giydirmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

giydirmek



"giydirmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
giydirmek clothe f.
General
giydirmek doll out f.
giydirmek invest f.
giydirmek don f.
giydirmek indue f.
giydirmek array f.
giydirmek abuse f.
giydirmek coat f.
giydirmek vesture f.
giydirmek gird f.
giydirmek rig f.
giydirmek garment f.
giydirmek vest f.
giydirmek equip f.
giydirmek enrobe f.
giydirmek revet f.
giydirmek tog up f.
giydirmek rig out f.
giydirmek attire f.
giydirmek robe f.
giydirmek garb f.
giydirmek rebuke f.
giydirmek doll up f.
giydirmek dress f.
giydirmek habilitate f.
giydirmek clothe f.
giydirmek tittivate f.
giydirmek dress up f.
giydirmek top-dress f.
giydirmek endue f.
giydirmek adight f.
giydirmek aguise f.
giydirmek aguize f.
giydirmek toggle [dialect] f.
giydirmek enclothe f.
Phrasals
giydirmek trim up f.
giydirmek do up f.
Colloquial
giydirmek burn f.
Technical
giydirmek line f.
giydirmek surface f.
giydirmek clad f.
giydirmek cover f.
Archaic
giydirmek apparel f.
Slang
giydirmek break somebody’s balls [us] f.

"giydirmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 83 sonuç

Türkçe İngilizce
General
hüküm giydirmek pass sentence f.
resmi olarak giydirmek clothe formally f.
hüküm giydirmek sentence f.
külah giydirmek play a dirty trick on f.
cüppe giydirmek gown f.
üniforma giydirmek uniform f.
ayakkabı giydirmek shoe f.
taç giydirmek enthrone f.
şık giydirmek spruce f.
eldiven giydirmek glove f.
cüppe giydirmek vest f.
hüküm giydirmek pass sentence on f.
deli gömleği giydirmek straitjacket f.
taç giydirmek crown f.
zırh giydirmek arm f.
fanila giydirmek flannel f.
cüppe giydirmek frock f.
çizme giydirmek boot f.
kukuleta giydirmek hood f.
çelenk giydirmek garland f.
başlık giydirmek bonnet f.
taç giydirmek coronate f.
hüküm giydirmek convict f.
hüküm giydirmek adjudge f.
krala tacını giydirmek crown someone king f.
(çocuğu vb.) çok kalın giydirmek overdress f.
kat kat giydirmek overdress f.
kat kat giydirmek overclothe f.
(çocuğu vb) çok kalın giydirmek overclothe f.
birini çok şık giydirmek gussy someone up f.
bebeği giydirmek dress the baby f.
giydirmek (birini) dress f.
(birini) gösterişli giydirmek caparison f.
süslü at eyeri giydirmek caparison f.
yeniden giydirmek reclothe f.
yeniden taç giydirmek (kral, kraliçe vb.) recrown f.
yeniden taç giydirmek reinthronize [obsolete] f.
saçak giydirmek thrum [obsolete] f.
üniforma giydirmek uniform f.
(ata) zırh giydirmek barde f.
Phrasals
giydirmek (giysi) put on f.
taç giydirmek crown (someone or something) with (something) f.
taç giydirmek crown someone with something f.
birini/bir şeyi giydirmek dress (up) as (someone or something) f.
birine bir şey giydirmek garb someone in something f.
birinin üstüne bir şey giydirmek garb someone in something f.
(birine) iyice giydirmek whale away at (someone) f.
(birine bir giysi) giydirmek attire (someone or oneself) in (something) f.
(birine) iyice giydirmek whale into (someone) f.
(birine) iyice giydirmek whale on (someone) f.
Colloquial
birine çok fena giydirmek give it to somebody [uk] f.
(birine) fena giydirmek give (one) a hammering f.
(birine) fena giydirmek give (one) a pasting f.
fena giydirmek bash f.
güzel/seksi bir şekilde giydirmek pimp up [us] f.
gösterişli bir şekilde giydirmek pimp up [us] f.
Idioms
ali'nin külahını veli'ye veli'nin külahını ali'ye giydirmek to rob peter to pay paul f.
birine külah giydirmek sell someone a bill of goods f.
şeytana külahı ters giydirmek play both ends against the middle f.
şeytana külahını ters giydirmek play both ends against the middle f.
birine çok fena giydirmek give someone what for f.
(birine) bir güzel giydirmek be down on somebody like a ton of ˈbricks f.
(birine) bir güzel giydirmek come down on somebody like a ton of ˈbricks f.
(birine) ateşten gömlek giydirmek put (one) through the mangle f.
ali'nin külahını veli'ye, veli'nin külahını ali'ye giydirmek manoeuvre the apostles [obsolete] [uk] f.
şeytana külahını ters giydirmek play both sides against the middle f.
şeytana külahı ters giydirmek play both sides against the middle f.
Law
tekrar hüküm giydirmek reconvict f.
Politics
yeniden taç giydirmek reenthrone f.
yeniden taç giydirmek re-enthrone f.
Technical
kirişleri giydirmek beam f.
Construction
tuğla veya taş bloğun yatak yüzeyini giydirmek bed f.
Archaic
yeniden giydirmek reapparel f.
yeniden giydirmek re-apparel f.
yeniden taç giydirmek reinthrone f.
ayakkabı giydirmek calceate [old-fashioned] f.
Slang
baştan ayağa giydirmek ream (one's) butt f.
birine giydirmek bust somebody’s ass f.
birine giydirmek bust somebody’s balls f.
birine giydirmek bust somebody’s butt f.
birine giydirmek bust somebody’s hump f.
eşcinsel gibi giydirmek queer up f.
bir erkeğe kadın kıyafetleri giydirmek queen up i.