fit - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

fit

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"fit" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 87 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
fit f. uymak
fit s. uygun
fit s. zinde
Irregular Verb
fit f. fitted/fit - fitted/fit
fit f. fit/fitted - fit/fitted
General
fit f. denk gelmek
fit f. iyi gelmek
fit f. uydurmak
fit f. yakıştırmak
fit f. girmek
fit f. gitmek
fit f. -e uygun olmak
fit f. tutmak
fit f. geçirmek
fit f. oturmak
fit f. yakışmak
fit f. çelişmemek
fit f. gelmek
fit f. donatmak
fit f. uymak
fit f. -e yakışmak
fit f. -e göre olmak
fit f. uyarlamak
fit f. ölçüleri birbirini tutmak
fit f. -e takmak
fit f. -e yerleştirmek
fit f. olmak
fit f. ayarlamak
fit f. ayak uydurmak
fit f. uygun olmak
fit f. yerine uymak
fit f. -e uymak
fit f. uymasını sağlamak
fit i. uygunluk
fit i. geçme
fit i. uydurma
fit i. uygun gelme
fit i. dönem
fit i. tutarık
fit i. galeyan
fit i. kriz
fit i. tutma
fit i. uyma
fit i. oturma
fit i. nöbet
fit i. sara
fit i. uygun olma
fit i. alıştırma
fit i. sıra
fit i. kapris
fit i. hastalık nöbeti
fit s. yetenekli
fit s. müsait
fit s. bedenen formda olan
fit s. hazır
fit s. layık
fit s. spor yapmaya hazır
fit s. yaraşır
fit s. elverişli
fit s. sağlam
fit s. sağlıklı
fit s. formda olan
fit s. yeterli
fit s. salih
fit s. formda
fit s. yerinde
fit s. münasip
Colloquial
fit epilepsi nöbeti
Technical
fit uygun olmak
fit oturtmak
fit uydurmak
fit tutma
Computer
fit bağdaştırmak
fit sığdır
fit en uyguna
Mechanic
fit geçme
fit alıştırma
Automotive
fit iki parça arasındaki temas alanı
Medical
fit tutarık
fit tutarak
fit fit
fit nöbet
fit kriz
fit sara
Linguistics
fit uyarlık
fit uygunluk
Ottoman Turkish
fit muvafık

"fit" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
fit feet i.
General
fit quits s.
fit hench s.
Technical
fit feet
Medical
fit fit

"fit" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 478 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be dressed up fit to kill f. çok süslenmiş olmak
be dressed up fit to kill f. iki dirhem bir çekirdek olmak
be seized by a fit of laughter f. zembereği boşalmak
cause a fit between f. araya nifak sokmak
cause a fit between f. nifak sokmak
close-fit f. vücuda tam oturmak
close-fit f. vücuduna tam oturmak
cut to fit f. üzerine göre biçmek/kesmek
fall down in a fit f. fenalık geçirerek yere düşmek
fit (a horse) with a horseshoe f. nal çakmak
fit (a horse) with a shoe f. nal çakmak
fit around something f. bir şeyi sarmak/örtmek
fit for f. hazırlamak (bir kimseyi)
fit for f. ölçü almak
fit for f. bir kimsenin bir şey için hazır veya uygun olmasını sağlamak
fit for military service f. askerliğe elverişli olmak
fit for purpose f. amaçla örtüşmek
fit in f. yerine uydurmak
fit in f. programına almak
fit in f. uygun düşmek (bir yere/çevreye/gruba vb'ne)
fit in f. -e sığmak
fit in f. uygun olmak (bir yere/çevreye/gruba vb'ne)
fit in f. gömmek
fit in f. -e sığdırmak
fit in f. -e girmesini sağlamak
fit in f. sığdırmak
fit in f. -e girmek
fit in f. -e yerleştirmek
fit in f. geçmek
fit in f. uydurmak
fit in f. uymak
fit in f. programına sıkıştırmak
fit in with f. aykırı düşmemek
fit in with f. -e uymak
fit in with f. uymak
fit in with the crowd f. ortama ayak uydurmak
fit inside f. içine sığdırmak
fit inside f. içine uydurmak
fit into f. -e sığmak
fit into f. -e sığdırmak
fit into f. -e girmek
fit into f. programına sıkıştırmak
fit into f. -e girmesini sağlamak
fit into f. içine sığdırmak
fit into f. -e yerleştirmek
fit into f. sığmak
fit into f. programına almak
fit into one another f. çakışmak
fit into society f. topluma katılmak
fit into society f. topluma uyum sağlamak
fit into the sequence f. dizinde yer almak
fit into the sequence f. dizine/sıraya yerleşmek
fit like a glove f. tıpatıp uymak
fit like a glove f. kalıp gibi oturmak
fit on f. prova etmek
fit on f. takmak
fit out f. ihtiyaçlarını sağlamak
fit out f. teçhiz etmek
fit out f. donatmak
fit perfectly f. kalıp gibi oturmak
fit someone exactly f. (elbise) birine tam uymak
fit the bill f. ihtiyaca uygun olmak
fit the bill f. amaca uymak
fit the bit f. gemlemek
fit the bit f. gem vurmak
fit the purpose of f. amacına uygun olmak
fit the time f. zamana uymak
fit tight f. dar gelmek
fit tightly f. zorla uydurmak
fit to the description f. tarife uymak
fit together f. birbirine geçmek
fit up f. donatmak
fit up f. düzenlemek
fit well f. iyi göstermek (elbise vb)
fit well f. oturmak
fit well f. tam gelmek
fit well f. cuk oturmak
fit well with f. tam anlamıyla uymak
fit with f. provasını yapmak (bir giysinin)
fit with f. ile donatmak
get fit f. form tutmak
get fit f. forma girmek
get fit with f. ile incelmek
get fit with f. ile zayıflamak
have a coughing fit f. öksürük krizi geçirmek
have a fit f. çılgına dönmek
have a fit f. mest olmak
have a fit f. küplere binmek
have a fit f. deli olmak (öfkeden)
have a fit f. babaları tutmak
have a fit f. fenalık geçirmek
have a fit f. zıvanadan çıkmak
have a fit f. neredeyse zil takıp oynamak
have a fit f. deli olmak
have a fit f. çok sevinmek
have a fit of f. damarı tutmak
have a fit of hysterics f. kriz geçirmek
have a fit of jealousy f. kıskançlık krizine girmek
have a fit of nerves f. siniri tutmak
have a fit of obstinacy f. inadı tutmak
have an epileptic fit f. sarası tutmak
keep fit f. zinde kalmak
keep fit f. formuna dikkat etmek
keep fit f. zinde tutmak
keep fit f. formunu korumak
keep fit f. zinde olmak
keep one's fit f. formuna dikkat etmek
keep one's fit f. formunu korumak
make fit f. uygun hale getirmek
make fit for cultivation f. tarıma uygun hale getirmek
make it fit to live in f. yaşanır kılmak
not fit f. dar gelmek
not fit through the door f. kapıdan geçemeyecek kadar iri olmak
not fit through the door f. kapıya sığmamak
not to fit f. uymamak
see fit f. uygun bulmak
see fit f. münasip görmek
see fit f. uygun görmek
see fit to f. uygun görmek
think fit f. uygun görmek
think someone fit for someone f. birini başka birine uygun görmek/bulmak
think someone fit for something f. birinin bir şeye uygun olduğunu düşünmek
think someone fit for something f. birini bir şeye uygun bulmak
throw a fit f. çılgına dönmek
throw a fit f. çıldırmak
throw a fit f. nöbeti tutmak
a fainting fit i. baygınlık nöbeti
a fainting fit i. güçlü bir duygunun ortaya çıktığı an
a fit of coughing i. öksürük nöbeti
a fit of nerves i. sinir krizi
best fit i. en uygun
conniption fit i. isteri nöbeti
crying fit i. ağlama krizi
fainting fit i. baygınlık
fit better i. daha iyi uymak (duruma)
fit of fury i. öfke krizi
fit of hysterics i. sinir krizi
laughing fit i. gülme krizi
make fit for domestic life i. ev hayatı için uygun hale getir
natural fit i. doğal uyum
perfect fit i. mükemmel uyum
running fit i. hareketli geçme
running fit i. oynar alıştırma
sobbing fit i. ağlama krizi
tight fit i. sıkı alıştırma
weeping fit i. ağlama krizi
as fit as a fiddle s. turp gibi sağlam
as fit as a fiddle s. sağlığı yerinde
as fit as a fiddle s. bomba gibi
as fit as a fiddle s. turp gibi
as fit as a fiddle s. zinde ve neşeli
as fit as a fiddle s. herşeye hazır
dressed up fit to kill s. iki dirhem bir çekirdek
fit and proper s. yerinde ve uygun
fit as a fiddle s. neşeli
fit as a fiddle s. sapasağlam
fit as a fiddle s. demir gibi
fit as a fiddle s. keyifli
fit for s. -e uygun
fit for military service s. askerliğe elverişli
fit for nothing s. hiçbir işe yaramaz
fit for purpose s. amaca uygun
fit for stuffing s. dolmalık
fit to be seen s. görülmeye değer
fit to be tied s. çok sinirli
fit-to-travel s. seyahat edebilir
fit-to-travel s. seyahat etmeye müsait
physically-fit s. formda
tight fit s. daracık
fit to bust zf. büyük bir şevkle
in a fit of aberration zf. dalgınlıkla
in a fit of anger zf. hiddet anında
in a fit of pique zf. hoşnutsuzluk içinde
fit to ed. -e uygun
a great fit mükemmel uyum
Phrasals
fit snugly into çakışmak
fit snugly into örtüşmek
fit snugly into üst üste gelmek
fit together taşlar yerine oturmak
Phrases
ex nihilo nihil fit hiçbir şey yoktan var olmaz
in a fit of remorse bir pişmanlık anında
Colloquial
a coughing fit gıcık tutma
a coughing fit öksürük krizi
as fit as a mallee bull çok kaslı ve güçlü
fit for a sultan padişahlara layık
fit for nothing hiçbir işe yaramaz
fit the bill uygun düşmek
fit the bill bir göreve uygun olmak
fit the bill uygun gelmek
fit the bill eksikliği doldurmak
fit the bill gereken özellikleri karşılamak
fit to drop bitap düşmüş
fit to drop düşecek kadar yorgun
not fit in ortama uyum sağlayamamak
somebody's face doesn't fit o oraya yakışmaz
somebody's face doesn't fit bu iş ona uygun değil
Idioms
(a meal) fit for a king yeme de yanında yat
(shouting) fit to wake the dead çok gürültülü
(shouting) fit to wake the dead ölüyü uyandıracak kadar yüksek sesli
(shouting) fit to wake the dead ölüyü mezardan kaldıracak kadar gürültülü
as fit as a fiddle sapasağlam
as fit as a fiddle canlı
as fit as a fiddle morali ve sağlığı çok iyi
as fit as a fiddle demir gibi
as fit as a fiddle çok zinde
as fit as a fiddle turp gibi
as fit as a fiddle taş gibi
as fit as a fiddle sağlıklı
as fit as a flea sağlıklı
as fit as a flea demir gibi
as fit as a flea taş gibi
as fit as a flea turp gibi sağlam
as fit as a flea çok zinde
as fit as a flea canlı
as fit as a flea sapasağlam
as fit as a flea turp gibi
as fit as a flea morali ve sağlığı çok iyi
be as fit as a fiddle turp gibi olmak
be as fit as a fiddle çok sağlıklı olmak
be as fit as a flea çok sağlıklı olmak
be as fit as a flea turp gibi olmak
be fighting fit zinde ve sağlıklı olmak
be fighting fit turp gibi olmak
be fit to be tied dinden imandan çıkmak
be fit to be tied küplere binmek
be fit to be tied çok üzülmek
be fit to be tied tepesi atmak
dressed fit to kill şık giyinmiş
dressed fit to kill çarpıcı kıyafetler giyinmiş
dressed up fit to kill çarpıcı kıyafetler giyinmiş
dressed up fit to kill iki dirhem bir çekirdek
dressed up fit to kill şık giyinmiş
feel fit kendini zinde hissetmek
feel fit kendini sağlıklı hissetmek
feel fit kendini formda hissetmek
fighting fit turp gibi sağlıklı
fit as a fiddle turp gibi
fit as a fiddle kelle kulak yerinde
fit for a king krallara layık
fit for nothing beş para etmez
fit for the gods krallara layık
fit into one's way of life birisinin hayat tarzına uymak
fit like a glove cuk diye oturmak
fit like a glove kalıp gibi oturmak
fit like a glove biçilmiş kaftan olmak
fit like a glove cuk oturmak
fit like a glove hokka gibi oturmak
fit someone to a t eldiven/çorap gibi uymak
fit someone to a t cuk oturmak
fit someone to a t çok iyi uymak
fit something on the back of a postage stamp bir konu hakkında çok az bilgisi olmak
fit the bill işe yaramak
fit to be tied kan beynine sıçramak
fit to bust büyük bir enerjiyle
fit to bust büyük bir gayretle
fit to bust cansiperane
fit/ready to drop yorgunluktan düştü düşecek (olmak)
have a conniption fit tepesi atmak
have a conniption fit çok öfkelenmek
have a conniption fit aşırı sinirlenmek
have a conniption fit çileden çıkmak
have a conniption fit küplere binmek
have a conniption fit dinden imandan çıkmak
have a fit dinden imandan çıkmak
have a fit çok kızmak
have a fit öfkelenmek
have a fit sinirden kudurmak
have a fit çok öfkelenmek
have a fit tepesi atmak
have a fit sinirlenmek
have a fit aşırı sinirlenmek
have a fit çileden çıkmak
have a fit öfkeden kudurmak
have a fit canı sıkılmak
hissy fit bağırıp çağırıp tepinme
hissy fit bağırıp çağırma
hissy fit tepinme sinir krizi
hissy fit öfke nöbeti
hissy fit çocukça öfkelenme
hissy fit isteri nöbeti
hissy fit ter ter tepinme
keep fit formda olmak
keep oneself fit and trim kendini formda tutmak
laugh fit to bust gülmekten ölmek
laugh fit to bust gülmekten yarılmak
laugh fit to bust gül gül ölmek
look fit to kill çok şık görünmek
look fit to kill harika görünmek
make more of an effort to fit in somehere bir yere uyum sağlamak için daha çok çabalamak
not fit to hold a candle to somebody eline su dökememek
not to be fit to hold a candle to eline su dökememek
see fit to do something bir şeyi yapmayı uygun bulmak/görmek
send someone into a fit of anger (birini) çileden çıkarmak
send someone into a fit of anger birine sinir krizi geçirtmek
throw a fit tepesi atmak
throw a fit çileden çıkmak
throw a fit dinden imandan çıkmak
throw a fit aşırı sinirlenmek
throw a fit çok öfkelenmek
try to fit a square peg into a round hole olmayacak bir işi yapmaya çalışmak
Speaking
it would never fit in a bag that small o kadar küçük bir çantaya sığmaz
stay fit formda kalmak
that doesn't quite fit bu pek uymuyor
you should make more of an effort to fit in buraya uyum sağlamak için daha çok çabalamalısın
Slang
have a shit-fit çok sinirlenmek
have a shit-fit sinirden küplere binmek
throw a fit çok kızmak
throw a fit sinirlenmek
throw a fit tepesi atmak
throw a fit öfkelenmek
throw a fit canı sıkılmak
Trade/Economic
adjusted goodness-of-fit index uyarlanmış uyum iyiliği indeksi
comparative fit index karşılaştırmalı uyum indeksi
fit for purpose guarantee amaca uygunluk garantisi
good fit iyi uyum
good fit tam uyum
incremental fit index fazlalık uyum indeksi
line of best fit en iyi uyum doğrusu
person job fit çalışan iş uyumu
person organization fit çalışan örgüt uyumu
relative fit index göreli uyum indeksi
Insurance
not fit to sail on the sea geminin denize elverişli olmaması
Technical
auto-fit into title bar area başlık çubuğu alanına otomatik sığdır
clearance fit boşluklu geçme
click-fit takmalı
click-fit geçmeli
close fit sıkı
close fit sıkı alıştırma
close fit dar sıkı geçme
close fit sıkı geçme
driving fit sıkı geçme
expansion fit genleşmeli geçirme
fit and finish kozmetik/estetik uygunluk/kalite
fit and finish görünüm uygunluğu/kalitesi
fit-gap analysis uyum-fark analizi
fit-up birleştirme
force fit zorlamalı alıştırma
force fit zorlamalı geçirme
free fit serbest geçme
glaze fit sır tutması
goodness of fit uyum derecesi
goodness of fit test uyuşum yoklaması
goodness of fit test uyuşum testi
loose fit gevşek geçme
loose fit gevşek alıştırma
not to fit yerine oturmamak (vida vb)
precision fit lawn equipment hassas mekanizmalı çim biçme teçhizatı
press fit presli geçirme
press fit presle geçme
press fit baskılı geçirme
push fit sıkı geçirme
quick-fit couplings jack rakor
seal fit conta yeri
shrink fit sıcak geçme
shrink fit sıkı geçme
slip fit kaydırmalı geçirme
snap fit kavrayarak yerleşen/takılan
snap fit esneyerek kilitlenen
snap-fit esneyerek kilitlenen
snap-fit kavrayarak yerleşen/takılan
snug fit hafif sıkı geçme
snug fit sıkı geçme
spline fit eğri uydurma
Computer
adjust object size to fit text metni sığdırmak için nesne boyutunu ayarla
auto fit into title bar area başlık çubuğu alanına otomatik sığdır
auto-fit otomatik sığdırma
best fit size en uygun boyut
cropped to fit sığdırmak için kırpılmış
don't fit text metni sığdırma
fit both ikisine de sığdır
fit height yüksekliğe sığdır
fit in line satıra sığdır
fit mode sığdırma modu
fit selection seçimi sığdır
fit text metni sığdır
fit text metne uydur
fit to sığdır
fit to height yüksekliği sığdır
fit to height yüksekliğe sığdır
fit to page sayfaya sığdı
fit to page sayfaya sığdır
fit to width genişliğe sığdır
fit to width genişliği sığdır
fit to window pencereye sığdır
fit width genişliğe sığdır
goodnes of fit uyum derecesi
goodnes of fit uyum iyiliği
reduce to fit sığdıracak kadar küçült
scale to fit page sayfaya sığdır
scaled-to-fit sığacak biçimde boyutlandırılmış
scaled-to-fit sığdırmak için ölçekle
shrink to fit sığdırmak için küçült
shrink to fit uyacak şekilde daralt
size to fit sığdırılacak boyut
size to fit boyuta uydur
size to fit form form boyutuna uydur
Informatics
best fit uygun
fit to page sayfaya sığdır
least squares fit en küçük karelerle uydurma
Mechanic
clearance fit bol geçme
interference fit temaslı alıştırma
interference fit sıkı geçme
medium fit orta sıkı alıştırma
medium fit tatlı alıştırma
medium fit tatlı geçme
running fit döner alıştırma
running fit oynar alıştırma
shrink fit sıkma alıştırma
shrink fit sıkı geçme
sliding fit kayar alıştırma
sliding fit kayar geçme
transition fit ara geçme
Textile
loose fit bol kesimli
regular fit standart kesim (bel)
skinny fit dar kesim
slim fit dar kesim
slim-fit pants dar kesim kot
straight fit düz kesim
Construction
close-fit pipe sıkı geçmeli boru
Automotive
body-fit bolt mastar vida
force-fit sıkı alıştırma
press-fit pres geçme
running-fit boşluklu yağlamaya yetecek kadar alıştırma
shrink-fit sıkı geçme
sliding-fit kaygan alıştırma
Aeronautic
force fit preste geçme
force fit basınçlı geçme
harness quick fit adapter kolan takımı ayarlama adaptörü
Marine
fit out a ship gemi donatmak
Medical
adaptive fit adaptif uygunluk
ague fit sıtma nöbeti
fainting fit baygınlık
fainting fit bayılma nöbeti
fit indices uyum indeksleri
hysterical fit histeri nöbeti
least-square fit en küçük kareler yöntemi ile uyumlu
Psychology
adaptive fit uyumlayıcı uygunluk
goodness of fit örtüşme düzeyi
Dentistry
crown fit kron uyumu
Statistics
adjusted goodness of fit index ayarlanmış uyum iyiliği indeksi
adjusted goodness of fit index ayarlanmış uyum iyiliği endeksi
best fit en iyi uyum
goodness of fit uyum iyiliği
goodness of fit index (gfi) uyum iyiliği endeksi
goodness of fit index (gfi) uyum iyiliği indeksi
Physics
snug fit rahat geçme
snug fit kolay geçme
Biochemistry
induced-fit model dizil örnek
Marine Biology
induced fit theory kilit-anahtar kuramı
induced-fit theory kilit-anahtar kuramı
Agriculture
fit for reaping biçimlik
Tobacco
fit reel yedek bobini hazırla
Linguistics
fit statistics uyarlık değerleri
model data fit model-veri uyumu
Environment
fit factor belirleyen faktör
Military
goodness of fit test uyum denencesi
Hunting
out fit teçhizat
Sport
be in fit condition formda olmak
federation internationale de trampoline (fit) uluslararası trambolin federasyonu
keep fit formda kalmak
Latin
ex nihilo nihil fit hiçlikten hiçlik çıkar
British Slang
dickie fit sinir krizi
dickie fit öfke nöbeti
dickie fit cinnet
dicky fit sinir krizi
dicky fit cinnet
dicky fit öfke nöbeti
fanny fit öfke nöbeti
fanny fit cinnet
fanny fit sinir krizi
fit as a butcher's dog çok fit ve zinde
fit as a butcher's dog çok sağlıklı ve güçlü
fit bird çok güzel/alımlı kadın
fit to burst tıka basa dolu
fit to burst doymuş
fit up masum birini suçlu göstermek
hissy fit öfke nöbeti
hissy fit sinir krizi