graze - Türkçe İngilizce Sözlük

graze

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

graze — Definition

Anlamı ve Tanımı:
otlamak, sıyırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ɡreɪz/ – BrE /ɡreɪz/)
Terim Türü:
Fiil: graze (grazes – grazed – grazing)
Hayvanların ot yemesini veya bir yüzeye hafifçe değerek çizik oluşturmayı tanımlayan sözcüktür; temasın yüzeysel niteliğini vurgular. Eski İngilizce græsian kökeni, beslenme eylemini hareket temasıyla ilişkilendirir.
Eş Anlamlılar:
nibble, skim
Zıt Anlamlılar:
devour

"graze" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
graze i. sıyrık
It was just a slight graze on his arm.
Sadece kolunda ufak bir sıyrık vardı.

More Sentences
Genel
graze f. otlatmak
Hope is the meadow on which fools graze.
Umut aptalların otlattığı çayırdır.

More Sentences
graze f. otlanmak
The cows grazed in the pasture.
İnekler merada otlandı.

More Sentences
graze f. sıyırmak
The knife grazed Lara's finger.
Bıçak Lara'nın parmağını sıyırdı.

More Sentences
graze f. otlamak
Cute sheep were out to graze on hills.
Sevimli koyunlar tepelerde otluyordu.

More Sentences
graze f. yaralamak
The little girl cried about falling and grazing her hand.
Küçük kız düşüp elini yaraladığı için ağlıyordu.

More Sentences
graze f. atıştırmak
Why are you grazing on cookies all day?
Neden bütün gün kurabiye atıştırıyorsun?

More Sentences
Konuşma Dili
graze f. sıyırmak
The knife grazed Lara's finger.
Bıçak Lara'nın parmağını sıyırdı.

More Sentences
Genel
graze i. sıyırma
graze i. bere
graze i. otlama
graze i. otlatma
graze i. hayvan otlatmaya elverişli yeşillik
graze i. hayvan otlatmak için kullanılan yeşillik
graze i. otlak
graze i. mera
graze i. yüzeyi sıyırma
graze i. yüzeyi sıyırarak aşındırma
graze i. yüzeye hafifçe sürtme
graze i. yüzeyi baştan sona fırçalama
graze i. yüzeyi kazıma
graze f. yalamak
graze f. sıyırıp geçmek
graze f. sıyrılmak
graze f. yellemek
graze f. büyükbaşları otlatmak
graze f. (yetişen otları) koparıp yemek
graze f. (meradaki) otlarla beslenmek
graze f. zaplamak
graze f. televizyon kanalları arasında gezinip durmak
graze f. market alışverişi sırasında reyonlardan tatlı aşırıp yemek
graze f. hafifçe dokunmak
graze f. hafifçe ovmak
Konuşma Dili
graze f. bir şeyler atıştırmak
graze f. ufak tefek bir şeyler yemek
graze f. bir şeyler atıştırmak
graze f. ufak tefek bir şeyler yemek
graze f. azar azar yemek
graze f. azar azar tatmak
graze f. yemekleri tatmak
graze f. çizmek
graze f. sıyırıp geçmek
Silah/Atıcılık
graze i. top mermisinin birden fırlaması
Spor
graze i. (eskrimde) kılıcın en güçlü kısmını rakibinkinin en zayıf kısmına bastırıp bıçağını baştan aşağı sıyırma şeklinde yapılan hücum
Eski Kullanım
graze f. otarmak

"graze" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
graze against something f. (araba vb) bir şeye sürtmek
graze [obsolete] f. otlayan büyükbaşları gütmek
graze [dialect] f. otlatmalık yeşillik vermek
graze [dialect] f. otlatmak için yeşillik tedarik etmek
Öbek Fiiller
graze on f. otlamak
graze against f. -'e sürtmek
graze on (something) f. (bir şeyle) beslenmek
graze on (something) f. azar azar (bir şeyler) yemek
graze on (something) f. (bir şey) otlanmak
graze on (something) f. (bir şeyden) otlanmak
graze on (something) f. otlamak
graze against f. -'i sıyırıp geçmek
graze against (someone or something) f. (birini/bir şeyi) sıyırıp geçmek
graze against (someone or something) f. (birine/bir şeye) sürtmek
graze on (something) f. (bir şey) atıştırmak
Konuşma Dili
graze [south africa] i. yenilen şey
graze [south africa] i. atıştırmalık
Askeri
graze burst i. zeminde paralanma
graze burst i. yerde paralanma
graze burst i. satıhta paralanma
mixed graze i. karışık-vuruş
Star Wars
riverside graze i. nehirtarafı otlağı