shoe - Turco Inglés Diccionario

shoe

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

shoe — Definition

Significado:
ayakkabı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ʃuː/ – BrE /ʃuː/)
Categoría gramatical:
İsim: shoe (shoes)
Sinónimo:
footwear

Significados de "shoe" en diccionario turco inglés : 46 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
shoe n. ayakkabı
He is thirty years old, but he still can't tie his shoes.
Otuz yaşında ama hala ayakkabısını bağlayamıyor.

More Sentences
shoe n. pabuç
When the shoe tightens, the cable winds around the motor.
Pabuç sıkıldığında, kablo motorun etrafına sarılır.

More Sentences
General
shoe n. kundura
Your shoes are dirty.
Kunduraların kirli.

More Sentences
shoe n. nal
The blacksmith changed the shoes of the horse.
Nalbant atın nallarını değiştirdi.

More Sentences
shoe n. ayakkabı
He is thirty years old, but he still can't tie his shoes.
Otuz yaşında ama hala ayakkabısını bağlayamıyor.

More Sentences
shoe v. nallamak
How many Dornishmen does it take to shoe a horse?
Bir atı nallamak için kaç Dornelu gerekir?

More Sentences
shoe v. nal çakmak
The shoeing of the horse should be made by a professional.
Ata nal çakma işlemi mutlaka profesyonel biri tarafından yapılmalıdır.

More Sentences
Technical
shoe n. pabuç
When the shoe tightens, the cable winds around the motor.
Pabuç sıkıldığında, kablo motorun etrafına sarılır.

More Sentences
Automotive
shoe n. pabuç
When the shoe tightens, the cable winds around the motor.
Pabuç sıkıldığında, kablo motorun etrafına sarılır.

More Sentences
Gastronomy
shoe n. ayakkabı
He is thirty years old, but he still can't tie his shoes.
Otuz yaşında ama hala ayakkabısını bağlayamıyor.

More Sentences
General
shoe n. iskarpin
shoe n. fren balatası
shoe n. balata
shoe n. dış lastik
shoe n. papuç
shoe n. sabit yazı karakterlerinin saklanmak üzere yerleştirildiği sağlam kağıt veya karton parçası
shoe n. eskiden çin'de para olarak kullanılan ayakkabı biçimli gümüş veya altın külçe
shoe v. ayakkabı giydirmek
shoe v. ayakkabı ile korumak
shoe v. ayakkabı işlevi görecek bir şeyle korumak
shoe v. daha iyi bir malzeme ile koruma/süsleme amaçlı kaplamak
Irregular Verb
shoe v. shoed/shod - shoed/shod
Technical
shoe n. ahşap direğin, kazığın veya çubuğun ucunu korumaya yarayan soket veya başlık
shoe n. (direğin, kalasın, krikonun) itki kuvvetine maruz kalan metal soket veya levha
shoe n. taşıtın kar veya buzun üstünde kaymasına yarayan kayış
shoe n. maden kırma makinesinde takıp çıkarılabilir metal başlık
shoe n. kesonun tabanına veya çökertme kesonun astarına eklenmiş kesici çelik kenar
shoe n. köprünün üst yapıyı destekleyen ve köprü ayağının üzerindeki yuvayı barındıran parçası
shoe n. odanın süpürgeliği ile zemini arasındaki dirseğe yerleştirilen küçük silme veya çıta
shoe n. paletli traktörün çekiş kayışı halkasına bağlanan veya bu halkayı oluşturan taban levhası
shoe n. su oluğunun sonunda yer alıp suyu dışarı tahliye eden parça
shoe n. cevher kırma değirmenindeki eğimli oluk
shoe n. koruma amaçlı örten veya saran aparat
shoe n. pencere çerçevesi kanalında veya kapının altında yer alan sürgülü ek yapı
shoe n. akım kolektörünün kayıcı temas elemanı
shoe n. fotoğraf filmi veya kağıdın makineden geçişini kontrol eden yol veya rampa
shoe n. dinamo kutuplarının genellikle kıvrımlı olan ucu
shoe n. ütü makinesinin düz metal plakası
shoe n. pres makinesinin elektrikle ısıtılan çukur metal levhası
shoe n. iskambil oyunlarında üç veya daha fazla destenin içine konulup en üstteki kartın tek başına çekilebildiği kutu
shoe v. (taşıtın tekerleğine) lastik takmak
Furniture
shoe n. mobilya ayaklarının genellikle disk şeklinde olan son bölümü
shoe n. mobilya bacağının üzerine veya altına yerleştirilen başlık
Marine
shoe n. karinanın altında bulunan çelik şerit
Agriculture
shoe n. tahılları silodan değirmen ağzına aktaran kanal
shoe n. bazı mibzerlerde ve ekim makinelerinde kullanılan takoz şeklinde bir oluk açıcı

Significados de "shoe" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
shoe sole n. ayakkabı pençesi
gym shoe n. spor ayakkabısı
shoe cupboard n. ayakkabılık
ankle shoe n. fotin
shoe string n. ayakkabı bağı
shoe scraper n. çamurluk
shoe repairer n. ayakkabı tamircisi
shoe size n. ayakkabı numarası
shoe shop n. ayakkabı dükkanı
baby shoe n. bebek ayakkabısı
court shoe n. topuklu ayakkabı
shoe seller n. ayakkabı satıcısı
shoe polish n. ayakkabı boyası
shoe industry n. ayakkabı endüstrisi
running shoe n. koşu ayakkabısı
casual shoe n. gündelik ayakkabı
shoe laces n. ayakkabı bağları
baby shoe n. patik
shoe seller n. ayakkabıcı
shoe shining n. lostra
shoe store n. ayakkabı dükkanı
tennis shoe n. tenis ayakkabısı
shoe trade n. ayakkabıcılık
shoe shine n. ayakkabı cilası
shoe size n. ayak numarası
white shoe firm n. köklü şirket
white shoe firm n. köklü firma
walking shoe n. yürüyüş ayakkabısı
shoe toe n. ayakkabı burnu
toe of a shoe n. ayakkabı burnu
toe of a shoe n. ayakkabının burnu
flat-heeled shoe n. yemeni
shoe-dealer n. ayakkabıcı
shoe-upper n. saya
shoe-buckle n. atkı
shoe-seller n. ayakkabıcı
waterproof shoe n. su geçirmez ayakkabı
athletic shoe n. spor ayakkabısı
shoe shine boy n. ayakkabı boyacısı
shoe maker n. kunduracı
shoe shine boy n. lostracı
shoe shine boy n. kundura boyacısı
shoe cabinet n. ayakkabılık
shoe repair shop n. ayakkabı tamir dükkanı
shoe repair shop n. ayakkabı tamir atölyesi
shoe repair shop n. ayakkabı tamircisi
shoe lace n. ayakkabı bağcığı
shoe string n. ayakkabı bağcığı
shoe size n. ayakkabı ölçüsü
shoe rack n. ayakkabı rafı
shoe rack n. ayakkabılık
shoe house n. ayakkabı ev
shoe-making n. ayakkabıcılık
a low-cut shoe n. bileksiz ayakkabı
shoe mender n. ayakkabı tamircisi
sports shoe n. spor ayakkabısı
shoe with soft sole n. yumuşak tabanlı ayakkabı
pointe shoe n. bale ayakkabısı
toe shoe n. bale ayakkabısı
shoe-strings n. ayakkabı bağcıkları
shoe laces n. ayakkabı bağcıkları
boat shoe n. yelken ayakkabısı
shoe shine box n. boyacı sandığı
shoe cover n. ayakkabı kılıfı
shoe cover n. galoş
shoe buckle n. ayakkabı tokası
one shoe of a pair n. ayakkabının teki
shoe horn n. kerata
shoe horn n. ayakkabı çekeceği
shoe maker n. ayakkabıcı
shoe print n. ayakkabı izi
shoe box. n. ayakkabı kutusu
shoe models n. ayakkabı modelleri
shoe cabinet n. ayakkabı dolabı
shoe designer n. ayakkabı tasarımcı
shoe shopping n. ayakkabı alışverişi
shoe lining n. ayakkabı içi astarı
elevator shoe n. platformlu ayakkabı
elevator shoe n. iç platformlu ayakkabı
ballet shoe n. babet
ballet shoe n. balerin ayakkabısı
ballet shoe n. pisi pisi
bar shoe n. altında çubuk bulunan bir at nalı
jodhpur shoe n. yanı tokalı kısa binicilik botu
saddle shoe n. genellikle beyaz renkli olup tarak kısmında zıt renkten deri bir şerit bulunan gündelik bir ayakkabı
wooden shoe n. tahta ayakkabı
work shoe n. iş ayakkabısı
work shoe n. kalın tabanlı ve ağır bir ayakkabı
brogue shoe n. eskiden irlanda ve iskoçya'da giyilen deri bir ayakkabı
brogue shoe n. ağır bir tür ayakkabı
brogan shoe n. ağır ayakkabı
brogue shoe n. kalın bir oxford ayakkabı
brogan shoe n. dize kadar uzanan bir tür deri ayakkabı
monk shoe n. iki tarafı ve bir sayası olup ayağa bağcıkla tutturulan alçak bir ayakkabı
old shoe n. gösterişsiz şey
old shoe n. çok aşina kimse
old shoe n. gösterişsiz kimse
old shoe n. çok tanıdık kimse
old shoe n. çok tanıdık şey
old shoe n. çok aşina şey
congress shoe n. bilekte bot
congress shoe n. bilek hizasında kenarı lastikli bot
goloe-shoe n. özellikle yağmurlu havalarda ayakkabı üstüne giyilen bir tür galoş
goloe-shoe n. takunya
platform shoe n. platform topuklu ayakkabı
shoe pac n. bir makosen türü
shoe repairing n. ayakkabı tamiri
shoe last n. ayakkabı kalıbı
shoe repairs n. ayakkabı tamiri
shoe lift n. çekecek
shoe bomb n. ayakkabının tabanına ve topuğuna gizlenen patlayıcı cihaz
shoe-shop n. ayakkabı dükkanı
shoe repairing n. ayakkabıcılık
shoe lift n. ayakkabı çekeceği
shoe last n. ayak şeklindeki demir parçası
shoe-shop n. ayakkabı mağazası
shoe buttons n. genellikle siyah, yuvarlak ve parlak olan ayakkabı düğmesi
shoe box n. ayakkabı kutusu
strap shoe n. cırtcırtlı ayakkabı
strap shoe n. kemer kapatmalı ayakkabı
strap shoe n. tokalı ayakkabı
strap shoe n. bağcıklı ayakkabı
sole a shoe v. pençe vurmak
tie shoe laces v. bağcıklarını bağlamak
try a shoe v. ayakkabı denemek
test a shoe v. ayakkabı denemek
fit (a horse) with a shoe v. nal çakmak
cast a shoe v. (at, öküz) nalını ayağından çıkarmak
old-shoe adj. gösterişsiz ama rahat olan
old-shoe adj. çok tanıdık olan
old-shoe adj. çok aşina olan
on a shoe string adv. çok az para ile
Phrasals
shoe up v. ata nal takmak
Phrases
the shoe is on the other foot expr. şartlar tam tersine döndü
the shoe is on the other foot expr. rüzgar tersine döndü
as ever trod shoe-leather expr. dünyanın görüp görebileceği
as ever trod shoe-leather expr. gelmiş geçmiş en
as ever trod shoe-leather expr. yeryüzündeki gelmiş geçmiş en
as ever trod shoe-leather expr. dünyanın gördüğü
as ever trod shoe-leather expr. dünyadaki gelmiş geçmiş en
as ever trod shoe-leather expr. şu ana kadarki en
Proverb
for want of a shoe the horse was lost bir mıh bir nal kurtarır (bir nal bir at kurtarır)
for want of a nail the shoe was lost bir mıh bir nal kurtarır (bir nal bir at kurtarır)
for want of a nail the shoe was lost bir çivi bir nal kurtarır
for want of a nail the shoe was lost bir mıh bir nal kurtarır
for want of a shoe the horse was lost bir nal bir at kurtarır
only the wearer knows where the shoe pinches yaşayan bilir
only the wearer knows where the shoe pinches kişinin derdini en iyi kendi bilir
only the wearer knows where the shoe pinches kişi ne yaşadığını kendi bilir
only the wearer knows where the shoe pinches herkes kendi derdini bilir