaw i. fosfor çenesi
courvoisier jaw i. courvoisier yasası
jaw abnormalities i. çene anomalileri
lower jaw i. alt çene
lock jaw i. kazıklıhumma
lock jaw i. tetanos
locked jaw i. tetanoz
lantern jaw i. uzun ince çene
jaw bone i. çene kemiği
lumpy jaw i. çene uru
jaw stiffness i. çene sertliği\sertleşmesi
jaw-line i. çene hattı
jaw line i. alt çene hattı
jaw-line i. alt çene hattı
jaw line i. çene hattı
nonodontogenic jaw cysts i. çenenin odontojenik olmayan kistleri
odontogenic and nonodontogenic jaw cysts i. çenenin odontojenik ve odontojenik olmayan kistleri
jaw opening i. çene açıklığı
jaw thrust i. çene itme
Anatomi
lantern jaw i. çene kemiği
jaw bone i. çene kemiği
upper jaw bone i. üst çene kemiği
upper jaw i. üstçene
lower jaw i. altçene kemiği
upper jaw bone i. üst çene kemiği
Diş Hekimliği
acquired jaw defect i. edinilmiş çene defekti
Patoloji
lumpy-jaw i. anaerobik türlerin neden olduğu yayılabilen bir hastalık
lumpy-jaw i. aktinomikoz
Veterinerlik
rubber jaw i. ilerlemiş böbrek hastalığı olan hayvanlarda alt çenenin demineralize ve aşırı hareketli hale gelmesi
Deniz Biyolojisi
upper jaw length i. üstçene boyu
lower jaw length i. altçene boyu
jaw length i. çene boyu
Botanik
tiger's-jaw (faucaria tigrina) i. güney afrika'ya özgü bir kadife çiçeği