doldurmak - Turco Inglés Diccionario

doldurmak

Significados de "doldurmak" en diccionario inglés turco : 92 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
doldurmak fill v.
Please fill my glass too.
Lütfen benim bardağımı da doldur.

More Sentences
General
doldurmak infuse v.
His speech was infused with sharp sarcasm towards modern society.
Konuşması, modern topluma yönelik sert bir alaycılıkla doluydu.

More Sentences
doldurmak fill in v.
We must then also fill in the specific details.
O halde spesifik detayları da doldurmalıyız.

More Sentences
doldurmak complete v.
First, you need to complete this form.
Evvela bu formu doldurmanız icap ediyor.

More Sentences
doldurmak crowd v.
I have to pee, but your friends are completely crowding the hallway.
İşemem lazım ama arkadaşların koridoru tamamen doldurmuş.

More Sentences
doldurmak replenish v.
On the contrary, they serve to replenish the war chest of the Khartoum government.
Aksine, Hartum hükümetinin savaş sandığını doldurmaya hizmet ediyorlar.

More Sentences
doldurmak line v.
He's lining his pockets while soldiers are massacred for a cause that is lost.
Askerler kaybedilmiş bir dava uğruna katledilirken o ceplerini dolduruyor.

More Sentences
doldurmak stuff with v.
Postman Pat's head is stuffed with explosives.
Postacı Pat'in kafası patlayıcılarla doldurulmuş.

More Sentences
doldurmak infest v.
The main street is infested with tourists.
Ana caddeyi turistler doldurmuşlardı.

More Sentences
doldurmak stuff v.
I spent the afternoon stuffing the couch cushions.
Öğleden sonrayı kanepenin minderlerini doldurarak geçirdim.

More Sentences
doldurmak fill v.
Please fill my glass too.
Lütfen benim bardağımı da doldur.

More Sentences
doldurmak charge v.
I have to charge the battery of my car.
Arabamın aküsünü doldurmam gerek.

More Sentences
doldurmak fill up v.
They are entitled to fill up their tanks there.
Depolarını orada doldurma hakkına sahipler.

More Sentences
doldurmak pad v.
The seat is padded with a special gel for a comfortable ride.
Koltuk, rahat bir sürüş için özel bir jel ile doldurulmuştur.

More Sentences
doldurmak load v.
The gun was loaded with only two bullets.
Silah sadece iki mermiyle doldurulmuştu.

More Sentences
doldurmak pack v.
Tom packed some essentials into his knapsack.
Tom sırt çantasına bazı gerekli şeyleri doldurdu.

More Sentences
doldurmak pull v.
Do you mind pulling me a lager?
Bana bir bira doldurur musun?

More Sentences
doldurmak bundle v.
She bundled all her dresses into the suitcase.
Bütün elbiselerini bavula doldurdu.

More Sentences
doldurmak stock v.
Our deep freezer was stocked with meat.
Derin dondurucumuz etlerle doldurulmuştu.

More Sentences
doldurmak bolster v.
He attends all of the seminars to bolster his CV.
CV'sini doldurmak için tüm seminerlere katılıyor.

More Sentences
Technical
doldurmak charge v.
I have to charge the battery of my car.
Arabamın aküsünü doldurmam gerek.

More Sentences
doldurmak load v.
The gun was loaded with only two bullets.
Silah sadece iki mermiyle doldurulmuştu.

More Sentences
doldurmak fill v.
Please fill my glass too.
Lütfen benim bardağımı da doldur.

More Sentences
Informatics
doldurmak pad v.
The seat is padded with a special gel for a comfortable ride.
Koltuk, rahat bir sürüş için özel bir jel ile doldurulmuştur.

More Sentences
Automotive
doldurmak fill v.
Please fill my glass too.
Lütfen benim bardağımı da doldur.

More Sentences
Gastronomy
doldurmak stuff v.
I spent the afternoon stuffing the couch cushions.
Öğleden sonrayı kanepenin minderlerini doldurarak geçirdim.

More Sentences
General
doldurmak throng v.
doldurmak encumber v.
doldurmak write out v.
doldurmak round v.
doldurmak egg somebody on v.
doldurmak choke up v.
doldurmak suffuse v.
doldurmak fill something in v.
doldurmak cover in v.
doldurmak congest v.
doldurmak clog v.
doldurmak urge v.
doldurmak the close of the day v.
doldurmak glut v.
doldurmak imbue v.
doldurmak fill something out v.
doldurmak take up v.
doldurmak store v.
doldurmak pervade v.
doldurmak scrouge v.
doldurmak accumber v.
doldurmak ram (in) v.
doldurmak ram (down) v.
doldurmak upfill [obsolete] v.
doldurmak bein v.
doldurmak belly v.
doldurmak quat [welsh] v.
doldurmak het [obsolete] v.
doldurmak honeycomb v.
doldurmak renew v.
doldurmak oversupply v.
doldurmak impact v.
doldurmak implete v.
doldurmak impregn [obsolete] v.
doldurmak impregn [obsolete] v.
doldurmak infarce [obsolete] v.
doldurmak infound [obsolete] v.
doldurmak inglut [obsolete] v.
doldurmak gorge v.
doldurmak close v.
doldurmak cloy [obsolete] v.
doldurmak involve v.
doldurmak penetrate v.
doldurmak plenish v.
doldurmak scrounge v.
doldurmak scrowdge v.
doldurmak frequent [obsolete] v.
doldurmak push v.
doldurmak supply v.
doldurmak pile v.
Phrasals
doldurmak throw on v.
doldurmak pile on v.
doldurmak pile onto v.
doldurmak stuff up v.
doldurmak run into v.
doldurmak inject into v.
doldurmak finish out v.
Colloquial
doldurmak crap up (something) v.
doldurmak crap up v.
Technical
doldurmak store v.
doldurmak fuel v.
Automotive
doldurmak top up v.
doldurmak prime v.
Archaic
doldurmak stew v.
doldurmak fulfil v.
doldurmak fulfill v.

Significados de "doldurmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
çuvala doldurmak sack v.
General
boşaltılmış olan çukuru yeniden doldurmak için kullanılan malzeme backfill n.
(hayvan, bitki) koruma veya spor amaçlı bir yere doldurmak plant n.
torbasını doldurmak için önüne geleni vuran avcı pot hunter n.
doldurmak (taşıtın benzin deposunu) tank up v.
armayı doldurmak tauten the standing rigging v.
pamukla doldurmak wad v.
altını doldurmak wet one's nappies v.
küpünü doldurmak feather one's own nest v.
yerini doldurmak (birinin) take someone's place v.
pamukla doldurmak pad v.
form doldurmak fill in v.
doldurmak (form vb) fill out v.
doldurmak (silah) load v.
herhangi bir cisme başka bir cismi katarak fazlasını alamayacak derecede doldurmak embrue v.
tıka basa doldurmak stuff v.
tıka basa doldurmak overfill v.
doldurmak (silah) ram v.
kafasını iyice doldurmak saturate v.
fazla doldurmak overload v.
yerini doldurmak sub v.
kum ve çamurla doldurmak silt up v.
çile doldurmak undergo a period of suffering v.
yeniden doldurmak replenish v.
doldurmak (formu) fill out v.
torbaya doldurmak bag v.
midesini bir şey ile tıka basa doldurmak gorge oneself on v.
benzin deposunu doldurmak gas up v.
yerini doldurmak recoup v.
cebini doldurmak fill one's pockets v.
silahı doldurmak load v.
tıka basa doldurmak clutter v.
havayla doldurmak swell v.
testiyi doldurmak accumulate money v.
düzensiz bir şekilde doldurmak clutter v.
fazla insanla doldurmak overcrowd v.
şişeye doldurmak bottle v.
ağzını tıka basa doldurmak tuck into v.
tepeleme doldurmak pile on v.
erotik duygularla doldurmak erotise v.
yerini doldurmak replace v.
beklenenden daha az doldurmak underfill v.
tepeleme doldurmak heap v.
tıka basa doldurmak stoke v.
benzin doldurmak fuel v.
iyice doldurmak saturate v.
tepeleme doldurmak pile v.
miyadını doldurmak peter v.
yerini doldurmak (bir kimsenin) deputize for v.
cezasını hapiste doldurmak serve one's sentence v.
doldurmak (zar) load v.
tıka basa doldurmak clutter up v.
miadını doldurmak peter out v.
doldurmak (yumuşak bir madde ile) pad v.
erotik duygularla doldurmak erotize v.
küpünü doldurmak feather one's nest v.
aşırı doldurmak glut v.
yeniden doldurmak restock v.
tıka basa doldurmak choke up v.
fazla doldurmak (çamaşır makinesi vb) overfill v.
tıka basa doldurmak encumber v.
tıka basa doldurmak glut v.
cebini doldurmak line one's pocket v.
benzin doldurmak fuel up v.
aşırı doldurmak overfill v.
tıka basa doldurmak pack v.
gününü doldurmak complete a period of time v.
hıncahınç doldurmak jam v.
yerini doldurmak supply v.
tıka basa doldurmak cram v.
fazlasıyla doldurmak surfeit v.
kepçe ile doldurmak veya boşaltmak ladle v.
az doldurmak underfill v.
ağzına kadar doldurmak cram v.
suyla doldurmak swamp v.
içini doldurmak pad v.
tıka basa doldurmak tuck away v.
fazla doldurmak surcharge v.
hıncahınç doldurmak pack v.
bant doldurmak tape v.
çuvala doldurmak bag v.
miyadını doldurmak be over v.
altını doldurmak soil one's nappies v.
ağzına kadar doldurmak heap v.
yarıkları doldurmak chink v.
yazıp doldurmak make out v.
form doldurmak fill up a form v.
tıka basa doldurmak jam v.
yerini doldurmak make something up v.
sıfır doldurmak zerofill v.
sıfır doldurmak zeroise v.
sıfırla doldurmak zeroise v.
derz doldurmak mortar v.
çuvalı doldurmak fill the sack with v.
çuval doldurmak fill the sack with v.
çuvalı doldurmak fill the sack v.
yastıkları doldurmak plump up pillows v.
yastık doldurmak plump up pillow v.
yakıt doldurmak fill up fuel oil v.
yakıt doldurmak fuel up v.
silah doldurmak load a gun v.
bir anketi doldurmak fill out a survey v.
boşluğunu doldurmak fill a gap v.
boşluğu doldurmak fill a gap v.
boşluk doldurmak fill a gap v.
yeniden doldurmak refill v.
yağmur yağarken küpünü doldurmak make hay while the sun shines v.
(form) doldurmak fill in v.
fazla doldurmak glut v.
kıtıkla doldurmak flock v.
anket doldurmak fill in questionnaire v.
anket doldurmak fill out questionnaire v.
binalarla doldurmak overbuild v.
fazla doldurmak overcharge v.
çok fazla insanla doldurmak overcrowd v.
tıka basa doldurmak overcrowd v.
koruyucu bir madde ile doldurmak pack v.
yeniden doldurmak recharge v.
yaşını doldurmak turn (27 next week etc) v.
göz doldurmak make an indelible impression on v.
göz doldurmak make a strong impression on v.
göz doldurmak impress v.
boşlukları doldurmak fill in the blanks v.
boşluğu doldurmak fill the void v.
boşluğu doldurmak stand in the breach v.
mürekkebini doldurmak ink v.
alanları doldurmak fill the areas v.
boşluğunu doldurmak fill the deficiency of v.
başvuru formu doldurmak fill in an application form v.
bir talep formu doldurmak fill out a request form v.
içini parayla doldurmak stuff something full of cash v.
bir şeyi tıka basa doldurmak glut something with something v.
(silahı) yeniden doldurmak reload v.
midesini bir şey ile tıka basa doldurmak gorge oneself with something v.
boğazı toprakla doldurmak stuff one’s gullet with dirt v.
performansıyla göz doldurmak one's performance catch the eye v.
(aradaki) boşluğu doldurmak bridge v.
hayvan doldurmak taxidermize v.
silahını doldurmak load one's gun v.
ağzına kadar doldurmak fill to overflowing v.
tıka basa doldurmak fill to overflowing v.
gaz doldurmak aerate v.
şarjöre mermi doldurmak insert bullets into the magazine v.
şarjörü doldurmak fill the magazine v.
bir form doldurmak fill out a form v.
ömrünü doldurmak expire v.
(valizi vb) aşırı doldurmak overpack v.
beyanname doldurmak fill tax return v.
tıka basa doldurmak accumber v.
ağzına kadar doldurmak fill to the brim v.