paravan - Türkçe İngilizce Sözlük

paravan

"paravan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
paravan screen i.
I can put a screen around your bed if you want.
İstersen yatağının etrafına paravan koyabilirim.

More Sentences
paravan front s.
You need a front organization to launder your money.
Paranızı aklamak için paravan bir örgüte ihtiyacınız var.

More Sentences
Konuşma Dili
paravan front i.
I can tell that her joyfulness is a front, she is truly upset about whatever is going on with her life.
Neşeli halinin paravan olduğunu, hayatında olup bitenlerden dolayı gerçekten üzgün olduğunu söyleyebilirim.

More Sentences
Deyim
paravan front for (someone or something) i.
However, allegedly national solutions in Lithuania are in fact generally a front for Russian money.
Bununla birlikte Litvanya'da sözde ulusal çözümler aslında genellikle Rus parası için bir paravandır.

More Sentences
Genel
paravan folding screen i.
paravan cloak i.
paravan cover i.
paravan shut i.
paravan skreen i.
paravan speer [dialect] [uk] i.
Hukuk
paravan nominee s.
Mobilya
paravan part-off [caribbean] i.

"paravan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
paravan şirket front i.
paravan kişi front i.
(gemide) paravan paravane i.
paravan kişi front man i.
paravan şirket fly-by-night company i.
paravan paneli panel i.
paravan kanadı panel i.
ışığı kıran paravan fin i.
şapeli kilise ana binasından ayıran paravan veya korkuluk perclose i.
çevrelenmiş bir alanın sınırlarını çizen paravan, trabzan bölme sept i.
istihbarat örgütünün paravan olarak kullandığı işletme proprietary i.
paravan olarak kullanmak use as a screen f.
paravan çekmek pall f.
(kapı, paravan) duman geçişini engelleyen smokeproof s.
Öbek Fiiller
(birini/bir şeyi gizlemek için) paravan olarak işlemek front for f.
(birini/bir şeyi gizlemek için) paravan olarak işlemek front for (someone or something) f.
Konuşma Dili
paravan kişi a man of straw i.
paravan kişi nominal head i.
paravan kişi straw man i.
paravan kişi figurehead i.
paravan kişi front man i.
paravan kişi front man i.
Deyim
(olumsuzluklara) paravan olmak hide a multitude of sins f.
(olumsuzluklara) paravan olmak cover a multitude of sins f.
Ticaret/Ekonomi
paravan şirket shell corporation i.
paravan kredi fronting loan i.
paravan şirket shell company i.
paravan şirket front company i.
paravan şirket front organization i.
paravan şirket dummy corporation i.
paravan şirket dummy company i.
paravan oluşum shell entity i.
paravan şirket shell i.
Hukuk
sanatın paravan olarak kullanılması artwashing i.
bir işlemde adı geçen fakat başka bir gizli şahıs veya kurum adına hareket eden paravan kişi nominee i.
paravan şirket paper company i.
sanatı paravan olarak kullanmak artwash f.
Mimarlık
hristiyanlığın ilk dönemlerinde türbelerin etrafına konulan paravan transenna i.
(kilisede) bir alanı diğerinden ayıran paravan paraclose i.
geleneksel japon sürgü kapısına benzer paravan shoji i.
Mobilya
odayı farklı bölümlere ayıran paravan room divider i.
odayı farklı bölümlere ayıran paravan divider i.
Silah/Atıcılık
at şeklinde kanvas paravan stalking-horse i.
Sanat
sunak veya komünyon masasının üstüne ve arkasına yerleştirilmiş süslü paravan reredos i.
sunak veya komünyon masasının üstüne ve arkasına yerleştirilmiş süslü paravan altarpiece i.
Argo
yankesicinin kendine paravan yaptığı şey stiff i.
(dolandırıcıların kullandığı) güvenilir paravan kuruluş store i.