suit - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

suit

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"suit" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 70 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
suit f. uymak
suit f. uygun gelmek
suit f. uygun olmak
suit i. takım elbise
suit i. takım
General
suit f. açmak
suit f. uygun olmak
suit f. durmak
suit f. denk gelmek
suit f. işine yaramak
suit f. adamı olmak (bir şeyin)
suit f. iyi gelmek
suit f. zevkine/ihtiyacına göre olmak
suit f. gitmek
suit f. uygun gelmek
suit f. (birine) göre olmak
suit f. uyum sağlamak
suit f. uyuşmak
suit f. yaramak
suit f. yakışmak
suit f. uygun düşürmek
suit f. bağdaşmak
suit f. yaraşmak
suit f. uymak
suit f. memnun etmek
suit f. olmak
suit f. uydurmak
suit f. çok yakışmak
suit f. uygun düşmek
suit f. hoşuna gitmek
suit f. gelmek
suit f. iyi gitmek
suit i. kapama
suit i. takım elbise
suit i. evlenme teklifi
suit i. kur
suit i. istek
suit i. iki veya daha fazla parçadan oluşan giysi
suit i. elbise
suit i. takım
suit i. kostüm
suit i. mayo
suit i. dava
suit i. kur yapma
suit i. iskambil destesi
suit i. tayyör
suit i. deste
suit i. tek
suit i. takım elbise (erkek için)
suit i. sorunca
suit i. döpiyes (kadın için)
suit i. rica
Trade/Economic
suit dava
Law
suit dava
suit dava etmek
suit dava ikame etme
suit hukuk davası
suit dava açmak
Tourism
suit daire
Technical
suit tayyör
suit uygun olmak
suit kostum
suit uymak
suit takım
Textile
suit takım elbise
suit (kadın için) döpiyes
suit (erkek için) takım elbise
suit kostüm
suit takım
Card
suit takım

"suit" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
General
suit suite i.

"suit" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 351 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
file suit f. dava açmak
track suit i. eşofman
General
bring a suit f. dava açmak
bring a suit against f. dava açmak
bring suit f. dava açmak
bring suit against f. -i dava etmek
buy a suit f. bir takım elbise satın almak
commence a suit f. dava açmak
file a suit against the institution f. bir kuruma karşı dava açmak
file suit against f. -i dava etmek
follow suit f. birisinin davranışını tekrarlamak
follow suit f. aynı renkten oynamak
follow suit f. aynı hareketi yapmak
follow suit f. taklit etmek
follow suit f. aynı şeyi yapmak
follow the suit f. taklit etmek
follow the suit f. aynı şeyi yapmak
follow the suit f. iskambilde aynı renkten oynamak
not suit one's personality f. kişiliğine uymamak
put on a suit f. takım elbise giymek
suit ill f. uygun düşmemek
suit ill f. uygun olmamak
suit oneself f. kendi istediği gibi yapmak
suit to f. yakışmak
suit to f. uygun bir hale getirmek (bir başka şeye)
suit to f. (elbise) (birine) göre olmak
suit to f. (bir şeyi) (başka bir şeye) uygun bir hale getirmek
suit up f. ayak uydurmak
suit up f. uyum sağlamak
suit very well f. çok yakışmak
wear a suit f. takım giymek
wear a suit f. takım giyinmek
well suit f. tamı tamına uymak
well-suit f. tam anlamıyla örtüşmek
a man in a suit i. takım elbiseli bir adam
bathing suit i. kadın mayosu
bathing suit i. mayo
body suit i. giysi
body suit i. sımsıkı elbise
boiler suit i. işçi tulumu
boiler suit i. tulum giysi
borrowed suit i. ödünç takım elbise
cat suit i. sımsıkı elbise
civil law-suit i. hukuk davası
civil suit i. hukuk davası
clown suit i. palyaço elbisesi
clown suit i. palyaço kıyafeti
diving suit i. dalgıç giysisi
diving suit i. dalgıç elbisesi
divorce suit i. boşanma davası
dress suit i. frak
dress suit i. kuyruklu ceket
fireproof suit i. yanmaz elbise
formal suit i. resmi kıyafet
groom's suit i. damatlık
hard-hat suit i. sert dalış giysisi
imperial suit i. kral dairesi
jump suit i. tulum
lounge suit i. takım elbise
lounge suit i. gündelik elbise
lounge suit i. erkek takımı
lounge suit i. günlük erkek takımı
man in the suit i. takım elbiseli adam
morning suit i. özellikle düğün vb. gibi davetlerde giyilen resmi kıyafet
morning suit i. (özellikle düğün vb. gibi davetlerde giyilen) resmi elbise/smokin/takım elbise
pants suit i. pantolon
paternity suit i. babalık davası
penguin suit i. frak
pinstripe suit i. ince çizgili takım elbise
power suit i. (genelde iş adamlarının giydiği) modaya uygun/şık takım elbise
siren suit i. tulum
ski suit i. kayak tulumu
ski suit i. kar tulumu
space suit i. uzay elbisesi
suit carrier i. takım elbise çantası
suit carrier i. bagaj taşıyıcı
suit of armor i. savaş zırhı
suit of armor i. (savaşlarda giyilen) zırh
suit of armor i. zırh takımı
suit of armour i. (savaşlarda giyilen) zırh
suit of armour i. savaş zırhı
suit of clothes i. elbise takımı
summer suit i. yazlık
sweat suit i. eşofman
tailored suit i. ısmarlama elbise
tailor-made suit i. özel yapım takım elbise
tailor-made suit i. ısmarlama takım elbise
tailor-made suit i. özel hazırlanmış takım elbise
three piece suit i. üç parça elbise
track suit top i. eşofman üstü
training suit i. eşofman
truck suit i. eşofman
two piece suit i. iki parçalı elbise
two-piece suit i. döpiyes
warm-up suit i. eşofman
wedding suit i. damatlık
wet suit i. dalgıç kıyafeti
workout suit i. eşofman
zentai suit i. tüm vücudu kaplayan dar kıyafet
zoot suit i. havalı takım elbise
Phrases
in your birthday suit anadan üryan
in your birthday suit anadan doğma
in your birthday suit çırılçıplak
in your birthday suit çıplak
Colloquial
in one's birthday suit anadan doğma
in one's birthday suit anadan üryan
in one's birthday suit cıbıldak
in one's birthday suit çırılçıplak
in one's birthday suit çırılçıplak halde
in one's birthday suit çıplak
smart suit şık/modaya uygun takım elbise
suit one's book planlarına uymak
suit one's book uymak
suit one's book uygun gelmek
suit one's book kitabına uydurmak
suit the action to the word sözünle yaptığın bir olsun
suit the action to the word dediğini yap
suit yourself paşa gönlün bilir
suit yourself kendin billirsin
suit yourself keyfin bilir
Idioms
be somebody's strong suit birinin güçlü noktası olmak
be somebody's strong suit birinin kuvvetli noktası olmak
birthday suit çırılçıplak
birthday suit çıplak
birthday suit anadan üryan
birthday suit anadan doğma
cut one's coat to suit one's cloth ayağını yorganına göre uzatmak
follow suit ayak uydurmak
in one's birthday suit anadan doğma
suit one's actions to one's words söyledikleriyle yaptıkları birbirine uymak
suit one's book işine gelmek
suit oneself up forma giymek
suit somebody down to the ground arayıp da bulamadığı şey
suit somebody down to the ground birine tam uyan şey
suit someone to a t cuk oturmak
suit someone to a t çok iyi uymak
suit someone to a t eldiven/çorap gibi uymak
suit someone's book işine gelmek
suit someone's fancy hitap etmek (bir şeyin birine hitap etmesi)
suit the action to the word özün sözün bir olsun
suit the action to the word söylediğinle yaptığın birbirine uymalı
Speaking
do you have a jacket to suit these trousers? bu pantolona uyacak ceketiniz var mı?
does it suit you? sana uyar mı?
he wore a suit to dinner yemeğe takım elbise giyip geldi
he wore a suit to dinner yemeğe takım elbise ile geldi
it doesn't go with your suit takım elbisene uymuyor
it doesn't quite suit me bu (pek) işime gelmiyor/hoşuma gitmedi
it doesn't quite suit me pek yakışmadı/bana pek gitmedi
it won't suit my book işime gelmez
suit yourself keyfin bilir
suit yourself işine gelirse
suit yourself sen bilirsin
suit yourself sen nasıl istersen
suit yourself! nasıl istersen!
they suit you sana uydular
this doesn't quite suit me pek yakışmadı/bana pek gitmedi
this doesn't quite suit me bu (pek) işime gelmiyor/hoşuma gitmedi
you suit each other perfectly birbirinize çok yakışıyorsunuz (iki sevgili için)
Slang
monkey suit smokin
one's strong suit iyi olduğu alan
one's strong suit yetenek
one's strong suit güçlü noktası/yönü
one's strong suit ilgi alanı
one's strong suit yetkinlik
one's strong suit uğraş
suit up takımları çekmek
suit up takım elbise giymek
Trade/Economic
anti-trust suit tröste karşı açılan dava
business suit iş elbisesi
law suit dava
law suit for annulment fesih davası
litigation, suit, claim, action, proceeding or investigation dava, talep veya soruşturma
suit all pockets her keseye uygun
suit for a debt borç davası
tax payer's suit vergi davası
Law
administrative suit idari dava
adversary suit mukabil dava
adversary suit iki taraflı dava
ancillary suit tali dava
annulment suit iptal davası
anti-suit injunction farklı bir bölgede başka bir dava açmama emri
antitrust suit tröst aleyhtarı dava
antitrust suit tröst aleyhine açılan dava
bring a law suit dava açmak
bring a suit dava açmak
carry on a law-suit davacı olmak
citizen suit vatandaş davası
civil law suit sulh hukuk davası
civil law suit kamu davası
civil suit hukuk davası
conflict of interest suit çıkar davası
conflict of interest suit çıkar çatışması davası
criminal suit ceza davası
dismiss a suit davayı reddetmek
divorce suit boşanma davası
file a paternity suit babalık davası açmak
file a suit mahkemede dava açma
file a suit against dava açmak
file a suit for the stay of execution yürütmeyi durdurma istemiyle dava açmak
file suit sorunca açmak
foreclosure suit rehnin paraya çevrilmesi davası
foreclosure suit borçlunun ipotekle bağlanan gayrimenkul üzerinde sahip olduğu hakkın kaldırılmasına dair dava
foreclosure suit icra davası
foreclosure suit ipotek hakkının düşürülmesi için açılan dava
friendly suit uzlaşma sonucunda açılan dava
infringement suit ihlal davası
institute a suit dava ikame etmek
institute a suit dava açmak
law suit dava
law suit hukuk davası
libel suit hakaret davası
libel suit bir iftiraya karşı açılan dava
maintenance pending suit tedbir nafakası
malpractice suit mesleki hata davası
negligence suit ihmal davası
negligence suit ihmalkarlık davası
non-suit meni muhakeme kararı
non-suit davanın reddi kararı
non-suit davanın düşmesi
non-suit davanın reddi
non-suit meni muhakeme
nullity suit iptal davası
open a law suit dava açmak
opening public suit kamu davasını açma
paternity suit babalık davası
paternity suit nesep davası
pattern and practice suit model davası
penal suit ceza davası
pending suit davanın beklemesi
pending suit askıda kalan dava
petitory suit gayrimenkul istirdat davası
petitory suit mülkiyet hakkını tanıtma davası
proceeding public suit kamu davasını yürütme
prosecute a suit against the state devlete karşı dava açmak
prosecute a suit against the state devlete dava açmak
revival of a suit davayı yenileme
right of suit dava hakkı
subject matter of the suit davaya konu
sue a law suit dava açmak
suit expense mahkeme masrafı
suit for annulment fesih davası
suit for damage tazminat davası
suit for damages tazminat davası
suit for damages tazminat davası açmak
suit for damages zarar ziyan davası
suit for divorce boşanma davası
suit for libel hakaret davası
suit money boşanma davası masraflarını karşılamak için eşin kocasından talep edebileceği para
suit of abstention içtinap davası
suit of nullity iptal davası
suit of partition izale-i şüyu davası
suit of partition taksim davası
suit of paternity babalık davası
suit of rescission iptal davası
taxpayer's suit vergi mükellefinin açtığı dava
taxpayer's suit vergi mükellefi davası
temporary alimony pending a suit geçici tedbir nafakası
test suit emsal dava
try a suit davayı görmek
try a suit davaya bakmak
vexatious suit sırf zarar verme amacıyla açılan dava
waiver of a suit davadan vazgeçme
withdrawal of suit davadan vazgeçme
Tourism
king suit kral süiti
presidential suit kral süiti
presidential suit başkanlık süiti
Technical
antigravity suit yer çekimine dayanaklı elbise
anti-gravity suit yer çekimine dayanaklı elbise
asbestos suit asbestos elbise
asbestos suit asbest giysi
asbestos suit yanmaz elbise
bathing suit mayo
boiler suit tulum
boiler suit iş elbisesi
fireproof suit yanmaz giysi
fireproof suit yangına dayanır elbise
g-suit pilot ve astronotların giydiği hızlanma etkisini azaltacak takım
hazardous materials suit tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise
hazmat suit (hazardous materials suit) tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise
lounge suit günlük erkek takımı
pressure suit basınçlı elbise
pressurized suit basınç koruma giysisi
radiation suit radyasyon elbisesi
suit solution tuzlu çözelti
suit solution tuzlu eriyik
sweat suit eşofman
tank suit tek parça mayo
tank suit monokini
two piece suit takım elbise
water suit su elbisesi
work suit iş elbisesi
Computer
data suit elektronik giysi
easy: one suit kolay: tek cins
Textile
city suit büro giyisisi
dark blue suit lacivert takım elbise
dress suit vest frak yeleği
full dress suit frak
jogging suit koşu giysisi
lady's suit tayyör
lady's trouser suit bayan pantalonlu tayyör
men's suit erkek takım elbise
ski suit kayak giysisi
suit bag elbise torbası
suit lining elbise astarı
swimming suit mayo
three-piece suit üç parça takım
trouser suit (bayanlar için) pantolon ceket takım
trouser suit pantolonlu takım
Construction
boilers suit işçi tulumu
hard-hat suit sert başlık takımı
Aeronautic
air ventilated suit hava soğutmalı giysi
anti-exposure suit koruyucu elbise
anti-g suit g elbisesi
boyle's law pressure suit böyle kanununa uygun basınç elbisesi
capstan pressure suit basınç elbisesi
convective cooling ventilative suit konveksiyon soğutmalı elbise
evaporative cooling ventilated suit buharla soğutmalı havalandırma elbisesi
exposure suit koruyucu tulumu
full pressure suit komple basınç tulumu
get-you-down suit basınçlı acil durum elbisesi
hard suit eğilmez basınç tulumu
high-pressure suit yüksek basınç elbisesi
immersion suit dalış elbisesi
Marine
dry suit su geçirmez elbise
dry suit boyun ve ayakla kol bileklerinde bulunan kapanır kısımlar yardımıyla dalgıcı kuru tutan dalgıç kıyaf
sailor suit gemici takımı
suit of sails yelken takımı
wet suit dalgıç kıyafeti
wet suit havalı dalış elbisesi
wet suit suyu geçirmeyen koruyucu kauçuk dalış elbisesi
Environment
blue suit biyolojik korumalı uzay giysisi
chemical protective suit kimyasal korunma elbisesi
chemical suit kimyasal korumalı giysi
chemturion space suit kimyasal korumalı uzay giysisi
fully encapsulating suit tam koruyucu giysi
Military
anti-g suit g önleyici elbise
anti-g suit yer çekimini önleyen elbise
flight suit uçuş kombinezonu
flight suit uçuş tulumu
flight suit uçuş elbisesi
flying suit uçuş elbisesi
flying suit uçuş tulumu
flying suit uçuş kombinezonu
g suit g elbisesi
pressure suit basınçlı elbise
pressure suit basınçlı uçuş kombinezonu
tank suit tank giysisi
Sport
track suit eşofman
Football
boilers suit işçi tulumu
boilers suit iş elbisesi
boilers suit tulum