giydirmek - Turco Inglés Diccionario

giydirmek

Significados de "giydirmek" en diccionario inglés turco : 62 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
giydirmek clothe v.
And the Lord God made for Adam and his wife garments of skins, and clothed them.
RAB Tanrı Adem'le karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.

More Sentences
giydirmek dress v.
The designer dresses several celebrities.
Tasarımcı, pek çok ünlüyü giydiriyor.

More Sentences
giydirmek dress up v.
General
giydirmek clothe v.
And the Lord God made for Adam and his wife garments of skins, and clothed them.
RAB Tanrı Adem'le karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.

More Sentences
giydirmek garb v.
giydirmek invest v.
giydirmek abuse v.
giydirmek array v.
giydirmek indue v.
giydirmek vest v.
giydirmek doll up v.
giydirmek doll out v.
giydirmek rebuke v.
giydirmek garment v.
giydirmek enrobe v.
giydirmek equip v.
giydirmek coat v.
giydirmek attire v.
giydirmek revet v.
giydirmek tog up v.
giydirmek rig out v.
giydirmek robe v.
giydirmek don v.
giydirmek vesture v.
giydirmek gird v.
giydirmek rig v.
giydirmek habilitate v.
giydirmek tittivate v.
giydirmek top-dress v.
giydirmek endue v.
giydirmek adight v.
giydirmek aguise v.
giydirmek aguize v.
giydirmek toggle [dialect] v.
giydirmek enclothe v.
giydirmek habit v.
giydirmek have v.
giydirmek bowne v.
giydirmek revestture v.
giydirmek busk [dialect] [uk] v.
giydirmek girt v.
giydirmek guise v.
giydirmek drest v.
giydirmek dub [uk] v.
giydirmek investure [obsolete] v.
giydirmek inwrap v.
giydirmek scoth v.
giydirmek suit v.
giydirmek house v.
Phrasals
giydirmek trim up v.
giydirmek do up v.
giydirmek dress out v.
Colloquial
giydirmek burn v.
Technical
giydirmek cover v.
giydirmek surface v.
giydirmek clad v.
giydirmek line v.
giydirmek fettle v.
Breeding
giydirmek fettle [dialect] [uk] v.
Archaic
giydirmek apparel v.
Slang
giydirmek break somebody’s balls [us] v.
British Slang
giydirmek clobber (up) v.

Significados de "giydirmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 137 resultado(s)

Turco Inglés
General
şık giydirmek spruce v.
taç giydirmek coronate v.
resmi olarak giydirmek clothe formally v.
üniforma giydirmek uniform v.
hüküm giydirmek convict v.
çizme giydirmek boot v.
hüküm giydirmek pass sentence v.
başlık giydirmek bonnet v.
deli gömleği giydirmek straitjacket v.
hüküm giydirmek adjudge v.
külah giydirmek play a dirty trick on v.
cüppe giydirmek vest v.
kukuleta giydirmek hood v.
hüküm giydirmek pass sentence on v.
eldiven giydirmek glove v.
zırh giydirmek arm v.
taç giydirmek enthrone v.
cüppe giydirmek gown v.
çelenk giydirmek garland v.
taç giydirmek crown v.
ayakkabı giydirmek shoe v.
cüppe giydirmek frock v.
hüküm giydirmek sentence v.
fanila giydirmek flannel v.
krala tacını giydirmek crown someone king v.
kat kat giydirmek overdress v.
(çocuğu vb) çok kalın giydirmek overclothe v.
(çocuğu vb.) çok kalın giydirmek overdress v.
kat kat giydirmek overclothe v.
birini çok şık giydirmek gussy someone up v.
bebeği giydirmek dress the baby v.
giydirmek (birini) dress v.
(birini) gösterişli giydirmek caparison v.
süslü at eyeri giydirmek caparison v.
yeniden giydirmek reclothe v.
yeniden taç giydirmek (kral, kraliçe vb.) recrown v.
yeniden taç giydirmek reinthronize [obsolete] v.
saçak giydirmek thrum [obsolete] v.
üniforma giydirmek uniform v.
başarı veya şeref payesi olarak defne çelengi giydirmek laureate v.
rahibe kıyafeti giydirmek habit v.
atkı giydirmek wimple v.
(elbiseyi) tekrar giydirmek revest v.
yeniden giydirmek revest v.
(birini) sıkı sıkı giydirmek bundle v.
şık biçimde giydirmek dink [scotland] v.
elbise giydirmek gown v.
başka biri gibi giydirmek guise v.
aşırı sıkı giydirmek overgird v.
aşırı giydirmek overpamper v.
cübbe giydirmek robe v.
taç giydirmek diadem v.
dini kıyafet giydirmek clothe v.
önemli biri gibi giydirmek clothe v.
iddialı giysiler giydirmek dude v.
hüküm giydirmek convince [obsolete] v.
taç giydirmek coronet v.
şık giydirmek finify v.
gömlek giydirmek shirt v.
ayakkabı giydirmek shod v.
ipek kıyafetler giydirmek silken v.
etek giydirmek skirt v.
çorap giydirmek sock v.
pelerin giydirmek becloak v.
kıyafet giydirmek beclothe v.
(birine) başlık giydirmek becap v.
deli gömleği giydirmek straightjacket v.
peruk giydirmek periwig v.
stola giydirmek stole v.
tunik benzeri kıyafet giydirmek stole v.
kürk giydirmek fur v.
giydirmek (nadir) attire v.
Phrasals
giydirmek (giysi) put on v.
taç giydirmek crown (someone or something) with (something) v.
taç giydirmek crown someone with something v.
birini/bir şeyi giydirmek dress (up) as (someone or something) v.
birine bir şey giydirmek garb someone in something v.
birinin üstüne bir şey giydirmek garb someone in something v.
(birine) iyice giydirmek whale away at (someone) v.
(birine bir giysi) giydirmek attire (someone or oneself) in (something) v.
(birine) iyice giydirmek whale on (someone) v.
(birine) iyice giydirmek whale into (someone) v.
birine bir şey giydirmek attire someone in something v.
(birine) kalınca (bir şey/bir şeyler) giydirmek bundle (someone) into (something) v.
birine bir şey giydirmek cover someone in something v.
birini (biri/bir şey) gibi giydirmek dress someone up (as someone or something ) v.
birine/bir şeye (bir şey) giydirmek dress someone or something up (in something) v.
birini/bir şeyi şık giydirmek dress someone or something up v.
(bir şey) giydirmek garb in v.
(birini) çok şık giydirmek/çok şık giyinmek trick (oneself or something) up v.
Colloquial
(birine) fena giydirmek give (one) a pasting v.
(birine) fena giydirmek give (one) a hammering v.
birine çok fena giydirmek give it to somebody [uk] v.
fena giydirmek bash v.
güzel/seksi bir şekilde giydirmek pimp up [us] v.
gösterişli bir şekilde giydirmek pimp up [us] v.
Idioms
ali'nin külahını veli'ye veli'nin külahını ali'ye giydirmek to rob peter to pay paul v.
şeytana külahı ters giydirmek play both ends against the middle v.
birine külah giydirmek sell someone a bill of goods v.
şeytana külahını ters giydirmek play both ends against the middle v.
birine çok fena giydirmek give someone what for v.
(birine) bir güzel giydirmek come down on somebody like a ton of ˈbricks v.
(birine) bir güzel giydirmek be down on somebody like a ton of ˈbricks v.
(birine) ateşten gömlek giydirmek put (one) through the mangle v.
ali'nin külahını veli'ye, veli'nin külahını ali'ye giydirmek manoeuvre the apostles [obsolete] [uk] v.
şeytana külahı ters giydirmek play both sides against the middle v.
şeytana külahını ters giydirmek play both sides against the middle v.
ali'nin külahını veli'ye veli'nin külahını ali'ye giydirmek be robbing peter to pay paul v.
birine bir güzel giydirmek be/come down on somebody like a ton of ˈbricks v.
(birine) çok fena giydirmek give (one) (the) what for v.
giymeyip giydirmek give the shirt off back v.
(birine/bir şeye) hüküm giydirmek pass sentence (on someone or something) v.
şeytana külahı ters giydirmek play both ends v.
külah giydirmek sell a bill of goods v.
şeytana pabucunu ters giydirmek beat the devil at his own game v.
Law
tekrar hüküm giydirmek reconvict v.
hüküm giydirmek forejudge [obsolete] v.
Politics
yeniden taç giydirmek reenthrone v.
yeniden taç giydirmek re-enthrone v.
Textile
şapka giydirmek hat v.
Religious
kardinale şapka giydirmek hat v.
Archaic
ayakkabı giydirmek calceate [old-fashioned] v.
yeniden giydirmek re-apparel v.
yeniden giydirmek reapparel v.
yeniden taç giydirmek reinthrone v.
kask giydirmek helm v.
Slang
bir erkeğe kadın kıyafetleri giydirmek queen up n.
baştan ayağa giydirmek ream (one's) butt v.
birine giydirmek bust somebody’s ass v.
birine giydirmek bust somebody’s butt v.
birine giydirmek bust somebody’s balls v.
birine giydirmek bust somebody’s hump v.
eşcinsel gibi giydirmek queer up v.
birine giydirmek bust somebody's chops [us] v.
birine bir güzel giydirmek come down on someone like a ton of bricks v.
(birine) bir güzel giydirmek come down on (one) like a ton of bricks v.
gotik tarzda giydirmek goth up v.