cover - Türkçe İngilizce Sözlük

cover

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cover — Definition

Anlamı ve Tanımı:
örtmek, kaplamak, kapak, haber yapmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkʌvər/ – BrE /ˈkʌvə/)
Terim Türü:
İsim: cover (covers); Fiil: cover (covers – covered – covering)
Bir şeyi fiziksel olarak örtmeyi, bir alanı kapsama altına almayı veya medya bağlamında bir olayı “haberleştirmeyi” tanımlamaktadır; isim ve fiil olarak geniştir. Fransızca covrir/couvrir (“örtmek”) kökünden gelir; “üstünü kapatma” fikri modern dilde hem koruma (cover a wound) hem kapsam (cover a topic) hem de medya takibi (cover a story) anlamlarına dallanmıştır.
Eş Anlamlılar:
conceal, report
Zıt Anlamlılar:
uncover, expose

"cover" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 145 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cover i. kılıf
Tom put a cover over his car.
Tom arabasının üstüne bir kılıf koydu.

More Sentences
cover i. örtü
They emerge at night to feed under the cover of darkness.
Karanlığın örtüsü altında beslenmek için geceleri ortaya çıkarlar.

More Sentences
cover i. kapak
The cover art was more similar to that of other territories.
Kapak resmi diğer bölgelere daha çok benziyordu.

More Sentences
cover f. örtmek
Women must cover their legs and shoulders.
Kadınlar bacaklarını ve omuzlarını örtmelidir.

More Sentences
cover f. kaplamak
However, mountains, as we know, cover 30% of the Community's territory.
Bununla birlikte, bildiğimiz gibi dağlar Topluluk topraklarının %30'unu kaplamaktadır.

More Sentences
Genel
cover i. siper
Run for cover.
Siper alın.

More Sentences
cover i. kapak
The cover art was more similar to that of other territories.
Kapak resmi diğer bölgelere daha çok benziyordu.

More Sentences
cover f. (masraf vb) karşılamak
EUR 18 million is available to cover immediate needs.
Acil ihtiyaçların karşılanması için 18 milyon Avro mevcuttur.

More Sentences
cover f. korumak
They could probably then cover themselves against flight cancellations.
Böylece muhtemelen uçuş iptallerine karşı kendilerini koruyabilirler.

More Sentences
cover f. içermek
The warranty doesn't cover normal wear and tear.
Garanti normal aşınma ve yıpranmayı içermemektedir.

More Sentences
cover f. gizlemek
She laughed to cover her fear.
O, korkusunu gizlemek için güldü.

More Sentences
cover f. saklamak
Tom covered his smile.
Tom gülümsemesini sakladı.

More Sentences
cover f. kapsamak
Block 1 covers the compromise amendments with the Council.
1. Blok, Konsey ile varılan uzlaşmaya dayalı değişiklikleri kapsamaktadır.

More Sentences
cover f. katetmek
How much distance have we covered so far?
Şimdiye kadar ne kadar mesafe katettik?

More Sentences
cover f. kaplamak
However, mountains, as we know, cover 30% of the Community's territory.
Bununla birlikte, bildiğimiz gibi dağlar Topluluk topraklarının %30'unu kaplamaktadır.

More Sentences
cover f. üzerini örtmek
It was as if all the clouds had come down from the sky and covered the village.
Sanki bütün bulutlar gökten inmiş ve köyün üzerini örtmüştü.

More Sentences
cover f. kapamak
Do not cover the treated area unless your doctor tells you to.
Doktorunuz size söylemediği sürece tedavi edilen bölgeyi kapatmayın.

More Sentences
cover f. örtmek
Women must cover their legs and shoulders.
Kadınlar bacaklarını ve omuzlarını örtmelidir.

More Sentences
cover f. ele almak
Topics such as comparative government, international relations, and conflict resolution could also be covered.
Karşılaştırmalı hükümet, uluslararası ilişkiler ve çatışma çözümü gibi konular da ele alınabilir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
cover i. teminat
Citizens should not be forced to pay twice for cover they do not need.
Vatandaşlar ihtiyaç duymadıkları teminat için iki kez ödeme yapmak zorunda bırakılmamalıdır.

More Sentences
Hukuk
cover i. teminat
Citizens should not be forced to pay twice for cover they do not need.
Vatandaşlar ihtiyaç duymadıkları teminat için iki kez ödeme yapmak zorunda bırakılmamalıdır.

More Sentences
Sigortacılık
cover i. teminat
Citizens should not be forced to pay twice for cover they do not need.
Vatandaşlar ihtiyaç duymadıkları teminat için iki kez ödeme yapmak zorunda bırakılmamalıdır.

More Sentences
Teknik
cover i. örtü
They emerge at night to feed under the cover of darkness.
Karanlığın örtüsü altında beslenmek için geceleri ortaya çıkarlar.

More Sentences
cover f. kapamak
Do not cover the treated area unless your doctor tells you to.
Doktorunuz size söylemediği sürece tedavi edilen bölgeyi kapatmayın.

More Sentences
cover f. örtmek
Women must cover their legs and shoulders.
Kadınlar bacaklarını ve omuzlarını örtmelidir.

More Sentences
cover f. kaplamak
However, mountains, as we know, cover 30% of the Community's territory.
Bununla birlikte, bildiğimiz gibi dağlar Topluluk topraklarının %30'unu kaplamaktadır.

More Sentences
Bilgisayar
cover i. kapak
The cover art was more similar to that of other territories.
Kapak resmi diğer bölgelere daha çok benziyordu.

More Sentences
Otomotiv
cover i. örtü
They emerge at night to feed under the cover of darkness.
Karanlığın örtüsü altında beslenmek için geceleri ortaya çıkarlar.

More Sentences
Bahisçilik
cover f. kapatmak
I hate it when people yawn without covering their mouths.
İnsanlar ağzını kapatmadan esnediğinde gıcık oluyorum.

More Sentences
Genel
cover i. paket
cover i. kabuk
cover i. paravana
cover i. sofra takımı
cover i. sığınak
cover i. kap
cover i. bahane
cover i. kaplık
cover i. maske
cover i. kuver
cover i. av yeri
cover i. zarf
cover i. barınak
cover i. gömlek
cover i. cilt
cover i. perde
cover i. mahfaza
cover i. karşılık
cover i. baskı çıtası
cover i. tampon kovanı
cover i. kın
cover i. gövde
cover i. sigorta
cover i. kitap kabı
cover i. yeniden yorumlanarak seslendirilmiş şarkı
cover i. paravan
cover i. kamufle aracı
cover i. kumaş tüyü
cover i. oyun
cover i. numara
cover i. yalandan yapma
cover i. yedek kimse
cover f. istila etmek
cover f. bitirmek
cover f. yazmak
cover f. ateş ederek başkasını korumak
cover f. sigorta etmek
cover f. karşı ateşe karşı korumak
cover f. üzerini kapatmak
cover f. tamamlamak (belirli bir miktarı)
cover f. ateşle korumak
cover f. gözetim altında tutmak (bir yeri)
cover f. almak
cover f. başka birine ateş ederek birini korumak
cover f. katetmek (yolu)
cover f. kılıf geçirmek
cover f. yetmek
cover f. bütünüyle kaplayacak bir şekilde sürmek
cover f. bastırmak
cover f. sarmak
cover f. izleyerek hakkında bilgi vermek (bir olayı)
cover f. tefriş etmek
cover f. sigortalamak
cover f. ödemeye yetmek (bir masrafı)
cover f. bir şarkıyı yeniden yorumlayarak seslendirmek
cover f. üstünü kapatmak
cover f. tavlada birden fazla taşla kapatarak puan almak
cover f. yükselerek altında bırakmak
cover f. (at, dişisiyle) çiftleşmek
cover f. (birini bir duyguyla) adeta kaplamak
cover f. (bir yerde) bulunmak
cover f. (bir yerde) yaşamak
cover f. (bir yerden) gezgin olarak geçmek
cover f. gezgin olarak ziyaret etmek
cover f. şapkasız dikildikten sonra şapkasını geri takmak
cover f. haber yapmak
Konuşma Dili
cover f. orada olmayan birinin yerine geçmek
Ticaret/Ekonomi
cover i. karşılık
cover i. kuvertür
cover f. (bir yeri) ticari faaliyet açısından kapsamak
cover f. (önceden yapılmış karşılıksız satış için) mal alarak teslimatı telafi etmek
cover f. sözleşmesi önceden yapılmış bir satışa konu olan ürünü tedarik için alım yapmak
Hukuk
cover i. karşılık
cover i. kuvertür
Sigortacılık
cover i. kuvertür
cover i. sigorta
cover f. riske veya kayba karşı sigortalamak
Medya
cover f. (haber) rapor yayımlamak
Teknik
cover i. kaplama
cover i. mahfaza
cover i. muhafaza
cover i. paspayı
cover i. supap kapağı
cover i. üst kapak
cover i. portatif çatıyla örtülü geniş ve sığ tuz düzlüğü
cover f. giydirmek
Mutfak
cover i. kuver ücreti
Matematik
cover i. kapsayan küme
Biyoloji
cover i. yeri örterek erozyonu geciktiren bitkiler ve kalıntıları
Zooloji
cover i. (özellikle av hayvanlarının) doğal sığınma yeri
cover i. (bitki örtüsü, kayalık) vahşi hayvanlar için doğal sığınak ve koruma sağlayan faktörler
cover i. (at, hayvan) çiftleşme
cover i. at nalının tam genişliği
cover f. kuluçkaya yatmak
cover f. (kuş veya memeli) tüy döktükten sonra tekrar tüyle kaplanmak
Botanik
cover i. bitki örtüsü
Meteoroloji
cover i. gökyüzünün tamamen bulutlarla kaplanması
cover i. gökyüzünün bulutla kaplanma derecesi
Jeoloji
cover i. mıcır
cover i. çökelti üzerindeki örtü veya örtü kayaç
Askeri
cover i. uçağın askeri operasyonda taktik desteği olarak sağladığı koruma
cover i. asıl hedefi gizlemeye yönelik manevralar
cover f. nişan almak
Silah/Atıcılık
cover i. arkasından atış yapılan koruyucu
cover i. sütre
Spor
cover i. krikette bir pozisyon
cover i. (özellikle kayak için) kar
cover f. rakibe savunma yapmak
cover f. (beyzbolda) atış yakalayacak şekilde konum almak
cover f. savunma yapmak
İskambil
cover f. (öncekinden sonra) daha yüksek bir kart oynamak
cover f. (bir önceki karttan daha yüksek olmak
cover f. düşük bir kartın üstüne daha yüksek kart oynamak
Bahisçilik
cover f. (iddia, bahis) koşullarını kabul etmek
Müzik
cover i. bestenin yeniden yorumlanmış versiyonu
Sinema
cover f. (aktörü, sahne eşyasını) seyirci ve kameraların görmesini engellemek

"cover" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cover up f. örtmek
Genel
cover subject i. kapak konusu
dust cover i. şömiz
dust cover i. kitap kabı
cover valve i. kapak supabı
snow cover i. kar örtüsü
cover screw i. kapak vidası
cover letter i. üst yazı
cover cap i. kapatma kapağı
gill cover i. solungaç koruyucu kemik
dust cover i. toz örtüsü
cover story i. kapak konusu hikayesi
die for printing a book cover i. baskı kalıbı
stone cover i. kapaklık
cover charge i. servis ücreti
provisional cover i. geçici teminat
sickness cover i. hastalık sigortası
dust cover i. ceket
forward s cover i. kur sigortası
plant cover i. bitki örtüsü
cover letter i. açıklayıcı mektup
manhole cover i. rögar kapağı
cover girl i. kapak kızı
cash cover i. karşılık
dust cover i. toz kapağı
warranty cover i. garanti kapsamı
car cover i. araba örtüsü
double duvet cover set i. çift kişilik nevresim takımı
single duvet cover set i. tek kişilik nevresim takımı
double duvet cover i. çift kişilik nevresim
single duvet cover i. tek kişilik nevresim
pallet cover restraining strap i. kapak açık tutma tertibatı
album cover i. albüm kapağı
slip cover i. mobilya örtüsü
slip cover i. mobilya kumaşı
breakdown cover i. yol yardım hizmetleri
couchette cover i. yatak çarşafı
cover molding i. pasa
cover page i. kapak sayfası
cover crop i. örtü bitkisi
cover crop i. (erkek kümes hayvanında) ibik
cover crop i. koruyucu bitki
cover crop i. toprak koruma bitkisi
drainage cover i. drenaj kapağı
air-cover i. havadan koruma
cover-up i. gizleme
cover-up i. örtme
cover-up i. saklama
cover-up i. örtbas
soft-cover i. karton kapaklı (kitap)
gully cover i. baca kapağı
outer cover i. dış örtü
cover stock i. kartvizit yapımında kullanılan kalın bir kağıt
vegetal cover i. bitkisel örtü
tent cover i. çadır örtüsü
bed cover i. yatak örtüsü
toilet seat cover i. klozet kapağı
toilet cover i. klozet kapağı
dust cover i. kitap kılıfı
cover letter i. ön yazı
notebook cover i. defter kabı
calendar cover i. takvim kapağı
record cover i. albüm kapağı
toilet seat cover i. klozet kapağı kağıdı
toilet seat cover i. klozet kapağı örtüsü
shoe cover i. galoş
shoe cover i. ayakkabı kılıfı
air cover i. uçak koruması
air cover i. hava koruması
aluminum cover i. alüminyum kapak
book cover i. kitap kapağı
land cover i. dünya yüzeyindeki fiziksel madde
loose cover i. koltuk kılıfı
loose cover i. kanepe kılıfı
magazine cover i. dergi kapağı
cover story i. kapak konusu
beard cover i. sakal maskesi
wood cover i. ahşap kapak
wooden cover i. ahşap kapak
cd cover i. cd kapağı
cd cover design i. cd kapağı tasarımı
mattress cover i. yatak örtüsü
mattress cover i. yatak koruyucu örtü
cover image i. kapak resmi
table cover i. masa örtüsü
cover letter i. kapak mektubu
cover photo i. kapak fotoğrafı
cover of magazine i. dergi kapağı
magazine cover i. dergi kapağı
phone cover i. telefon kılıfı
bed-cover i. yatak örtüsü
drain cover i. kanalizasyon kapağı
cover-shoulder i. gana'da giyilen bir tür bluz
cover boy i. dergiye kapak olan erkek
cover-shame [obsolete] i. utancı örten şey
cover-up i. örtbas etme aracı
cover-up i. işin üstünü örtmeye yarayan bahane
cover-up i. bol giysi
black cover i. siyah kapak
first day cover i. iptal mühürlü gönderi
first day cover i. mührün düzenlendiği tarihte damgalanmış iptal mühürlü zarf
stampless cover i. posta pulu henüz kullanılmıyorken gönderilmiş zarf
stampless cover i. pulsuz zarf
cover-up i. örtbas etme
cover letter i. motivasyon mektubu
cover expenses f. masrafları karşılamak
take cover f. gizlenmek
cover oneself f. saklanmak
cover with lead f. kurşunlamak
cover ground f. hızlı gitmek
cover up f. kılıfına uydurmak
take cover f. gizlenmeye çalışmak
cover for f. geçici olarak başkasının işine bakmak
cover up f. bürümek
cover in f. doldurmak
break cover f. gizlendiği yerden çıkmak
cover ground f. yol katetmek
cover with plaster of paris f. alçılamak
cover up f. gizlemek
cover up one's deficiency f. eksikliğini gidermek
cover up f. idare etmek
take cover f. sığınmak
take cover f. saklanmak
cover in f. kapamak
cover up f. örtbas etmek
cover ground f. belirli bir konu hakkında bilgi vermek
read from cover to cover f. baştan başa okumak
cover with ashes f. küllemek
cover with grass f. çimlendirmek
cover with f. ile kapatmak
cover up f. kapamak
cover expenses f. masrafı karşılamak
cover with f. bulamak
cover up one's fraud f. açığını örtmek
cover for f. işine bakmak (geçici olarak başkasının)
cover with f. ile örtmek
cover oneself f. örtünmek
cover the expectations f. beklentileri karşılamak
run for cover f. içinden çıkılmaz durumlara düşmekten kaçmak
run for cover f. güvenli bir yere kaçmak (kurşunlardan)
run for cover f. zor duruma düşmekten korunmaya çalışmak
cover the damage f. hasarı karşılamak
cover expenses f. masraf karşılamak
cover the expectations f. beklentiye cevap vermek
cover a hole f. delik kapatmak
cover the needs f. ihtiyaçları gidermek
cover the expense f. masrafını karşılamak
cover the expenses f. giderleri karşılamak
cover the demand f. talep karşılamak
cover a ground f. mesafe katetmek