bundle - Turco Inglés Diccionario

bundle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bundle — Definition

Significado:
paket, demet, paketlemek
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbʌndəl/ – BrE /ˈbʌndəl/)
Categoría gramatical:
İsim: bundle (bundles); Fiil: bundle (bundles – bundled – bundling)

Significados de "bundle" en diccionario turco inglés : 61 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bundle n. demet
She had a bundle of peonies on his lap.
Kucağında bir demet şakayık vardı.

More Sentences
General
bundle n. paket
Presentation deck templates are included in this bundle.
Sunum destesi şablonları bu pakete dahildir.

More Sentences
bundle n. bohça
He carried a bundle of clothes.
O bir bohça giysi taşıdı.

More Sentences
bundle n. deste
We lost a bundle.
Bir deste kaybettik.

More Sentences
bundle v. tıkıştırmak
They bundled him into the back of a police car.
Onu bir polis arabasının arkasına tıkıştırdılar.

More Sentences
bundle v. doldurmak
She bundled all her dresses into the suitcase.
Bütün elbiselerini bavula doldurdu.

More Sentences
bundle v. paketlemek
They had bundled a backup tool with the antivirus application.
Antivirüs uygulamasını bir de yedekleme aracıyla birlikte paketlemişlerdi.

More Sentences
bundle v. doluşmak
They bundled into a tiny car.
Küçük bir arabaya doluştular.

More Sentences
Trade/Economic
bundle n. paket
Presentation deck templates are included in this bundle.
Sunum destesi şablonları bu pakete dahildir.

More Sentences
Technical
bundle n. demet
She had a bundle of peonies on his lap.
Kucağında bir demet şakayık vardı.

More Sentences
Textile
bundle n. deste
We lost a bundle.
Bir deste kaybettik.

More Sentences
Medical
bundle n. demet
She had a bundle of peonies on his lap.
Kucağında bir demet şakayık vardı.

More Sentences
Food Engineering
bundle n. demet
She had a bundle of peonies on his lap.
Kucağında bir demet şakayık vardı.

More Sentences
Linguistics
bundle n. demet
She had a bundle of peonies on his lap.
Kucağında bir demet şakayık vardı.

More Sentences
General
bundle n. bağlam
bundle n. çıkın
bundle n. kundak
bundle n. yığın
bundle n. bağ
bundle n. tomar
bundle n. balya
bundle n. kangal
bundle n. yığınla para
bundle n. elyaf demeti
bundle n. çok para
bundle n. belirli bir niteliğe sahip kimse
bundle n. öbek
bundle v. toplamak
bundle v. kundaklamak
bundle v. paket yapmak
bundle v. sarmak
bundle v. palas pandıras yollamak
bundle v. sepetlemek
bundle v. acele ettirmek
bundle v. bohçalamak
bundle v. desteklemek
bundle v. bohça yapmak
bundle v. (itip kakarak) acele ettirmek
bundle v. bir ürünü başka bir ürünle paket yaparak tek fiyata satmak
bundle v. kalkışa hazırlanmak
bundle v. aceleyle yola çıkmak
bundle v. paketleme yapmak
bundle v. aceleyle göndermek
bundle v. (birini) sıkı sıkı giydirmek
bundle v. acele etmek
bundle v. (eskiden new england ve galler'de nişanlı çiftlere özgü bir gelenek) tamamen giyinik olarak aynı yatakta uyumak
Colloquial
bundle n. bir tomar para
bundle n. tomarla para
bundle n. desteyle para
bundle n. bebek
Industry
bundle n. kağıt yapımında kullanılan bir levha ölçüsü
bundle n. kağıt yapımında kullanılan bir nakliye birimi
Technical
bundle n. balya
Textile
bundle v. destelemek
Anatomy
bundle n. sinir iplikleri demeti
bundle n. vasküler demet
Food Engineering
bundle n. bağ
bundle n. tomar
Linguistics
bundle n. benzer yönde yayılım gösteren izoglos grubu
bundle n. dil fasikülü
British Slang
bundle n. büyük miktarda para

Significados de "bundle" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
his bundle n. his hüzmesi
bundle of his n. his hüzmesi
a bundle of nerves n. sinir küpü
a bundle of money n. bir tomar para
money bundle n. para destesi
medicine bundle n. bazı amerikan yerlileri tarafından kullanılan, içinde kişisel veya kabileye ait dini nesnelerin bulunduğu kapalı veya sarılı bohça
wrap up in a bundle v. bohçalamak
bundle up v. sıkı giyinmek
bundle off v. acele ile gitmek
bundle up v. sarınıp sarmalanmak
wrap up in a bundle v. bohçe etmek
make a bundle v. çok para kazanmak
bundle somebody up v. sarıp sarmalamak
make things into a bundle v. çıkın etmek
wrap into a bundle v. denk yapmak
make into a bundle v. çıkın etmek
bundle someone off v. birini apar topar göndermek
bundle off v. sepetlemek
cost somebody a bundle v. tuzluya mal olmak
bundle off v. göndermek
bdl (bundle) abrev. demet
bdle. (bundle) abrev. demet
Phrasals
bundle someone into something v. sarıp sarmalamak
bundle oneself up against something v. sarıp sarmalamak
bundle someone off to some place v. birisini bir yere göndermek
bundle someone up v. sarıp sarmalamak
bundle somebody up v. sarıp sarmalamak
bundle up somebody v. sarıp sarmalamak
bundle up v. rahat giyinmek
bundle up v. kalın şeyler giyinmek
bundle off v. aceleyle çıkmak
bundle off v. sıkıca sarmak
bundle off v. iyice sarmak/paketlemek
bundle off v. sıkıca paketlemek
bundle off v. hemen göndermek/yollamak
bundle something off (to someone or some place) v. bir şeyleri toplayıp (birine/bir yere) göndermek
bundle up v. sıkıca/iyice paketlemek
bundle (someone) into (something) v. (birini) yatağına/uykuya yatırmak
bundle something off (to someone or some place) v. (birine/bir yere) bir tomar bir şey göndermek
bundle something off (to someone or some place) v. (birine/bir yere) palas pandıras bir şey yollamak
bundle (someone) into (something) v. (birine) kalınca (bir şey/bir şeyler) giydirmek
bundle someone up (in something) v. birinin üstünü (bir şeyle) sıkı sıkı örtmek
bundle into v. -e sarmak
bundle someone up (in something) v. birini (bir şeyle) sıkı sıkı giydirmek/sarmak
bundle (someone) into (something) v. (birini bir şeyle) sarıp sarmalamak
bundle up v. sıkı sıkı sarmak
bundle someone up (in something) v. birini (bir şeye) sarıp sarmalamak
bundle into v. -e kundaklamak
bundle into v. -e sarıp sarmalamak
Proverb
a man wrapped up in himself makes a very small bundle bencil biri kimse tarafından hoş karşılanmaz
a man wrapped up in himself makes a very small bundle bencillik insanı ancak küçültür
a man wrapped up in himself makes a very small bundle yalnızca kendini düşünen biri kısır kalır/gelişemez
a man wrapped up in himself makes a very small bundle sadece kendini düşünen biri kimse için cazip değildir
Colloquial
bundle of energy n. yerinde duramayan
bundle of energy n. aktif
bundle of energy n. kıpırdak
bundle of energy n. üretken
bundle of energy n. hareketli
bundle of energy n. enerji topu/yumağı
bundle of energy n. yumurcak (çocuk)
bundle of energy n. hiperaktif
bundle of energy n. enerji dolu
go a bundle on v. bayılmak
go a bundle on v. çok beğenmek
Idioms
bundle from heaven n. bebek
bundle of joy n. bebek
a bundle of nerves n. sinir küpü
bundle of energy n. enerji küpü
a bundle of laughs n. matrak
a bundle of laughs n. gır gır
a bundle of laughs n. çok eğlenceli
a bundle of laughs n. çok matrak
a bundle of laughs n. gır gır
a bundle of laughs n. çok komik
a bundle of joy n. bebek
a bundle of joy n. evin neşesi (yeni doğmuş bebek)
a bundle of joy n. yeni doğmuş bebek
bundle of nerves n. çok sinirli kimse
bundle of nerves n. sinir küpü kimse
bundle of nerves n. çok heyecanlı kimse
bundle of laughs n. eğlenceli (kimse/şey)
bundle of nerves n. korku dolu kimse
bundle of joy n. evin neşesi (yeni doğmuş bebek)
bundle of nerves n. korkak/ürkek kimse
bundle of laughs n. matrak (kimse/şey)
bundle of joy n. yeni doğmuş bebek
bundle of laughs n. eğlence dolu (kimse/şey)
bundle of laughs n. komik (kimse/şey)
bundle of nerves n. asabi kimse
bundle of laughs n. gır gır (kimse/şey)
bundle of nerves n. çok gergin kimse
bundle someone up v. birini sarıp sarmalamak
bundle somebody off v. başından savmak
bundle somebody off v. başından atmak
bundle up v. sarıp sarmalamak
be a bundle of nerves v. heyecan basmak
be a bundle of nerves v. çok heyecanlı olmak
blow a bundle on v. çok para ödemek
drop a bundle v. bir servet ödemek
drop a bundle v. çok para ödemek
blow a bundle on v. bir servet ödemek
not go a bundle on something v. beğenmemek
lose a bundle v. çok para kaybetmek
expect a bundle from heaven v. bebek beklemek
not be a bundle of laughs v. eğlenceli olmamak
expect a bundle of joy v. bebek beklemek
lose a bundle v. çok para batırmak
not go a bundle on something v. hoşlanmamak
save a bundle on something v. bir yığın para ödemekten kurtulmak
save a bundle on something v. epeyce bir miktar tasarruf etmek
drop a bundle on something v. bir servet ödemek
make a bundle v. voliyi vurmak
drop a bundle on something v. cebinden çok para çıkmak
make a bundle v. parsayı toplamak
bundle one's self up v. kendini sıcacık sarmak
drop (one's) bundle [australia/new zealand] v. kaygılanmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. kaygıya kapılmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. asılmamak
drop (one's) bundle [australia/new zealand] v. umutsuzluğa/ümitsizliğe kapılmak
drop (one's) bundle [australia/new zealand] v. umutsuzluğa/ümitsizliğe düşmek
drop (one's) bundle [australia/new zealand] v. kaygıya kapılmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. umutsuzluğa/ümitsizliğe düşmek
drop (one's) bundle [australia/new zealand] v. panik yapmak
drop (one's) bundle [australia/new zealand] v. asılmamak
drop (one's) bundle [australia/new zealand] v. kontrolü/kendini bırakmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. kontrolü/kendini bırakmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. umutsuzluğa/ümitsizliğe kapılmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. panik yapmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. kaygılanmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. kendini tutamamak
drop your bundle [australia/new zealand] v. paniğe kapılmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. otokontrolünü kaybetmek
drop your bundle [australia/new zealand] v. iradesini kontrol edememek
drop your bundle [australia/new zealand] v. kontrolden çıkmak
drop your bundle [australia/new zealand] v. kendine hakim olamamak
drop your bundle [australia/new zealand] v. umudunu kaybetmek/yitirmek
drop (one's) bundle [australia/new zealand] v. umudunu kaybetmek/yitirmek
drop your bundle [australia/new zealand] v. duygularını kontrol edememek
drop your bundle [australia/new zealand] v. kendi kontrolünü kaybetmek
be a bundle of laughs v. eğlenceli olmak
be a bundle of laughs v. komik olmak
be a bundle of laughs v. neşe dolu olmak
be a bundle of laughs v. eğlence dolu olmak
drop a bundle on (someone or something) v. (birine/bir şeye) tomarla para dökmek
drop a bundle (on someone) v. (birine) çok para dökmek
drop a bundle (on someone) v. (birine) bir servet harcamak
drop a bundle on (someone or something) v. (birine/bir şeye) bir servet ödemek
drop a bundle (on something) v. (bir şeye) tomarla para dökmek
drop a bundle (on something) v. (bir şeye) çok para dökmek
drop a bundle on (someone or something) v. (birine/bir şeye) çok para harcamak