proprietary - Türkçe İngilizce Sözlük

proprietary

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

proprietary — Definition

Anlamı ve Tanımı:
özel mülkiyete ait, tescilli
Okunuş (IPA):
(AmE /prəˈpraɪəˌtɛri/ – BrE /prəˈpraɪəˌtɛri/)
Terim Türü:
Sıfat: proprietary
Sahiplik hakkı korunmuş olanı niteleyen sıfattır. Latince proprietarius kökünden evrilmiştir. Hukuk, yazılım ve ticarette lisanslı ürünleri belirtmek için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
owned, exclusive
Zıt Anlamlılar:
public

"proprietary" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
proprietary s. tescilli
The 'Search and retrieval' function is proprietary to the company and is built into the software.
Arama ve geri getirme' işlevi şirkete tescilli olup, yazılımın içerisine yerleştirilmiştir.

More Sentences
proprietary s. sahiplik taslayan
The manager isn't allowed to any proprietary airs about the restaurant.
Müdürün restoranda sahiplik taslayarak gezmesine müsaade yok.

More Sentences
proprietary s. mülkiyet ile ilgili
His brother also has a proprietary interest in the land.
Kardeşinin de arazi üzerinde mülkiyet hakkı var.

More Sentences
proprietary s. özel
Instead, it uses a proprietary wood composite material called Fibrex.
Bunun yerine Fibrex adı verilen özel bir ahşap kompozit malzeme kullanıyor.

More Sentences
proprietary i. hissedarlar
proprietary i. tescilli ilaç
proprietary i. mal sahipleri
proprietary i. şirket kolonisi sahibi
proprietary i. özel koloni bağışçısı
proprietary i. özel mülkiyete ait kısım
proprietary i. tescilli şirket
proprietary i. müseccel marka
proprietary i. istihbarat örgütünün paravan olarak kullandığı işletme
proprietary i. etik yönden güvenli ilaç
proprietary i. (kendi kendine tedavi amaçlı) reçetesiz ilaç
proprietary s. sicilli
proprietary s. müseccel
proprietary s. mal sahibine ait
proprietary s. patentli
proprietary s. şahsi
proprietary s. birinin mülkü olan
proprietary s. kişiye özel
proprietary s. sahip çıkan
proprietary s. mal sahibine özgü
proprietary s. mal sahibine uygun
proprietary s. sahiplik ilişkisi içeren
proprietary s. özel mülkiyete ait
Ticaret/Ekonomi
proprietary i. mal sahibi
proprietary i. mülkiyet
proprietary i. sahiplik
proprietary s. hakkı bir kimseye ait olan
proprietary s. mal sahipliğine ait
proprietary s. mal sahibine ait
proprietary s. şirkete özgü
Hukuk
proprietary s. mülkiyete ait
proprietary s. mülkiyet hakkına ait
Bilgisayar
proprietary s. kapalı kaynak kodlu
proprietary s. sahipli (yazılım)
Medikal
proprietary s. propriyete
Eğitim
proprietary i. meslek okulu

"proprietary" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
Proprietary information i. özel bilgi
proprietary information i. sahibine özel bilgi
proprietary information i. özel mülkiyetteki bilgi
proprietary establishment i. belediye okulu
proprietary technology i. sahip olunan teknoloji
proprietary right i. mülkiyet hakkı
proprietary school i. meslek okulu
non-proprietary s. patentsiz
non-proprietary s. telif ile korunmayan
non-proprietary s. tescilsiz
Ticaret/Ekonomi
proprietary interest i. özsermaye
proprietary interest i. sahiplerin çıkarı
proprietary interest i. öz sermaye
proprietary modelling i. tescilli modeli
proprietary modelling i. tescilli model
proprietary rights i. tescilli haklar
proprietary company i. bir kişiye ait şirket
proprietary company i. holding şirketi
proprietary medicine i. müstahzar ilaç
proprietary interest i. kısmi veya tam sahiplik
international non-proprietary name i. uluslararası mülkiyeti haiz olmayan isim
proprietary name i. müseccel marka
proprietary goods i. markalı mallar
proprietary company i. aile şirketi
proprietary interest account i. öz sermaye hesabı
proprietary account i. şahsi hesap
proprietary material i. tescilli markalı gereç
proprietary specifications i. tescil tanımlamaları
proprietary account i. kişisel hesap
proprietary capital i. kişisel sermaye
proprietary capital i. şahsi sermaye
proprietary capital i. özsermaye
proprietary interest i. kişisel sermaye
proprietary company i. arazi sahibi şirket
proprietary articles i. patentli mallar
proprietary medicine i. tescilli ilaç
proprietary articles i. tescilli mallar
proprietary medicine i. hazır ilaç
proprietary rights i. mülkiyet hakları
proprietary article i. patentli madde
proprietary process i. şirkete özgü süreç
proprietary trading i. özsermaye ile yapılan ticaret
proprietary trading i. özkaynaklı ticaret
proprietary trading i. özsermayeli ticaret
proprietary lock-in i. satıcıya bağımlılık
proprietary knowledge i. ticari sır
proprietary drug i. patentli ilaç
pty (proprietary) i. (mülk, firma) özel
non-proprietary s. tescilsiz
non-proprietary s. patentsiz
proprietary ratio s. özsermaye istikrar oranı
proprietary ratio s. özkaynak oranı
Hukuk
proprietary possession i. asli zilyetlik
proprietary rights i. mülkiyet hakları
proprietary rights i. sahiplik hakları
international non-proprietary name i. milletler arası tescilsiz isim
international non-proprietary name i. uluslararası mülkiyeti haiz olmayan isim
Siyasal
proprietary function i. özel girişim tarafından kar amacıyla yapılan işlerin hükümetçe görülmesi
proprietary colony i. şirketler tarafından yönetilen koloni
proprietary colony i. kişiler tarafından yönetilen koloni
proprietary information i. sahibine özel bilgi
Bilişim
proprietary protocol i. firmaya özel protokol
proprietary software i. sahipli yazılım
Telekom
proprietary standard i. açık olmayan standart
customer proprietary network information i. müşteriye ait şebeke bilgisi
proprietary information i. tescilli bilgi
proprietary standard i. özel standart
Otomotiv
proprietary readings i. özel değerler
Medikal
proprietary name i. patent
committee for proprietary medicinal products i. tescilli tıbbi ürünler komitesi
Eğitim
proprietary college i. yöneticileri tarafından para kazanma amacıyla kurulmuş özel kurumlar
Tarih
lord proprietary i. sömürge valisi
proprietary colony i. (kraliyetçe bahşedilen) kuzey amerika kolonisi
lord proprietary i. kolonide imtiyaz sahibi kimse
Latince
proprietary [obsolete] i. tanrı huzurundaki yoksulluk yeminini bozarak mülk edinen keşiş