doldurmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

doldurmak



Significados de "doldurmak" en diccionario inglés turco : 50 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
doldurmak fill v.
General
doldurmak replenish v.
doldurmak infest v.
doldurmak round v.
doldurmak complete v.
doldurmak throng v.
doldurmak suffuse v.
doldurmak encumber v.
doldurmak clog v.
doldurmak the close of the day v.
doldurmak crowd v.
doldurmak fill something out v.
doldurmak fill in v.
doldurmak congest v.
doldurmak fill something in v.
doldurmak egg somebody on v.
doldurmak choke up v.
doldurmak line v.
doldurmak infuse v.
doldurmak cover in v.
doldurmak imbue v.
doldurmak stuff with v.
doldurmak glut v.
doldurmak urge v.
doldurmak write out v.
doldurmak take up v.
doldurmak charge v.
doldurmak fill up v.
doldurmak stuff v.
doldurmak fill v.
doldurmak pad v.
doldurmak load v.
doldurmak store v.
doldurmak pervade v.
doldurmak pack v.
doldurmak pull v.
doldurmak scrouge v.
doldurmak accumber v.
doldurmak ram (in) v.
doldurmak ram (down) v.
Technical
doldurmak store
doldurmak fill
doldurmak load
doldurmak fuel
doldurmak charge
Informatics
doldurmak pad
Automotive
doldurmak fill
doldurmak prime
doldurmak top up
Gastronomy
doldurmak stuff

Significados de "doldurmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 292 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
çuvala doldurmak sack v.
General
doldurmak (zar) load v.
ağzına kadar doldurmak heap v.
fazla doldurmak (çamaşır makinesi vb) overfill v.
iyice doldurmak saturate v.
hıncahınç doldurmak pack v.
herhangi bir cisme başka bir cismi katarak fazlasını alamayacak derecede doldurmak embrue v.
çile doldurmak undergo a period of suffering v.
doldurmak (silah) ram v.
tıka basa doldurmak clutter v.
doldurmak (form vb) fill out v.
tıka basa doldurmak stoke v.
erotik duygularla doldurmak erotize v.
fazla insanla doldurmak overcrowd v.
aşırı doldurmak overfill v.
benzin deposunu doldurmak gas up v.
fazlasıyla doldurmak surfeit v.
küpünü doldurmak feather one's nest v.
form doldurmak fill in v.
silahı doldurmak load v.
fazla doldurmak overload v.
az doldurmak underfill v.
beklenenden daha az doldurmak underfill v.
benzin doldurmak fuel up v.
benzin doldurmak fuel v.
doldurmak (yumuşak bir madde ile) pad v.
cebini doldurmak fill one's pockets v.
içini doldurmak pad v.
doldurmak (formu) fill out v.
kepçe ile doldurmak veya boşaltmak ladle v.
ağzını tıka basa doldurmak tuck into v.
çuvala doldurmak bag v.
yerini doldurmak (bir kimsenin) deputize for v.
tıka basa doldurmak clutter up v.
altını doldurmak soil one's nappies v.
erotik duygularla doldurmak erotise v.
doldurmak (taşıtın benzin deposunu) tank up v.
yeniden doldurmak restock v.
miadını doldurmak peter out v.
miyadını doldurmak peter v.
testiyi doldurmak accumulate money v.
midesini bir şey ile tıka basa doldurmak gorge oneself on v.
küpünü doldurmak feather one's own nest v.
sıkıştırarak bir geçidi doldurmak jam v.
tıka basa doldurmak choke up v.
tıka basa doldurmak encumber v.
yarıkları doldurmak chink v.
suyla doldurmak swamp v.
bant doldurmak tape v.
gününü doldurmak complete a period of time v.
pamukla doldurmak pad v.
tıka basa doldurmak overfill v.
miyadını doldurmak be over v.
tepeleme doldurmak pile v.
torbaya doldurmak bag v.
düzensiz bir şekilde doldurmak clutter v.
fazla doldurmak surcharge v.
yerini doldurmak recoup v.
doldurmak (rüzgar yelkeni) swell v.
cezasını hapiste doldurmak serve one's sentence v.
aşırı doldurmak glut v.
yeniden doldurmak replenish v.
pamukla doldurmak wad v.
hıncahınç doldurmak jam v.
doldurmak (silah) load v.
yerini doldurmak replace v.
armayı doldurmak tauten the standing rigging v.
ağzına kadar doldurmak cram v.
kum ve çamurla doldurmak silt up v.
tepeleme doldurmak heap v.
yerini doldurmak supply v.
şişeye doldurmak bottle v.
yerini doldurmak (birinin) take someone's place v.
tıka basa doldurmak pack v.
yerini doldurmak sub v.
tıka basa doldurmak glut v.
tıka basa doldurmak cram v.
cebini doldurmak line one's pocket v.
kafasını iyice doldurmak saturate v.
tıka basa doldurmak stuff v.
tepeleme doldurmak pile on v.
tıka basa doldurmak tuck away v.
altını doldurmak wet one's nappies v.
yazıp doldurmak make out v.
form doldurmak fill up a form v.
tıka basa doldurmak jam v.
yerini doldurmak make something up v.
sıfır doldurmak zeroise v.
sıfır doldurmak zerofill v.
sıfırla doldurmak zeroise v.
derz doldurmak mortar v.
çuval doldurmak fill the sack with v.
çuvalı doldurmak fill the sack v.
çuvalı doldurmak fill the sack with v.
yastıkları doldurmak plump up pillows v.
yastık doldurmak plump up pillow v.
yakıt doldurmak fuel up v.
yakıt doldurmak fill up fuel oil v.
silah doldurmak load a gun v.
bir anketi doldurmak fill out a survey v.
boşluğunu doldurmak fill a gap v.
boşluk doldurmak fill a gap v.
boşluğu doldurmak fill a gap v.
yeniden doldurmak refill v.
yağmur yağarken küpünü doldurmak make hay while the sun shines v.
(form) doldurmak fill in v.
fazla doldurmak glut v.
kıtıkla doldurmak flock v.
anket doldurmak fill in questionnaire v.
anket doldurmak fill out questionnaire v.
fazla doldurmak overcharge v.
tıka basa doldurmak overcrowd v.
binalarla doldurmak overbuild v.
çok fazla insanla doldurmak overcrowd v.
koruyucu bir madde ile doldurmak pack v.
yeniden doldurmak recharge v.
yaşını doldurmak turn (27 next week etc) v.
göz doldurmak impress v.
göz doldurmak make a strong impression on v.
göz doldurmak make an indelible impression on v.
boşlukları doldurmak fill in the blanks v.
boşluğu doldurmak fill the void v.
boşluğu doldurmak stand in the breach v.
mürekkebini doldurmak ink v.
alanları doldurmak fill the areas v.
eksikliği gidermek/doldurmak fill the deficiency v.
boşluğunu doldurmak fill the deficiency of v.
başvuru formu doldurmak fill in an application form v.
bir talep formu doldurmak fill out a request form v.
içini parayla doldurmak stuff something full of cash v.
bir şeyi tıka basa doldurmak glut something with something v.
(silahı) yeniden doldurmak reload v.
midesini bir şey ile tıka basa doldurmak gorge oneself with something v.
boğazı toprakla doldurmak stuff one’s gullet with dirt v.
performansıyla göz doldurmak one's performance catch the eye v.
(aradaki) boşluğu doldurmak bridge v.
hayvan doldurmak taxidermize v.
silahını doldurmak load one's gun v.
tıka basa doldurmak fill to overflowing v.
ağzına kadar doldurmak fill to overflowing v.
gaz doldurmak aerate v.
şarjöre mermi doldurmak insert bullets into the magazine v.
şarjörü doldurmak fill the magazine v.
bir form doldurmak fill out a form v.
ömrünü doldurmak expire v.
(valizi vb) aşırı doldurmak overpack v.
beyanname doldurmak fill tax return v.
tıka basa doldurmak accumber v.
ağzına kadar doldurmak fill to the brim v.
(zamanını) doldurmak take v.
hayvan postu doldurmak taxidermize v.
hayvan postu doldurmak taxidermise v.
hayvan postu doldurmak taxidermize v.
hayvan postu doldurmak taxidermise v.
hayvan postu doldurmak taxidermize v.
hayvan postu doldurmak taxidermise v.
hava ile doldurmak aerify v.
(zamanı) doldurmak absorb v.
gaz doldurmak air out v.
tekrar şişeye doldurmak rebottle v.
depoya doldurmak tank v.
boş kalan iş pozisyonunu doldurmak backfill v.
boşaltılmış olan çukuru yeniden doldurmak için kullanılan malzeme backfill n.
Phrasals
(yarım olan bardağı/içkisini) doldurmak/fullemek top up
(tütünle vb) pipo doldurmak bowl up
sel suyuyla doldurmak deluge something with
birini bir şey (fikir) ile doldurmak imbue someone with something
tıka basa (bir şeyin içine) doldurmak/itmek stuff something down something
bir yeri/şeyi birileriyle doldurmak load something up with someone
ile doldurmak/yüklemek load with
bir yere birilerini doldurmak load someone in
bir yere birilerini doldurmak load someone into something
bir yeri/şeyi birileriyle doldurmak load something down with someone
(ses vb) -den geçip doldurmak reverberate throughout
çuvallara koymak/doldurmak sack something up
birine karşı yarışacak şekilde doldurmak set someone up against someone
Colloquial
tıka basa doldurmak jam-pack n.
ağzına kadar doldurmak jam-pack n.
tıka basa doldurmak jampack n.
ağzına kadar doldurmak jampack n.
eksikliği doldurmak fit the bill
eksikliği doldurmak fill the bill
şarjör doldurmak lock and load
Idioms
birinin yerini doldurmak fill in for someone
cebini doldurmak feather one's nest
yerini doldurmak fill someone's shoes
cebini doldurmak line one's pocket
birinin yerini doldurmak step into someone's shoes
yağmur yağarken küpünü doldurmak make hay while the sun shines
kesesini doldurmak line one's pocket
küpünü doldurmak line one's pocket
küpünü doldurmak line one's purse
kesesini doldurmak feather one's own nest
cebini doldurmak feather one's own nest
küpünü doldurmak feather one's own nest
kesesini doldurmak line one's purse
cebini doldurmak line one's purse
küpünü doldurmak feather one's nest
küpünü doldurmak make one's pile
bir memuriyeti doldurmak fill an office
zaman doldurmak fill in time
zaman doldurmak için bir işte çalışmak fill in time
kafasını doldurmak burden one's memory
cebini doldurmak line one's own pockets
çeşme akarken küpü doldurmak make hay while the sun shines
kesesini doldurmak feather one's nest
küpünü doldurmak do a land-office business
açığı doldurmak bridge the gap
eksiği doldurmak bridge the gap
banyo küvetini doldurmak fill a bathtub with water
banyo küvetini doldurmak draw a bath
küveti doldurmak fill a bathtub with water
küveti doldurmak draw a bath
(bir gösteriyi) hıncahınç doldurmak put fannies in the seats
(bir gösteriyi) hıncahınç doldurmak put bums on seats
(dürüst olmayan yollardan) kendi cebini doldurmak line one's own pockets
(dürüst olmayan yollardan) kendi cebini doldurmak line one's pockets
(işe) varış çizelgesi doldurmak punch a clock
çeşme akarken küpünü doldurmak catch the wave
-ile tıka basa doldurmak fill something up with something
(geçici bir süre) boşluğu doldurmak fill the gap
boşluğu doldurmak fill a void
birinin aklını bir şeylerle doldurmak fill someone's head with something
birinin aklını bir şeylerle doldurmak stuff someone's head with something
miadını doldurmak head for the last roundup
öfke ile doldurmak/ateşlemek fire someone with anger
kendi cebini doldurmak line one's own pocket
kendi cebini doldurmak line one's own pockets
boşluğu doldurmak take up the slack
boşluğu doldurmak pick up the slack
boşluğunu doldurmak take up the slack
boşluğunu doldurmak pick up the slack
(bebek) altını doldurmak soil one's diaper
(bebek) altını doldurmak soil one's nappies
(bebek) altını doldurmak soil one's diapers
çeşme akarken testisini doldurmak make hay while the sun shines
Speaking
benzin doldurmak pump gas
Trade/Economic
fazla doldurmak surcharge
tekrar doldurmak replenish
pozisyonu doldurmak fulfill the position
Law
boşluk doldurmak için düşük navlunla alınan yük berth cargo
Politics
koltuğu doldurmak fill the seat
Technical
kömürle doldurmak recoal v.
elektrikle doldurmak veya şarj etmek electrify
sıfır doldurmak zero fill
sıfırla doldurmak zerofill
sıkıca doldurmak (basınç) cram
yeniden doldurmak refill
yeniden doldurmak (yakıt/yağ ile) replenishing
yeniden doldurmak recharge
kum ile doldurmak sand
aşırı doldurmak surcharge
trenlerin su doldurmak için kullandıkları demiryolu durağı tank town
sıfırla doldurmak zero fill
tekrar doldurmak refill
tekrar doldurmak replenish
tamamen doldurmak top off
içini doldurmak stuff
tamamen doldurmak top up
fazla doldurmak overload
Computer
doldurmak için uzat stretch to fill
sekme boşluklarını doldurmak için kullanılan tab leader character
damga doldurmak character fill
sıfır doldurmak zero fill
sıfırla doldurmak zero fill
bir formu doldurmak fill-in a form
formu doldurmak fill-in a form
iki yüzey arası yolu doldurmak loft (in autocad)
Informatics
sıfır doldurmak zeroise
sıfırla doldurmak zerofill
Mechanic
fazla doldurmak overcharge
Construction
kazılmış inşaat çukurunu doldurmak backfill v.
boşluk doldurmak infill
boya ile doldurmak infill
tuğlalarla doldurmak brick up
sulu harç doldurmak grout
(bir tuğla örgünün) eklemlerini onarmak veya doldurmak repoint
Automotive
depoyu ağzına kadar doldurmak brim the tank
aşırı doldurmak overcharge
tam depo doldurmak fill up
Marine
dalış tüplerine havayı doldurmak için gerekli yüksek basıncı sağlayan pompa compressor
bir gemiyi veya başka bir taşıtı doldurmak için gereken kişi sayısı complement
gemide boş yerleri doldurmak amacı ile ucuz maliyetle taşınan yük berth cargo
Medical
yerini doldurmak compensate
Food Engineering
kılıfa doldurmak (sosis vb) stuffing
kılıfa doldurmak (sucuk vb) stuffing
Gastronomy
iç doldurmak stuff
içine doldurmak stuff
Archaeology
kazılan hendeği (araştırma bitince) tekrar doldurmak backfill v.
Military
uçuş planı doldurmak file
hatalı doldurmak misfeed
boya ile doldurmak infill