| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | helm i. | dümen | ||
|
The old captain was holding the helm. Yaşlı kaptan dümeni tutuyordu. More Sentences |
||||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | helm i. | dümen | ||
|
The old captain was holding the helm. Yaşlı kaptan dümeni tutuyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | helm i. | idare | ||
| Genel | helm i. | baskısız | ||
| Genel | helm i. | yönetim | ||
| Genel | helm i. | miğfer | ||
| Genel | helm i. | kontrol | ||
| Genel | helm i. | baş | ||
| Genel | helm i. | lider | ||
| Genel | helm i. | organizasyonun hükümetçe kontrolü | ||
| Genel | helm i. | bitki sapı | ||
| Genel | helm i. | saman | ||
| Genel | helm i. | ekin sapı | ||
| Genel | helm i. | sap | ||
| Genel | helm f. | başına geçmek | ||
| Genel | helm f. | kontrolü ele geçirmek | ||
| Genel | helm f. | yönetmek | ||
| Genel | helm f. | yönetmekten sorumlu olmak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | helm i. | dümen yekesi | ||
| Denizcilik | helm i. | gemilerin idare edildiği mekanizma | ||
| Denizcilik | helm i. | dümen döndürüldüğünde baş-kıç hattı ile yaptığı açı | ||
| Denizcilik | helm i. | dümen pozisyonunun gemi ortası konumundan sapması | ||
| Denizcilik | helm i. | dümenci | ||
| Denizcilik | helm i. | serdümen | ||
| Denizcilik | helm i. | dümen tutan mürettebat üyesi | ||
| Denizcilik | helm f. | dümen tutmak | ||
| Denizcilik | helm f. | yönlendirmek | ||
| Denizcilik | helm f. | dümenle idare etmek | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | helm f. | kaskla korumak | ||
| Eski Kullanım | helm f. | kaskla kapatmak | ||
| Eski Kullanım | helm f. | kask giydirmek | ||