rebuke - Türkçe İngilizce Sözlük

rebuke

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rebuke — Definition

Anlamı ve Tanımı:
azarlamak, sert biçimde uyarmak
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈbjuːk/ – BrE /rɪˈbjuːk/)
Terim Türü:
İsim: rebuke (rebukes); Fiil: rebuke (rebukes – rebuked – rebuking)
Davranışa yönelik güçlü bir kınamayı belirten kelimedir. Latince rebucare kökünden evrilmiştir. Resmî ve ahlaki bağlamlarda disiplin ifadesi olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
reprimand
Zıt Anlamlılar:
praise

"rebuke" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rebuke i. azarlama
He took it for an implied rebuke.
Bunu imalı bir azarlama olarak algıladı.

More Sentences
rebuke f. azarlamak
The boss rebuked her for coming late.
Patron geç geldiği için onu azarladı.

More Sentences
rebuke i. azar
Genel
rebuke i. paylama
rebuke i. sitem
rebuke f. ders vermek
rebuke f. sitem etmek
rebuke f. döşenmek
rebuke f. çıkışmak
rebuke f. paylamak
rebuke f. giydirmek
rebuke f. fırça çekmek
rebuke f. fırça atmak
rebuke f. sert biçimde uyarmak

"rebuke" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rebuke [obsolete] f. baskılamak
rebuke [obsolete] f. önlemek
Öbek Fiiller
rebuke someone for something f. birini bir şey için azarlamak
rebuke for f. için paylamak
rebuke for f. için haşlamak
rebuke (someone or something) for (doing) (something) f. (birini/bir şeyi bir şey/bir şey yaptığı) için paylamak
rebuke for f. için eleştirmek
rebuke (someone or something) for (doing) (something) f. (birine/bir şeye bir şey/bir şey yaptığı) için çıkışmak
rebuke (someone or something) for (doing) (something) f. (birine/bir şeye bir şey/bir şey yaptığı) için fırça çekmek
rebuke for f. için çıkışmak
rebuke (someone or something) for (doing) (something) f. (birini/bir şeyi bir şey/bir şey yaptığı) için haşlamak
rebuke (someone or something) for (doing) (something) f. (birini/bir şeyi bir şey/bir şey yaptığı) için azarlamak
rebuke for f. için fırça çekmek
rebuke (someone or something) for (doing) (something) f. (birini/bir şeyi bir şey/bir şey yaptığı) için eleştirmek
rebuke for f. için azarlamak
Deyim
be without rebuke f. sütten çıkma ak kaşık olmak
be without rebuke f. alnı ak yüzü pak olmak
Resmi
deliver rebuke f. sertçe eleştirmek